Danıştay 7. Daire 2025/43 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Daire

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Esas No

2025/43

Karar No

2025/3223

Karar Tarihi

14 Ekim 2025

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2025/43 E. , 2025/3223 K.

"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/43
Karar No : 2025/3223 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına 2023 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 11 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın faturasında gösterilen kıymetinin gözetim ve referans kıymete yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyan edilerek fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergilerinin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutarından fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itiraz üzerine verilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle oluşan işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından beyan edilen kıymetin, gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmadığı, gözetim belgesi ibraz zorunluluğun tespitinde uygulanacak değer olduğu, gümrük kıymeti olarak kabul edilemeyecek olan bu kıymetin yurt dışı gider şeklinde beyan edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen ve fazladan ödenen vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itiraza ilişkin işlemde hukuki isabet bulunmadığı; fazladan ödenen tutarın, ... ve ... tarih ve sayılı beyannameler bakımından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 07/11/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7190 sayılı Kanun ile değişik 216. maddesi gereğince, iadesi istenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında; diğer 9 adet beyannamenin faiz istemi yönünden ise, beyannamelerin tescil tarihinin, 4458 sayılı Kanun'un 216. maddesinin 10/04/2023 tarih ve 32159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7451 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle "6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi" ibaresinin "yasal faiz" olarak değiştirilme tarihi sonrasına ilişkin olduğundan, söz konusu beyannamelere isabet eden iadesi gereken vergilerin tahsil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan ödenen tutarın ... ve ... tarih ve sayılı beyannameler bakımından tecil faizi; diğer dokuz adet beyanname bakımından yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin 28/07/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 18/07/2021 tarih ve 7333 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle değişik ve beyannamelerin tescil tarihlerinde yürürlükteki halinden ve söz konusu Kanun değişikliğine ilişkin gerekçeye yer verildikten sonra, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin davacının kendi beyanı ile arttırılması sonucunda tahakkuk ettirilerek ödenen vergilerin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında geri verilmesi talebinin reddine dair karara vaki itiraza ilişkin işlemin gözetim kıymete isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; Gümrük Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendinde, ticaret politikası önlemlerinin gözetim, korunma önlemleri, miktar kısıtlamaları ve ithalat veya ihracat yasaklamaları gibi eşyanın ithal ve ihracı ile ilgili hükümlerle belirlenmiş tarife dışı önlemleri ifade ettiği, bu önlemlerle idarenin yasalarca kendisine verilen yetkiler çerçevesinde ithalat ve ihracat işlemlerinin belirlenen politikalar çerçevesinde yürütülmesini sağlamayı ve her türlü denetleme, inceleme ve araştırma yapabilmeyi hedeflediği, bu kapsamda ithal edilen eşyanın insan, bitki ve çevre sağlığına olabilecek zararlı etkilerinin engellenmesi veya ithal edilen eşya miktarının yerli üreticiyi olumsuz etkileyecek oranda artıp artmadığının belirlenmesi ve bu suretle, gerçek kıymetler üzerinden tahakkuk ettirilecek vergilerin ödenmesi sağlanarak kamu zararı oluşmasının engellenmesinin idarenin yetki ve görevinde olduğu ve bu çerçevede yapacağı işlemlerin yükümlüler açısından haksız zorlama olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; davalı idarece kabul edildiği üzere "referans/veri fiyat bilgilerinin" kıymet tespitinde gümrük idaresinin beyanın gerçekliği ve doğruluğu konusunda yapılacak incelemede yol gösterici mahiyette kullanıldığı, bu haliyle emsal-referans kıymeti uygulamasının bir ticaret politikası önlemi değil, eşyanın gerçek kıymetinin bulunması ve idareye yön göstermek amacıyla belirlenen bir değer olduğu dikkate alındığında, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde yapılan değişikliğin, emsal-referans kıymet uygulamasından kaynaklanan geri verme taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin bir değişiklik getirmediği sonucuna ulaşıldığı, olayda, beyannamelerde yer alan eşyaya ilişkin fatura kıymeti ile yurt dışı gider altında beyan olunan kıymet arasında fark olduğu, vergi tahakkuk ve tahsilinde fatura bedelinin gerçeği yansıtmadığı yönünde herhangi bir tespitin bulunmadığı, dolayısıyla beyan ile fatura arasındaki farkın serbest iradeyle beyan edildiğinin kabulünün bu yönüyle hayatın olağan akışı ve ticari hayatın gerçekleriyle bağdaşmayacağı, eşyanın kıymetinin gerçek satış bedeline göre düşük olduğu hususunun ihracatçı firma piyasasında ve ihracatçı ülke yetkili makamları nezdinde araştırılmadığı, öte yandan davacının kendi iradesiyle eşyanın satış bedelinin üzerine çıkacak şekilde belli bir tutarı yurt dışı gider olarak beyanına eklemesi ve bu tutar üzerinden vergi ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin referans kıymete isabet eden kısmında ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararının dava konusu işlemin gözetim kıymete isabet eden kısmının iptaline ve bu tutara isabet eden faiz isteminin beyannamelerin tescil tarihleri dikkate alınarak tecil ve yasal faiz ile ödenmesine ilişkin hüküm fıkralarına yönelik olarak davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, anılan hüküm fıkralarının kaldırılmasından sonra bu kısım yönünden davanın reddine; Kararın, dava konusu işlemin eşyanın kıymetinin, referans kıymete yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği ileri sürülen vergilere isabet eden kısmının iptaline ve bu miktarlara isabet eden faiz isteminin beyannamelerin tescil tarihleri dikkate alınarak tecil ve yasal faizle ödenmesine ilişkin hüküm fıkralarına yönelik istinaf başvurusunun ise yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Gözetim Tebliği'nde belirlenen kıymetten daha yüksek tutarda kıymet artırımına zorlandıkları; davalı idarece, davacının kendi iradesiyle beyanda bulunduğu, idarenin herhangi bir baskı ve zorlamasının bulunmadığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket adına 2023 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 11 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın faturasında gösterilen kıymetinin gözetim ve referans kıymete yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyan edilerek fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergilerinin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutarından fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itiraz üzerine verilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle oluşan işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin ise, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinin 1. fıkrasında, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergiler, ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat veya ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, mevzuatımızda, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu Anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında; aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan ve temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin gözetim kıymete isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Kararın, dava konusu işlemin eşyanın kıymetinin, referans kıymete yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği ileri sürülen vergilere isabet eden kısmının iptaline ve bu tutara isabet eden faiz isteminin beyannamelerin tescil tarihleri dikkate alınarak tecil ve yasal faizle ödenmesine ilişkin hüküm fıkralarına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince; Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş; bazı dönemlerde de Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce belirli bir eşyaya yönelik olarak çıkarılan ve ilgili gümrük müdürlüklerine bildirilen genel yazılarla, gözetim kıymet uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması getirilmiştir. İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır. Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğlerle, önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmına karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır. Her ne kadar Vergi Dava Dairesince; 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesindeki değişikliğin referans kıymet uygulamasından kaynaklı geri verme taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin herhangi bir düzenleme öngörmediği gerekçesiyle karar verilmiş ise de; olayda tamamen yükümlünün kendi iradesiyle beyan edilen kıymetin esas alındığı ve yukarıda değinilen Danıştay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesine istinaden kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilmiş vergilerin iade istemine konu olabilmesi için aranan yanlışlıkla alındığı veya fuzulen tahsil olunduğu anlaşılan bir verginin bulunmadığı açık olduğundan, dava konusu işlemin referans kıymete isabet eden kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, bölge idare mahkemesi kararının dava konusu işlemin referans kıymetine ilişkin kısmının iptaline ve bu kısma isabet eden tecil ve yasal faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkralarının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin ise reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Kararın, iptale ve iadeye ilişkin hüküm fıkralarının ise BOZULMASINA, 4.Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. ... TL maktu harç tutarının, Mahkemece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 6. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,14/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan temyiz istemlerine konu edilen kararın iptale ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, davalı idarece temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının da onanması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.