Danıştay 7. D 2023/4308 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 7. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/4308
13 Kasım 2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4618 E. , 2023/4308 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4618
Karar No : 2023/4308
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Boya İnşaat Kimya Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2009 yılının Aralık dönemine ait özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile aynı döneme ait özel usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararı üzerine, olayda asıl borçlu … Boya İnşaat Kimya Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ödeme emrine ilişkin olarak, şirketin bilinen adreslerde tanınmadığı hususunun gerek dağıtıcı gerek mahalle muhtarınca imzalanan tebliğ alındısı ile tespit edilmesi üzerine tebliğ evrakının çıkış mercine iade edildiği, akabinde anılan ödeme emrinin tebliğ imkansızlığı sebebiyle ilanen tebliği cihetine gidildiği, ilan yazısının mükellefin en son adresinin bağlı bulunduğu Yakınca Mahalle Muhtarlığına 02/09/2016 tarihinde gönderildiği ve bu haliyle ilanen tebliğin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte bulunan şekline uygun olarak tamamlandığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ise dava konusu edilmeyerek kesinleştiği ve amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil imkanının kalmadığı, buna göre şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emri içeriği amme alacağının zamanaşımına uğradığı, yeminli mali müşavir üretim tasdik raporunda da belirtildiği üzere üretim taahhütlerinin yerine getirildiği, asıl borçlu şirkete usulüne uygun tebligat yapılmadan düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu davanın reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Boya İnşaat Kimya Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2009 yılının Aralık dönemine ait özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile aynı döneme ait özel usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 35. maddesinde; limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacağı hükmü yer almaktadır.
06/06/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesiyle 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine eklenen 2. fıkrayla; ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacakları kuralı getirilmiştir.
Öte yandan, 6183 sayılı Kanun'un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde; tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını, tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükteki şekliyle "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinde, bu Kanuna göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tespit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen adresler (ilgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla), bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tespit edilen adresler olduğu; mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanının nazara alınacağı; "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103. maddesinde, muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, muhatabın bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden gönderilmiş olan mektubun geri dönmesi, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması, yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması durumlarında, tebliğin ilan yoluyla yapılacağı 104. maddesinin 2. fıkrasında ise, ilan yazısının bir suretinin mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderileceği hükümleri yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden, asıl borçlu şirkete ait 2009 yılının Aralık dönemine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizlerinin tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca dava dışı bir başka ortak adına 15/04/2015 tarihinde düzenlenen ödeme emrinin; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 104. maddesinde ilan yazısının bir suretinin mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderileceğinin hüküm altına alındığı, asıl borçlu … Boya İnşaat Kimya Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ödeme emrine ilişkin ilan listesinin bir örneğinin Zaviye Mahallesi Muhtarlığı'na gönderildiği, anılan şirketin en son adresinin bağlı olduğu muhtarlığın ise, Yakınca Mahallesi olduğu, dolayısıyla ilan yazısının bir örneğinin ilgili muhtarlığa gönderilmediği, amme alacağının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tebligatında 213 sayılı Kanun hükümlerine uyulmadığından amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleştiğinin ortaya konulamadığı gerekçesiyle iptaline dair ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… kararının Dairemizin 15/12/2020 tarih, E:2016/8556, K:2020/5130 sayılı kararıyla onandığı ve davalı idarenin karar düzeltme talebinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, her ne kadar ihtilaf konusu döneme ilişkin olarak amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri 14/04/2015 tarihinde ilanen tebliğ edilmiş ise de, söz konusu ödeme emrinin tebliğinde 213 sayılı Kanun hükümlerine uygunluk bulunmadığının anılan yargı kararları uyarınca ortaya konulmasının akabinde ödeme emri içeriği amme alacaklarının asıl borçlu şirkete 15/08/2016 tarihinde ilanen tebliğ edildiği ve ilan yazısının bir örneğinin şirketin bağlı olduğu Yakınca Mahallesi Muhtarlığı'na 02/09/2016 tarihinde gönderildiğinin anlaşılması karşısında, amme alacağının asıl borçlu şirket üzerinde usulüne uygun olarak kesinleşmesinden daha önce 01/03/2016 tarihinde davacıya tebliğ edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
-
Temyiz isteminin kabulüne,
-
… Bölge İdare Mahkemesi . . . Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararınınn BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
-
Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 13/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı