SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 8. D 2023/7299 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/7299

Karar Tarihi

15 Aralık 2023

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7788 E. , 2023/7299 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/7788

Karar No : 2023/7299

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …

VEKİLİ : Av. …

              2.  (DAVALI) … Üniversitesi 

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ... Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü Entomoloji Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, asılsız iddialarla ve hukuka aykırı olarak hakkında yapılan disiplin soruşturmaları ile davalı idarenin ve kendisi ile aynı fakülte ve bölümde görev yapan öğretim üyelerinin haksız ve kötü niyetli davranışlarına maruz kaldığı ve bu süreçte yaşadığı elem ve ızdırap sebebiyle kanser hastalığına yakalandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi, 200.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 210.000,00-TL tazminatın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından, yukarıda da aktarıldığı üzere, asılsız iddialarla ve hukuka aykırı olarak hakkında yapılan disiplin soruşturmaları ile davalı idarenin ve kendisi ile aynı fakülte ve bölümde görev yapan öğretim üyelerinin haksız ve kötü niyetli davranışlarına maruz kaldığı ve bu süreçte yaşadığı elem ve ızdırap sebebiyle kanser hastalığına yakalandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta ise de; mobbinge yol açtığı iddia edilen işlemlerin fiziksel ve manevi etkileri, süresi ve yoğunluk derecesi gibi unsurların değerlendirilmesi neticesinde; doğası gereği disiplin soruşturmaları ve disiplin cezalarının, kişinin fiziki ve ruhsal değerlerini etkilemesi ve kişide stres, üzüntü ve sair olumsuz tezahürlere yol açması mümkün olmakla birlikte, kamu görevlisi olan davacı hakkında disiplin soruşturması yürütülerek disiplin cezası uygulanmasının tek başına mobbing oluşturduğundan söz edilememesi, disiplin cezalarının hukuka aykırılığının saptanarak iptal edilmiş olmasının bu durumu değiştirmemesi ve mobbing olarak nitelendirilebilecek başkaca eylem veya işlemlerin varlığının da kanıtlanamaması, bir başka deyişle, davacıya sistematik ve sürekli psikolojik baskı uygulandığını gösterir delillerin bulunmaması, kişilik hakları veya sağlığının sistematik bir saldırıya uğradığının hukuken geçerli somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamaması; dolayısıyla da, davalı idarenin eylem ve işlemleri ile meydana geldiği ileri sürülen zararlar arasında illiyet bağı kurulamaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödenmesini gerektirecek koşulların oluşmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine / dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda davacı hakkında 2015 yılından itibaren davalı idarece tesis edilen işlemlerin kişilik haklarını ihlal ederek, davacı üzerinde fiziki ve ruhsal olumsuz etkilere yol açtığı, davacıya yönelik olarak belirli bir süre sistematik biçimde devam eden yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan bu işlemler nedeniyle, davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların oluştuğu sonucuna varıldığından duyduğu elem ve ızdırabın giderilmesi için takdiren, 20.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, … İdare Mahkemesi'nin … gün ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26.07.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, maddi tazminat ve fazlaya ilişkin manevi tazminat talepleri yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından mobbing olarak nitelenen uygulama ve işlemlerin ağır hizmet kusuru olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, somut olayda manevi tazminatı gerektirecek koşulların bulunmadığı, hukuken korunması gerekli şeref ve haysiyet ihlalinden söz edilemeyeceği ileri sürülerek, istinaf mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kabule ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, asılsız iddialarla yapılan disiplin soruşturması neticesinde ekonomik olarak zarara uğradığı, gerek haksız soruşturmalar, gerekse görev süresi boyunca uğradığı haksızlıklar nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadığı, kanser hastası olduğu, tedavi gördüğü ileri sürülerek, istinaf mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısımlarının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarfından istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının onanması, kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

... Üniversitesi Ziraat Fakültesinde Bitki Koruma bölümünde profesör ünvanı ile görev yapan davacı hakkında 15.10.2015 tarihli soruşturma onayına istinaden "izinsiz materyal toplama, fakülte ve bölüm imkanlarının izinsiz kullanımı, üniversite imkanlarının üniversite personeli olmayan kişilere kullandırılması, bölüm başkanlığı makamını küçük düşürücü davranışlar, devlet kurumlarını uygun olmayan belgeler ile yanıltma, devlet memurluğu itibarına yakışmayan, öğretim üyeliği etiğine uygun olamayan davranışlarda bulunma" fiilleri nedeniyle başlatılan disiplin soruşturması neticesinde tanzim edilen 14.03.2016 tarihli fezlekede; "davacı hakkında, yabancı bir üniversite ile protokol yapmış gibi davranarak ve üniversitedeki öğretim üyeleri ile izinsiz işbirliği yapmak, belirtilen üniversitenin ve enstitünün haberi olmadan bir doktora öğrencisine aracı olmak" fiillerinden 657 sayılı Kanunun 125/E-g ve j fıkraları uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma", görevi esnasında eşine izinsiz ve yetkisi olmadan menfaat sağlamak, rapor ve bilgilendirmelerde gerçeğe aykırı işlem yapmak, çalışmayı 2013 yılında yapmasına rağmen yeni çalışma yapılıyor gibi girişimlerde bulunmak ve belge düzenlemek fiilleri sebebi ile 657 sayılı Kanunun 125/D-c ve f fıkraları uyarınca "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası ile; Devlete ait araç ve gereçleri menfaat sağlamak için kullanmak ve yükümlü olduğu kişilere yanlış beyanda bulunmak, hizmetin taşıdığı itibar ve güven duygusunu sarsmak, görevi gereği doğrudan veya dolaylı menfaat sağlamak, üniversitenin imkan ve alanlarını yetkili mercilerin izni olmadan kullanmak ve kullandırılmasına aracı olmak fiillerinden ötürü ise 657 sayılı Kanunun 125/C-c, d, ı fıkraları uyarınca aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasının gerektiği belirtildikten sonra üniversiteye yaptığı katkı ve hizmetler ile uzun yıllardır üniversitenin Ziraat Fakültesinde Bitki Koruma bölümünde öğretim üyesi olması sebebi ile iki alt ceza olan aylıktan kesme ( üst limitten) cezası ile cezalandırılmasının teklif edilmesi sonucunda, davacının Devlet memurluğundan çıkarılması teklifinin görüşülmesi için dosyasının Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığına tevdii edildiği ve Yüksek Disiplin Kurulu tarafından … tarih ve E:… sayılı kararı ile 657 sayılı Kanunun 125/E-g -J de belirtilen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile teklifin reddedilmesi üzerine, ... Üniversitesi Ziraat Fakültesi Disiplin Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan işleme karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kapsamda, davacı tarafından, asılsız iddialarla ve hukuka aykırı olarak hakkında yapılan disiplin soruşturmaları ile davalı idarenin ve kendisi ile aynı fakülte ve bölümde görev yapan öğretim üyelerinin haksız ve kötü niyetli davranışlarına maruz kaldığı ve bu süreçte yaşadığı elem ve ızdırap sebebiyle kanser hastalığına yakalandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi, 200.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 210.000,00-TL tazminatın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Kararın, maddi tazminat istemine ilişkin kısmının incelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar bu kısım yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Kararın, manevi tazminat kısmı yönünden incelenmesinde;

Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından, asılsız iddialarla ve hukuka aykırı olarak hakkında yapılan disiplin soruşturmaları ile davalı idarenin ve kendisi ile aynı fakülte ve bölümde görev yapan öğretim üyelerinin haksız ve kötü niyetli davranışlarına maruz kaldığı ve bu süreçte yaşadığı elem ve ızdırap sebebiyle kanser hastalığına yakalandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta ise de; mobbinge yol açtığı iddia edilen işlemlerin fiziksel ve manevi etkileri, süresi ve yoğunluk derecesi gibi unsurların değerlendirilmesi neticesinde; doğası gereği disiplin soruşturmaları ve disiplin cezalarının, kişinin fiziki ve ruhsal değerlerini etkilemesi ve kişide stres, üzüntü ve sair olumsuz tezahürlere yol açması mümkün olmakla birlikte, kamu görevlisi olan davacı hakkında disiplin soruşturması yürütülerek disiplin cezası uygulanmasının tek başına mobbing oluşturduğundan söz edilememesi, disiplin cezalarının hukuka aykırılığının saptanarak iptal edilmiş olmasının bu durumu değiştirmemesi ve mobbing olarak nitelendirilebilecek başkaca eylem veya işlemlerin varlığının da kanıtlanamaması, bir başka deyişle, davacıya sistematik ve sürekli psikolojik baskı uygulandığını gösterir delillerin bulunmaması, kişilik hakları veya sağlığının sistematik bir saldırıya uğradığının hukuken geçerli somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamaması; dolayısıyla da, davalı idarenin eylem ve işlemleri ile meydana geldiği ileri sürülen zararlar arasında illiyet bağı kurulamaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödenmesini gerektirecek koşulların oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla; davacı hakkında 2015 yılından itibaren davalı idarece tesis edilen işlemlerin kişilik haklarını ihlal ederek, davacı üzerinde fiziki ve ruhsal olumsuz etkilere yol açtığı, davacıya yönelik olarak belirli bir süre sistematik biçimde devam eden yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan bu işlemler nedeniyle, davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların oluştuğu sonucuna varılarak duyulan elem ve ızdırabın giderilmesi için manevi tazminat isteminin kısmen kabul edilerek, 20.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,

  2. … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,

  3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

  4. Kesin olarak, 15/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim