SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 8. D 2024/220 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2024/220

Karar Tarihi

26 Ocak 2024

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/3699 E. , 2024/220 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No : 2018/3699

Karar No : 2024/220

Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davacı) … Sigorta Anonim Şirketi

Vekili : Av. …

						  2.  (Davalı) … Belediye Başkanlığı

Vekilleri : Av. … - Av. …

İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Davalı idarece davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacı tarafından savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının düzeltilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

Dava, davacı sigorta şirketince sigortalanan iş yerinde, davalı belediyeye ait içme suyu şebekesindeki sızıntıdan kaynaklanan su basması sonucu oluştuğu öne sürülen ve sigortalı iş yeri sahibine ödenen 83.917,11-TL tutarındaki zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Dairemizin 21/09/2017 tarih ve E:2015/12026, K:2017/6557 sayılı bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda … İdare Mahkemesince verilen … gün ve E:… , K:… sayılı kararda; davacının sigortaladığı iş yerinin deposundaki su baskınına belediye içme suyu şebekesindeki boru patlamasının sebep olduğu, içme suyu şebekesini kurmak ve düzenli bakımlarını yapmakla görevli davalı idarenin bu bakımdan kusurlu olması sebebiyle meydana gelen zararda kısmen %20 oranında kusur sorumluluğunun bulunduğu, davacı şirket tarafından sigortalanan iş yeri sahibinin ise yetkili makamlarca usulüne göre verilmiş bir iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmaksızın ve muhtemel su baskınlarından korunmak için yeterli tedbirleri de almaksızın anılan iş yerinde ticareti faaliyetine devam etmesi nedeniyle %80 oranında kusurlu olduğu, dolayısıyla olayda davalı belediyenin ve anılan iş yeri sahibinin birlikte kusurlarının bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmış; tespit edilen kusur oranları dikkate alındığında davalı idarece tazmini gereken maddi zararın 1/5 oranındaki kusuruna karşılık gelen 14.145,80-TL olduğu, bu tutardaki maddi tazminatın davalı idare tarafından adli yargıda dava açma tarihi olan 13.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Anılan karar taraflarca karşılıklı olarak temyiz edilmiştir.

İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlı olup; temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği kurala bağlanmıştır.

Taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Temyize konu kararda hüküm altına alınan maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin incelenmesi:

Anılan kararda 14.145,80-TL tutarındaki maddi tazminatın davalı idare tarafından adli yargıda dava açılma tarihi olan 13.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmişse de, sigortalı iş yeri sahibine ödenen 83.917,11-TL tutarındaki miktarın davalı idarece ödenmesi istemiyle önce 05.12.2011 tarihinde davalı Belediye Başkanlığı'na başvurulduğu, başvurunun reddi üzerine adli yargıda dava açıldığı, böylece 05.12.2011 tarihi itibarıyla idarenin temerrüde düşürüldüğü görülmekte olup, hükmedilen tazminatın da davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve bu nedenle Mahkeme kararında belirtilen yasal faiz başlangıç tarihinin 05.12.2011 olarak düzeltilmesi gerekmektedir.

Temyize konu kararın davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden incelenmesi:

30/12/2017 tarihli ve 30286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; "(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Tarifenin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde ise, "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.

Tarife maddesinde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise; avukatlık ücretinin, tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanacağı, hesaplanan ücretin davanın görüldüğü mahkeme için öngörülen maktu ücretin altında kalması halinde ise, maktu ücrete hükmedileceği düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu Tarifenin, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretini düzenleyen 10. maddesinde ise, davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği, bu davaların tamamının reddi durumunda ise, avukatlık ücretinin, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu hükmedileceği öngörülmüştür.

Yukarıda hükümlerine yer verilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine karşı açılan davada Dairemizin 10/07/2018 tarih ve E:2018/453 sayılı kararı ile Tarifenin 13. maddesin 1. fıkrası yönünden yapılan incelemede; tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusundaki eksik düzenleme nedeniyle yürütmenin durdurulması kararı verilmiş, daha sonra anılan hüküm Dairemizin 05/04/2022 tarih ve K:2022/2416 sayılı kararıyla da iptal edilmiştir.

Bu durumda, Tarifenin 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle Tarifenin 13. maddesinin 1. fıkrasının uygulanmaması ve davalı idare yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı lehine belirlenen ücreti geçmeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Bu açıklamalar doğrultusunda temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan; "Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile 14.145,80-TL'nin adli yargıda dava açma tarihi olan 13/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı belediye tarafından davacı sigorta şirketine ödenmesine, istemin 69.771,31-TL'lik kısmının reddine,(...)" ifadesinin "Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile 14.145,80-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 05/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı belediye tarafından davacı sigorta şirketine ödenmesine, istemin 69.771,31-TL'lik kısmının reddine,(...)" olarak ve ayrıca, "(...)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği kabul edilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.697,50-TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 8.024,84-TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine,(...)" ifadesinin, "(...)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği kabul edilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.697,50-TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ve 1.697,50-TL avukatlık ücretinin de davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, (...)" olarak düzeltilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddine ve anılan kararın yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 59,10-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim