Danıştay 8. D 2023/6534 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/6534
29 Kasım 2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/5834 E. , 2023/6534 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5834
Karar No : 2023/6534
DAVACI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
6235 sayılı Kanunun Ek 1. maddesi uyarınca katılım sağlanması düşünülen uluslararası toplantılar ve kongreler öncesinde Bakanlıktan izin alınması gerektiği yönünde tesis edilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasa'ya göre meslek odalarının devletin vesayet denetimi altında bulunduğu, devletten ayrı tüzel kişiler olduklarından uygulanan denetimin hiyerarşik denetim halini alamayacağı, Anayasaya uygun kurumsallık getiren yasal düzenleme yapılmadan 6235 sayılı Kanunun Ek 1. maddeye göre izin verilmesi suretiyle yapılan denetimin, Anayasa'nın vermiş olduğu ayrı kamu tüzel kişiliği olmanın getirdiği özerkliğe aykırı olduğu, Ek 1. maddenin çıkarıldığı günden bu yana hiç uygulanmadığı için hükümden düştüğü ve uygulanmasının hukuk ve demokrasi açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı, Bakanlıklarla yapılacak yazışma prosedürü sebebiyle yurt dışına çıkışın fiilen imkansız hale geleceği, Anayasa ile eşit olan meslek kuruluşlarının yasalarla eşitsiz hale getirildiği ileri sürülerek iptali ile 6255 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Davacı odalar birliğinin ve diğer meslek odalarının, katılım sağlanması düşünülen uluslararası toplantı ve kongreler öncesinde izin almaları gerektiği yönünde yasal gerekçelere dayanılarak uyarıldığı, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası tarafından dava konusu işlemin gereği olarak Bakanlıklarından iki kez izin talebinde bulunulduğu ve söz konusu talepler için gerekli "Olur" alınarak taleplerin karşılandığı, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların maddi ve hukuki bakımdan itibar edilebilirliğinin bulunmadığı, dava konusu işlemde mevzuata, hizmet gereklerine ve kamu yararına aykırı bir cihet bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …Y
DÜŞÜNCESİ : Dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği tarafından, katılım sağlanması düşünülen uluslararası toplantılar ve kongreler öncesinde Bakanlıktan izin alınması gerektiğine dair Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel İşleminin iptali ile işlemin dayanağı 6235 sayılı Kanun'un Ek-1 maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Orman ve Su İşleri Bakanlığı müfettişleri tarafından Odalar üzerinde yapılan idari ve mali denetimler sonucunda düzenlenen 04.03.2014 tarihli rapora istinaden 6235 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde yer alan hususun sağlanmadığının davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bildirilmesi üzerine, 6235 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi gereği, Odayı temsil etmek üzere iştirak edilecek olan uluslararası toplantı ve kongreler için Bakanlıktan izin alınması gerektiği hususunun, bağlı tüm odalara duyurulmasının davacı Birlikten istenilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun Ek 1. maddesinde "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğini veya Odaları temsil etmek üzere uluslararası toplantı ve kongrelere katılmak, Bayındırlık Bakanlığından izin alınmasına bağlıdır. Bu izin verilmeden önce, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları ile toplantı ve kongrenin konusuna göre diğer ilgili Bakanlıkların görüşleri de alınabilir." düzenlenmesine yer verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29.06.2015 tarih ve YD İtiraz No:2015/875 sayılı kararıyla; "Anayasa'nın 135. maddesi gereğince, merkezi idarenin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerindeki vesayet yetkisinin idari ve mali denetimle sınırlı olması gerektiği, itiraz konusu kuralla TMMOB'yi veya Odaları temsil etmek üzere uluslararası toplantı ve kongrelere katılmak için Bakanlıktan izin alma şartı getirilmesinin, bu kuruluşlar üzerinde Bakanlığa idari ve mali denetimin ötesinde, hiyerarşik bir yetki verilmesi anlamına geldiği" gerekçesiyle, 6235 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin Anayasa'nın 135. maddesine aykırı olduğu kanısına ulaşılarak Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmiştir.
İdari Dava Daireleri Kurulunun başvurusunun incelenmesi sonucu verilen ve 23/09/2016 tarih ve 29836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 22/06/2016 tarih ve E:2015/106, K:2016/128 sayılı kararıyla; "... Anayasa'nın 135. maddesinin birinci fıkrasında, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişileri olduğu, beşinci fıkrasında ise bu meslek kuruluşları üzerinde devletin idari ve malî denetimine ilişkin kuralların kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
Anayasa'nın 123. maddesınde; idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği belirtildikten sonra, idarenin kuruluş ve görevlerinin, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayandığı hükme bağlanmış, kamu tüzel kişiliğinin, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağı ifade edilmiştir.
İdarenin bütünlüğü, tekil devlet modelinin yönetim alanındaki temel ilkesidir. İdarenin bütünlüğü ilkesiyle, idari görevleri yerine getiren kurumlar arasında birliğin sağlanması ve idari yapı içinde yer alan kurumların bir bütünlük içerisinde çalışması öngörülmüştür. Bu ilke, merkezin denetimi ve gözetimi ile hayata geçirilmekte ve yönetimde bütünlüğü sağlamak için başlıca iki hukuksal araç, "hiyerarşi" ve "idarî vesayet" kullanılmaktadır. Bunlardan hiyerarşi, merkezî yönetim içinde yer alan örgütler ve bunlara bağlı birimler arasındaki, idari vesayet ise merkezi yönetim ile yerinden yönetim kuruluşları arasındaki bütünleşmeyi sağlamaktadır.
Meslek kuruluşları ve üst kuruluşları, üstlendikleri hizmetler itibarıyla Anayasamızda kamu kurumu niteliğinde birer kamu tüzel kişisi olarak yer almışlardır. Bu nitelikleri itibarıyla, idari teşkilat bütünü içerisinde kamu idareleri, kamu kurumları yanında meslek kuruluşları olarak ayrı bir kategoriyi oluşturmaktadırlar. Meslek kuruluşları da idari teşkilat bütünü içerisinde yer alan kurum ve kuruluşlar gibi Devletin gözetim ve denetimine tabidirler.
Genel olarak kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerindeki devlet denetiminin bir vesayet yetkisi olduğu kabul edilmektedir. Ancak, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında uygulanması gereken vesayet, Anayasa'nın 127. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen vesayet yetkisinden farklıdır. Bu maddede vesayet yetkisinin hangi koşullarda kullanılabileceği açıklanmakta olup, bu koşullar, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması olarak sayılmaktadır. Buna karşın, Anayasa'nın 135. maddesinin beşinci fıkrasında, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerinde devletin "idari ve mali denetiminden" söz edilmektedir. Dolayısıyla, merkezi idarenin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerindeki denetimi idari ve mali denetimin ötesine geçmemelidir.
Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında gizli oyla seçilen kamu tüzel kişileri olduğu belirtilmiştir. Maddede meslek kuruluşlarının karar ve yönetim organlarının seçimle göreve gelmesinin öngörülmesi, Devletin idari ve mali denetimine tabi olduklarının belirtilmesi ve sorumlu organlarının görevlerine yargı kararıyla son verilebileceğinin kurala bağlanması, bu kuruluşların özerkliğine işaret etmektedir.
Özerklik, kişi ve kuruluşların kendi faaliyetlerine ilişkin kararları alma ve uygulama konusunda gerekli yetkiyle donatılmış olması anlamına gelmektedir. Bu aynı zamanda kurumların dış etkilere karşı korunmasını ifade eder. Kamu kuruluşlarına özerklik tanınmasının nedeni faaliyetlerini hizmetin gereklerine ve kamu yararına uygun bir şekilde sürdürmelerini güvence altına almaktır. Bu bağlamda, meslek kuruluşları, idari özerkliklerinin sonucu olarak, kendi seçilmiş organlarıyla merkezi yönetimin müdahalesi olmaksızın serbestçe karar alıp uygulayabilirler. Özerklik, kesin ve yürütülebilir karar alabilme yetkisine sahip olabilmeyi de içerir.
Kurumların özerkliğinin hangi unsurları içermesi gerektiği ve hangi hâllerde bir kurumun özerk sayılabileceğine yönelik olarak Anayasa'da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla Anayasa'da belirtilen amacı ya da kamu yararını gerçekleştirmek için kanunla yapılacak olan düzenleme, kanun koyucunun yapacağı tercihlere göre şekillenecektir. Bu konuda takdir yetkisi anayasal ilkelere aykırı olmamak koşuluyla kanun koyucuya aittir.
6235 sayılı Kanun'un 1. maddesinde, TMMOB ile Odaların, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu oldukları ifade edilmiş, 2. maddesinde, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak ve meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak, TMMOB'nin görevleri arasında sayılmıştır. Mesleğin gelişimine katkı sağlayan unsurlardan biri de meslek kurallarının uluslararası standartlara kavuşturulmasıdır. Bu bağlamda, TMMOB ile Odaların, uluslararası kuruluşlara üye olması, toplantı ve kongrelere katılarak bilgi alışverişinde bulunması, mesleğin gelişimi ve uluslararası standartlara kavuşturulması açısından büyük önem taşımaktadır.
Günümüzde, küreselleşme ile birlikte gelişen uluslararası ilişkiler, meslek kuruluşlarını da kaçınılmaz olarak etkilemiş, bu kuruluşların, uluslararası kuruluşlara üye olması, uluslararası kongre ve toplantılara temsilci göndermek suretiyle iştirak etmesi, mesleki faaliyetlerinin önemli bir kısmı haline gelmiştir. Bu nedenle, organları kendi üyeleri tarafından seçilen, kamu tüzel kişiliğine sahip olan ve meslek mensuplarının ortak çıkarlarını karşılama, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlama gibi görevleri bulunan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, mesleğin gelişimi amacıyla uluslararası toplantı ve kongrelere, herhangi bir mercinin iznine bağlı olmadan kendi iradesi ile temsilci gönderme yetkisine sahip olması Anayasa 135. maddesi ile öngörülen özerk yapının gereğidir.
İtiraz konusu kuralda ise, TMMOB veya Odaların, uluslararası toplantı ve kongrelere temsilci göndermesi, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak yeniden teşkilatlanan Bayındırlık Bakanlığının iznine tabi kılınmıştır. TMMOB ile Odaların, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğu ve Anayasa'nın 135. maddesi gereğince, merkezi idarenin bu birlikler üzerindeki denetiminin idari ve mali denetimle sınırlandırıldığı göz önünde bulundurulduğunda, uluslararası organizasyonlara temsilci gönderebilmelerinin Bakanlığın iznine tabi kılınması, bu kuruluşların mesleki faaliyetlerine idari ve mali denetimin ötesinde bir müdahale niteliği taşımaktadır. Bir başka ifadeyle, adı geçen meslek kuruluşlarının mesleki bir faaliyet niteliğinde olan uluslararası toplantı ve kongrelere katılabilmesi için Bakanlıktan izin alma şartı getirilerek bu faaliyetlerinde merkezi idareye bağımlı hale getirilmesi, Anayasa'nın 135. maddesinde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için öngörülen idari ve mali denetim yetkisiyle bağdaşmamaktadır..." gerekçesiyle, Kanun maddesinin iptaline karar verilmiştir.
Bu itibarla; Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliğini veya Odaları temsil etmek üzere uluslararası toplantı ve kongrelere katılmak için izin verme yetkisini idari ve mali denetim yetkisini aşacak biçimde merkezî idare içerisinde yer alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına veren 6235 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'nın 135. maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği veya Odaları temsil etmek üzere uluslararası toplantı ve kongrelere katılmak için Bakanlıktan izin alınması gerektiği yönünde tesis edilen dava konusu genel işlem hukuki dayanaktan yoksun kalmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Genel İşlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 29.11.2023 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili Av. …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
HUKUKİ SÜREÇ:
Orman ve Su İşleri Bakanlığı müfettişleri tarafından odalar üzerinde yapılan idari ve mali denetimler sonucunda ... tarih ve …. sayılı inceleme raporuna istinaden Orman ve Su İşleri Bakanlığı makamından alınan Olur'da yer alan 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun Ek 1. maddesinin uygulanmadığının (alınması gereken izne riayet edilmediğinin) bildirilmesi üzerine konunun davalı Bakanlığın Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca incelendiği, yapılan inceleme neticesinde alınan 14.08.2014 tarihli Müsteşarlık Makamı Olur'unun 5.6.2. maddesinde yer alan "6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun Ek 1. maddesi gereği, Odayı temsil etmek üzere iştirak edilecek olan uluslararası toplantı ve kongreler için de Bakanlığımızdan (Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü) izin alınması gerektiği hususunun, Bakanlığımız Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünce Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı tüm odalara duyurulmasının sağlanması gerektiği" hususunun dava konusu işlemle davacı Birliğe bildirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun Ek 1. maddesinde "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğini veya Odaları temsil etmek üzere uluslararası toplantı ve kongrelere katılmak, Bayındırlık Bakanlığından izin alınmasına bağlıdır. Bu izin verilmeden önce, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları ile toplantı ve kongrenin konusuna göre diğer ilgili Bakanlıkların görüşleri de alınabilir." düzenlenmesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemine karşı açılan bir başka davada; Dairemizce verilen 18.03.2015 tarih ve E:2014/10333 sayılı yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına karşı yapılan itiraz başvurusunu inceleyen İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından, işlemin dayanağı kanun hükmünün Anayasaya aykırı olduğu kanısına varılması üzerine itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiş olup Anayasa Mahkemesinin 22.06.2016 tarih ve E:2015/106 K:2016/128 sayılı kararı ile 6235 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin bahsi geçen kararının ilgili kısmı şu şekildedir: "(…) Mesleğin gelişimine katkı sağlayan unsurlardan biri de meslek kurallarının uluslararası standartlara kavuşturulmasıdır. Bu bağlamda, TMMOB ile Odaların, uluslararası kuruluşlara üye olması, toplantı ve kongrelere katılarak bilgi alışverişinde bulunması, mesleğin gelişimi ve uluslararası standartlara kavuşturulması açısından büyük önem taşımaktadır.
Günümüzde, küreselleşme ile birlikte gelişen uluslararası ilişkiler, meslek kuruluşlarını da kaçınılmaz olarak etkilemiş, bu kuruluşların, uluslararası kuruluşlara üye olması, uluslararası kongre ve toplantılara temsilci göndermek suretiyle iştirak etmesi, mesleki faaliyetlerinin önemli bir kısmı haline gelmiştir. Bu nedenle, organları kendi üyeleri tarafından seçilen, kamu tüzel kişiliğine sahip olan ve meslek mensuplarının ortak çıkarlarını karşılama, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlama gibi görevleri bulunan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, mesleğin gelişimi amacıyla uluslararası toplantı ve kongrelere, herhangi bir mercinin iznine bağlı olmadan kendi iradesi ile temsilci gönderme yetkisine sahip olması Anayasa 135. maddesi ile öngörülen özerk yapının gereğidir.
İtiraz konusu kuralda ise, TMMOB veya Odaların, uluslararası toplantı ve kongrelere temsilci göndermesi, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak yeniden teşkilatlanan Bayındırlık Bakanlığının iznine tabi kılınmıştır. TMMOB ile Odaların, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğu ve Anayasa’nın 135. maddesi gereğince, merkezî idarenin bu birlikler üzerindeki denetiminin idari ve mali denetimle sınırlandırıldığı gözönünde bulundurulduğunda, uluslararası organizasyonlara temsilci gönderebilmelerinin Bakanlığın iznine tabi kılınması, bu kuruluşların mesleki faaliyetlerine idari ve mali denetimin ötesinde bir müdahale niteliği taşımaktadır. Bir başka ifadeyle, adı geçen meslek kuruluşlarının mesleki bir faaliyet niteliğinde olan uluslararası toplantı ve kongrelere katılabilmesi için Bakanlıktan izin alma şartı getirilerek bu faaliyetlerinde merkezi idareye bağımlı hale getirilmesi, Anayasa’nın 135. maddesinde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için öngörülen idari ve mali denetim yetkisiyle bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, TMMOB veya Odaların uluslararası toplantı ve kongrelere temsilci gönderebilmesini idari ve mali denetim yetkisini aşacak biçimde Bakanlığın iznine tabi kılan kural, Anayasa'nın 135. maddesine aykırıdır. İptali gerekir."
Bahsi geçen dava dosyasında, Anayasa Mahkemesince dava konusu işlemin dayanağı kanun hükmünün iptaline karar verilmesi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulunun 05.10.2016 tarih ve YD İtiraz No:2015/875 sayılı kararı ile itiraz isteminin kabulüne, dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, bilahare Dairemizin 10.12.2018 tarih ve E:2014/10333 K:2018/8169 sayılı kararı ile 6235 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'nın 135. maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği veya Odaları temsil etmek üzere uluslararası toplantı ve kongrelere katılmak için Bakanlıktan izin alınması gerektiği yönünde tesis edilen ve hukuki dayanağı kalmayan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup bu karar temyiz yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Bu durumda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi karşısında aynı işlem hakkında açılan işbu davada esas hakkında yeniden bir karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirmede;
21.09.2023 tarih ve 32316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, "Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir." hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere, feragat, kabul, davanın konusuz kalması vs. hallerine münhasır olarak vekalet ücretinin oranı konusunda bir düzenleme yapılmış olup bakılan davada davanın konusuz kalması durumu söz konusu olmadığından vekalet ücretine yönelik özel düzenleme öngören Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 15. maddesinin uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
-
Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan masrafların davalı idare üzerinde bırakılmasına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
-
Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
-
Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
29/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı