Danıştay 8. D 2023/3808 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/3808
13 Eylül 2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/605 E. , 2023/3808 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/605
Karar No : 2023/3808
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- …Odaları Birliği
VEKİLİ : Av. …
2. …Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
1. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği'nin 3. maddesinde yer alan "kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında" ibaresi ile 50. maddesinin,
2. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Kamunun ve ülkenin çıkarlarının sağlanmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, tarımsal ve sınai üretimin arttırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknolojik kalkınmasında, çevrenin korunmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak"," ibaresi ile (d) bendinde yer alan "Üyelerin hak ve yetkilerini korumak, ...., haksız rekabeti önlemek için gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak," ibaresinin, 34. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan "üyelerin hak ve yetkilerini korumak ve bunu sağlamak için" ibaresinin, (h) bendinde yer alan "Oda üyelerinin ..., hak ve çıkarlarını koruyacak önlemleri saptamak ve bu konuda gerekli girişimlerde bulunmak" ibaresinin, (ı) bendinde yer alan "Üyelerinin kamu kuruluşları, özel kuruluşlar ... mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretleri saptamak ve uygulanmasını sağlamak" ibaresinin, (m) bendinde yer alan "Mesleğin yürütülmesinde ve uygulama alanında görev alacak fen memuru, yüksek tekniker, kalfa, teknisyen ve diğer teknik elemanların görev ve yetki sınırlarının saptanması" ibaresinin, 99/A, 99/B, 99/C maddelerinin ve 100. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinin,
-
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Disiplin Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin,
-
TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği'nin 01., 02., 04.03., 04.06., 07., 08., 10. ve 11. maddelerinin,
-
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlık. Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret. Asgari Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (k) bentlerinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) bentleri ile (d) bendinin (3) numaralı alt bendinin ve 8. maddesinin,
-
TMMOB Asgari Ücret ve Çizim Standartları Tesbit Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına İlişkin Yönetmelik'in 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 5., 8., 9., 10., 11. ve 12. maddelerinin,
-
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki denetim, kapasite ve yeterlilik açısından değerlendirilmelerine" ibaresinin, 2. maddesinde yer alan "mesleki etkinliklerinin denetim kurallarını" ibaresinin, 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "mühendislik hizmetini odanın denetimine sunmak zorundadır." ibaresinin, 9. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinde yer alan "denetiminde" ibaresinin ve aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "hizmetlerinin ve bürolarının denetlemesi" ibaresinin, 10. maddesinin, 11. maddesinde yer alan "Mesleki denetim işlemlerinde" ibaresinin,
-
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi ile 12. maddesinin iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI :
Ortak elektrik mühendisi olarak çalışabilmek için başvuruda bulunduğu, EMO Merkez Yönetim Kurulunun …tarih ve …sayılı yazısı ile Serbest Müşavir Mühendis (SMM) ve Büro Tescil (BT) belgelerini tanzim edip tarafına vermek için "matbu taahhütname" imzalanmasının istenildiği, bunun EMO Eskişehir Şubesinin …tarih ve …sayılı yazısı ile tarafına iletildiği, taahhütnamenin mesleğini icra edebilmesi için TMMOB ve EMO Ana Yönetmelikleri ve diğer Yönetmeliklerine eksiksiz ve tam uymasına bağladığı, bu taahhütnamenin Anayasanın 7, 48, 124 ve 125'inci maddelerine aykırı olduğu, Anayasa'ya aykırı taahhütname istenmesinin, menfaat ihlalini meşru hale getirdiği, taahhütnamenin, serbest çalışma için talep ettiği smm ve bt belgelerinin verilmesi esnasında talep edilmiş olmasının menfaat ihlalini güncel kıldığı, daha önce devlet memuru olarak çalışmış olması ve emeklilikten sonra şirket ortağı olarak serbest mühendisliğe teşebbüs etmesi nedeni ile TMMOB ve EMO yönetmelikleriyle ilgisi olmadığını, taahhütname imzalatma işlemi vesilesi ile düzenleyici işlemlerden haberdar olduğunu, bu nedenle menfaat ihlalinin güncel olduğu iddia edilmiştir.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri ile mühendislerin mesleğini icra edebilmek için, Serbest Müşavir Mühendis (SMM) ve Büro Tescil (BT) belgesi almaya zorunlu kılındığı bu belgeyi alamayanların mesleğini yapamadığı, Serbest Müşavir Mühendis (SMM) ve Büro Tescil (BT) belgelerini vermek için EMO tarafından, kanunlara aykırı olan taahhütname isteme idari işlemini uyguladığı, bu işlem ilgili idarenin kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanarak kendisi hakkında tesis ettiği bir uygulama işlemi olduğu, bu işlemle idarenin hakim durumunu kötüye kullanarak tarafını yasalara aykırı yönetmeliklere uymaya mecbur ettiği, 6235 Sayılı Kanunun 2 maddesinin b bendinde; mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak, için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyette bulunmak şeklinde dört temel görev ve/veya amaçtan ibaret olduğu, dava konusu düzenlemelerin üst hukuk normlarında karşılığı bulunmadığı, Anayasa'nın 135/1 maddesinin, mesleki denetim, en az ücret belirleme ve denetleme yetkisini ihtiva etmediği, bunların ancak kanunla düzenlenebilecek "asli bir yetki" olduğu, bu yetkinin, Anayasa'nın 7'nci maddesi uyarınca sadece TBMM tarafından kullanılabileceği, bu nedenle taahhütname içerisindeki yönetmeliklerde yer alan ve Odalarca uygulanan mesleki denetim, en az ücret belirleme ve denetleme yetkisinin Anayasasının 7, 8 ve 124 üncü maddeleri ile 6235 sayılı Kanun'un 2'nci maddesine aykırı olduğu, 6235 sayılı TMMOB Kanunu'nun 2/b maddesi kapsamı genişletilerek ihdas edildiği, fazladan yönetmeliğe eklenen kısımların yasaya ve hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği iddia edilmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI :
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin Savunması; Usule ilişkin olarak, Birliğin davacı hakkında tesis ettiği bir işlem bulunmadığı, ilgisiz yönetmelik maddelerinin iptalinin talep edildiği, davacının iptalini talep ettiği düzenleyici işlemlere Resmi Gazete’de yayımlanması tarihinden itibaren 60 gün içerisinde dava açması gerekirken bu sürelerin geçirildiği, davanın süre aşımı yönüyle reddi gerektiği, işleme dava açılmadığı için salt düzenleyici işleme karşı dava açılamayacağı ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, davacı hakkında tesisi edilen işlemin oda-üye arasındaki ilişki olduğu, bu işlemle TMMOB mevzuatı arasında ilişki kurulamayacağı, çünkü mevzuat düzenlemeleri ile işlem arasında bir bağ bulunmadığı, kaldı ki davacı Oda üyesine gönderilen 29.01.2015 tarihli yazıda, 2015 yılı SMM-BT belge başvurusunda belirlenen eksiklerin bildirildiği ve tamamlanmasının istenildiği, davacının da bu eksikleri giderdiği ve 2015 yılı SMM-BT belgelerinin düzenlendiği, davacının bu işleme karşı bir itirazı bulunmadığı, dava konusu da etmediği, diğer yandan iptali istenilen Yönetmelik hükümlerinin davacıya uygulandığından da söz edilemeyeceği, uygulama işlemi olarak gösterilen ve dava konusu edilmeyen taahhütname imzalama işlemi ile iptali istenilen Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olmadığı, Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun davranacağına dair taahhütte bulunulmasının söz konusu olduğu savunulmaktadır.
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası'nın Savunması; Usule ilişkin olarak, taahhütnamenin 18.03.2004 tarih ve 23406 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendindeki düzenleme uyarınca istenildiği, oysa işlemin dayanağı olan bu düzenlemenin iptalinin talep edilmediği, dolayısıyla gerek kendisine uygulanan idari işlemin ve gerekse dayanağı bulunan genel düzenleyici işlemin dava edilmesinin söz konusu olmadığı, dava konusu edilen düzenlemelerin Resmi Gazete’de yayımlanması tarihinden itibaren 60 gün içerisinde dava açma süresinin geçirildiği, diğer yandan iptali istenilen Yönetmelik hükümlerinin davacıya uygulandığından da söz edilemeyeceği, uygulama işlemi olarak gösterilen ve dava konusu edilmeyen taahhütname imzalama işlemi ile iptali istenilen Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olmadığı, bu nedenlerle öncelikle davanın süre yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, davacının anılan Yönetmeliklerin iptali istemini kendisine uygulanan 29.01.2015 tarihli işleme dayandırmakla birlikte bu işlemin iptalini istemediği, kendisine tebliğ edilen bu yazı ile mevzuattan haberdar olduğunu ileri sürdüğü, davacı Oda üyesine gönderilen 29.01.2015 tarihli yazıda, 2015 yılı SMM-BT belge başvurusunda belirlenen eksikler bildirilmekte ve tamamlanmasının istendiği, davacının bu eksikleri giderdiği ve kendisine 2015 yılı SMM-BT belgeleri düzenlendiği, bu yazıda eksik olarak belirtilen "matbu taahhütname’’de yer alan mevzuatın hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, anılan belge ile Serbest Müşavir Mühendislik (SMM) faaliyeti yürütecek üyelere, bu faaliyetleri yürütürken uymaları gereken Oda mevzuatının hatırlatılmakta ve belgeleri kapsamındaki işleri bu mevzuata uygun olarak yürütmelerinin istenildiği, gerek Anayasa'nın 135. maddesi gerekse 6235 sayılı Yasa hükümlerine uygun düzenlemelerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine ısrar olanağı tanınmadığından ve Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları'nın kararlarına uyulması mecburi olduğundan Dairemiz kararının bozulan kısmı yönünden Kurul kararında belirtilen gerekçeyle iptal kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 1-Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği'nin 3. maddesinde yer alan "kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında" ibaresi ile 50. maddesinin,
- Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Kamunun ve ülkenin çıkarlarının sağlanmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, tarımsal ve sınai üretimin arttırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknolojik kalkınmasında, çevrenin korunmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak"," ibaresi ile (d) bendinde yer alan "Üyelerin hak ve yetkilerini korumak, ...., haksız rekabeti önlemek için gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak," ibaresinin, 34. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan
"üyelerin hak ve yetkilerini korumak ve bunu sağlamak için" ibaresinin, (h) bendinde yer alan "Oda üyelerinin ..., hak ve çıkarlarını koruyacak önlemleri saptamak ve bu konuda gerekli girişimlerde bulunmak" ibaresinin, (ı) bendinde yer alan "Üyelerinin kamu kuruluşları, özel kuruluşlar ... mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretleri saptamak ve uygulanmasını sağlamak" ibaresinin, (m) bendinde yer alan "Mesleğin yürütülmesinde ve uygulama alanında görev alacak fen memuru, yüksek tekniker, kalfa, teknisyen ve diğer teknik elemanların görev ve yetki sınırlarının saptanması" ibaresinin, 99/A, 99/B, 99/C maddelerinin ve 100. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinin,
-
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Disiplin Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin,
-
TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği'nin 01., 02., 04.03., 04.06., 07., 08., 10. ve 11. maddelerinin,
-
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlık. Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret. Asgari Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (k) bentlerinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) bentleri ile (d) bendinin (3) numaralı alt bendinin ve 8. maddesinin,
-
TMMOB Asgari Ücret ve Çizim Standartları Tesbit Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına İlişkin Yönetmelik'in 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 5., 8., 9., 10., 11. ve 12. maddelerinin,
-
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki denetim, kapasite ve yeterlilik açısından değerlendirilmelerine" ibaresinin, 2. maddesinde yer alan "mesleki etkinliklerinin denetim kurallarını" ibaresinin, 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "mühendislik hizmetini odanın denetimine sunmak zorundadır." ibaresinin, 9. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinde yer alan "denetiminde" ibaresinin ve aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "hizmetlerinin ve bürolarının denetlemesi" ibaresinin, 10. maddesinin, 11. maddesinde yer alan "Mesleki denetim işlemlerinde" ibaresinin,
-
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi ile 12. maddesinin, iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/11/2021 tarih ve E:2016/6602, K:2021/5292 sayılı kararının; taraflarca temyiz edilmesi sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/10/2022 tarih ve E:2022/1160, K:2022/3021 sayılı kararıyla; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının "Dairece, 'üyelerin Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tanımlamalarına uyacağını ve mesleki denetim uygulamasında bu yönde denetim yapılacağını düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle' iptal kararı verilmesine karşın, söz konusu düzenlemeler ile aynı mahiyette olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan 'mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması' ibaresi yönünden davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir." denilerek bozulmasına, dava konusu diğer maddeler yönünden kurulan hüküm fıkralarının onanmasına karar verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararına uyularak, bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi, yukarıda anılan yasa hükmü gereği olduğundan, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi yönünden anılan bozma kararı doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince; Dairemizin 12/11/2021 tarih ve E:2016/6602, K:2021/5292 sayılı kısmen iptal, kısmen ret, kısmen süre ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/10/2022 tarih ve E:2022/1160, K:2022/3021 sayılı kararı ile Dairemiz kararının kısmen onanması, kısmen bozulması üzerine, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. ve 49. maddeleri uyarınca bozulan kısım yönünden dosya yeniden incelenmek suretiyle gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dairemizin 12/11/2021 tarih ve E:2016/6602, K:2021/5292 sayılı kısmen iptal, kısmen ret, kısmen süre ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemiz kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/10/2022 tarih ve E:2022/1160, K:2022/3021 sayılı kararıyla; Dairemiz kararının, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Elektrik mühendisi olan davacı tarafından, ortak elektrik mühendisi olarak çalışabilmek için başvuruda bulunduğu, EMO Merkez Yönetim Kurulunun, Serbest Müşavir Mühendis (SMM) ve Büro Tescil (BT) belgelerini tanzim edip tarafına vermek için "matbu taahhütname" imzalamasının istenildiği, taahhütnamenin Anayasanın 7,48,124 ve 125'inci maddelerine aykırı olduğu belirtilerek dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler."; "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasında, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." hükümlerine yer verilmiştir.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, "Birliğin kuruluş amacı ile yapamayacağı faaliyetler ve işler aşağıda gösterilmiştir.
Birliğin kuruluş amacı:
a) Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek;
Bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak;
b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak;
c) Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir.
Birlik ve organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar." hükmü yer almıştır.
6235 sayılı Kanun'un 19. maddesinde, "Odalar, bu kanunun 2 nci maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler. Odalar va organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar."; 33. maddesinde, "Türkiye'de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihdisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler. Kamu Kurumu ve Kuruluşları ile İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşlarında asli ve sürekli olarak çalışan mühendislik ve mimarlık meslekleri mensuplarının meslek ve ihtisaslarıyla ilgili odaya girmeleri isteklerine bağlıdır. Ancak bunlar görevlerinin gereği olan işleri yaparken, mesleki bakımdan, Odaya kayıtlı meslekdaşlarının yetkileriyle haklarına sahip ve onların ödevleriyle yükümlüdürler. Bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile ilgili hükümler saklıdır."; 39. maddesinde, "Bu kanun hükümleri müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunur." hükümlerine yer verilmiştir.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır." hükmüne yer verilmiş, 3. maddesinde, teşebbüsün "Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzelkişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimleri"; teşebbüs birliğinin "Teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzelkişiliği haiz ya da tüzelkişiliği olmayan her türlü birlikleri" ifade edeceği belirtilmiştir.
4054 sayılı Kanun'un "Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar" başlıklı 4. maddesinde, "Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.
Bu haller, özellikle şunlardır:
a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi,
b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,
c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi,
d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi,
e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,
f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi,
..." hükmü yer almıştır.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1. maddesi; “Bu Yönetmeliğin amacı, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu hükümleri ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği hükümleri uyarınca serbest çalışan ve Odaya kayıtlı tüm mühendislik dallarına ait meslek alanlarında elektrik, elektronik, elektrik elektronik, bilgisayar, biyomedikal mühendisliği hizmetleri üreten kişi ve kuruluşların mesleki etkinliklerinin ve bu mühendislik dallarına ait meslek alanlarının Elektrik Mühendisleri Odası tarafından denetlenmesini, bu mühendislik dallarına ait hizmetlerin mesleki esaslarını, ülke ve meslektaş yararları yönünde gelişmesini sağlamak; mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması ve meslektaşlar arasında haksız rekabetin önlenmesi, bu dallara ait meslek alanlarında serbest mühendislik hizmeti veren kişi ve kuruluşların kayıtlarının ve sicillerinin tutulması ile denetimlerinin sağlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması" ibaresine ilişkin kısmı yönünden;
Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, üyelerin Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tanımlamalarına uyacağı ve mesleki denetim uygulamasında bu yönde denetim yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesi konusunda, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve Anayasa'nın 48. maddesinde düzenlenen sözleşme özgürlüğü çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1 - 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu yönünden;
Mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretleri belirleme konusunda davalı idarenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü için, genel olarak, idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı ve bu bağlamda idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisi üzerinde durulmalıdır.
Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.
Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
6235 sayılı Kanun'un 39. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerince ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek eki bir talimatname yani bir Yönetmelik ile tatbik olunacağı hükme bağlanmıştır.
6235 sayılı Kanun'un 2. maddesinde ise, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek, Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmış, Birlik ve organlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, dava konusu Yönetmeliklerin dayanağı olan 6235 sayılı Kanun'da, mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
2 - 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun yönünden;
Serbest çalışan elektrik mühendislerinin esas itibarıyla serbest meslek sahibi olduğu, serbest meslek faaliyetinin, sermayeden ziyade şahsî mesaiye, ilmî veya meslekî bilgiye veya ihtisasa dayanan işlerin bir işverene bağlı olmaksızın bağımsız olarak, şahsî sorumluluk altında ve bir ücret karşılığı yapıldığı göz önüne alındığında, hizmetini ücret karşılığı sunan serbest meslek mensubu mühendislerin 4054 sayılı Kanun kapsamında birer teşebbüs oldukları açıktır.
4054 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlik teşebbüs birliği olarak tanımlanmıştır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ilişkin olarak herhangi bir istisnaya yer verilmediğinden ve teşebbüs birliklerinin 4054 sayılı Kanun'a tâbi olabilmesi için özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişisi olmaları ya da kanunla veya iradî olarak kurulmuş olmaları önem taşımadığından, davalı Odanın 4054 sayılı Kanun uygulamasında "teşebbüs birliği" sayılması gerekmektedir.
Bu çerçevede; davalı Oda tarafından elektrik mühendisliği hizmetlerine ilişkin piyasa düzenleyiciliği kapsamında yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmelikler birer teşebbüs birliği kararı niteliğinde olduğudan, 4054 sayılı Kanun'a aykırı olmamaları gerekmektedir.
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde, mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesinin rekabeti engelleyici ve yasak olduğu kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, elektrik mühendisliği hizmetlerinin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesi öngörülmekte ve bu çerçevede hazırlanan asgari ücret tarifeleriyle mühendislerin, hizmetin fiyatını belirleme serbestisi hizmet alanlar (tüketici) aleyhine engellenmekte, bu suretle satım fiyatı davalı Oda tarafından tespit edilmektedir.
Bu itibarla, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin, elektrik mühendisliği hizmeti piyasasında doğrudan rekabeti engelleme, bozma ve kısıtlama amacını taşıdığı anlaşıldığından, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendine açıkça aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı Oda tarafından, elektrik mühendisleri arasında haksız rekabeti önlemek ve hizmet standartlarını yükseltmek amacıyla dava konusu Yönetmelik hükümlerinin yürürlüğe konulduğu ileri sürülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Haksız Rekabet” bölüm başlığı altında düzenlenen 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olarak belirtilmiş, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticarî uygulamalar yasaklanmıştır. 4054 sayılı Kanun'da düzenlenen rekabetin korunmasına ilişkin düzenlemelerle ise, kamusal fayda da gözetilerek fiyat ve kâr gibi göstergelerin müdahalelerden uzak olarak serbest piyasa şartlarında belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu itibarla, anılan kuralların yer yer iç içe ve birlikte uygulanma imkânı bulunmakla birlikte, birbirinden farklı amaçları hedeflediği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte; Rekabet Hukuku kuralları kamusal ve soyut bir koruma sağladığından ve haksız rekabet hükümlerine nazaran daha kapsayıcı olduğundan, asgarî ücret belirlenmesinin haksız rekabeti engelleyeceği ihtimalinden hareketle; 4054 sayılı Kanun'da hedeflenen tüketicinin ve kamunun korunması esasının ortadan kalkmayacağı ve dava konusu Yönetmeliklerin denetiminde anılan Kanun'un uygulanmasına engel bir durumun bulunmadığı açıktır.
3 - Anayasa'nın 48. maddesinde düzenlenen sözleşme özgürlüğü yönünden;
Anayasa'nın 48. maddesinde, çalışma ve sözleşme hürriyeti düzenlenmiştir. Buna göre, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, Devletin, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağı belirtilmiş; Anayasa'nın 13. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Yönetmelik hükümlerine göre, elektrik mühendisliği hizmeti alacak gerçek veya tüzel kişilerin, meslek alanında faaliyette bulunabilmek için davalı Odaya üye olmak zorunluluğunda bulunan bir meslek mensubu ile Oda tarafından belirlenen en az ücrete uygun bir sözleşme yapmaları gerekmektedir.
Yapılacak sözleşmenin unsurlarından biri de sözleşmenin bedelidir. Sözleşmedeki bedelin taraflarca serbest olarak belirlenmesi asıldır. Nitekim, bedeli kararlaştırma konusundaki anlaşma serbestisi de sözleşme özgürlüğü kapsamında olup, anayasal koruma altındadır. Sözleşme serbestisini sınırlayacak nitelikteki bir kuralın ise, yine Anayasa'da tanımlanan sınırlama sebeplerine uygun olarak kanunla konulması gerekmektedir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davalı Odaya 6235 sayılı Kanun'da mensupları için asgarî ücret belirleme yetkisi veren bir kural bulunmamaktadır. Dolayısıyla, anılan Kanun'da yer verilmeyen bir yetkinin Yönetmelik hükümleri ile düzenlenmesi açıkça hukuka aykırıdır.
Anayasal koruma altındaki sözleşme özgürlüğünün ancak kanunla sınırlanabilmesi mümkün olduğundan, taraflar arasında serbestçe belirlenmesi gereken sözleşmenin bedel unsuruna, kanuni dayanağı bulunmaksızın, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davalı Oda tarafından asgarî ücret tarifesi ve alınacak ücret esaslarının belirlenmesi suretiyle müdahale edilemeyeceği açıktır.
Bu durumda; üyelerin Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tanımlamalarına uyacağını ve mesleki denetim uygulamasında bu yönde denetim yapılacağını düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
-
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi yönünden İPTALİNE,
-
Dava sonuç olarak kısmen süre yönünden ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından; ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1/2 si olan …TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına; kalan yarısı olan … TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
-
Bakılan davanın, kesinleşen kısmı için davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine,
-
Posta gideri avanslarından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
-
Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
13/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı