Danıştay 8. D 2023/3807 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/3807
13 Eylül 2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4867 E. , 2023/3807 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4867
Karar No : 2023/3807
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 99/B maddesi ile 100. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan "mesleki denetim gelirleri" ibaresinin; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki denetim" ibaresinin, 2. maddesinde yer alan "mesleki etkinliklerinin denetim kurallarını" ibaresinin, 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) ve (p) bentlerinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 10. maddesinin, 11. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "mesleki denetim işlemlerinde" ibaresinin iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI :
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Onur Kurulu, ...gün ve ... sayılı kararı ile 277,00 TL (iki yüz yetmiş yedi Türk Lirası] para cezası verildiği, kararın EMO (Genel Merkezince ... tarih ve Mrk-... sayılı yazı ile tebliğ edildiği, kararda cezaya dayanak olarak davacının üretmiş olduğu mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmamasının gösterildiği, karara dayanak teşkil eden mesleki denetim fiilinin, EMO mevzuatında dava konusu Yönetmelik maddeleriyle düzenlendiği, Anayasa'nın 135'inci maddesi çerçevesinde yasa ile kurulmuş bulunan kamu kurumu niteliğindeki 18 (on sekiz) meslek birliğinden bazılarına, bir faaliyet alanı olarak mesleki denetim yapabilme yetkisi kuruluş kanunları içerisinde verildiği, yetkinin 8 (sekiz) meslek birliğine verilip, 10 (on) tanesine verilmediği, TMMOB’nin yetki verilmeyen kuruluşlar arasında olduğu, Yasakoyucu'nun mesleki denetim konusundaki takdirini açıkça gösterdiği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve bağlı odalarına mesleki denetim yetkisini bilerek ve isteyerek vermediği, sadece kanunla düzenlenebilecek asli bir yasama yetkisi alanı olduğu açık olan mesleki denetimin İdare vasfındaki TMMOB tarafından düzenlenebileceğini kabul etmenin isabetli olmadığı, 6235 sayılı Kanun'un 2/b maddesinde de mesleki denetim düzenlemesinin yer almadığı, üst hukuk normlarından Anayasa ve 6235 sayılı Kanun'da açıkça yazılı ifade edilip, mühendis odalarına tanınan bir mesleki denetim yetkisi mevcut olmadığı, bu normlardan yorumla mesleki denetim yetkisinin kabulü Yasakoyucu’nun yetkisini gasp etmek olduğu belirtilmektedir.
EMO’nun takdir yetkisi kapsamında değerlendirilebilecek yoruma elverişli hiç bir üst hukuk boşluğu söz konusu olmadığı halde, 6235 sayılı Kanun'un 2/b maddesi kapsamında kamu yararı ve hizmet gereği gerekçeleri ile mesleki denetim yetkisine sahip olduktarı iddiasında bulunduğu, kamu yararı, kanunların çıkartılmasının temel sebebi olduğu, kamu yararına olmayan kanunun çıkartılamayacağı, kimin kamu yararına çalışabileceğinin ve kamu yararına hangi yetkileri kullanabileceğinin tayininin de yasakoyucunun takdirinde olduğu, EMO'nun mesleki denetim için bir takdir yetkisine sahip olduğunu iddia etmesinin, hukukun arkasına dolanma gayretini gösterdiği iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usul Yönünden:
Dava konusu yönetmelik düzenlemelerinin, davacıya 28.09.2016 tarihinde tebliğ edilen para cezasının dayanağı olarak ileri sürülmekle birlikte, düzenlemelerin tamamının disiplin cezası işleminin dayanağı olmadığı,
Yönetmelik düzenlemelerinin iptali için süresi içerisinde dava açılmamış olup öncelikle bu yön itibariyle davanın reddi gerektiği, Yönetmeliklerin yayımlanması tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresinin geçirildiği, bu nedenle öncelikle davanın süre yönünden reddi gerektiği ifade edilmektedir.
Esas Yönünden:
EMO Ana Yönetmeliği’nin 99/B ve 100/1 maddelerinin iptalinin istenildiği, EMO Ana Yönetmeliğinin “Mesleki denetim bürolarının oluşumu” başlıklı 99/B maddesinin, Oda’nın iç organizasyonu ile ilgili olup, Oda birimi bulunmayan ancak üyelerin sicillerinin tutulması ve mesleki olarak denetimlerinin yapılabilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan yerlerde mesleki denetim bürosu oluşturulması ya da gerektiğinde kapatılabilmesini düzenlediği, davacıya uygulanan disiplin cezasının dayanağı olmadığı gibi, hukuka aykırı da olmadığı, EMO Ana Yönetmeliği’nin 100. Maddesinin 1. fıkrasının (1) bendinde “mesleki denetim gelirleri ve diğer gelirler” Oda’nın gelir kaynaklan arasında sayıldığı, Oda’nın mesleki denetim faaliyetleri sırasında edindiği gelirlerin dayanağım oluşturan düzenlemenin, 6235 sayılı Yasa’nın amaç maddesine ve Yasa’nın 32. Maddesinde Oda gelirleri arasında sayılan “hizmet gelirleri” “vesika ücretleri” ve “müteferrik gelirler’ düzenlemesine uygun olduğu, mesleki denetim ve diğer gelirler düzenlemesi, davacıya verilen disiplin cezasımn dayanağı olmadığı ve hukuka aykırılığın bulunmadığı belirtilmektedir.
EMO En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin
1. maddede, EMO üyesi serbest müşavir mühendislerin mesleki denetim, kapasite ve yeterlilik açısından değerlendirilmelerine esas olan kayıtların, kamu kuruluşlarına ve yerel yönetimlere yardımcı ve destek olunması amacıyla tutulmasını içerdiği, mesleki denetimin, Oda üyelerinin mesleki faaliyetlerinin kayıtlarının tutulmasını da içerecek şekilde gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü,
2. maddede, Yönetmelik içerisinde Oda üyelerinin mesleki etkinliklerinin denetim kurallarının düzenlenmesi karşısında, kapsam maddesinde yer alan ibarede herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, mesleki faaliyetlerle ilgili kurallar getiren, gerektiğinde yaptınm uygulayan meslek kuruluşlarının, üyeleri üzerinde denetimde bulunmayacağının düşünülemeyeceği, meslek mensuplarının denetimi, meslek kuruluşlarının temel görevleri arasında yer aldığı, aksi halde, meslek kuralları işlevsiz hale geleceği gibi meslek mensuplarının haklarının korunması, meslek alanının geliştirilmesi de söz konusu olamayacağı, dolayısıyla Yasa İçerisinde “denetim" ya da “mesleki denetim” ibaresinin geçmediği gibi hukuki içerik taşımayan bir yorumla meslek odalarının üyelerini denetleyemeyeceğini ileri sürmek, odaların kuruluş amaçlarına aykırı olacağı ve işlevsizleştireceği, Yasa içerisinde, lafzi olarak serbest çalışan mühendisler için Serbest Müşavir Mühendislik (SMM) ya da Büro Tescil (BT) Belgesi ibarelerinin de geçmediği, ancak Odanın kuruluş amacı ve serbest meslek faaliyetinin doğasına uygun olarak meslek odaları tarafından bu tür belgelerin düzenlenmesi söz konusu olduğu ve serbest çalışan mühendisler bu belgeler aracılığıyla çalışmakta ve meslek alanının da korunduğu,
4. maddenin 1. Fıkrasının (j) bendinde mesleki denetimin, en az ücret, tasarım ve düzenleme esasları açısından yapılacağı, hizmeti üreten üyenin kayıt ve sicillerinin tutulacağı yönündeki tanımlamanın meslek odasının temel görevlerini içerdiği,
4. maddenin 1. Fıkrasının (p) bendinde hizmeti veren EM'nin, EMH üzerindeki sorumluluğunu ve mesleki bakımdan kısıtlılığı olmadığını belgelemesi için ilgili Oda biriminden alınan sicil durum belgesinin, kamu kurum ve kuruluşları ile yerel yönetimlerden tarafından talep edilmesi halinde düzenlenen ve ilgili idarelere sunulmak üzere serbest çalışan üyelere verilen belge olduğu, sicil durum belgesi tanımında ya da böyle bir tanımın yapılmış olmasında hukuka aykırılık söz konusu olmadığı, aksine bu belgenin hangi amaçla düzenleneceğine açıklık getirildiği,
Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, serbest çalışan mühendislerin üstlendikleri mühendislik hizmetlerini yazılı sözleşmeye bağlamaları düzenlendiği, iş hayatında yazılı kültürün geliştirilmesi, mağduriyetlerin önlenmesi ve uyuşmazlık halinde çözümün kolaylaşması gibi nedenlerle, yazılı sözleşme yapılmasının önem taşıdığı, sözlü kültüre dayalı iş hayatında, mühendislerin iş sahiplerinden yazılı sözleşme yapılmasını kolaylaştıran düzenlemenin, kamu yararının gerçekleşmesini amaçladığı,
Yönetmeliğin dava konusu yapılan 10. maddesinde, mesleki denetimin uygulamasına yönelik çeşitli kuralları içerdiği, bu düzenleme ile mesleki denetimin objektif ve önceden öngörülebilir bir süreç içerisinde yürütülmesinin amaçlandığı, daha önce yargı kararlarıyla şekillenmiş olan mesleki denetimle ilgili kuralların yer aldığı, mesleki denetimin uygulanmasının Oda içerisinde nasıl gerçekleştirileceği tarif edilerek, üyelerin önceden bileceği, Oda görevlilerinin de uyması gereken kurallar olduğu,
Yönetmeliğin 11. maddesinde ise Yönetmelikte düzenlenen hususlar dışında karşılaşılabilecek durumlarda nasıl hareket edileceğinin düzenlendiği, buna göre Oda üyesi serbest müşavir mühendislerden oluşan sürekli SMM Komisyonu’nda konunun görüşülmesi, öneri oluşturması ve karar organı olan Yönetim Kurulu tarafından karar altına alınmasının öngörüldüğü gerek bu maddenin gerekse 10. ve diğer maddelerde iptali istenilen düzenlemelerin, Odanın üyeleri üzerinde denetim yapamayacağı iddiasından kaynaklandığı anlaşıldığı, mesleki denetimin, meslek kuruluşunun asli görevleri arasında olması ve düzenlemelerde başkaca hukuka aykırılıkların da bulunmaması karşısında, iptal isteminin reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
EMO Serbest Müşavir Mühendislik Yönetmeliği’nin 12. maddesinde ise denetimin nasıl yapılacağının düzenlendiği, düzenlemenin iptalinin istenmesinin gerekçesinin, müvekkil Oda’nın kuruluş yasasında “mesleki denetim” ibaresinin geçmediğine dayandığı, meslek mensuplan için kurallar düzenleyen, kayıt ve sicil tutan meslek odasının, üyelerini denetlememesinin düşünülemeyeceği, iptali istenilen mesleki denetimle ilgili düzenleme çerçevesinde yapılan uygulamalarla, yetkisiz kişilerin meslek alanında faaliyette bulunmalarının önüne geçilmekte, meslek alanı gerek meslek mensupları açısından gerekse hizmetten yararlananlar açısından güvenilir hale getirildiği, meslek alanının gelişmesi, korunması amacına hizmet eden mesleki denetim uygulaması, davacı ve tüm serbest çalışan mühendislerin haklarının da korunmasını içerdiği, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığı gibi, dava konusu düzenlemelerde de hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine ısrar olanağı tanınmadığından ve Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları'nın kararlarına uyulması mecburi olduğundan Dairemiz kararının bozulan kısmı yönünden Kurul kararında belirtilen gerekçeyle iptal kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 99/B maddesi ile 100. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan "mesleki denetim gelirleri" ibaresinin; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki denetim" ibaresinin, 2. maddesinde yer alan "mesleki etkinliklerinin denetim kurallarını" ibaresinin, 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) ve (p) bentlerinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 10. maddesinin, 11. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "mesleki denetim işlemlerinde" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 99/B maddesi ile 100. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan "mesleki denetim gelirleri" ibaresinin; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 1. maddesinde yer alan "mesleki denetim" ibaresinin, 2. maddesinde yer alan "mesleki etkinliklerinin denetim kurallarını" ibaresinin, 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) ve (p) bentlerinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 10. maddesinin, 11. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "mesleki denetim işlemlerinde" ibaresinin iptali istemiyle açılan davada: Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/11/2020 tarih ve E:2016/14975, K:2020/5301 sayılı kararıyla, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan "ülke ekonomisine uygunluğu" ibaresi ile (h) bendinde yer alan "ihale bedeli üzerinden" ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu diğer düzenlemeler yönünden davanın reddine karar verildiği; bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/02/2022 günlü ve E:2021/3304, K:2023/376 sayılı kararıyla, Daire kararının, davanın reddine ilişkin kısmının, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına" ibaresi, (c) bendinde yer alan "EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş" ibaresi, (e) bendinde yer alan "EMO en az ücretlerine göre" ibaresi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "en az ücret" ibaresi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "en az ücret tanımlarına uygun olarak düzenlenmiş" ibaresi, (g) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu" ibaresine yönelik kısımlarının bozulduğu, diğer kısımlarının onandığı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/02/2022 tarih ve E:2021/3304, K:2022/376 sayılı kararının kaldırılması isteminin ise, Kurulun 18/05/2022 tarih ve E:2022/1492, K:2022/1828 sayılı kararıyla incelenmeksizin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda sözü edilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, Davanın, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına" ibaresi, (c) bendinde yer alan "EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş" ibaresi, (e) bendinde yer alan "EMO en az ücretlerine göre" ibaresi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "en az ücret" ibaresi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "en az ücret tanımlarına uygun olarak düzenlenmiş" ibaresi, (g) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu" ibaresine yönelik kısımlarının iptali gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince; Dairemizin 19/11/2020 tarih ve E:2016/14975, K:2020/5301 sayılı kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/02/2022 tarih ve E:2021/3304, K:2022/376 sayılı kararı ile Dairemiz kararının kısmen onanması, kısmen bozulması üzerine, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. ve 49. maddeleri uyarınca bozulan kısım yönünden dosya yeniden incelenmek suretiyle gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dairemizin 19/11/2020 tarih ve E:2016/14975, K:2020/5301 sayılı kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemiz kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/02/2022 tarih ve E:2021/3304, K:2022/376 sayılı kararıyla; Dairemiz kararının, davanın reddine ilişkin kısmının, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına" ibaresi, (c) bendinde yer alan "EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş" ibaresi, (e) bendinde yer alan "EMO en az ücretlerine göre" ibaresi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "en az ücret" ibaresi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "en az ücret tanımlarına uygun olarak düzenlenmiş" ibaresi, (g) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu" ibaresine yönelik kısmının bozulmasına karar verilmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/02/2022 tarih ve E:2021/3304, K:2022/376 sayılı bu kararının kaldırılması isteminin ise, Kurulun 18/05/2022 tarih ve E:2022/1492, K:2022/1828 sayılı kararıyla incelenmeksizin reddedildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Onur Kurulunun ... tarih ve ... kararı ile üretmiş olduğu mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmadığı gerekçesiyle 277,00 TL para cezası verilmesi üzerine karara dayanak teşkil ettiği iddiasıyla mesleki denetime ilişkin düzenlemelerden EMO Ana Yönetmeliği'nin 99 maddesi (b) bendi ile 100. Maddesi (l) bendindeki "mesleki denetim gelirleri" ibaresinin; EMO SMM Hizmetleri Yönetmeliği 12. maddesinin; TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği"nin 1. maddesindeki "mesleki denetim" ibaresinin, 2. maddesinin "mesleki etkinliklerinin denetim kurallarını" ibaresinin, 3. maddesinin tümünün, 4. maddesinin (j) ve (p) bentlerinin, 7. maddesinin (b) bendinin, 10. maddesinin tümünün ve 11. maddesindeki "mesleki denetim işlemlerinde" ibarelerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler."; "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasında, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." hükümlerine yer verilmiştir.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, "Birliğin kuruluş amacı ile yapamayacağı faaliyetler ve işler aşağıda gösterilmiştir.
Birliğin kuruluş amacı:
a) Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek;
Bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak;
b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak;
c) Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir.
Birlik ve organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar." hükmü yer almıştır.
6235 sayılı Kanun'un 19. maddesinde, "Odalar, bu kanunun 2 nci maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler. Odalar va organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar."; 33. maddesinde, "Türkiye'de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihdisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler. Kamu Kurumu ve Kuruluşları ile İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşlarında asli ve sürekli olarak çalışan mühendislik ve mimarlık meslekleri mensuplarının meslek ve ihtisaslarıyla ilgili odaya girmeleri isteklerine bağlıdır. Ancak bunlar görevlerinin gereği olan işleri yaparken, mesleki bakımdan, Odaya kayıtlı meslekdaşlarının yetkileriyle haklarına sahip ve onların ödevleriyle yükümlüdürler. Bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile ilgili hükümler saklıdır."; 39. maddesinde, "Bu kanun hükümleri müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunur." hükümlerine yer verilmiştir.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır." hükmüne yer verilmiş, 3. maddesinde, teşebbüsün "Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzelkişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimleri"; teşebbüs birliğinin "Teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzelkişiliği haiz ya da tüzelkişiliği olmayan her türlü birlikleri" ifade edeceği belirtilmiştir.
4054 sayılı Kanun'un "Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar" başlıklı 4. maddesinde, "Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.
Bu haller, özellikle şunlardır:
a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi,
b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,
c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi,
d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi,
e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,
f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi,
..." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına" ibaresi, (c) bendinde yer alan "EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş" ibaresi, (e) bendinde yer alan "EMO en az ücretlerine göre" ibaresi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "en az ücret" ibaresi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "en az ücret tanımlarına uygun olarak düzenlenmiş" ibaresi, (g) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu" ibaresine ilişkin kısmı yönünden;
Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, üyelerin Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tanımlamalarına uyacağı ve mesleki denetim uygulamasında bu yönde denetim yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesi konusunda, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve Anayasa'nın 48. maddesinde düzenlenen sözleşme özgürlüğü çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1 - 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu yönünden;
Mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretleri belirleme konusunda davalı idarenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü için, genel olarak, idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı ve bu bağlamda idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisi üzerinde durulmalıdır.
Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.
Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
6235 sayılı Kanun'un 39. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerince ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek eki bir talimatname yani bir Yönetmelik ile tatbik olunacağı hükme bağlanmıştır.
6235 sayılı Kanun'un 2. maddesinde ise, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek, Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmış, Birlik ve organlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, dava konusu Yönetmeliklerin dayanağı olan 6235 sayılı Kanun'da, mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
2 - 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun yönünden;
Serbest çalışan elektrik mühendislerinin esas itibarıyla serbest meslek sahibi olduğu, serbest meslek faaliyetinin, sermayeden ziyade şahsî mesaiye, ilmî veya meslekî bilgiye veya ihtisasa dayanan işlerin bir işverene bağlı olmaksızın bağımsız olarak, şahsî sorumluluk altında ve bir ücret karşılığı yapıldığı göz önüne alındığında, hizmetini ücret karşılığı sunan serbest meslek mensubu mühendislerin 4054 sayılı Kanun kapsamında birer teşebbüs oldukları açıktır.
4054 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlik teşebbüs birliği olarak tanımlanmıştır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ilişkin olarak herhangi bir istisnaya yer verilmediğinden ve teşebbüs birliklerinin 4054 sayılı Kanun'a tâbi olabilmesi için özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişisi olmaları ya da kanunla veya iradî olarak kurulmuş olmaları önem taşımadığından, davalı Odanın 4054 sayılı Kanun uygulamasında "teşebbüs birliği" sayılması gerekmektedir.
Bu çerçevede; davalı Oda tarafından elektrik mühendisliği hizmetlerine ilişkin piyasa düzenleyiciliği kapsamında yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmelikler birer teşebbüs birliği kararı niteliğinde olduğudan, 4054 sayılı Kanun'a aykırı olmamaları gerekmektedir.
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde, mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesinin rekabeti engelleyici ve yasak olduğu kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, elektrik mühendisliği hizmetlerinin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesi öngörülmekte ve bu çerçevede hazırlanan asgari ücret tarifeleriyle mühendislerin, hizmetin fiyatını belirleme serbestisi hizmet alanlar (tüketici) aleyhine engellenmekte, bu suretle satım fiyatı davalı Oda tarafından tespit edilmektedir.
Bu itibarla, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin, elektrik mühendisliği hizmeti piyasasında doğrudan rekabeti engelleme, bozma ve kısıtlama amacını taşıdığı anlaşıldığından, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendine açıkça aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı Oda tarafından, elektrik mühendisleri arasında haksız rekabeti önlemek ve hizmet standartlarını yükseltmek amacıyla dava konusu Yönetmelik hükümlerinin yürürlüğe konulduğu ileri sürülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Haksız Rekabet” bölüm başlığı altında düzenlenen 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olarak belirtilmiş, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticarî uygulamalar yasaklanmıştır. 4054 sayılı Kanun'da düzenlenen rekabetin korunmasına ilişkin düzenlemelerle ise, kamusal fayda da gözetilerek fiyat ve kâr gibi göstergelerin müdahalelerden uzak olarak serbest piyasa şartlarında belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu itibarla, anılan kuralların yer yer iç içe ve birlikte uygulanma imkânı bulunmakla birlikte, birbirinden farklı amaçları hedeflediği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte; Rekabet Hukuku kuralları kamusal ve soyut bir koruma sağladığından ve haksız rekabet hükümlerine nazaran daha kapsayıcı olduğundan, asgarî ücret belirlenmesinin haksız rekabeti engelleyeceği ihtimalinden hareketle; 4054 sayılı Kanun'da hedeflenen tüketicinin ve kamunun korunması esasının ortadan kalkmayacağı ve dava konusu Yönetmeliklerin denetiminde anılan Kanun'un uygulanmasına engel bir durumun bulunmadığı açıktır.
3 - Anayasa'nın 48. maddesinde düzenlenen sözleşme özgürlüğü yönünden;
Anayasa'nın 48. maddesinde, çalışma ve sözleşme hürriyeti düzenlenmiştir. Buna göre, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, Devletin, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağı belirtilmiş; Anayasa'nın 13. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Yönetmelik hükümlerine göre, elektrik mühendisliği hizmeti alacak gerçek veya tüzel kişilerin, meslek alanında faaliyette bulunabilmek için davalı Odaya üye olmak zorunluluğunda bulunan bir meslek mensubu ile Oda tarafından belirlenen en az ücrete uygun bir sözleşme yapmaları gerekmektedir.
Yapılacak sözleşmenin unsurlarından biri de sözleşmenin bedelidir. Sözleşmedeki bedelin taraflarca serbest olarak belirlenmesi asıldır. Nitekim, bedeli kararlaştırma konusundaki anlaşma serbestisi de sözleşme özgürlüğü kapsamında olup, anayasal koruma altındadır. Sözleşme serbestisini sınırlayacak nitelikteki bir kuralın ise, yine Anayasa'da tanımlanan sınırlama sebeplerine uygun olarak kanunla konulması gerekmektedir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davalı Odaya 6235 sayılı Kanun'da mensupları için asgarî ücret belirleme yetkisi veren bir kural bulunmamaktadır. Dolayısıyla, anılan Kanun'da yer verilmeyen bir yetkinin Yönetmelik hükümleri ile düzenlenmesi açıkça hukuka aykırıdır.
Anayasal koruma altındaki sözleşme özgürlüğünün ancak kanunla sınırlanabilmesi mümkün olduğundan, taraflar arasında serbestçe belirlenmesi gereken sözleşmenin bedel unsuruna, kanuni dayanağı bulunmaksızın, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davalı Oda tarafından asgarî ücret tarifesi ve alınacak ücret esaslarının belirlenmesi suretiyle müdahale edilemeyeceği açıktır.
Bu durumda; üyelerin Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tanımlamalarına uyacağını ve mesleki denetim uygulamasında bu yönde denetim yapılacağını düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
-
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına" ibaresi, (c) bendinde yer alan "EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması" ibaresi, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş" ibaresi, (e) bendinde yer alan "EMO en az ücretlerine göre" ibaresi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "en az ücret" ibaresi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "en az ücret tanımlarına uygun olarak düzenlenmiş" ibaresi, (g) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu" ibaresi yönünden İPTALİNE,
-
Dava sonuç olarak kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından; ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam .... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan 2/3 'ü karşılığı .... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; yargılama giderlerinin haklılık oranına göre hesaplanan 1/3'ü karşılığı .... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
- İlk aşamada taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine,
-
Posta gideri avanslarından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
-
Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
13/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı