Danıştay 8. D 2024/244 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2024/244
30 Ocak 2024
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6449 E. , 2024/244 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6449
Karar No : 2024/244
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rusya RUDN Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden yatay geçiş ile davalı Üniversite Hukuk Fakültesine kaydı yapılan davacı tarafından, adı geçen Üniversitede öğrenci olduğuna ilişkin tüm evrakların ve öğrencilik durumunın teyit edilemediğinden bahisle ilişiğinin kesilerek kaydının silinmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu olayda, Uyap kayıtlarının incelenmesinden, davacı tarafından, Rusya RUDN Üniversitesi'ne geçerli olmayan yollarla kayıt yaptırdığı için başvurusunun 7417 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin ... esasına kayden 13.10.2022 tarihinde davalı Üniversiteye karşı dava açıldığı, dava dilekçesinin 2. Sayfasının 2. Paragrafında, "...davalı kurum tarafından 'örgün eğitim' almadığı gerekçesiyle üniversiteden bir anda kaydı silinmiştir. ... öğrenciler tarafından açılan davalar olumlu neticelenmesine rağmen müvekkil tarafından resmi başvuru süresi kaçırıldığından dava yoluna gidilememiştir." yolunda beyanda bulunulduğu, görülmekte olup buna göre davacının öğrenci kaydının silinerek ilişiğinin kesildiğini en geç 13.10.2022 tarihinde öğrendiği anlaşıldığından, davacının 13.10.2022 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresinin son günü olan 12/12/2022 günü bitimine kadar dava açılması gerekirken söz konusu yasal dava açma süresi geçirildikten sonra 17.04.2023 tarihinde huzurdaki davanın açıldığı görüldüğünden, süresinde bulunmayan davanın incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılarak davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde dava açma süresinin yazılı bildirim tarihinden itibaren başlayacağının hüküm altına alındığı, Kanun'da açıkça yazılı bildirim tarihinden itibaren dava açma süresinin işlemeye başlayacağının belirtilmesine rağmen, dava açma süresinin öğrenilme tarihinden itibaren işleyeceğine dair verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı, dolayısıyla yazılı bildirim yapılmayan dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın süresinde olduğu belirtilerek istinaf kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının yatay geçiş kayıt işleminin iptali ve ilişik kesilmesi işleminin Üniversite Öğrenci İşleri Müdürlüğü'nün 28/06/2021 tarihli e-posta ile davacıya bildirildiği, bu tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken yaklaşık 2 yıl sonra açılan davanın süresinde olmadığı belirtilerek istinaf kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Anayasanın "Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması" başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
" hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde dava açma süresinin yazılı bildirim tarihinden itibaren başlayacağı açıkça düzenlenmiştir. 2577 sayılı Kanun'da idari işlemlerin davacılar tarafından öğrenilmesi durumunda dava açma süresinin işleyeceğine dair herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır. Dolayısıyla Mahkemelerce Kanun'un açıkça düzenleme yaptığı bir konuda Kanun'u aşar şekilde yorum yöntemiyle hükmün genişletilmesi veya daraltılması mümkün olmamaktadır. Aksi bir düşünce Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrasında getirilen ve idarelere ilgili kişilerin hangi kanun yollarına veya mercilerine başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunluluğuna dair hükmünün bertaraf edilme sonucunu doğuracaktır. Oysa 2577 sayılı Kanun tam da Anayasa'nın 40. maddesinde yer alan düzenlemeye paralel ve destekler şekilde düzenleme yapmış ve idarelerce tesis edilen işlemlere karşı açılacak davalarda, yazılı bildirim tarihinden itibaren dava açma süresinin işlemeye başlayacağı herhangi bir tartışmaya yer vermeyecek şekilde düzenlenmiştir.
Bu durumda, davalı idarenin savunma dilekçesinde de davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin sadece e-posta yoluyla davacıya gönderildiği ve yazılı bildirimde bulunmadığının açıkça ifade edildiği görüldüğünden, dava açma süresini başlatacak yazılı bir bildirim bulunmaması sebebiyle, açılan davanın süresinde kabulü gerektiği, dolayısıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair karara yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
-
Temyiz isteminin reddine,
-
. . . Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin . . . tarih ve E:. . . , K:. . . sayılı kararının ONANMASINA,
-
Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan . . . -TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından davacıya iadesine,
-
2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
-
Kesin olarak, 30/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı