Danıştay 6. D 2023/6788 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/6788
25 Eylül 2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/11149 E. , 2023/6788 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/11149
Karar No : 2023/6788
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Isparta ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, …ada, … ve …sayılı parsellerin bulunduğu alanda 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin Isparta Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlıkta, dava konusu belediye meclisi kararıyla, 3194 sayılı Yasanın Ek 8. maddesine aykırı olarak parsel bazında yoğunluk artışına sebep olacak şekilde imar planı değişikliği yapıldığı, öte yandan dava konusu plan değişikliği ile "sosyal altyapı alanı" olan park alanının kısmen küçültüldüğü, buna karşılık park alanının hitap ettiği hizmet etki alanı içinde yeterli eşdeğer yeni bir alanın ayrılmadığı, ayrılan park alanının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesinin 3.fıkrasının (b) bendine aykırı şekilde yüzölçümü bakımından yetersiz olduğu, park alanının korunmadığı, yine mezkur plan değişikliğinde kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerinin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporunun hazırlanması gerekirken bu raporun hazırlanmadığı anlaşıldığından, davaya konu işlemin imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve tekniklerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usule ilişkin olarak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda belirtilen koşulları taşımadığından davacının adli yardım talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının uyuşmazlığa ilişkin dava açma ehliyeti bulunmadığından ehliyet yönünden davanın reddedilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise; kamu yararı gözetilerek ve mevzuata uygun şekilde işlem tesis edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, Isparta ili, Merkez ilçesi, …Mahallesi, … ada, … ve … sayılı parsellerin bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin Isparta Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davası olarak tanımlanmaktadır.
2577 sayılı Kanunun 3. maddesinde; dilekçelerde gösterilmesi gerekli hususlar belirlenmiş, 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında; dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği, hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinde nazım imar planı; "varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan" olarak, uygulama imar planı ise; "tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlem ile ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi; kişisel, meşru ve güncel olması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, davacının menfaatlerini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve mâkul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatları ile belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüş ise de, bu kapsamda bulunmayan bir alanlara ilişkin olarak imar planının iptali istemiyle dava açabilmek için davacının dava açmakta menfaati olduğunu somut olarak ortaya koyması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, ''park alanı'' ve "konut alanı" kullanımlarında kalan özel mülkiyete konu parsellerin kullanım kararlarında değişikliğe gidilmesine dair 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının dava konusu edildiği ve davacının davayı yalnızca belde sakini (Isparta il sınırılarında ikamet eden bir vatandaş) sıfatıyla açtığı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresi sorgulandığında ikamet yerinin uyuşmazlık konusu taşınmazlara uzak bir konumda ve farklı mahallede yer aldığı, yine UYAP üzerinden Tapu Kadastro Bilgi Sistemindeki (TAKBİS) mal varlığı sorgulandığında ise uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu ya da yakın alanda üzerine kayıtlı bir taşınmazının bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda, davacının, dava konusu işlemler ile doğrudan bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, Isparta ilinde yaşayan bir kişi olarak açtığı bu davadaki istemlerinin çevre, tarihi, kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren hususlar kapsamında da değerledirilemeyeceği, dolayısıyla bakılan davayı açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
-
2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne,
-
Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/09/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY : 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır.
Dolayısıyla iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel menfaat ilişkisinin varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.
Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından; bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda da yorumlanması gerekmektedir.
Öte yandan, çevrenin, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, belde veya semt sakini sıfatıyla açılan davalarda, dava açma ehliyetinin daha geniş yorumlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiğine ilişklin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar dava konusu imar planı değişiklliklerine konu taşınmazın yer aldığı "... Mahallesi" sınırları içerisinde davacının maliki olduğu taşınmaz bulunmamakta, ayrıca davacı aynı mahalle sınırları içerisinde ikamet etmemekte ise de davacı tarafından; kanuna aykırı şekilde parsel bazında değişiklik yapıldığı, dava konusu parsellerin bir kısmının park alanından konut alanına alındığı, kaldırılan park alanının eşdeğer miktarda ve konumda başka bir alanda ayrılmadığı ve artan yoğunluğa karşılık gereken sosyal donatı alanlarının da belirlenmediği yolunda ileri sürülen iddialar ile açılmış olan bu davada dava konusu imar planlarının kamu yararını yakından ilgilendirdiğinin ve davacının anılan hususlara ilişkin dava açma ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı ile davalı yanında müdahilin dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin temyiz istemlerinin esasının incelenmesi gerektiği oyuyla davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği yolundaki Dairemiz kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı