Danıştay 8. D 2023/7815 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/7815
26 Aralık 2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/430 E. , 2023/7815 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/430
Karar No : 2023/7815
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde hizmet sözleşmesi ile öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile fesih tarihinden itibaren maddi ve özlük haklarının iade edilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yetki devrinin kanunun açıkça izin verdiği durumlarda, devredilecek yetki açık ve net olarak belirtilerek, yetki devri yapılacak kişiye doğrudan yapılması gerektiği, olayda mütevelli heyetince, "Mütevelli Heyet Başkanının uygun göreceği hususlar" şeklinde muğlak ifade ile hangi yetkilerin devredildiğinin açık ve net olarak belirtilmediği, ayrıca söz konusu ifade ile mütevelli heyetin "yetki devri" yetkisini mütevelli heyet başkanına devrettiği, bu durumun makamın yetkisini bir başka kişiye doğrudan devretmesine de aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği; Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca dava konusu işlem nedeniyle uğranılan maddi ve özlük haklarının dava tarihinden (19.10.2020) itibaren davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle uğranılan maddi ve özlük haklarının dava tarihinden (19.10.2020) itibaren davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mütevelli heyet başkanına yapılan yetki devrinin hukuka uygun olduğu, davacının Kırıkkale Üniversitesinden ihraç edildiği, özlük ve parasal hakların ödenmesine karar verilirken, bu dönem içerisinde davacının başka gelir getirici faaliyette bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu anlaşılan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde hizmet sözleşmesi ile öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile fesih tarihinden itibaren maddi ve özlük haklarının iade edilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2547 sayılı Kanun ek 5. maddesinin 2. fıkrasında; ''Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı yer almıştır.
31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin ''Mütevelli heyet'' başlığını taşıyan 20. maddesinin 1. fıkrasında, ''Vakıf yükseköğretim kurumunun en yüksek karar organı olan mütevelli heyet, vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder.'' kuralı; aynı maddenin 4. fıkrasında, ''Mütevelli heyet, yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını, öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini kabul eder ve uygulamaları izler. Öğrencilerden alınacak ücretleri tespit eder. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu’nun olumlu görüşü alınmak suretiyle vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı; ''Akademik organlar'' başlığını taşıyan 21. maddesinde; ''Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Bu konuda mütevelli heyetin yetkileri saklıdır. Vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisi rektör, vakıf meslek yüksekokulunun yöneticisi müdürdür. Rektör ve senatonun dört yıl için seçeceği bir profesör, Üniversitelerarası Kurulun üyeleridir.'' kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları", idari dava türleri arasında sayılmış, böylece, mahkemelerce idari işlemin yargısal denetimi yapılırken, işlemin mevzuatla belirlenen makam veya merci tarafından tesis edilip edilmediğinin araştırılacağı kurala bağlanmıştır.
Bir kamu görevlisi, kurul ya da organın idare adına karar verebilme ve işlem tesis edebilme gücü olarak tanımlanan yetki, idari işlemin kurucu unsuru olup, yargısal denetim yapılırken ilk önce işlemin yetki unsurunun hukuka uygun olup olmadığı incelenmektedir. Bir kişi, kurul ya da organın herhangi bir idari işlem bakımından yetkili kabul edilebilmesi için hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş yani yetkilendirilmiş olması gereklidir. İdare hukukundaki kanunilik ilkesi gereğince, bir hukuk kuralı ile verilmeyen yetki kullanılarak tesis edilen işlem, hukuka aykırı olacaktır.
Yargı mercilerince yetki unsurunda sakatlık tespit edildiği takdirde işlemin diğer unsurlar bakımından incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Bununla birlikte yetki unsuru, kamu düzeniyle ilgili olduğundan, idari yargı mercileri, kanun yolu incelemeleri dahil, davanın hangi safhası olursa olsun yetki unsurunda sakatlık tespit ettikleri takdirde işlemin iptaline karar vermek zorundadırlar.
Yüksek yargı içtihatlarında; yetki kurallarının dar ve kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, idarenin yetki kurallarına sıkı bir şekilde uymak zorunda olduğu, yetki kullanımının tercihe, keyfe ve takdire bağlı olmadığı, yetki kullanımındaki usulsüzlüklerin, fonksiyon gaspı, yetki gaspı veya yetki tecavüzü hallerini meydana getireceği, kural olarak yetkinin bizzat kullanılacağı, kanun tarafından oluşturulan yetki düzeninin, yine kanun tarafından izin verilmediği sürece, idare veya o yetkiyi kullanmak ile yükümlendirilmiş makamlarca değiştirilemeyeceği, yetki devrinin Kanunun açıkça izin verdiği durumlarda yapılabileceği, bir makamın yetkisinin başka bir kişiye devredilebilmesi için yetki devri konusunda da mevzuatla yetkili kılınması gerektiği, zira yasa koyucu tarafından belli bir yetkiyi kullanma gücü ile donatılmış bir makamın, yasa koyucunun iradesi hilafına, kanunda açık bir düzenleme bulunmaksızın, bu yetkisini başka bir makama devretmesinin, yetki devredilen makamı yetkili kılmadığı gibi, hem yetki devrine ilişkin işlemin hem de bu yöntemle yapılan yetki devrine dayanılarak tesis edilen işlemlerin hukuka aykırı hale geleceği, yetkisiz kişi, kurul ya da organın yaptığı işlemin, sonradan yetkili makam tarafından kabul edilmesi veya icazet verilmesi yoluyla o işlemin hukuka uygun hale dönüştürülemeyeceği, istikrarlı şekilde vurgulanmaktadır.
Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyetinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile hizmet sözleşmeleri konusunda işlem yapma yetkisinin mütevelli heyet başkanına devredildiği, başkanın uygun gördüğü hususlar için başkan vekilini yetkili kıldığı anlaşılmıştır. Davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin ise rektör vekilinin uygun görüşü üzerine mütevelli heyet başkan vekilince 06.10.2020 tarihli onay ile tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bu bakımdan; dava konusu işlemin, mütevelli heyetin onayı ile tesis edilmediği gibi bu konuda yetkinin rektöre devredildiğine ilişkin mütevelli heyet kararının da dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır.
2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesi gereği, vakıf yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerinin yapılması, atamaları ve görevden alınmalarının onaylanması mütevelli heyetince yapılacak olup; mütevelli heyet, vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilecektir.
Yükseköğretim mevzuatında; mütevelli heyetin yetkilerini mütevelli heyet başkanına devredebileceğine ilişkin açık bir düzenleme yer almamaktadır. Bununla birlikte, mütevelli heyetin, yetkilerini mütevelli heyet başkanına devri, heyetin fiilen işlememesi sonucunu doğuracağından, bu yönde bir yetki devrinin kabulüne imkan bulunmamaktadır.
Bu bağlamda; 2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesi uyarınca, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin, mütevelli heyet onayı ile veya mütevelli heyetin yetkisini devrettiği vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticisi tarafından tesis edilmesi gerekirken, mütevelli heyet başkanı vekilinin onayı ile tesis edildiği anlaşıldığından, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan; davalı üniversitede, 11.03.2020- 10.03.2021 tarihlerini kapsayan bir yıl süreli hizmet sözleşmesi ile görev yapan davacının, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu anlaşılan dava konusu işlemle sözleşmesinin feshedildiği 06.10.2020 tarihi ile sözleşmesinin dava konusu işlemle feshedilmemiş olsaydı sona ereceği 10.03.2021 tarihi arasında kalan dönem için yoksun kaldığı maddi ve özlük haklarının haklarının karşılanması gerekmektedir.
Bununla birlikte; davalı idarece, davacının 06.10.2020 tarihi ile 10.03.2021 tarihi arasında kalan dönem için maaş ve özlük hakları ödenirken, davacının sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olarak başka bir yerde çalıştığının tespit edilmesi durumunda, elde ettiği kazancın ödenecek tutardan düşülmesi gerekmektedir.
Ayrıca; işbu kararda, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmamakta olup, feshetme konusunda yetkili olan makam tarafından, işlem tesis edilebileceği açıktır.
Bu durumda; sonucu itibarıyla hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
-
Temyiz isteminin reddine,
-
. . . Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin . . . tarih ve E:. . . , K:. . . sayılı kararının yukarıda aktarılan GEREKÇE ile ONANMASINA,
-
Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
-
2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
-
Kesin olarak, 26/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı