Danıştay 6. D 2023/7609 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/7609
18 Ekim 2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/3991 E. , 2023/7609 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/3991
Karar No : 2023/7609
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALILAR)
1. ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
2. ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVACI) ... Barosu
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ... Sanayi AŞ
VEKİLİ : Av. ...
2. . . Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVACILAR : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2. ... Odası (... Şubesi)
VEKİLİ : Av. ...
3. ... Odası (... Şubesi)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I-(DAVACILAR)
1. ... Barosu 2. ...
3. ... Odası (... Şubesi)
4. ... Odası (... Şubesi)
II- (DAVALILAR)
1. ... Bakanlığı
2. ... Başkanlığı
III- (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER)
1. ... Sanayi AŞ
2. ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alana ilişkin olarak Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 20/07/2016 tarihinde onaylanan 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporları ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planı değişiklikleri ile sosyal altyapı alanı kapsamındaki kamusal nitelikli kentsel ve bölgesel spor alanının ticaret ve turizm kullanımları içeren bir çalışma alanına dönüştürüldüğü, getirilen yapılaşma koşulları ile yoğunluğun arttırıldığı ve alanın kamusal alan niteliğini yitirdiği, kentsel dokunun doluluk-boşluk dengesinin bozulduğu, kent ve bölge halkının ruhsal ve fiziksel gereksinimlerini karşılayacak ve sağlıklı gelişimini destekleyecek, erişilebilir konumdaki ve tekrar oluşturulması olanaklı görünmeyen bir spor alanının yitirildiği, önerilen kullanımların yoğun olan taşıt trafiğini daha da arttıracağı, gürültü kirliliğinin artabileceği, dava konusu imar planı değişikliklerinin plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü bozacak nitelikte, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılmadan ve kamu yararı gözetilmeden yapıldığı, kaldırılan spor alanının hitap ettiği hizmet alanı içinde aynı yüzölçümü ve konum özelliklerine sahip eşdeğer yeni bir alanın ayrılmadığı, uygulama imar planı değişikliğinde önerilen E=1.50 inşaat alanının ne kadarının ticaret fonksiyonu ne kadarının turizm fonksiyonu olarak kullanılacağının ayrıştırılmadığı, bunun uygulamanın nasıl yapılacağı konusunda belirsizliklere yol açtığı gerekçesiyle dava konusu 1/25000, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikleri ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin; imar mevzuatına, planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı, davanın ... Barosu yönünden incelenmesinden ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (a) fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunduğu, ... Barosu'nun dava konusu işlemle menfaat ilişkisi bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın ... Barosuna ilişkin kısmının ehliyet yönünden reddine, kalan kısım bakımından ise iptaline verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından; dava konusu alanda kentsel ve bölgesel spor alanından yararlanacak nüfusun ticari ihtiyaçları ile birlikte spor turizmini destekleyecek turizm fonksiyonlarının getirilmesi amacıyla imar planı değişikliklerinin yapıldığı, planlama alanına yürüme mesafesi içinde daha büyük bir alana konuşlu, kapasitesi daha yüksek ve daha çok spor dalına imkan tanıyacak bir spor kompleksinin taraflarınca yapıldığı, plan değişikliği ile alanın eski plandaki hali arasında trafik yükü açısından herhangi bir fark olmadığı, plan değişikliği ile ulaşım sisteminin olumsuz etkileneceğine yönelik kanaat somut delillerle ispat edilemediği, dava konusu taşınmazda spor faaliyetlerinin gerçekleştirilmesine yönelik Gençlik ve Spor Bakanlığınca herhangi bir yatırım programının bulunmadığı ve taşınmazın muhtelif spor tesislerinin yapımı için taraflarına devredilmesi neticesinde taşınmaz için yapılan imar planı değişikliği ile kentsel ve bölgesel spor alanı için aynı bölge içinde eşdeğer alan ayrılmasına gerek kalmadığı, ayrıca Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde söz konusu kullanım kararının kaldırılması halinde eşdeğer alan ayrılma zorunluluğu bulunmadığı, dava konusu taşınmazın taraflarına devredilmesi karşılığında 33.000 seyirci kapasiteli Antalya Stadyumu ile birlikte 10.000 seyirci kapasiteli kapalı spor salonu ve diğer spor tesislerinin yapımının gerçekleştirildiği, TOKİ tarafından kaynak geliştirme ve kentsel ve bölgesel spor alanından yararlanacak nüfusun ticari ihtiyaçları ile birlikte spor turizmini destekleyecek turizm fonksiyonlarının getirilmesi amacıyla imar planı değişikliklerinin yapıldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede turizm tesis alanlarında emsal 0.90, konut + ticaret alanlarında emsal 1.50 - 2.00 olduğu, plan değişikliğiyle ticaret + turizm alanında emsalin 1.50 olmasının karma kullanım getirilen alan için ayrıcalıklı bir yapılaşma koşulu olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından; dava konusu taşınmaza spor alanı olarak ihtiyacın olmadığına yönelik Spor Genel Müdürlüğünün beyanı bulunduğu, dava konusu taşınmazın komşuluğunda büyük bir spor kompleksi inşa edildiği ve bu kompleksin finansmanını sağlamak üzere plan değişikliği yapıldığından kamu yararı bulunduğu, ulaşım sisteminin etkileneceğine yönelik iddiaların somut verilere dayanmadığı, uygulama imar planı ile belirlenen yapılaşma koşullarının çevresi ile uyumlu olduğu ileri sürülmektedir.
Davacı ... Barosu tarafından; hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma, koruma ve bu kavramlara işlerlik kazandırma görevinin barolara verildiği, insan haklarını savunmak ve hukukun üstünlüğüne geçerlik kazandırmak için normlar hiyerarşisine uymayan durumlarda bu hiyerarşiye uyulmasının talep edildiği, baroların dava açma ehliyetinin mevcut olduğu, bu nedenle de şehircilik ilkelerine ve imar mevzuatına uygun olmayan plan için baronun dava açma ehliyetinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davalılar tarafından; temyiz edilen kararın aleyhlerine olan kısımlarında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan kararın bu kısımlarının onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahiller tarafından; savunma verilmemiştir.
Davacılar tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Davalı ... Barosu bakımından; baroların; mesleki bir örgüt olmanın ötesinde hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak gibi bir işlev yüklenmesi nedeniyle diğer meslek örgütlerinden farklı bir konuma sahip olduğu açıktır. Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını ilgilendiren konularda dava açma ehliyetinin bu durum göz önünde bulundurularak geniş yorumlanmak suretiyle saptanacağı da Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Bu itibarla, ... Barosu Başkanlığı'nın, çevre sorunlarına neden olabilecek dava konusu işlemin iptalini istemekte menfaat ilgisinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğundan, davacı baronun temyiz isteminin kabulü ile davanın ehliyet yönünden reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerekiği, davacıların temyiz isteminin ise reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının anılan kısma ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 40.000 m2 büyüklüğünde ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ve 306.250 m2 büyüklüğünde ... parsel sayılı taşınmaz meri nazım ve uygulama imar planlarında kentsel ve bölgesel spor alanı olarak planlanmış, dava konusu taşınmazın Toplu Konut İdaresine devri karşılığında nicelik ve nitelikleri Spor Genel Müdürlüğünce belirlenecek uluslararası standartlara haiz asgari 25.000-33.000 seyirci kapasiteli stadyum ile 10.000 seyirci kapasiteli spor salonu ve diğer spor tesislerinin ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde TOKİ tarafından Spor Genel Müdürlüğü nam ve hesabına gerçekleştirilmesine konu TOKİ ile Gençlik ve Spor Bakanlığı (Spor Genel Müdürlüğü), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü) ve Maliye Bakanlığı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü ) arasında 07.03.2012 tarihinde protokol imzalanmış, söz konusu taşınmaz 04.04.2013 tarihinde kamu kurumları arasındaki bedelsiz devir kapsamında TOKİ’ye devredilmiş, ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş ile TOKİ arasında 30.05.2017 tarihinde imzalanan protokol ile dava konusu taşınmaz ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş tarafından TOKİ’den satın alınmış, stadyum yapımına yönelik planlama çalışmaları kapsamında dava konusu taşınmaz Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği tarafından 20/07/2016 tarihinde onaylanan 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile ticaret-turizm alanı olarak planlanmış, E:1,50, Yençok:12 kat yapılaşma koşulları öngörülmüş ve bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesinde, "(1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. (3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur..." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı ... Barosu'nun temyiz istemi bakımından;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davacı ... Barosu bakımından davanın ehliyet yönünden reddine yönelik kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarelerin temyiz istemi bakımından;
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) alt bendinde; sosyal altyapı alanları, birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isim olarak tanımlanmış, 26. maddesinde de imar planlarında bulunan sosyal altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılamayacağı, zorunlu
hallerde böyle bir değişikliğin yapılabilmesi için, imar planındaki bir sosyal
altyapı alanının kaldırılabilmesinin ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge
içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabileceği hükme bağlanmıştır.
Sosyal altyapı niteliğindeki taşınmazlarla ilgili plan değişikliklerine saptanan kriterler doğrultusunda bir takım koşullar getirilmesindeki temel amaç bu yerlerin sağlıklı bir çevre oluşturmaları için korunmalarını sağlamaktır. Bu amacın gerçekleştirilmesi anılan yerlerin bulundukları alanda ihtiyaç duyulan ve en etkin bir biçimde hizmet götürebilecekleri işlev doğrultusunda değerlendirilmeleriyle mümkündür.
Kentsel ve bölgesel spor alanları kamusal alan niteliği olan sadece kentin bir kısmına değil bölgeye hitap eden alanlardır ve bu alanların büyüklüğüne göre yatırım kararları merkezi yönetimlerce de alınmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 12.453 kişi kapasiteli eski Antalya Atatürk Stadına yönelik 2011 yılında çürük raporu düzenlendiği ve bu yapının yıkıldığı, alanın park alanı ve meydan müzesi olarak düzenlenerek kentte doluluk boşluk dengesinin korunmaya çalışıldığı, dava konusu ...ada, ... parsele komşu ... parsel sayılı taşınmazda modern spor kompleksi inşasına yönelik 33.000 kişi kapasiteli stad ve 10.000 kişilik kapalı spor salonu yapılması amacıyla protokol imzalandığı, söz konusu protokol gereği kamuya ait taşınmazlar değerlendirilerek kamu yatırımlarının yönlendirildiği ve kamu yararı sağlandığı, yatırımcı kuruluş Spor Genel Müdürlüğü tarafından dava konusu taşınmaza ihtiyacı olmadığı belirtildiğinden bu alanda plan değişikliğini gerektiren objektif nedenlerin bulunduğu, bu bağlamda öncekine nazaran çok daha kapsamlı ve geniş bir spor alanının komşu parselde bölgeye kazandırıldığı anlaşıldığından bölgede eşdeğer alan ayrılmasına gerek olmadığı, yine getirilen kullanım kararları açısından değerlendirildiğinde, dava konusu alanda kentsel ve bölgesel spor alanından yararlanacak nüfusun ticari ihtiyaçları ile birlikte spor turizmini destekleyecek turizm fonksiyonlarının yerine getirilmesi amacıyla imar planı değişikliklerinin yapıldığı, taşınmazın etrafında turizm ve ticaret alanlarının bulunması nedeniyle çevre imar bütünlüğüne uyumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca, dava konusu alanda turizm alanlarında emsalin 0.90 olduğu, konut alanlarında emsali 1.20 ve konut + ticaret alanlarında emsalin 1.50 - 2.00 olduğu dava konusu plan değişikliğiyle ticaret + turizm alanında emsalin 1.50 olarak belirlenmesinin ayrıcalıklı bir yapılaşma koşulu oluşturmadığı da görülmüştür.
Öte yandan, karara esas alınan bilirkişi raporunda trafik yükünün artacağına yönelik değerlendirmelere yer verildiği fakat bu değerlenirmelerin somut verilere dayanmadığı, plan değişikliğine konu alanın ulaşım/trafik yükü ile ilgili olarak Antalya Büyükşehir Belediyesi, Ulaşım Master Planı kapsamında en yoğun trafik yüküne sahip kavşaklardan Antalyaspor Kavşağı’nda çalışmalar yapıldığı, Antalyaspor Kavşağı’nın kolları ve orta döner kavşak alanında sola ve sağa dönüşler için yol geçişlerinin planlanarak trafik yükünün azaltılmaya çalışıldığı ayrıca imar planının değiştirilmeden dava konusu taşınmazın bu şekilde kaldığı varsayıldığında yine nüfusu ve ulaşımdaki trafiği artırıcı etkisinin devam ettiği, dolayısıyla salt davaya konu imar plan değişikliği ile nüfusu ve trafiği arttırıcı etkiden söz edilemeyeceği, görülmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
-
2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne, davacı . . . Barosu'nun temyiz isteminin reddine,
-
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptaline kısmen ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu . . . Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesince verilen . . . tarih ve E:. . . , K:. . . sayılı kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA, iptale ilişkin diğer kısmın oyçokluğuyla BOZULMASINA,
-
Bozulan kısım bakımından yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile kararın anılan kısmının onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı