SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 6. D 2023/8053 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/8053

Karar Tarihi

8 Kasım 2023

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/5905 E. , 2023/8053 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No : 2020/5905

Karar No : 2023/8053

DAVACILAR : 1- … Odası … Şubesi

VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

                                                     2.  …

32-…

VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

Av. …

33- … (Kendi adına asaleten)

DAVALI : … Bakanlığı/…

VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :Antalya ili, Serik ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, … parsel sayılı taşınmazların ve … parsel sayılı taşınmazın bir kısmına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 28.01.2020 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Antalya-Isparta-Burdur Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.

DAVACILARIN İDDİALARI : Dava konusu imar planlarının bütüncül bir analiz yapılmadan parsel bazlı olacak şekilde onaylandığı, imar planı değişikliğinin bilimsel, teknik ve nesnel bir gerekçesinin ortaya konulamadığı, Serik halkının kullanımında olan 247.700 m2'lik alanın dava konusu işlemle turizm tesis alanına dönüştürüldüğü ve ilçede yaşayan dar gelirlilerin sahillerden yararlanma hakkının engellendiği, önceden günübirlik tesis alanı olarak planlanan alanın Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yer almayan günübirlik kullanım alanı olarak değiştirildiği, ağaçlık alanların yapılaşmaya açıldığı, parsel ölçeğinde plan değişikliği yapılarak ayrıcalıklı bir bölge oluşturulduğu ileri sürmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu alanların öncesinde Serik Belediye Başkanlığı'na tahsis edildiği ancak süresi içinde tahsise yönelik iş ve işlemler gerçekleştirilmeyerek uyuşmazlık konusu alanda kaçak yapılaşma başladığından tahsis işleminin iptal edildiği, alandan halkın maksimum yararlanmasına yönelik plan değişikliği yapıldığı, günübirlik alan kullanımı yanında turizm tesis alanı olarak planlanmasında kamu yararı bulunduğu, bu alanın turizm sektörü adına Belek Turizm Merkezinin marka değerine katkı sağlayacağı ve turizm faaliyetlerinin üstün kamu yararı taşıdığı, alanda bulunan fıstık çamı ağaçlarının korunmasına yönelik plan hükümleri getirildiği, taraflarınca halkın faydalanmasına açık, girişi ücretsiz olan halk plajının hizmete açıldığı, yine alanın doğusunda Kadriye Halk Plajı ve Mesire Alanın hizmete açıldığı, Serik ilçesinde yaşayanların bu alanlardan yararlandığı, oluşturulan turizm tesis alanı için mevzuata uygun olarak yapılaşma koşulları getirildiği, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın dava konusu plan değişikliğine ilişkin askı süresi içinde itirazı bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava Antalya ili, Serik ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazların ve … parsel sayılı taşınmazın bir kısmına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan 28.01.2020 tarihli 1/100.000 ölçekli Antalya-Isparta-Burdur Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesinde Kültür ve Turizm Bakanlığının kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya yaptırmaya, re'sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.

Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin 19.maddesinin, 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.

Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır.

Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden dava konusu plan değişikliği ile dava konusu taşınmazların "günübirlik tesis alanı, turizm bölgesi, orman alanı (yangın üssü) ve kentsel ve bölgesel yeşil ve spor alanı" kullanımlarına ayrıldığı ,dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile toplam 247.709 m2 büyüklüğünde belirlenen turizm tesis alanının, dava açıldıktan sonra onaylanan çevre düzeni planı değişikliği ile küçültülerek 65.570 m2 büyüklüğünde turizm bölgesi olarak belirlendiği, 69554 m2 büyüklüğünde belirlenen günübirlik alanın yaklaşık iki katına çıkarılarak 132.646 m2 büyüklüğünde günübirlik tesis alanı olarak yeniden düzenlendiği, 48.949 m2 büyüklüğünde belirlenen orman yangın üssünün ise yaklaşık üç katına çıkarılarak 146.925 m2 büyüklüğünde yeniden düzenlendiği, ayrıca dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinden farklı olarak 15.906 m2 büyüklüğündeki alanın ise kentsel ve bölgesel yeşil ve spor alanı olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile, doğrudan turizm amaçlı yapılaşmaya imkan veren turizm tesis alanı kullanımına ayrılan ve toplam 247.709 m2 büyüklüğündeki alanın, dava açıldıktan sonra onaylanan çevre düzeni planı değişikliği ile küçültülerek 65.570 m2 büyüklüğünde turizm bölgesi olarak belirlendiği, kullanım kararında yapılan bu değişikliğin, çevre düzeni planı değişikliğine ilişkin plan hükümleri de göz önünde bulundurulduğunda, 21/11/1984 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Belek Turizm Merkezi olarak belirlenen alan sınırlarında kalan dava konusu taşınmazların turizm merkezi sınırlarında gösterilmesine yönelik olduğu ve turizm bölgesi kullanım kararının doğrudan yapılaşmaya yönelik olmadığı açıktır.

Dolayısıyla, yapılan bu değişiklik ile, veri olarak çevre düzeni planına işlenmesi gereken, 21/11/1984 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Belek Turizm Merkezi olarak belirlenen alan sınırlarının çevre düzeni planında güncellendiği, dava konusu alanda, turizm tesis alanı ve diğer turizm amaçlı kullanımların yapılabilmesine ilişkin hususların ise tamamen alt ölçekli plan çalışmalarına bırakıldığı, bu nedenle, dava konusu alanda turizm tesis alanı yapılıp yapılamayacağı meselesinin hukuken çevre düzeni planı ölçeğinde değerlendirme olanağının kalmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 14/06/2022 ve 21/06/2022 tarihlerinde re'sen onaylanan, 1/100.000 ölçekli Antalya-Isparta-Burdur Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile dava konusu taşınmazlara yeni kullanım kararları getirilmesi nedeniyle, davanın konusuz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle yapılan plan değişikliği nedeniyle konusu kalmayan uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Antalya ili, Serik ilçesi, … Mahallesinde halk plajının doğusunda yer alan mülkiyeti hazineye ait … ve … parsel sayılı taşınmazlar 21.11.1984 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Belek Turizm Merkezi olarak belirlenmiş, 25.11.2002 onay tarihli 1/25.000 ölçekli Doğu Antalya Çevre Düzeni Planına göre … parsel sayılı taşınmaz "yangın üssü ve orman alanı", … parsel sayılı taşınmaz "kamping alanı" ve … parsel sayılı taşınmaz "günübirlik tesis alan" kullanımına ayrılmıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 24.04.2006 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Doğu Antalya (Belek Revizyonu) Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile … parsel sayılı taşınmazın bir kısmı "spor alanı" kullanımına ayrılmış, bu plan değişikliğine karşı açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 26/11/2008 tarihli ve E:2006/1664, K:2008/8260 sayılı kararıyla "Golf alanları ve turizm tesisleri yapılması hedefiyle hazırlanan dava konusu planın, orman varlığının yok olmasına dönük sonuç doğurduğu, kumul ormanı ağaçlandırmasıyla yörede kurulan kıyı denizi, kumsal, tarım alanları ve köyler gibi ekolojik sistemler arasındaki birlikteliği sona erdirdiği, bu durumun orman odaklı doğal ekosistemlerin dolayısıyla yerleşik ve topraktan geçinen halkın sosyal ve kültürel yapılarının sürdürülebilirliğine olumsuz etkide bulunduğu, bu durumun doğal varlıklar yönünden oluşturduğu geri dönülemez sonuçların bölgenin doğal turizm kabiliyetini ve cazibesini yitirilmesini de beraberinde getirmesi karşısında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uyarlık taşımadığı" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan karar kesinlenmiştir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 27.12.2006 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Doğu Antalya (Belek Revizyonu) Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile … parsel sayılı taşınmazın yangın üssünün güneyinde kalan kısmı ve … parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde yer alan kısmı "turizm amaçlı spor kompleksi" kullanımına ayrılmış ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 15.04.2014 tarihinde onaylanan Antalya-Burdur- Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı ile dava konusu alan "kentsel yerleşik alan, kamping alanı, günübirlik alan" kullanımlarına ayrılmıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan 28.01.2020 tarihli 1/100.000 ölçekli Antalya-Isparta-Burdur Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliğiyle dava konusu alan "turizm tesis alanı, günübirlik alan, orman yangın üssü" alanı olarak belirlenmiş, bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

Plan ön hazırlık aşamasında Tarım Orman Bakanlığı'na … tarihli, … sayılı yazı ile …Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 153.000 m2’lik kısmında bulunan ve orman yangın üssü kullanımına ayrılan taşınmazda 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Bakanlıkça turizm amaçlı değerlendirmesine imkan sağlamak üzere görüşleri talep edilmiş, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın … tarihli, … sayılı yazısı ile 153.000 m2’lik anılan taşınmazın 84.022 m2’lik kısmının C Tipi mesire yeri olmak üzere izin verildiği, kalan 68.977 m2’lik kısmın ise fiilen helikopter pisti ve yangın üssü olarak kullanıldığı belirtilerek turizm amaçlı planlanarak değerlendirilmesi talebinin uygun görülmediği bildirilmiştir.

Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan 28.01.2020 tarihli 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ilave ve değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla " dava konusu imar planı değişikliklerinde plan açıklama raporunda gerekli ve yeterli açıklamalara yer verilmediği, zorunluluk durumunun, teknik ve nesnel gerekçelerin net bir biçimde ortaya koyulmadığı, halkın kıyılardan doğrudan yararlanmasının engellenmesine yol açabilecek nitelikte alansal küçülmeye ve cephe düşürmeye yol açacak düzenlemeler öngörüldüğü, eşdeğer alan ayrılmayıp buna ilişkin plan açıklama raporunda değerlendirme yapılmadığı, kurum görüşlerinin yer almadığı gibi olumsuz kurum görüşünün de dikkate alınmadığı ve öngörülen yapılaşma koşulları nedeniyle Kıyı mevzuatına aykırılık hareket edildiği anlaşıldığından, imar mevzuatına, planlama tekniğine, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusu … İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla ret edilmiş, anılan karar Danıştay Altıncı Dairesinin 08/11/2023 tarihli, E:2022/7918, K:2023/8052 sayılı kararıyla onanmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesinde Kültür ve Turizm Bakanlığının kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya yaptırmaya, re'sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.

Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin 19.maddesinin, 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.

Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır.

Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yerleşik İdare Hukuku ilkelerine göre; iptal davası açılabilmesi ve davanın görülebilmesi için davacının iptali istenilen işlem nedeniyle davanın açıldığı sırada menfaatinin ihlal edilmesi yeterli olup; alınacak yeni bir idari kararla, davacının iptali istenilen işlemle ilişkisini kesmek, dava konusu işlemle kısmi değişiklikler yapmak ya da yeni bir işlemle geriye dönük olarak işlemin hukuka uygunluğunu sağlamaya çalışmakla, hukuka aykırılığı ileri sürülen işlemin yargısal denetim dışında bırakılması sonucu doğacaktır. Kaldı ki, idari işlemlerin tesis edildikleri tarih itibarıyla yargısal denetiminin yapılması gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, dava açıldıktan sonra, Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı doğrultusunda, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 14/06/2022 ve 21/06/2022 tarihinde resen onaylanan, 1/100.000 ölçekli Antalya-Isparta-Burdur Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliğiyle, dava konusu taşınmazlar "günübirlik tesis alanı, turizm bölgesi, orman alanı (yangın üssü) ve kentsel ve bölgesel yeşil ve spor alanı" kullanımlarına ayrılmış ise de, 03/06/2022 tarihli, 2022/07-05 sayılı işlemin gerekçesinde, dava konusu plan değişikliğinin uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alanda aynı işlem ile onaylanan 1/25.000 ölçekli ilave çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle, yargı kararının uygulanması amacıyla yapıldığının belirtildiği görülmektedir.

Bu itibarla her ne kadar dava konusu plan değişikliğinden sonra 1/100.000 ölçekli Antalya-Isparta-Burdur Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında değişiklik yapılmış ise de, davacının dava açmaktaki amacı ile dava açmakla ulaşmak istediği sonuç göz önünde bulundurularak davanın konusuz kalmadığı sonucuna ulaşılmış, uyuşmazlığın esası değerlendirilmiştir.

Dava konusu Antalya ili, Serik ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazların ve …parsel sayılı taşınmazın bir kısmına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan 28.01.2020 tarihli 1/100.000 ölçekli Antalya-Isparta-Burdur Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliğinin; Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen tanımlara, çevre düzeni planının niteliğine, bilgi ve verilerin toplanmasına ilişkin esaslara, çevre düzeni planı sınırları içinde kalan alanlarda uygulanacak temel esaslara, planların hazırlanması, hazırlattırılması ve incelenmesi ve değişikliğine ilişkin idari ve teknik usullere, alt ölçekli planlarla ilişkisine ve plan hiyerarşisine uygunluğuna, önemli doğa alanları, ekolojik açıdan hassas olan ve yasal mevzuat açısından koruma altına alınan alanlar ile gerekli koruma kullanma ilkelerine uygunluğuna, değişiklik öncesi 1/100.000 ölçekli Antalya-Isparta-Burdur Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında belirlenen genel ilke ve esaslara uygun olup olmadığına, bu çerçevede şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığının belirlenmesi amacıyla Naip Üye … tarafından resen seçilen Prof. Dr. … ve Prof. Dr. … ve Prof. Dr. …'nin katılımıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle:

"- Davaya konu plan değişikliğiyle … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlarda yer alan orman varlığının oldukça daraltıldığı, orman alanlarından çıkarılan bölgenin turizm tesis alanı kullanımına ayrıldığı, Belek sahilinde boşluksuz şekilde düzenlenen turizm tesis alanları içinde yapılaşmamış ve doğal kalmış tek alanın daraltılacağı için çevre düzeni planından beklenen koruma- kullanma dengesinin sağlanması ilkesine aykırı olduğu ve şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarıyla bağdaşmadığı

  • Dava konusu plan değişikliğiyle doğa dostu turizm türü olan kamping alanı ile spor alanı kullanımlarının kaldırıldığı, kamping alanı kaldırılarak yerine yapılaşma getirecek olan turizm tesis alanı kullanımının önerilmesinin çevre düzeni planının tanımı, temel ilkeleri ve çevre düzeni planında değişiklik yapma ölçütleri olan çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesine ilkesine aykırılık olduğu, plan değişikliğiyle doğal çevrenin yapılaşmasına ve korunamamasına, çevre kirliliğini önleyen bir unsur olan ormanların elden çıkarılmasına olanak sağlandığı,

-23 parsel sayılı taşınmazın günübirlik alan olarak belirlendiği, plan değişikliği öncesinde günübirlik tesis alanı olarak belirlenen kullanımı ile çelişki olmadığı fakat alan kullanımının "günübirlik tesis alanı" isminden "günübirlik alan" kullanımına ayrılmasının gerekçesinin anlaşılmadığı,

-15.04.2014 tarihli Antalya- Burdur- Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Plan Hükümlerinde günübirlik tesis alanında konaklanmayacağı ve günübirlik kullanıma yönelik tesislerin yapımında taşınır malzeme kullanacağının düzenlendiği, plan değişikliği ile günübirlik kullanım alanlarında taşınır malzeme kullanımının zorunlu tutulmadığı bu durumun kıyıların doğal yapısının korunmasını zorlaştıracağı, her ne kadar 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarının konusu olmasa da, dava konusu plan değişikliğine ilişkin Plan Araştırma ve Plan Açıklama Raporunda yapılaşma koşullarının verildiği, bu yapılaşma koşullarının da kalıcı yapılaşmanın önünü açmış olmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile bağdaşmayacağı,

-Uyuşmazlık konusu taşınmazlarda davaya konu plan değişikliği ile getirilen turizm tesis alanı kullanımının taşınmazlar için doğru bir yer seçim kararı olmadığı, alanın Belek Sahili boyunca nadir boş alanlardan olduğu, bu kapsamda orman alanlarının ve kıyıların korunması gibi ilke ve esaslara aykırı olduğu,

-Dava konusu plandan sonra 1/100.000 ölçekli Antalya-Isparta- Burdur Planlama Bölgesi Çevre Düzen Planı ile ilgili olarak son değişikliğin 08.02.2022 tarihinde onaylandığı ve bu değişikliğin dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda davacının itirazları ve iddiaları doğrultusunda plan kararlarında bir değişiklik içermediği" tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Bilirkişi raporunun tebliği üzerine davalı idarece bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, davalı idarenin itirazları raporu kusurlandıracak nitelikte olmayıp, rapor karar vermeye esas alınabilir nitelikte ve yeterlilikte görülmüştür.

Dairemizce yapılan değerlendirme:

Dosyadaki bilgi ve belgeler, davacının iddiaları ve davalının savunması bilirkişi raporu, rapora yapılan itirazlar birlikte ele alınarak uyuşmazlığın incelenmesinden;

Uyuşmazlığa konu alanın önceki planda 153.000m2'lik kısmının orman yangın üssü olarak planlandığı ve üzerinde yangın söndürmek amacıyla mevcut helikopter pisti bulunduğu, kalan kısmının ise halkın günübirlik kullanımına yönelik olarak planlandığı, dava konusu plan değişikliğiyle günübirlik kullanımların hem kıyı şeridi bakımından hem alansal olarak küçültülerek 247.709 m2'lik alanın turizm tesis alanı, 69.554 m2'lik alanın günübirlik alan olarak planlandığı ve orman yangın üssü alanının küçültülerek 48.949 m2'lik olarak planlandığı anlaşılmaktadır.

Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının güncel plan notlarında ise;

"...4.32 Turizm Alanları: Turizm amaçlı kullanım alanlarıdır.

  1. 33 Turizm Tesis Alanları: Turizm yatırımı kapsamında bulunan veya turizm işletmesi faaliyetlerinin yapıldığı ve yapılacağı tesislerin ve bunların ayrıntıları ile tamamlayıcı unsurlarının yer aldığı veya alacağı alanlardır. . . " düzenlemelerine yer verilmiştir.

Çevre düzeni planları kentsel ve bölgesel gelişmenin yönlendirilmesinde genel sektörel yaklaşımları ortaya koyan, bu kapsamda genel arazi kullanım kararlarını belirleyen planlardır. Dolayısıyla ölçekleri gereği bu planların kendisinden sonra gelen nazım ve uygulama imar planları gibi ayrıntılı ve parsel ölçeğine inen kararlar üretmeleri beklenemez diğer bir anlatımla çevre düzeni planları ana kullanım kararlarını ortaya koyan daha soyut bir planlama diliyle ifadelendiren planlardır.

Bu kapsamda üst ölçekli çevre düzeni planlarının noktasal ve parsel ölçeğinde yaklaşımlar yerine, benzer nitelikli alanları bütünleştiren çözüm önerileri sunması esastır. Dava konusu çevre düzeni planı değişikliği yapılan açıklamalar ve mevzuatta yer alan hükümler çerçevesinde incelendiğinde aşağıda maddeler halinde sayılan hususlarda eksiklik ve aykırılıklar içerdiği tespit edilmiştir.

Dava konusu planda Turizm bölgesi ile Belek yerleşimi ve kıyı arasında ilişkinin bütüncül olarak ele alınmadığı,

Gerek dava konusu düzenleme ile gerekse bu düzenleme öncesinde yapılan plan değişiklikleri süreçleri ile Belek Bölgesinde, kıyının kamusal kullanımına olanak sağlayan günübirlik alan, kamping alanı vb. alanların turizm tesis alanları lehine giderek daraltılması ve küçültülmesine yönelik düzenlemelerin kamu yararına ve planlama ilkelerine uygun olmadığı,

Plan değişikliği öncesinde günübirlik tesis alanı olarak belirlenen kullanım kararının günübirlik alan kullanımına dönüştürülmesinin çelişki olmadığı fakat bu durumun gerekçesinin anlaşılmadığı ve 1/100.000 ölçekli Antalya- Burdur- Isparta Çevre Düzeni Planı plan hükümlerinde günübirlik tesis alanında konaklanmayacağı, günübirlik kullanıma yönelik tesislerin yapımında taşınır malzeme kullanacağının düzenlendiği, plan değişikliği ile günübirlik kullanım alanlarına ilişkin plan hükümlerinde taşınır malzeme kullanımının zorunlu tutulmadığı bu durumunda kıyıların doğal yapısının korunmasını zorlaştıracağından şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu,

Orman yangın üssünün bölgedeki olası bir orman yangınına hızlı şekilde müdahale edilebilmesi açısından önem taşıdığı, ancak ilgili kurumun olumsuz görüşüne rağmen helikopter pisti olarak düzenlenmiş alan da dahil olmak üzere bu alanın büyük bir bölümünün turizm tesis alanı olarak planlandığı, orman yangınlarının ülkemiz açısından son yıllarda önemli bir tehlike olduğu, fiili olarak mevcut olan helikopter pistinin turizm tesisine dahil edilmesinin kamu yararına ve planlama ilkelerine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan geçmiş dönemde belde belediyelerine tahsis edilen alanlarla ilgili olarak davalı idarece ihya ve çevre düzenleme çalışmaları yapıldığı açık ise de; halkın doğrudan yararlanabileceği kıyı alanlarında günübirlik tesis alanlarının küçültülerek kıyı sahil şeridinin daraltılması sonucu turizm tesis alanlarının arttırılmasına yönelik plan değişikliği kamu yararına uygun olmamakla birlikte planlama ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Ayrıca, dava konusu alanın 21/11/1984 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Belek Turizm Merkezi olarak belirlenen alan sınırları kapsamında olduğu, bu alan sınırlarının çevre düzeni planına işlenmesinin tabii olduğu fakat plan değişikliğine ilişkin plan lejantı incelendiğinde turizm tesis alanı ve turizm merkezi gösterimlerinin farklı olduğu ve dava konusu alanın yapılaşmaya yönelik turizm tesis alanı olarak planlandığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin kamu yararına, şehircilik ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Dava konusu Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 28. 01. 2020 tarihinde onaylanan 1/100. 000 ölçekli Antalya-Isparta-Burdur Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliğinin İPTALİNE,

  2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,

  4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,

  5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim