Danıştay 7. D 2023/4197 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 7. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/4197
7 Kasım 2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/3668 E. , 2023/4197 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3668
Karar No : 2023/4197
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Kapıkule Gümrük Müdürlüğünden Gürbulak Gümrük Müdürlüğüne sevk edilen ... tescil tarihli ve ... sayılı ile ... tescil tarihli ve ... sayılı TIR karneleri muhteviyatı eşyanın varış gümrük idaresine intikal ettirilmeyerek TIR işleminin usulüne uygun olarak sonlandırılmadığından bahisle eşyaya isabet eden gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergisi ve ek mali yükümlülüğün kefil kuruluş sıfatıyla davacıdan istenilmesine ilişkin işlemin; ... sayılı TIR karnesi bakımından azami sorumluluk miktarını aşan kısmının, ... sayılı TIR karnesi bakımından ilave gümrük vergisine ilişkin kısmının ve her iki karne bakımından ek mali yükümlülüğe ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, olayda, varış gümrüğünde işlem görmeyen TIR karnelerinin usulüne uygun olarak sonlandırılmadığının sabit olduğu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile davacı arasında imzalanan 22/06/2017 tarihli protokolün 8. maddesi ile gümrük idaresi tarafından kefil kuruluştan talep edilecek azami tutarın, beher TIR Karnesi için 100.000 (yüzbin) Avro olarak belirlendiği, asıl sorumludan tahsil edilemeyen kamu alacağının müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla kefil kuruluş olan davacıdan tahsili için eşyanın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 23. ve devamı maddeleri uyarınca saptanan gümrük kıymeti esas alınarak hesaplama yapılan olayda, dava konusu işlemin ... sayılı TIR karnesi bakımından azami sorumluluk miktarı olan 100.000 Avro'ya karşılık gelen 604.950,00 TL'ye isabet eden kısmında hukuka aykırılık; aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, ilave gümrük vergisinin, müstakil bir vergi niteliği taşımayıp, mevcut gümrük vergisi oranlarında, bazı ürünlerde ve eşyanın bazı ülke menşeli olmaları durumunda yapılan bir artış olduğu, bu nedenle gümrük vergisinden ayrı olarak düşünülemeyeceği dikkate alındığında, TIR Sözleşmesinin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "gümrük kanun ve düzenlemeleri uyarınca alınması gereken ithal vergileri" kapsamına girdiği gerekçesiyle dava konusu işlemin; ... sayılı TIR karnesi bakımından ilave gümrük vergisi ve azami sorumluluk miktarına isabet eden kısmı ve ... sayılı TIR karnesi bakımından ilave gümrük vergisine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine; ... sayılı TIR karnesi bakımından azami sorumluluk miktarını aşan kısmının iptaline karar verilmiş, davacıdan nispi karar harcı alınmasına hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların davanın reddine ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, dava konusu işlemin ek mali yükümlülüğe isabet eden kısmına gelince, ek mali yükümlülük, mevcut gümrük vergisi oranlarında, bazı ürünlerde ve eşyanın bazı ülke menşeli olmaları durumunda yapılan bir artış niteliğinde olduğundan, gümrük vergisinden ayrı olarak değerlendirilemeyeceği dikkate alındığında, TIR Sözleşme'sinin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "gümrük kanun ve düzenlemeleri uyarınca alınması gereken ithal vergileri" kapsamına girdiği sonucuna varıldığından, yükümlüden tahsil edilemeyen ek mali yükümlülüğün, müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla kefil kuruluştan istenilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, tarhiyat veya ceza kesme işlemi niteliği taşımayan ödeme talebinin dava konusu edildiği, uyuşmazlıkta 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı ''Vergi Yargısı Harçları'' bölümünün nispi harçlara ilişkin II. kısmının (a) bendinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen de kabulüyle davacıdan nispi karar harcı alınmasına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra, davacıdan maktu karar harcının alınmasına hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İlave gümrük vergisi ve ek mali yükümlülüğün yerli ürünlerin korunması amacıyla getirilmiş mali yük niteliğinde olması nedeniyle TIR Sözleşmesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca taraflarından talep edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin ... sayılı TIR karnesinin ek mali yükümlülüğe ilişkin kısmı yönünden, ek mali yükümlülüğün yerli ürünlerin korunması amacıyla getirilmiş ek mali yükümlülük niteliğinde olması nedeniyle TIR Sözleşmesinin 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kefil kuruluştan talep edilemeyeceği gerekçesiyle anılan kısım yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması; dava konusu işlemin ... sayılı TIR karnesine ilişkin kısmında, gümrük ve katma değer vergilerinin iptali istenilmediğinden, gümrük ve katma değer vergileri toplamı olan 698.963,11 TL'lik tutar açısından ödeme talebi kesinleşmiş olup, anılan tutar azami sınırı aştığından dava konusu edilen miktarın ek mali yükümlülük ve ilave gümrük vergisini içermediği anlaşıldığından, temyiz isteminin anılan alacak kalemleri yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkraları yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerekirken esastan reddine ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
T.C. Anayasası'nın 73. maddesinin 3. fıkrasındaki, “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” hükmü ile vergi, resim, harç ve mali yükümlülüklerin kanuniliği ilkesi benimsenmiş olup, 167. maddesinin 2. fıkrasıyla, dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koyma ve bunları kaldırma hususunda kanunla Cumhurbaşkanına yetki verilebileceği düzenlenmiştir. Anayasal düzenlemelerin verdiği yetkiyle çıkartılan 02/02/1984 tarihli ve 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, dış ticaretin, ülke ekonomisinin yararına düzenlenmesini sağlamak amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler konulması ve kaldırılması, bu yükümlülüklere ilişkin esasların tespit edilmesi ve oluşan fonların kullanılmasının bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği, 2. maddesinde, Cumhurbaşkanının bu Kanun kapsamındaki konularda düzenlemeler yapmaya yetkili olduğu, 3. maddesinde ise, ithalat, ihracat veya dış ticaret işlemleri üzerine konulan ek mali yükümlülüklerin nev'i, miktarı, tahsili, takibi ve iadesi, gerektiğinde bütçeye irat kaydedilmesi, bir fonda toplanması ve fonun kullanım esaslarının Cumhurbaşkanı Kararında gösterileceği hükmüne yer verilmiştir.
TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Taşınmasına Dair Gümrük Sözleşmesi'nin (TIR Sözleşmesi) 8. maddesinin 1. fıkrasında, TIR işlemleri ile ilgili olarak bir yolsuzluğun tespit edildiği ülkedeki gümrük kanunlarına ve yönetmeliklerine göre ödenmesi gereken ithal veya ihraç vergi ve resimleri ile bunlara ilişkin gecikme faizlerini kefil kuruluşun ödeyeceği; kuruluşun, ilgili şahıslardan tahsil edilecek paraların ödenmesinden, bu şahıslarla müştereken ve müteselsilen mesul olduğu belirlenmiş olup, anılan Sözleşmenin, bu alacak türlerinin tanımının verildiği 1. maddesinin 1. fıkrasının (f) alt paragrafının açıklama notunda, yerli ürünlerin dolaysız olarak korunması amacıyla ithalattan alınan vergilerin, bahsi geçen Sözleşmeye göre kefil kuruluşun sorumluluğu kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin; ... sayılı TIR karnesi bakımından ilave gümrük vergisine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu işlemin ek mali yükümlülüğe isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Yukarıda yer verilen hükümler göz önüne alındığında, 4458 sayılı Gümrük Kanunu dışında kalan mevzuattan kaynaklanan ek mali yükümlülüğün davacıdan istenemeyecek olduğunun anlaşılması karşısında, dava konusu işlemin ek mali yükümlülüğe ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiş olup, dava konusu işlemin TIR karnelerinden kaynaklanan ek mali yükümlülüğe isabet eden kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.
Öte yandan, İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda yargı yerlerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır.
Bu itibarla, dava dilekçesinde davacı tarafından dava konusu işlemin ... sayılı TIR karnesinden kaynaklanan azami garanti limitini aşan kısım iptal istemine konu edilmesine karşın, ilk derece mahkemesince davacının talebini aşar şekilde anılan TIR karnesi muhteviyatı eşyaya ilişkin tahakkuk tablosunda yer almayan ilave gümrük vergisi ve azami sorumluluk miktarına isabet eden tutar yönünden de hüküm kurulmuş olması taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil etmekte olup, bahsi geçen yönde verilen mahkeme kararının anılan hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesinde de hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
-
Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
-
. . . Bölge İdare Mahkemesi . . . Vergi Dava Dairesinin . . . tarih ve E:. . . , K:. . . sayılı kararının, . . . sayılı TIR karnesi bakımından ilave gümrük vergisine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
-
Kararın dava konusu işlemin TIR karnelerinden kaynaklanan ek mali yükümlülüğe isabet eden kısmı ile . . . sayılı TIR karnesinin ilave gümrük vergisi ve azami sorumluluk tutarına isabet eden kısmına ilişkin davanın reddi yolundaki hüküm fıkralarının ise BOZULMASINA,
-
Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
-
Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
-
Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 07/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı