SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 6. D 2023/6842 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/6842

Karar Tarihi

26 Eylül 2023

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5197 E. , 2023/6842 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No : 2022/5197

Karar No : 2023/6842

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı tarafından maliki olduğu Isparta ili, Merkez, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın ve bu taşınmaza komşu … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda parselasyon yapılmasına ilişkin Isparta Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun kabulüne ilişkin Isparta Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:… , K:… sayılı kararda;dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile Mahkemenin E:… sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporu ve ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; davaya konu … sayılı parselin doğusundan geçen 10 metrelik taşıt yolunun … sayılı parsel tarafında kalan ve parselin kuzeyinde yer alan kaldırım genişliğinin daraltıldığı, böylelikle 10 metrelik taşıt yolunun her iki tarafındaki kaldırım genişliğinin aynı hale getirildiği, yol güzergahının ve derecesinin değiştirilmediği, kaldırım genişliğindeki daraltma nedeniyle yoldan ihdasın oluştuğu, kaldırım genişliğindeki daraltmanın plan bütünündeki ulaşım sistemini ya da kademelenmesini etkileyecek ya da değiştirecek bir değişiklik olmadığı, diğer bir ifadeyle, plan bütünündeki ulaşım sistemi için zorunlu ve gerekli olmadığı, dolayısıyla revizyon imar planında dava konusu alanda yapılan söz konusu değişikliğin yapılmasında herhangi bir zorunlu nedenin bulunmadığı anlaşıldığından, davaya konu revizyon imar planının dava konusu taşınmazlara (… ada … ve … parsele) ve bu taşınmazların önünde yer alan kaldırıma ilişkin kısmının imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve teknikleri ile kamu yararına uygun olmadığı, dava konusu Isparta Belediye Encümeninin … tarihli … sayılı kararıyla kabul edilen parselasyon işlemi açısından ise; parselasyonun askı süresinin son günü olan 06.09.2004 tarihini takip eden 60 günün sonu olan 05.11.2004 tarihinde itirazın zımnen reddedilmiş sayılacağı, bu kapsamda davacının bu tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen 60 günlük dava açma süresi içinde en son 04.01.2005 tarihine kadar davasını açması gerektiği, bu süreler geçtikten çok sonra açılan davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle Isparta Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının dava konusu taşınmazlara (… ada … ve … parsele) ve bu taşınmazların önünde yer alan kaldırıma ilişkin kısmının iptaline, dava konusu Isparta Belediye Encümeninin … tarihli … sayılı kararıyla kabul edilen parselasyon işlemi yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda, davacı tarafından iptali istenilen maliki olduğu Isparta ili, Merkez, … mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın ve bu taşınmaza komşu … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alana ilişkin olarak hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun … tarih ve … sayılı Isparta Belediye Meclisi kararıyla onaylandığı, söz konusu kararın 22.01.2007- 23.02.2007 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, askı süresi içerisinde davacı tarafından herhangi bir itirazda da bulunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu imar planının kesinleştiği tarih olan 23.02.2007 tarihini izleyen günden itibaren beş yıl içerisinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 28.07.2020 tarihinde açılan bu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu planın iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın bu kısmı hakkında da davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, parselasyon işlemi yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın istinaf başvurusuna konu edilmeyerek kesinleştiği görüldüğünden uyuşmazlık dava konusu plan işlemi yönünden incelendi ve gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davcının maliki olduğu Isparta İli, …, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz ve taşınmaza komşu parsel olan … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Isparta Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararı ile parselasyon yapıldığı, aynı alanda Isparta Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun kabul edildiği, davacı tarafından anılan düzenlemeler ile komşu parselin inşaat yapılabilecek hale getirildiği ve komşu parselde yapılacak olan yapının çekme ve yaklaşma mesafelerinin mevzuata uyulmadan planlandığı belirtilerek bu hususta gerekli işlemlerin yapılması istemiyle 16/06/2020 tarihli dilekçe ile Isparta Belediye Başkanlığına bavuruda bulunulduğu, 25/06/2020 tarihinde yapılan plan değişiklikleriyle kendi parselleri aleyhine komşu parsel lehine düzenlemeler yapılarak mağdur edildiğinden bahisle mağduriyetinin giderilmesi talebiyle yeniden başvuruda bulunulduğu, 26/06/2020 tarihli Isparta Belediye Başkanlığı yazısıyla yapılan uygulamaların mevzuata uygun olduğu, 12/01/2007 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının uygulanmasının esas olduğu, komşu parsele verilen imar durum belgesinin mevzuata uygun olduğunun belirtildiği, 29/07/2020 tarihinde ise; dava konusu … ada, … sayılı parselde Isparta Belediye Meclisinin 12/01/2007 tarihli uygulama imar planına dayanılarak yapı ruhsatının onaylandığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından, davalı idarenin 26/06/2020 tarihli cevap yazısı ile aynı tarihte komşu parselde zemin etüdü çalışmalarının başlaması üzerine durumdan haberdar olunduğu belirtilerek, Isparta Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı parselasyon işlemi ile dava konusu parselde yapılan inşaat ruhsatının dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonuna ilişkin Isparta Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle 28/07/2020 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış (60) gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmış, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış (60) gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı kurala bağlanmıştır.

Öte yandan, 14.02.2020 tarih ve 7221 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesine, "Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir" hükmü eklenmiştir. 20.02.2020 tarih ve 31045 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7221 sayılı Yasanın 38.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde de, "Bu Kanunun; a) 6 ncı maddesiyle 3194 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin sonuna eklenen paragrafın birinci cümlesi hükümleri 1/7/2020 tarihinde" yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullardandır. Yapılan düzenlemelerde istikrar, belirlilik ve öngörülebilirlik göz önünde bulundurularak hukuki güvenlik sağlanır. Bireyin insan olarak varlığının korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin sağlanması zorunludur. Devlet açık ve belirgin hukuk kurallarını yürürlüğe koyarak bunları uyguladığı zaman hukuk güvenliği sağlanır.

Yasaların kural olarak yayımlandıkları tarihte yürürlüğe girecekleri ve bu tarihten sonraki olay ve hukuki uyuşmazlıklara uygulanacakları tabiidir.

Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesinin (AYM) çeşitli kararlarında, kanunların geriye yürümezlik ilkesi tartışılmıştır. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin ön koşulları arasında hukuki güvenlik ilkesi bulunmaktadır. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ortak değerdir. Kural olarak hukuki güvenlik, kanunların geriye yürütülmemesini zorunlu kılar. Daha önce tesis edilmiş bulunan işlemlerin doğurduğu hukuki sonuçları ortadan kaldıracak şekilde yasama tasarrufunda bulunulması, hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturur. “Kanunların geriye yürümezliği ilkesi” uyarınca kanunlar, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirmesi, kazanılmış hakların korunması, mali hakların iyileştirilmesi gibi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılır. Yürürlüğe giren kanunların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması, hukukun genel ilkelerindendir. (AYM, 13/2/2019 tarih ve E:2018/103, K:2019/4 sayılı karar).

Ancak kanun koyucunun kişilerin lehine haklar sağlayan kanuni düzenlemeleri geçmişe etkili olarak kanun yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğuna kuşku yoktur (AYM, 28/12/2017, E.2016/150, K.2017/179 sayılı karar).

Kazanılmış haklara saygı ilkesi, hukukun genel ilkelerinden biri olup hukuk güvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın yeni kanundan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir (AYM, 28/12/2017 tarih ve E:2016/150, K:2017/179 sayılı karar).

7221 sayılı Kanunla 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesine eklenerek 20.02.2020 tarih ve 31045 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 38.maddesi gereğince 01.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren "Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir" hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2020 tarihinden önce kesinleşen imar ve parselasyon planları için uygulanıp uygulanamayacağı uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır.

Düzenlemede beklenen kamu yararının, "imar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla (7221 sayılı Kanunun 6.maddesinin gerekçesi)" tesis edildiği kabul edilmekle birlikte bu konuda bireylerin haklarının ve hukukun genel ilkelerinin de göz önünde bulundurulması hukuk devletinin bir gereğidir.

Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararlarından, hukuki güvenlik ilkesinden hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınması gerektiği anlaşılmakta olup kural olarak hukuki güvenlik ilkesi, kanunların geriye yürütülmemesini gerekli kılmaktadır. Uyuşmazlığa konu düzenlemenin daha önce tesis edilmiş bulunan işlemlerin doğurduğu hukuki sonuçları ortadan kaldıracak şekilde yorumlanması, hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturacağı gibi hukukun genel ilkelerinden biri olan kazanılmış haklara saygı ilkesinin de zedelenmesine neden olacaktır.

Düzenlemede, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş imar planı ve parselasyon işlemlerine dava açılması durumunda dava açılmasını engellemeye yönelik hak düşürücü nitelikte olan 5 yıllık sürenin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir hüküm yer almamaktadır. Bu açıdan bakıldığında düzenlemenin, 7221 sayılı Kanunun 6. maddesi ile yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş imar planı ve parselasyon işlemlerini de kapsayıp kapsamadığı hususunda tereddüt bulunmaktadır. Bu durumda, yapılan düzenlemenin kanunların geriye yürütülmemesi ilkesinin istisnaları kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekmektedir.

7221 sayılı Kanunun 6. maddesi ile getirilen sınırlama, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirmesi, kazanılmış hakların korunması, mali hakların iyileştirilmesi gibi ayrıksı bir durum kapsamında değerlendirilemez.

Bu sebeple, 7221 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce, 2577 sayılı Kanunun 7/4 maddesi uyarınca düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planlarına karşı uygulama işlemi üzerine yasal dava açma süresi içinde dava açabileceklerine dair düzenlemeden faydalanma hakkına sahip kişilere yönelik 7221 sayılı Kanunun dava açma süresini beş yıl olarak sınırlayan hükmünün geriye dönük olarak uygulanması hukuka olan güven duygusunu zedeler ve hukuk güvenliği ilkesi ile de bağdaşmaz.

7221 sayılı Kanunun 6. maddesi ile getirilen düzenlemenin, yasanın yayım tarihinden önce kesinleşmiş imar planı ve parselasyon planlarına karşı dava açma süresini beş yıl olarak sınırlandırdığı biçiminde yorumlanması yasa hükmünün geriye yürütülmesi anlamına gelmekte ve Anayasa'da yer alan hukuk devleti kapsamındaki hukuk güvenliği ilkesi ile bağdaşmamaktadır.

Öte yandan, imar planları düzenleyici işlemler olduğundan uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğunda ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğunda tartışma bulunmamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, Isparta Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen düzenleyici işlem niteliğindeki 1/1000 ölçekli imar planı revizyonunun askı ilan süresi içinde itiraz bulunmadığından askı süresi sonunda kesinleştiği ve askı tarihinin son gününden itibaren 60 gün içinde iptali istemiyle komşu parsel maliki olan davacı tarafından dava açılmamış ise de; dava konusu plan revizyonuna dayanılarak komşu parsele 29/07/2020 tarihinde yapı ruhsatı verildiği, davacı tarafından 16/06/2020 ve 25/06/2020 tarihlerinde yapılan başvurulara, davalı idarece 26/06/2020 tarihinde verilen cevabi yazı ve aynı tarihte zemin etüdü çalışmalarına başlanılması üzerine inşâi faaliyetten haberdar olunduğu dikkate alındığında; komşu parselde yapılacak olan yapının mevzuata aykırı planlandığı ileri sürülerek gerekli işlemin yapılması istemiyle 16/06/2020 tarihinde davalı idareye yapılan başvuru ile en erken bu tarih itibarıyla inşâi faaliyetin davacının bilgisi dahiline girdiği ve 28/07/2020 tarihinde açılan davanın imar planı yönünden süresinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, temyize konu dava konusu imar planı yönünden işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

  2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın imar planına ilişkin kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın bu kısmının süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

  3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/09/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim