SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 8. D 2023/4019 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/4019

Karar Tarihi

20 Eylül 2023

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/2123 E. , 2023/4019 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No : 2018/2123

Karar No : 2023/4019

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Dağıtım A.Ş.

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 01.01.2016 tarihinde yürürlüğe giren Mersin Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Merkezi Kuruluş, Görev, Çalışma Usulleri Uygulama Yönetmeliği'nin 8,17/10, 19/1, 20, 22, 28/7-8-12-13 ve 14. maddelerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan ve 01.01.2016 tarihinde yürürlüğe giren dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi yönünden; Yönetmeliğin dayanağı olan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 7. Maddesinde "AYKOME"nin Büyükşehir belediyesi fen işleri daire başkanı ile büyükşehir belediye başkanının belediye ve işletmeleri ile bağlı kuruluşlarından en az şube müdürü seviyesinde görevlendireceği en fazla on kişiden oluşacağı ve belediyelerini ilgilendiren konuların görüşüldüğü toplantılara büyükşehir ilçe belediye başkanları veya görevlendirecekleri bir üyenin katılacağı şeklinde düzenlemeye yer verilmesine rağmen, dava konusu Yönetmelik maddesi ile AYKOME'nin bu sayıdan daha fazla kişiden oluşturulduğu ve ayrıca ilçe belediyelerinin sadece kendi belediyelerini ilgilendiren konularda katılımcı olması gerekirken daimi üyelik şeklinde düzenlemeye gidildiği görüldüğünden anılan maddede hukuka uyarlık görülmediği, 17/10. ve 19/1. maddeleri yönünden; zemin tahrip bedeli mevzuat gereği masraf olarak alınabileceğinden belediyelerin bu konuda ücret adı altında bir bedel isteme ve dolayısıyla tarife düzenleme yetkisi bulunmadığı, altyapı kazı ruhsat (izin) bedeline ilişkin olarak, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından altyapı tesisi ile ilgili olarak yapılacak kazılar için hizmetten yararlanacak olan kişiler tarafından belediyeden bu hizmetin yapılmasıyla ilgili olarak bir talepte bulunulmadığı gibi 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 80. maddesinde zemin veya yol kanal açma izni verilmesi "zemin açma izni ve toprak hafriyatı harcına" tabi tutulduğundan, ilgililerin isteği olmaksızın yapılan hizmetler ile harca bağlanmış bir konu üzerinden altyapı kazı ruhsat bedeli adı altında ücret talep edilmesi mümkün bulunmadığı, 20. maddesi yönünden; anılan Yönetmeliğin bazı maddelerinin değiştirilmesi ve düzeltilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi Kararı ile kaldırıldığından davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığı, 22. maddesi yönünden; bahse konu Yönetmeliğin 17/10. ve 19/1. maddelerinde hukuka uyarlık görülmediği, dolayısıyla ilgililerden zemin tahrip bedeli ve altyapı kazı ruhsat bedeli istenemeyeceğinden anılan bedellerin iadesinin düzenlendiği Yönetmelik maddesinde de hukuka uyarlık görülmediği, 28. maddesinin 7-8-12-13. ve 14. fıkraları yönünden; belediyelere bir çok görevler yükleyip, belli hizmetler için yetkiler veren belediye mevzuatı ve ilgili Yönetmelikte, kamu hizmetlerinin yürütümüne dair kararlarının uygulanabilmesini sağlayıcı, hizmetlerin etkinliğinin artmasını sağlayıcı cezai ve yaptırım hükümlerinin bulunmadığı; belediyelerin yasal görevlerini ifa sırasında bu görevin yerine getirilmesini engelleyici davranışların cezalandırılması ile sorumluluk sahasındaki mallara verilen zarar ve ziyanın tazminine ilişkin bir yetkinin belediyelere tanınmadığı anlaşılmakta ise de; 1608 sayılı Yasanın 1. maddesinin belediyeleri bu hususlara ilişkin olarak yetkilendirdiği; bir başka ifade ile; belediyenin kanunla yüklenen görevinin yerine getirmesini engelleyici bir davranışta bulunulması halinde; belediye encümenince, söz konusu davranışın ortadan kaldırılmasına karar verileceği; emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması halinde söz konusu fiilin masrafları %20 zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirileceği anlaşılmakta olup bu nedenle, ancak davalı belediye encümenince 1608 sayılı Yasada öngörülen prosedür işletilmek suretiyle, davacı tarafından zemine verilen zarar ve ziyanın belli sürede giderilmesinin istenilmesi, giderilmemesi halinde masrafın %20 fazlasıyla ilgilisinden tahsil edilmek üzere belediyece yerine getirilmesi gerekmekte olup, bu prosedür yerine getirilmeden zarar-ziyan bedelinin davacının tek taraflı borçlu kabul edilmesi suretiyle tarifeye dayalı olarak istenemeyeceği ve bu konuda tarife de düzenlenemeyeceği, bu itibarla dava konusu Yönetmeliğinin 28. maddesinin 7-8-12-13. ve 14. maddelerinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu Yönetmeliğin 20. maddesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, geri kalan kısmının ise iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından, kazı yapan kişi veya kurumun kamu kaynaklarının en verimli şekilde kullanılarak kazılan yerlerin eski hale getirilmesini sağlamak amacıyla getirilen düzenlemelerin iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacının zemin tahrip bedeli ödemek istemediği için dava konusu Yönetmeliğin iptalini talep ettiği, yükümlülüklerinden kurtulmayı amaçladığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle,

  1. Temyiz isteminin reddine,

  2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

  3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,

  4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,

  5. Kesin olarak, 20/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim