Danıştay 9. D 2024/338 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2024/338
7 Şubat 2024
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4266 E. , 2024/338 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4266
Karar No : 2024/338
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2. (DAVACI) … İnş. San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına taşınmaz satışından elde ettiği değer artış kazancının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2019 yılı kurumlar vergisi, aynı yılın Ocak-Mart ve Nisan-Haziran dönemlerine ait geçici vergi ve bu vergiler üzerinden bir kat kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. ve 352/2-6. maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük ve usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemeleri tarafından seçilen bilirkişiler uzmanlar tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenerek sunulan ve dava dosyasında bir örneği bulunan raporda, fatura tarihi itibarıyla taşınmazın bedelinin 2.468.906,00-TL olduğunun tespit edildiği, bu durumda, davacı şirketin olması gereken satış karının, olması gereken satış tutarı (katma değer vergisi dahil) 2.468.906,00-TL olarak dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği, diğer taraftan, yerleşik Danıştay içtihatları uyarınca inşaat işlerinde karlılık hesaplamasında satış bedelinin % 80'inin maliyet, % 20'sinin ise safi kazanç olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak, uyuşmazlık konusu olaya ilişkin olarak 2019/Mart dönemi için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararıyla, bahse konu satış işlemi için katma değer vergisi oranının %8 olarak alınması gerektiği sonucuna varıldığı, bu durumda, her ne kadar beyan dışı bırakılan kazancın, davacı şirketin olması gereken satış tutarı (katma değer vergisi dahil) 2.468.906,00-TL olarak dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmekte ise de, katma değer vergisi oranı %8 olarak dikkate alındığında kurum kazancının artacağı anlaşıldığından, davacı şirket adına 2019 yılına ilişkin re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2019/Ocak-Mart ve Nisan-Haziran dönemlerine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmediği, geçici vergiler yönünden ise, her ne kadar vergi/ceza ihbarnamesinde geçici vergi aslının aranmayacağı ve gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı belirtilmekte ise de, ihbarnamenin vergi aslına ilişkin kısmında, vergi aslının fark olarak tarh edilen miktar sütununa yazıldığı dikkate alındığında, bu anlamda, geçici vergi aslını ihtiva edip etmediği hususunda tereddüt yaratabilecek nitelikte görülüp, bu haliyle vergi aslını ihtiva etmediğinin açıkça kabulü mümkün bulunmadığından, 193 sayılı Kanun'un mükerrer 120. maddesi uyarınca mahsup dönemi geçen, diğer bir ifadeyle mahsup imkanı kalmayan geçici vergi aslı için tarhiyat yapılamayacağından, re'sen tarh edilen kurum geçici vergisi asıllarında hukuka uyarlık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca 2019 yılına ilişkin olarak kesilen özel usulsüzlük cezasına gelince, her ne kadar Mahkemelerince yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde taşınmazın değerinin katma değer vergisi dahil 2.468.906,00-TL olması gerektiği tespit edilmiş ise de bu halde de eksik düzenlenen fatura tutarının 2.418.905,86-TL olması gerektiği ve bu tutar üzerinden % 10 oranında kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezasının da 2019 yılı öngörülen üst sınırın üzerinde kaldığı anlaşıldığından, davacı şirket adına kesilen 148.000,00-TL tutarında özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı şirket adına, 213 sayılı Kanun'un 352/II-6 maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük cezası yönünden ise, davacı şirketin yasal defterlerini tasdik süresinin sonundan başlayarak bir ay içerisinde tasdik ettirdiği hususu sabit olduğundan kesilen usulsüzlük cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, geçici verginin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, geçici vergisi tarhiyatları yönünden davanın kabulüne ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 352/2-6 maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük cezası yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının Dairelerince de yerinde ve hukuka uygun görüldüğü, bu kısımlara yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği; Vergi Mahkemesi kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden yapılan incelemede; taşınmazın satış bedeli noktasında özel usulsüzlük cezası kesilmesine esas olabilecek, mükellefi bağlayacak nitelikte, yasanın aradığı anlamda somut bir tespit yapılmadığından Takdir Komisyonunca takdir edilen emsal bedel esas alınarak anılan madde kapsamında kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk, mahkeme kararının bu kısım yönünden davanın reddine yönelik hüküm fıkrasında ise yasal isabet görülmediği, Vergi Mahkemesi kararının kalan kısımlarına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvuruları yönünden; uyuşmazlığa konu taşınmazın satış bedeline ilişkin alınan ifadeler dikkate alındığında, taşınmazın taraflarca uzlaşılarak belirlenen bedelin üzerinde satıldığı yönünde başkaca somut tespit bulunmadığından, iki tarafça da kabul ve ikrar edilmiş rakam olan 1.600.000,00-TL'nin taşınmazın satış bedeli olarak kabulü gerekeceğinden, dava konusu 2019 yılı bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının; 1.600.000,00TL satış bedeline isabet eden kısmında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığından, mahkeme kararının, dava konusu cezalı tarhiyatların, 1.600.000,00TL satış bedeline isabet eden kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasında sonucu itibariyle yasal isabetsizlik, fazlaya ilişkin kısım yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasında ise yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davalı istinaf başvurunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli reddine, kısmen reddine, kısmen kabulüne, cezalı tarhiyatın fazlaya ilişkin kısmı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılmasına, bu kısımlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: İnceleme raporunda uyuşmazlık konusu taşınmazın maliyet bedelinin kim tarafından karşılandığının veya şirketin söz konusu taşınmazı alım gücü olup olmadığının ortaya konulmadığı, dava konusu tarh edilen vergi ve kesilen cezaların haksız ve eksik incelemeye dayalı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla 2.076.271,07-TL taşınmaz satış hasılatını beyan dışı bıraktığının tespit edildiği, yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatların usul ve yasalara uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 07/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı