SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 6. D 2023/8666 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/8666

Karar Tarihi

28 Kasım 2023

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/4308 E. , 2023/8666 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No : 2020/4308

Karar No : 2023/8666

TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR :I- (DAVALILAR)1- … Belediye Başkanlığı/…

VEKİLLERİ : Av. …

	2.  … Büyükşehir Belediye 

Başkanlığı/…

VEKİLİ : Av. …

	3.  … Bakanlığı/…

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

II-(DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER) 1-…Gıda Tekstil İhtiyaç Maddeleri ve Gereçleri İnş. Oto. Paz. Dağ. San. Tic. A.Ş.

	2.  … Yapı İnş. Proje  Taah. Emlak San. ve Tic. A.Ş.

VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …

  2.  …

  3.  … Doğal Çevreyi Koruma Geliştirme ve Sanatsal Etkinlikler Derneği

  4.  …

VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :Danştay Altıncı Dairesinin 18.05.2017 tarihli E:2014/10467, K:2017/3970 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: , İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda 4 adet yapı için düzenlendiği belirtilen … tarihli, … sayılı yapı ruhsatlarının, ruhsatların dayanağı olan avan projesinin onaylanmasına ilişkin İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararının ve ruhsatların dayanağı 15/12/2006 tarihli tadilat ile değişik 1/1000 ölçekli Üsküdar Merkez Uygulama İmar Planı değişikliği ile 15/09/1997 onama tarihli 1/5000 ölçekli Üsküdar Merkez Revizyon Nazım İmar Planının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; idare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu: dava konusu işlemlerden, avan projesinin onaylanmasına ilişkin İstanbul III Nolu Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı yönünden;Kuruldan istenilenin 1/500 ölçekli kentsel tasarım projeleri ile vaziyet planı ve avan projelerinin (siluet etüdü gibi) olduğu, verilen projelerin kurul kararına göre sadece avan proje olarak belirtildiği ve herhangi bir kentsel tasarım ve diğer projelerinin olmadığı, avan proje olarak onaylandığı belirtilen karar ekine bakıldığında ise sadece 1/200 ölçekte vaziyet planı şeklinde olduğu ve avan projenin bir fikir projesi olduğu, uyuşmazlıkta ise onaylı projenin sadece vaziyet planı onayı şeklinde olduğu ve avan proje niteliğinde bulunmadığı, avan proje diye sadece vaziyet planının onaylandığı, 1/500 ölçekli kentsel tasarım, vaziyet planı ve avan projenin beraber onaylanması gerekirken, 1/200 ölçekli kütleleri gösteren şemanın mevcut olduğu ve bu belgenin tek başına yeterli olmayacağı dikkate alındığında avan projenin onaylanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, 15/12/2006 tarihli tadilat ile değişik 1/1000 ölçekli Üsküdar Merkez Uygulama İmar Planı ile 15/09/1997 onama tarihli 1/5000 ölçekli Üsküdar Merkez Revizyon Nazım İmar Planının anılan parsele ilişkin bölümlerinin iptali istemi yönünden; Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğe göre; plan değişikliği yapılmasını zorunlu kılan nedenlerin bulunması gerektiği, ancak yapılan plan değişikliğini zorunlu kılan koşulların bulunmadığı, yapılan plan değişikliğinin üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında belirtilen 'Üsküdar Silueti'nin korunmasına yönelik ilkeler ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanununda tanımlanan 'Etkilenme ve Geçiş Alanı' tanımına aykırılıklar taşıdığı, yapılan değişikliğin İstanbul İmar Yönetmeliğinin kotlarla ilgili maddesine de aykırılık taşıdığı, yapılan plan değişikliği ile mevcut çevre dokuda bulunan küçük bloklardan oluşan yapılaşma koşulları içinde geniş blok yapısının oluştuğu, plan değişikliği ile oluşan cephe striktürlerinin, hava fotoğrafında görüldüğü gibi çevre parseller ve Boğaziçi yerleşme doku ve karakterine uygun olmayan geniş ve büyük kütleler yarattığı, yapılar arasındaki doluluk-boşluk oranlarına uygun olmadığı, bu durumun Boğaziçi siluetinde yarattığı yoğun yapı etkisinin yanı sıra, dava konusu yapıların arkasında yer alan konut yapılarının hava sirkülasyonu, manzara, mevcut yapı-bahçe ve yapı-yapı ilişkilerini olumsuz etkileyeceği, ayrıca; davaya konu taşınmazın 15.09.1997 onaylı 1/5000 ölçekli Üsküdar Merkez Revizyon Nazım İmar Planı, 09/06/2006 tarih 1/1000 ve 15/12/2006 tarih onaylı tadilat projelerinin, onaylanan ve kabul edilen “etkilenme ve geçiş alanı” ilkelerine tabi olduğu,bu ilkeye göre; sit alanlarının korunabilmesi için sit alanlarıyla uyumlu ve sağlıklı planlama anlayışı ile değerlendirilmesi gerektiği, yapılan plan değişikliği ile blok sayısı azaltıldığı ve yeni oluşturulan blokların geniş ve yüksek cepheler ile mevcut dokuya ve yapılaşmaya aykırı bir yapılaşma getirmekte olduğu ilgili yasada belirtilen “etkilenme geçiş alanı” ilkelerine uymadığı kanaatine varıldığından dava konusu plan değişikliklerinde dava konusu parsel yönünden şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu,… tarih ve … sayılı yapı ruhsatları yönünden; uyuşmazlığa konu yapı ruhsatlarının dayanağını teşkil eden 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı, anılan parsel yönünden hukuka aykırı bulunduğuna ve iptaline karar verildiğinden bu planlara dayalı olarak verilen söz konusu yapı ruhsatlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; dava konusu parselle ilgili olarak 4 Nolu Koruma Kurulunun 04/07/2007 tarihli kararı ile "imar planında …'tan yüz aldığından İstanbul Koruma Kurulu'ndan karar almadan uygulama yapılamaz" hükmünün getirildiği, dolayısıyla böyle bir arazide kotun alınması için Yeni Dünya sokaktan hesaplama zorunluluğu getirildiği, bu durumda, imar planına, Kurul kararına ve İstanbul İmar Yönetmeliği'ne göre x+00 kotunun …'tan alınmasını zorunlu hale getirdiği, avan projede ise kotun alındığını gösteren 0,00 kotu (17,32) arazi eğiminin üst kotu olan kot olduğu, … Sokak üzerinden kot alınmadığı, dolayısıyla 6,10 metrelik kot farkı doğduğu, buna göre yapı yüksekliğinin hmax 9,50 metreyi açmış olduğu,yapı ruhsatlarında bu yönden de mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davalı yanında müdahiller tarafından, hükme esas alınan raporda bilirkişilerin; Danıştay bozma ilamında belirtilen çelişkili hususlarda farklı bilirkişilerce verilmiş olan raporlardaki tenakuzları değerlendirerek bir sonuca varmaları gerekirken, direkt herhangi bir veriye dayanmaksızın kendi kanaatlerini defalarca tekrarlayarak hazırlamış oldukları raporun binalardaki mevcut fiili durumu ölçümlemeye dayalı olmadığı, dosya içeriğine göre de eksik incelemeye dayalı olduğu, bu sebeple hükme esas alınamayacağı, bilirkişilerin kurul kararında eksik olarak nitelendirdikleri belgelerin kurul arşivinde var olduğu ancak ilgili mahkemesine gönderilmediği, etkilenme geçiş alanı ilkelerine aykırılık olarak ifade edilen ilkelerin ve aykırılıkların neler olduğunun açıklanmadığı, kot uygulamasına dair değerlendirmenin İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin hangi maddesinin hangi hükmüne aykırı olduğunun yazılmadığı, soyut kanaat içeren rapora itirazlarımız giderilmeksizin kurulan hükümde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı …Belediye Başkanlığı tarafından, davacıların dava açma ehliyeti bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı, hükme esas alınan birlikişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğu bu nedenlerle idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı …Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, davacıların dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı, dava konusu plan çalışmalarının oldukça kapsamlı araştırma, inceleme ve değerlendirmeler sonucu oluştuğu, 15.09.1997 onay tarihli 1/5000 ölçekli Üsküdar Merkez Revizyon Nazım İmar Planının ilgili mevzuat çerçevesinde şehircilik ilkeleri ve planlama esasları dâhilinde bütüncül bir planlama yaklaşımı ile değerlendirilerek hazırlandığı ve hukuka uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, idareleri tarafından tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürlmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davacılardan … Doğal Çevreyi Koruma Geliştirme ve Sanatsal Etkinlikler Derneğinin dava konusu planların kapsamı içinde bulunan Sultantepe'nin doğal güzelliğini ve çevreyi korumak, geliştirmek, insan sağlığını tehdit eden girişimlere engel olmak amacı ile kurulan ve faaliyette bulunan bir kuruluş olduğu, bu davanın açılmasında menfaatinin bulunduğu, diğer davacıların da dava konusu planlarla üzerinde büyük boyutlu yapılaşma imkanı tanınan parselin arkasında bulunan taşınmazlarında ikamet ettiği, yapılması öngörülen inşaatlar tamamlandığında taşınmazlarının önünün duvar gibi kapanacağı, artan yoğunluk ve trafik de dikkate alındığında davacıların davayı açmakta ciddi, makul, kişisel, güncel ve meşru menfaatlerinin bulunduğu, yapı ruhsatının bir uygulama işlemi olduğu, davanın bu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yasal dava açma süresi içinde açıldığı, uygulama işlemi olan yapı ruhsatı ile birlikte bu işlemin dayanağı olan imar planlarının da iptalinin talep edildiği, davalıların bu yöne ilişkin temyiz taleplerinin yasal dayanağının bulunmadığı, davalı idarelerin ve müdahillerin esasa ilişkin itirazlarının da kararı kusurlandıracak nitelikte bulunmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, … Mahalesi … pafta, … ada, … parsel ( eski …parseller) sayılı taşınmazın; … tarih ve …sayılı III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile belirlenen 'etkilenme geçiş alanı' sınırları içerisinde kaldığı, herhangi bir sit alanında kalmadığı, 15/09/1997 onay tarihli 1/5000 ölçekli Üsküdar Merkez Revizyon Nazım İmar Planında 500 ki/Ha yoğunluk konut alanında kaldığı, anılan parselin bulunduğu alanda mer'i olan 09/06/2006 onanlı 1/1000 ölçekli Üsküdar Merkez Uygulama İmar Planında 15/12/2006 onanlı plan ile tadilat yapıldığı, bahse konu tadilat ile 6 adet konut kitlesi şeklindeki yapılaşmadan vazgeçilerek 4 adet konut kitlesi şeklinde yapılaşmaya gidildiği, plan tadilatına ilişkin teklifin … tarih ve …sayılı III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile 'yoğunluk ve yükseklik artışı getirmediği' belirlenerek uygun bulunduğu, uygulama imar planı uyarınca hazırlanan avan projenin ise … tarih ve … sayılı Koruma Kurulu kararı ile uygun bulunduğu, bakılmakta olan davanın ise avan projenin uygun bulunmasına ilişkin kararına, bu karar doğrultusunda ... parsel sayılı taşınmaz için düzenlenen … tarih ve …sayılı yapı ruhsatlarının ve bu işlemlere dayanak 1/000 ve 1/5000 ölçekli planların anılan parsele ilişkin kısmının iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı hâller" başlıklı 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği; ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; "Bilirkişinin görev alanının belirlenmesi" başlıklı 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; "Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde, bilgisine başvurulan bilirkişinin kendisine tevdi olunan görevin uzmanlık alanına girmediğini mahkemeye bildirme yükümlülüğünün bulunduğu; "Bilirkişinin yetkileri" başlıklı 278. maddesinde, bilirkişinin görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yürüteceği, bilirkişinin görev alanı veya sınırları hakkında tereddüde düşerse, bu tereddüdünün giderilmesini her zaman mahkemeden isteyebileceği; "Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor" başlıklı 279. maddesinde, bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlıkta, davanın konusu etkilenme geçiş alanı sınırları içersinde kalan taşınmaz üzerinde dört adet yapı için düzenlenen yapı ruhsatları, ruhsatların dayanağı olan avan projenin onaylanmasına ilişkin İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ve ruhsatların dayanağı 15/12/2006 tarihli tadilat ile değişik 1/1000 ölçekli Üsküdar Merkez Uygulama İmar Planı değişikliği ile 15/09/1997 onama tarihli 1/5000 ölçekli Üsküdar Merkez Revizyon Nazım İmar planı olduğu, İdare Mahkemesince Danıştay Altıncı Dairesinin 18.05.2017 tarihli E:2014/10467, K:2017/3970 sayılı bozma kararına uyularak mahallinde yeniden farklı bilirkişiler ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması yolunda verilen ara kararı doğrultusunda seçilen şehir plancısı, sanat tarihçisi ve inşaat yüksek mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karara esas alındığı görülmektedir.

Özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, maddi gerçekliğin ortaya çıkarılmasına yardımcı olacak teknik verilerin elde edilmesini sağlamak olduğu göz önünde tutulduğunda, tek başına hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan görülmekte olan uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması ve davaya konu imar planlarının yargısal denetiminin yapılması için, işin niteliği gereği heyet halinde çalışması uygun görülen bilirkişilerin, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ve planlama alanının özellikleri gözetilerek uygun uzmanlık alanı dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Zira, uyuşmazlığın yeterli uzmanlığa sahip bilirkişiler tarafından değerlendirilmesi tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından önemli bir gerekliliktir.

Dava konusu imar planları, yapı ruhsatı, dayanağı koruma kurulu kararlarının hukuki denetiminin, plan bütünlüğü, alanın özellikleri, planlama yaklaşımı bakımından imar mevzuatına, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanununa, koruma kurulu kararlarına planlama ilkeleri ile şehircilik esaslarına ve kamu yararına uygunluğu gözetilerek yapılması gerektiği açık olduğundan özellikle şehir ve bölge planlaması ile mimarlık alanında uzman bilirkişilerin teknik ve bilimsel görüşüne ihtiyaç duyulduğu, bu kapsamda, bölge idare mahkemesince, anılan alanlarda uzman bilirkişi heyeti marifeti ile yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle alınacak rapor gözetilerek karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Öte yandan Danıştay Altıncı Dairesinin 18.05.2017 tarihli E:2014/10467, K:2017/3970 sayılı kararda " uyuşmazlığa konu işlemler hakkında bakılan dava dosyasında alınan bilirkişi raporu ile aynı işlemlere karşı açılmış başka davalarda alınan raporlar arasında çelişkili değerlendirmelerin yer aldığı, aksi kanaat içeren bilirkişi raporlarının alındığı dosyaların bir kısmında esas hakkında karar verilmeden işlemden kaldırma kararı verildiği, bir kısmında ise verilen kararın kesinleştiği görüldüğünden İdare Mahkemesince çelişkili hususlarda farklı bilirkişiler ile yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak elde edilen sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle çelişkiler giderilmeden eksik inceleme sonucu verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir." gerekçesiyle idare mahkemesi kararının bozulması üzerine alınan bilirkişi raporunda bozma kararı içerisinde yer alan mahkeme kararlarına esas alınan bilirkişi raporlarının içeriğine yer verildiği ancak çelişkileri giderecek şekilde değerlendirmelerin yapılmadığı, davalı idare yanında yer alan müdahillerin ileri sürdüğü bilirkişilerin kurul kararında eksik olarak nitelendirdikleri belgelerin kurul arşivinde var olduğu ancak ilgili mahkemesine gönderilmediği, etkilenme geçiş alanı ilkelerine aykırılık olarak ifade edilen ilkelerin ve aykırılıkların neler olduğunun açıklanmadığı, kot uygulamasına dair değerlendirmenin dayanağının teşkil eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin ilgili maddesinin belirtilmediği, dolayısıyla uyuşmazlığın esasına etki eden hususların yeterince araştırılarak ortaya konulmsadığı anlaşıldığından bozma kararı üzerine yapılacak incelemede bu hususların da göz önünde bulundurularak hüküm kurmaya elverişli şekilde açıklığa kavuşturulması suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların ve davalı yanında müdahillerin temyiz istemlerinin kabulüne,

  2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

  3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

  4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 28/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim