Danıştay 6. D 2023/10142 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/10142
27 Aralık 2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/1478 E. , 2023/10142 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/1478
Karar No : 2023/10142
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- .. Büyükşehir Belediye Başkanlığı
2. … Belediye Başkanlığı . …
İSTEMİN ÖZETİ : ... ili, Bahçelievler ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin... Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 21/06/2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…., K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, ... ili, Bahçelievler ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı hazineye ait taşınmaza ilişkin... Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 21/06/2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk devletinin temel ilkelerinden olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi, iptal davaları yoluyla sağlanır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu' nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen sübjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Dosyanın incelenmesinden, ... ili, Bahçelievler ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın hazineye ait olduğu, taşınmaz üzerinde davacıya ait 1969 yılında yapılan bina için 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi kapsamında … tarihli, … belge nolu yapı kayıt belgesi verildiği, taşınmaz üzerinde bulunan bina nedeniyle emlak vergisi ve ecrimisil ödendiği, davacı tarafından Emlak Müdürlüğüne taşınmazı satın almak için müracaatta bulunulması üzerine Bahçelievler Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün .. tarih ve … sayılı yazısı ile imar planlarında taşınmazın belediye hizmet alanı kullanımında kaldığı, bilgi evi projesi çalışması kapsamında taşınmaz üzerindeki işgalci konumunda bulunan binanın boşaltılmasının talep edilmesi üzerine dava konusu planlar ile taşınmazın "belediye hizmet alanı" kullanımına alındığının öğrenildiği belirtilerek, dava konusu planların iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu taşınmazın hazinenin mülkiyetinde olduğu, davacının taşınmaz üzerinde bulunan yapısı nedeniyle almış olduğu yapı kayıt belgesine ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğine dayanarak bakılan davayı açtığı, davacıya ait tapu tahsis belgesinin de bulunmadığı, davacıya ait taşınmazların güncel mülkiyet durumlarının UYAP ortamında incelenmesi sonucunda da dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olmadığının görüldüğü, imar planlarına karşı parsel bazlı açılacak olan davaların, bu planlardan doğrudan meşru ve güncel menfaati ihlal edilen parsel malikleri tarafından açılabileceği, parselde zilyet ya da işgalci konumunda bulunan ya da parselle herhangi bir ilgisi olmayan kişilerin doğrudan parsel bazlı dava açma haklarının bulunmadığı, davacının da dava konusu taşınmazda belirtilen şekilde mülkiyet ilişkisinin bulunmadığı anlaşıldığından dava açmakta meşru ve güncel menfaati bulunmadığı, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karar hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X): Uyuşmazlığın incelenmesinden, ... ili, Bahçelievler ilçesi, … Mahallesi, Ayazma Mevkii, … pafta, .. parsel sayılı taşınmazın hazine adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde davacıya ait 1969 yılında yapılan bina için 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi kapsamında … tarihli, … belge nolu yapı kayıt belgesi verildiği, taşınmaz üzerinde bulunan bina nedeniyle emlak vergisi ve ecrimisil ödendiği, davacı tarafından Emlak Müdürlüğüne taşınmazı satın almak için müracaatta bulunulması üzerine Bahçelievler Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile imar planlarında taşınmazın belediye hizmet alanı kullanımında kaldığı, bilgi evi projesi çalışması kapsamında taşınmaz üzerindeki işgalci konumunda bulunan binanın boşaltılmasının talep edilmesi üzerine dava konusu planlar ile taşınmazın "belediye hizmet alanı" kullanımına alındığının öğrenildiği belirtilerek, dava konusu planların iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu taşınmazın hazinenin mülkiyetinde olduğu, davacının taşınmaz üzerinde bulunan yapısı nedeniyle almış olduğu yapı kayıt belgesine ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğine dayanarak bakılan davayı açtığı, davacıya ait tapu tahsis belgesinin de bulunmadığı, davacıya ait taşınmazların güncel mülkiyet durumlarının UYAP ortamında incelenmesi sonucunda dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olmadığının teyit edildiği, imar planlarına karşı parsel bazlı açılacak olan davaların, bu planlardan doğrudan meşru ve güncel menfaati ihlal edilen parsel malikleri tarafından açılabileceği, parselde zilyet ya da işgalci konumunda bulunan ya da parselle herhangi bir ilgisi olmayan kişilerin doğrudan parsel bazlı dava açma haklarının bulunmadığı, davacının da dava konusu taşınmazda belirtilen şekilde mülkiyet ilişkisinin bulunmadığı anlaşıldığından dava açmakta meşru ve güncel menfaati bulunmadığı, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla anılan kararın değişik gerekçeyle onanmasına yönelik Dairemiz kararına katılmıyorum.
KARŞI OY (XX): Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı