Danıştay 9. D 2023/4298 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/4298
2 Kasım 2023
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2162 E. , 2023/4298 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2162
Karar No : 2023/4298
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-UŞAK…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, banka hesaplarına uygulanan hacizlerin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile söz konusu haciz işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu ... Petrol Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'nden tahsil edilemeyen kamu alacakları bulunduğu, söz konusu alacakların tahsiline ilişkin davacı adına şirket ortağı olduğundan bahisle tarih ve ... ve … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, ödeme emirlerine karşı itiraz edilmediği, kesinleşen kamu alacaklarının tahsiline yönelik olarak hacizlerin uygulandığı, davacının banka hesapları üzerine konulan hacizlerin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bu ret işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı; dava konusu haciz işleminin dayanağının ...tarih ve ... ve … sayılı ödeme emirleri olduğu ve belirtilen ödeme emirlerinin davacı adına şirket ortağı olduğundan bahisle düzenlendiği hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, bununla birlikte, asıl borçlu şirketin ortağının davacının babası muris ... olmasına karşın davacı adına ödeme emrinin şirket ortağı sıfatıyla düzenlenmesinin savunma hakkını kısıtladığı, hak arama hürriyetine engel olduğu ve davacının savunma nedenlerine ilişkin iddialarını ortaya koymasının önüne geçilmek suretiyle dava konusu işlemin dayanağı ödeme emirlerinin düzenlendiği, bir dönem şirket ortağı olan davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesi, buna karşın davalı idarenin savunmasında söz konusu ödeme emirlerinin davacının mirasçı olması sebebiyle düzenlendiğinin belirtilmesi karşısında, davacı hakkında tesis edilen işlemi hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatasına sebebiyet verecek şekilde davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığından anılan ödeme emirlerine dayanılarak tesis edilen haciz işleminde ve haciz işleminin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ...Otomobil Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin kesinleştiği halde ödenmeyen (gecikme zammı hariç) 6.444.173,78.-TL tutarındaki vergi borçları olduğu, davacının babası mirasbırakan ...'nın anılan şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, bu durumda, davacının muris babasına ait ödenmemiş vergi borçlarının ödenmesinden varis sıfatıyla sorumlu olduğu, öte yandan asıl amme borçlusu şirkete ait amme alacaklarının tahsili için ayrıca davacı mükellefe de ödeme emirleri tebliğ edildiği halde, tebliğ edilen ödeme emirlerinin dava konusu yapılmadığı ve böylece söz konusu ödeme emirlerinin kesinleştiği, diğer taraftan, asıl borçlu şirketin malvarlığı araştırılmış olmasına rağmen şirketin borcuna yetecek miktarda menkul veya gayrimenkul malvarlığına rastlanılamadığı, dolayısıyla kesinleşen ve ödenmeyen şirkete ait amme alacaklarının şirketten veya şirket malvarlığından tahsil edilemeyeceği kesin olarak anlaşıldığı, kesinleşmiş amme borçlusu olan davacı adına, bankalara gönderilen ihtilaf konusu haciz bildirisinin yasal ve hukuki mevzuata uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, banka hesaplarına uygulanan hacizlerin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile söz konusu haciz işlemlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Kanun’un 62. maddesinde, borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, 64. maddesinde de, haciz muamelelerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı hükümleri düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Mirasçıların Sorumluluğu" başlıklı 12. maddesinde, ölüm halinde mükelleflerin ödevlerinin, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılara geçeceği, ancak mirasçılardan herbirinin murisin vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olacakları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 7. maddesinde de borçlunun ölümü halinde, mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı, borçlunun ölümünden evvel başlamış olan muamelelere devam olunacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Haciz aşaması öncesi asıl amme borçlusu şirket adına ödenmeyen vergi borçları usulüne uygun şekilde şirketin bilinen adresine tebliğ edilecek, vadesinde ödenmemesi durumunda şirket adına yapılan malvarlığı araştırması sonucu vergi borcunun şirketin malvarlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirket kanuni temsilci ve ortakları takip edilerek amme alacağının tahsil edilmesinde son aşama olarak haciz işlemi uygulanacaktır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda mirasçıların sorumluluğu bakımından yapılan düzenlemeye göre ise, murisin ölüm tarihinden önceki vergi borçlarından, mirası reddetmemiş mirasçılar, miras hisseleri oranında sorumlu olurlar. Murisin vergi yükümlülükleri de mirası reddetmemiş mirasçılar tarafından yerine getirilir. Mirasçılar, murisin külli halefi durumundadırlar. Külli halefiyette mirasçı, hak ve yükümlülükleri itibariyle tamamen ölenin hukuki durumunu kazanmakta, diğer borçları gibi vergi borcundan da hisseleri oranında aslen sorumlu olmaktadır. Bu nedenle, ölenin vergi borçlarından miras hisseleri oranında sorumlu olan mirasçıların her birine hisseleri oranında ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin E:2022/1762 ve E:2022/3432 sayılı dosyalarıyla birlikte incelenmesinden; davacının mirasbırakanı ...'nın asıl borçlu ...Otomobil Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, anılan şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla ... adına ... tarih ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, 04/06/2019 tarihinde vefatından sonra ise davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ...tarih ve ... ile … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, davacının muris babasına ait ödenmemiş vergi borçlarından varis sıfatıyla sorumlu olduğunun ve asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağı için davacıya da ödeme emirleri tebliğ edildiğinin davalı idare tarafından dosyaya sunulan beyanlardan anlaşılmaktadır. Her ne kadar Mahkemece dava konusu haciz işlemlerinin dayanağının davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve bir ile iki sayılı ödeme emirleri olduğu kabul edilerek karar verilmişse de; davalı idarece, davacının mirasbırakanı ...'nın asıl borçlu şirketin ödenmeyen borçlarından varis sıfatıyla sorumlu olduğu belirtildiğinden, davacı adına haczin dayanağı olan vergi borçları nedeniyle varis sıfatıyla takip yapılıp yapılmadığı, anılan sıfatla ödeme emri düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak haciz işleminin dayandığı takibin şüpheye mahal vermeyecek şekilde ortaya konularak ve dava konusu haciz işleminden önceki işlemlerin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususunda da değerlendirme yapılmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı