Danıştay 8. D 2023/4090 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/4090
26 Eylül 2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/3531 E. , 2023/4090 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3531
Karar No : 2023/4090
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2. …Valiliği
DAVANIN ÖZETİ :
Davacının çalışma izninin iptaline ilişkin 10/01/2018 tarih ve E.709035 sayılı Bakan Olur'u ile Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve …- E. …sayılı “FETÖ/ PYD Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesinin 3. maddesinin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.
HUKUKİ SÜREÇ:
Dava; davacının çalışma izninin iptaline ilişkin 10/01/2018 tarih ve E.709035 sayılı Bakan Olur'u ile Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve …- E. …sayılı “FETÖ/ PYD Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesinin 3. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Davaların Açılması" başlığını taşıyan 3. maddesinde; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin belirtileceği; dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği; dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 15/1-d maddesinde ise; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği, belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 5. maddesinde "(1) Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.
(2) Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir." hükmü düzenlenmiştir.
İdari yargılama usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak; bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmış olup; 2575 sayılı Danıştay Kanununun 4575 sayılı Kanunla değişik 24. maddesinin (c) bendinde, bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak davaların ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda çözümleneceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 21/07/2016 tarih ve E.7762886 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu, bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen Genelge'de; "Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyet göstermekte iken 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar” başlıklı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenen suçlar kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtları hakkında ilgi Makam Onayı doğrultusunda yapılacak işlemler aşağıda belirtilmiştir:
(...)
- Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir.
(...)" açıklamalarına yer verildiği görülmektedir.
Görüldüğü üzere; dava konusu Genelge'nin 3. maddesi 5580 sayılı Kanun kapsamında olup kapatılan (tesis edildiği tarih itibariyle haklarında Cumhuriyet savcılıklarınca işlem başlatılan) kurumlarda görev yapan personele ilişkin olup; anılan maddenin kapsamda bulunan kurumlarda görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edilmesi ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi ve bu duruma ilişkin verinin MEBBİS'e işlenmesi şeklinde iki yönü bulunmaktadır.
Anılan Genelge ile benimsenen uygulama dışında, kurumu 667 sayılı KHK ile kapatılmamış olup bireysel olarak hakkında Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum, gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, irtibatı, iltisakı veya mensubiyeti bulunduğu tespit edilen özel öğretim kurumunda çalışan personellerin çalışma izinlerinin iptaline yönelik; 667 sayılı KHK 'nın 4. maddesinin (f) bendi uyarınca, ilgili kişilere ilişkin bireysel üyelik, irtibat, iltisak veya mensubiyet tespitine dayanılarak Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde merkezi olarak kurulan komisyonun teklifi üzerine Bakan Olur'u ile çalışma izni iptali uygulaması da yapılmaktadır.
Nitekim; uyuşmazlığa konu olayda davacının çalıştığı kurumunun kapatılmadığı veya kuruma kayyum ataması yapılmadığı, sadece davacının hakkındaki bireysel tespitler uyarınca davacının çalışma izninin 10/01/2018 tarih ve E.709035 sayılı Bakan Olur'u ile iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarihli ve 15520822-405.99- E. 7783529 sayılı “FETÖ/ PYD Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesinin 3. maddesi uyarınca hakkında işlem tesis edildiği ileri sürülerek bireysel işlem ile beraber dava konusu edilse de; çalışma izninin iptaline ilişkin Bakan Olur'unu dayanağının anılan Genelge olmadığı, dolayısıyla bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olmadığı görülmektedir.
Bir başka ifadeyle; dava konusu edilen bireysel işlem ile dayanağı olduğu ileri sürülen Genelge'nin, görülmekte olan davada beraberce hukuki denetimi yapılamayacağından, her bir işlem ayrı ayrı dava konusu edilmelidir.
Öte yandan; davalı idarece özel öğretim kurumunda çalışmakta iken çalıştığı kurum kapatıldığından bahisle veya sadece bireysel tespitlere dayanılarak doğrudan çalışma izninin iptali işlemine istinaden ilgililer hakkında MEBBİS ekranına şerh düşülmesi uygulaması benimsendiğinden; özel öğretim kurumlarında çalışmak isteyen kişilerin çalışma izni talep etmeleri halinde, talepleri değerlendirilirken idarece anılan şerhin varlığı gerekçe gösterilerek başvurularının olumsuz sonuçlanması halinde her zaman anılan işlem ve dayanağına dava açılabileceği tartışmasızdır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-d maddesi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenecek ayrı ayrı dilekçelerle, gerekli harç ve masrafları yatırılmak suretiyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun'un 15/5. maddesi hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddine karar verileceğinin davacıya bildirilmesine,
- Aşağıda dökümü yapılan …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 26/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı