SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 8. D 2023/5670 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/5670

Karar Tarihi

10 Kasım 2023

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/2973 E. , 2023/5670 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No : 2019/2973

Karar No : 2023/5670

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. ,,.

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı tarafından, sahibi olduğu ... plakalı araca gümrük kaçağı olduğu gerekçesiyle el konulması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 136.000,00-TL maddi, 5.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:, ... İdare Mahkemesi'nce verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacı tarafından tescil işlemine güvenerek aracın satın alındığı ileri sürülmekte ise de, davalı idarece tescilin gümrük idaresince düzenlenen Gümrük Trafik Şahadetnamesi ve sunulan evraklar dikkate alınarak yapıldığı, uyuşmazlık konusu aracın ise Ankara ilinde bulunan ve lüks araçların satışını yapan bir otogalerinin sahiplerince yurt dışından getirilerek ve serbest dolaşıma giriş beyannamelerinde gerçek kıymetinin altında gösterilerek yurda sokulduğunun adli makamlarca tespit edilmesi üzerine gümrük kaçağı olduğunun belirlendiği, dolayısıyla davalı idarenin gerçeğe uygun olmayan belgeler ile yanıltıldığı açık olduğundan, yapılan tescil işlemi nedeniyle davacının uğradığı zarardan davalı idarenin sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesince; davacı ve davalı tarafa ara karar yapılarak, söz konusu araç üzerinde herhangi bir kısıtlama bulunup bulunmadığı, söz konusu aracın 6770 sayılı Kanun uyarınca ya da diğer nedenlerle davacıya iade edilip edilmediği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında, söz konusu aracın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ya da aracın davacıya iadesine ilişkin karar verilip verilmediği sorulmuş, aracın mülkiyetinin kamuya geçirilmediği, davacıya iade edilmediği ve tedbirli olarak bekletildiğine dair cevap verilmiş, dosyada bulunan bilgi ve belgeler doğrultusunda istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare, tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

2007 model … şase ve … motor nolu … marka aracın 27.04.2012 tarihinde ... plaka sayısına ilk tescilinin yapıldığı, aracın 30.11.2007, 12,03.2008, 31.05.2010 tarihlerinde devir işlemlerinin yapıldığı, 08.03.2012 tarihinde ise ... plaka sayısında … adına, en son 10.06.2014 tarihinde davacı adına devir işlemi gerçekleştirildiği, bilahare gümrük kaçağı olduğu gerekçesiyle ... Sulh Ceza Hakimliğinin … günlü, … Değişik iş sayılı kararıyla araca fiilen el konulmasına karar verildiği, bunun üzerine, davacı tarafından 21.06.2016 tarihinde idareye başvurarak tescil işlemine ve idarenin kayıtlarına güvenerek aracı satın aldığının, gümrük kaçağı olduğunu bilmesinin mümkün bulunmadığının, idarenin hizmet kusuru bulunduğunun ileri sürüldüğü ve aracın satın alma bedelinin tazmin edilmesinin istendiği, talebin cevap verilmeyerek reddedilmesi üzerine, bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar, idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin malvarlığında meydana gelen azalma veya malvarlığında kesin olarak çoğalma olanağından yoksun kalma sonucu uğranılan zarardır.

Uyuşmazlıkta, davacı üzerine kayıtlı araca kaçak olduğu gerekçesiyle yapılan el koyma, bir idari işlem niteliğinde olmakla birlikte bu idari işlemin davacının zararına doğrudan yol açmayacağı, yapılan tahkikatın ardından açılan ceza davası sonucunda aracın kaçak olduğunun mahkeme kararı ile sabit olması ve müsadere kararı verilmesi veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yönünde bir karar alınması durumunda zararın ortaya çıkacağı, aksi durumda ise aracın davacıya iade edileceği ve bu durumda da ortada bir zarardan bahsedilemeyeceği açıktır.

Dairemizin 09/03/2023 tarihli ara kararı ile davanın taraflarına ... plakalı aracın halihazırda mülkiyetinin kimde olduğu, araç üzerinde herhangi bir tedbir bulunup bulunmadığı (Adli-İdari), araç hakkında bitmiş veya devam eden yargılamanın var olup olmadığı sorulmuş, her iki tarafça verilen cevaplarda aracın mülkiyetinin halen davacı üzerinde olduğu, araç üzerinde ihtiyati tedbir kararı olduğu, araç hakkında devam eden yargılamanın olmadığı beyan edilmiştir.

Bu durumda, anılan aracın halen davacı adına kayıtlı olduğu, üzerinde ihtiyati tedbir şerhi bulunduğu, değerinin tazmini istenen dava konusu araçla ilgili henüz kesinleşmiş bir müsadere ya da mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı bulunmadığı, ortada tüm unsurları ile oluşmuş gerçek bir zararın varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, araca el konulması nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini isteminin belirtilen gerekçe reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Bu itibarla; Bölge İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fırkası itibariyle hukuka uygun bulunan kararın yukarıda yer verilen gerekçe ile onanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan bahse konu araca ilişkin olarak müsadere veya mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin bir karar verildiğinde, yani zarar ortaya çıktığında davacı tarafından yeniden yasal yollara başvurulabileceği tabidir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle,

  1. Temyiz isteminin reddine,

  2. … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

  3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,

  4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın . . . İdare Mahkemesine gönderilmesine,

  5. Kesin olarak, 10/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

Motorlu araçların trafiğe tescili amacı, bu araçlar üzerinde tasarruf güvenliğinin sağlanmasıdır. Böylece, çalıntı ve kaçak araçların bir başkası adına tescili önlenmiş olacaktır. Bu nedenle idarenin bu hizmeti yerine getirirken, kayıtları düzenli tutarak, taşıtların model, motor ve şasi numaraları ile tescili istenen aracı karşılaştırması ve sunulan belgelerin doğruluğunu araştırması gerekmektedir.

Bu itibarla; aracın yurtdışından ülkeye girişi yapılırken yapılan işlemlerin usulüne uygun olmadığı davacı tarafından belirlenemeyeceğinden, hem yurda giriş esnasında hem de tescil aşamasında yetkili birimlerin araç bilgilerinin doğruluğunu kontrol etmesi, şüpheli bir durum oluştuğunda bu işlemi gerçekleştirmemesi gerekmektedir. Kaldı ki, araç bilgilerinin araştırılması idarenin denetim görevinin gereğidir.

Uyuşmazlık konusu olayda, işlem tarihinden itibaren davacının araç üzerinde tasarrufda bulunma olanağı kalmadığından kesinleşmiş bir müsadere kararına ya da mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararına gerek bulunmadığı, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun açık olduğu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim