Danıştay 8. D 2023/5262 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/5262
31 Ekim 2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/5733 E. , 2023/5262 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5733
Karar No : 2023/5262
TEMYİZ EDENLER :
- (DAVALI) … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
- (DAVACI) … Madencilik ve Turizm A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 1954 yılında ruhsat hukuku başlayan Balıkesir İli Ayvalık İlçesi … Mahallesi … Mevkiinde S:… sayılı 446,33 hektar IV.Grup işletme ruhsat sahasında demir ve bakır cevheri üretimi yapan davacı şirket tarafından, 2013 - 2016 yılları arası arazi izni bedel farkı olarak 923.105,18.-TL tahakkuk ettirilerek ödenmesinin istenmesine ilişkin Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü Edremit İşletme Müdürlüğü Ayvalık İşletme Şefliğinin … Tarihli … sayılı işlemi ve ekindeki … tarihli … Sıra numaralı Tahakkuk Fişi ile güncelleme uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamalara ilişkin Tutanağın; verilen izin Olurunun başlangıç tarihinde yanlışlık yapıldığı gerekçesiyle 23.08.2013 olarak düzeltilmesine ilişkin … Tarihli … sayılı işlem ile … Tarihli … sayılı işlemin iptali ve bedel farkı adı altında ihtirazi kayıt ile ödenen 923.105,18.-TL'nin ve 2014, 2015 ve 2016 yıllarında muhtelif tarihlerde kendilerinden haksız bir şekilde tahsil edilen arazi izin bedellerinin güncelleştirilmiş tutarı olan 276.442,33.-TL'nin 22.08.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin talebinin artık bir temdit talebi olmaktan çıktığı, değerlendirmeye alınış tarzı itibariyle yeni bir arazi izin talebine dönüştüğü ve bu şekilde süreç işletildiği, hal böyle olunca, davacıya verilen arazi izninin başlangıç tarihinin, izin Olurunun verildiği tarih olan 13.07.2017 tarihi olduğu ve davacı şirketin Madra Barajının koruma alanlarına rağmen ana ruhsat sahasında madencilik faaliyetine devam edip edemeyeceğinin değerlendirmesi ile geçen 23.08.2013 ila 13.07.2017 tarihleri arasındaki zaman dilimi için davacı şirket adına ormanlık alanda arazi izin bedeli ve/veya bedel farkı tahakkuk ettirilemeyeceği gibi kullanılmayan bu ormanlık alanlar için anılan dönem içerisinde tahsil edilmiş olan arazi izin bedellerinin de dayanaksız olduğu sonucuna varıldığından, davacı şirkete verilen arazi izninin başlangıç tarihinin 23.08.2013 olarak belirlenerek davacı şirket adına 923.105,18.-TL bedel farkı tahakkuk ettirilmesine ve anılan bedelin tahsil edilmesine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu durumda Davacı şirketin, arazi izin bedeli adı altında, 2014 yılı için 16.12.2014 tarihinde 19.858,81.-TL, 2015 yılı için 18.09.2015 ve 09.11.2015 tarihlerinde toplam 109.546,54.-TL ve 2016 yılı için 28.09.2016 ve 08.11.2016 tarihlerinde toplam 115.180,24.-TL olmak üzere genel toplamda 244.585,59.-TL parayı, davalı idarenin istem yazıları üzerine ödediği ve yukarıda belirtildiği üzere ormanlık arazinin kullanılmadığı 23.08.2013 ila 13.07.2017 tarihleri arasındaki dönemde arazi izin bedeli adı altında yapılan bu tahsilatların dayanaksız olduğu değerlendirildiğinde, idarece, dayanaksız olarak tahsil edilen toplam 244.585,59.-TL arazi izin bedelinin bu konuya ilişkin mahsup talebinin yapıldığı 22.08.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı şirkete iadesi gerektiği, Öte yandan, davacı şirketçe, ödenen 244.585,59.-TL'nin, cari yıla göre 276.442,33.-TL olarak güncelleme farkı ile birlikte iadesi talep edilmişse de; tam yargı davalarında istikrar bulduğu şekilde tahsil edilen bedelin değer kaybı için ilk talep tarihinden itibaren yasal faize hükmedildiğinden, iadesi geç talep edilen miktarın değer kaybına geç iade talebinde bulunan davacı şirketin katlanması gerektiği görüşüyle güncelleştirme adı altında fazladan iadesi talep edilen 31.856,74.-TL yönünden davacı şirket talebinin reddi gerektiği, ayrıca her ne kadar, açılan dava miktar belirtilmek suretiyle tam yargı davası gibi açılmış ise de; uyuşmazlığın özünün haksız tahsil işleminin iptali ile ödenen meblağın iadesi talebinden ibaret olduğu, tazminat hukuku anlamında idarenin hizmet kusuru nedeniyle yol açtığı ve tazmini gereken maddi ve/veya manevi tazminatın söz konusu olmadığı değerlendirildiğinde, hükmedilecek karar harcı ile avukatlık ücretinin maktu olması gerektiği gerekçeleriyle dava konusu işlemlerin iptaline; davacının iade talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile 1.167.690,77.-TL'nin 22/08/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesine; 31.856,74.-TL iade talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacının sahayı kullanmaya ve işgal etmeye devam ettiğini dolayısıyla sahanın davacının sorumluluğunda bulunduğunu, ödemesi gereken bedellerin devletin alacağı olduğu, izin başlangıç tarihinin değiştirilmesinin yerinde olmadığı, işlemin hukuka uygun olduğu; davacı tarafından; faize hükmedilmemesinin hatalı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, ödemelerin zamanaşımına uğramadığı, davanın süresinde açıldığı, izin süresi geçtikten sonra sahanın kullanılmaya devam edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, geçici tatil nedeniyle faaliyette bulunulmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
-
Temyiz isteminin reddine,
-
… Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
-
Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
-
2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
-
Kesin olarak, 31/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı