Danıştay 6. Daire 2022/3815 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Daire

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Esas No

2022/3815

Karar No

2025/5351

Karar Tarihi

4 Kasım 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/3815 E. , 2025/5351 K.

"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/3815
Karar No : 2025/5351 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı- ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara İli, Etimesgut İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmak suretiyle "ağaçlandırılacak alan" kullanımından "ticari rekreasyon alanı" kullanımına dönüştürülmesine ilişkin ... tarihli, ... sayılı Etimesgut Belediye Meclisi kararı ile dayanağı aynı doğrultudaki 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin kabulüne dair ... tarihli, ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ve taşınmazda imar planı değişikliği yapılarak eski kullanım kararı olan ağaçlandırılacak alana döüştürülmesi talebinin reddine ilişkin ... tarihli, sayılı ...-... Etimesgut Belediye Başkanlığı işlemi ile yine aynı talebin reddine ilişkin ... tarihli, E... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planı değişikliklerinin mevzuatta belirlenen analiz ve araştırmalar yapılmadan, değişiklik gerekçesini açıklayan bilimsel veriler ortaya konulmadan ve plan değişikliği açıklama raporu hazırlanmadan hazırlandığı, ağaçlandırılacak alan kullanımının ticarî rekreasyon kullanımına dönüştürülmesi işleminin kamulaştırmasız el atma davaları sonucu davalı idarelerin maddî açıdan zarara uğramasının engellenmesi amacıyla yapıldığı, inşaat alanı kat sayısının önceki değerlerin iki katı olarak belirlenmesiyle emsal/yapı yoğunluğunun artırıldığı, davacıya tek başına müstakil bir imar parseli mi tahsis edileceği yoksa bir veya birden fazla kişiyle mi hisselendirileceği konusunda açıklık olmadığı, tüm bu nedenlerle dava konusu işlemlerin planlama ilke ve esaslarına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Dava konusu taşınmazın "ağaçlandırılacak alan" kullanımından "ticari rekreasyon alanı" kullanımına dönüştürülmesine ilişkin Etimesgut Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilerek Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yönünden; Davaya konu taşınmaz, söz konusu kullanım kararına ihtiyaç bulunmadığından bahisle, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile "ağaçlandırılacak alan" kullanımından "ticari rekreasyon alanı" kullanımına dönüştürülmüş ise de; davalı idareler tarafından da söz konusu plan değişikliği öncesinde, imar mevzuatında belirtilen hususlara yönelik bilimsel veri ve analizlerin yapıldığına ilişkin açıklama raporu ya da diğer herhangi bir bilgi ve belgeye dosyada yer verilmediği, bu durumda, yeterli teknik ve nesnel gerekçelere dayanmadığı anlaşılan, dava konusu imar planı değişikliğinde şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı, İmar planı değişikliği istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin Etimesgut Belediye Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemi ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarihli, E... sayılı işlemi yönünden; 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca, imar planı, imar planı revizyonu ve imar planı değişlikliklerini onaylama yetkisinin belediye meclisine ait olduğu, belediyelere yapılan imar planı değişikliği tekliflerinin karara bağlanmak üzere belediye meclisine sunulmasının gerektiği, olayda, imar planında değişiklik yapılması talebiyle yapılan başvurunun belediye meclisine sunulmaksızın doğrudan belediye başkanlığınca reddedildiği, bu itibarla dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmediği, dava konusu işlemin iptaline yönelik mahkeme kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmadığı, sonucuna varılmış, istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; davaya konu edilen imar planı değişiklikleriyle taşınmazın üzerindeki kısıtlılığın kaldırılarak davacı ve diğer hissedarların tasarrufuna sunulduğu, imar planı değişikliği teklifinin nasıl hazırlanması gerektiğinin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde kural altına alındığı, davacı tarafça anılan yönetmelikte belirtildiği şekliyle dosya hazırlanmadığı, sadece tek bir dilekçe ile yapılan başvurunun usule uygun olmadığı bu nedenle belediye meclisine sunulmadığı tüm bu nedenlerle temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Etimesgut Belediye Başkanlığı tarafından; davada süre aşımı bulunduğu, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, davaya konu edilen imar planı değişiklikleriyle taşınmazın üzerindeki kısıtlılığın kaldırılarak davacı ve diğer hissedarların tasarrufuna sunulduğu, imar planı değişikliği teklifinin nasıl hazırlanması gerektiğinin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde kural altına alındığı, davacı tarafça anılan yönetmelikte belirtildiği şekliyle dosya hazırlanmadığı, sadece tek bir dilekçe ile yapılan başvurunun usule uygun olmadığı bu nedenle belediye meclisine sunulmadığı tüm bu nedenlerle temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :dava konusu imar planı değişiklikleriyle taşınmazın üzerindeki kısıtlılığın kaldırılmadığı, taşınmazın çok hissedarlı olduğu tüm hissedarların muvafakati olmadan taşınmazın kullanılmasının mümkün olmadığı bu nedenle temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Ankara İli, Etimesgut İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ... tarihli, ... sayılı Etimesgut Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ve ... tarihli, ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile "ağaçlandırılacak alan" kullanımından "ticari rekreasyon alanı" kullanımına dönüştürülmüş, davacı tarafından imar planı değişikliklerinin geri alınarak taşınmazın yeniden ağaçlandırılacak alana dönüştürülmesi talebiyle 15.05.2019 tarihinde Etimesgut Belediye Başkanlığına, 29.05.2019 tarihinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan başvuruların reddine yönelik ... tarihli, sayılı ...-... Etimesgut Belediye Başkanlığı işlemi ile ... tarihli, E... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı işleminin davacıya 11.06.2029 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafça 19.06.2019 tarihinde bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinde, "Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur... b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmüne yer verilmiştir. Başvuru tarihinde yürürlükte olan, 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararıamaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." düzenlemesine, "Planların sunulması" başlıklı 31. maddesinde,"(1) İdare; onaylanmak üzere iletilen plan tekliflerini, öncelikle eksik belgesinin olup olmadığı yönünden inceler, eksik belgesi bulunanların eksikliklerinin ilgilisince 30 gün içinde tamamlanmak üzere iade eder. (2) Plan teklifleri; Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri uyarınca, planın kademesi ve türüne göre üst kademe planlar, planlama esasları, yapılan analiz ve kararlar ile birlikte gerekçesi, planın kent bütününe ve çevresine etkisi ve uyumu, ulaşım sistemi ile bütünleşmesi, kentsel, sosyal ve teknik altyapıalanlarının sağlanması, kentsel doku ve yaşanabilirlik hususları kapsamında değerlendirilir. (3) Plan paftası, plan notları, plan raporu bulunmayan ve plan teklifi niteliğini haiz olmayan, müellif tarafından yapılmayan ve imzalanmayan planlar, idarelerin karar mercilerine sunulamaz. (4) İmar planı teklifleri, planın kapsadığı alanın maliki veya maliklerinin yasal vekilleri tarafından sunulabilir. Planlanan alan içinde maliklerine ulaşılamayan, malikleri belli olmayan veya maliki bulunmayan yerlerin mevcudiyeti halinde, bunların ilgili idarece belgelendirilmesi ve planlanan alanın %20’sini aşmaması şartı aranır. " düzenlemesine yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış (60) gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmış, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış (60) gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı kurala bağlanmıştır. Aynı Kanunun işlem ve başvuru tarihinde yürürlükte olan haliyle 10. maddesinde; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler, altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmü yer almakatdır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim İdari Yargılama Usulü Kanununda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış, davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (m.14/3-e; m.15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (m.14/6). İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde dava süreleri belirlenmiş, 8. maddesinde dava süreleri ile ilgili genel esaslar düzenlenmiş, bu kapsamda sürelerin ne zaman başlayacağı, son günü tatil gününe veya ara vermeye rastlarsa ne şekilde uzayacağı hususları vurgulanmış, 9. maddesinde görevli olmayan yerlere başvurulması halinde ne kadar süre içinde idari yargı yerinde dava açılacağı kurala bağlanmıştır. Ayrıca, İdari Yargılama Usulü Kanununun 10, 11, 12 ve 13. maddelerinde de dava süreleri ile ilgili hükümler yer almaktadır. Görüldüğü gibi dava açma süreleri kanunla belirlenmekte ve ayrıca dava açma süresinin duracağı, kesileceği veya uzayacağı haller de aynı şekilde kanunla düzenlenmektedir. Bu husus, günümüz anayasalarında yer alan temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlandırılabileceği yolundaki ilkenin de bir sonucudur. Bu bakımdan, dava sürelerinin taraflarca, sözleşme ile yahut tek taraflı olarak veya mahkeme kararı ile tespit ya da yorum yoluyla değiştirilmesi mümkün değildir. Nitekim Danıştay Dava Daireleri Umumi Heyetinin 08.12.1944 tarih ve E:1941/1, K:1944/138 sayılı içtihadın birleştirilmesi kararında, hâkimin içtihatları ile kanunun tayin ettiği süreleri kıyas ve istidlâl yolu ile tezyit (artırmak) ve tenkise (azaltmak) yetkisinin olmadığı belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. Maddesinin 4. fıkrasında ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hüküm altına alınmakla, ilanı gereken düzenleyici işlemler yönünde ilgililere uygulama üzerine dava açma olanağı tanındığı tartışmasızdır. 3194 sayılı İmar Kanunu ve 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11. maddesi hükümleri karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasasının 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 30 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın 2577 sayılı Yasanın 7.maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulamaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğunda tartışma bulunmamaktadır. Yasal düzenlemelere göre, ilan tarihinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri, ilgili hakkında uygulama işlemi yapılmış olması; bireysel işlemin, birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulaması niteliğinde bulunması gerekmektedir. Bu itibarla uygulama işleminin niteliğinin ve hangi işlemlerin uygulama işlemi kabul edilip bunlara dayanarak düzenleyici işlemlere dava açılabileceğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Uygulama işlemi, ilgili idari birim tarafından, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak, kişiler hakkında tesis edilen işlem şeklinde tanımlanmaktadır. Bir birel işlemin uygulama işlemi sayılabilmesi ve hukuk düzeninde bir sonuca doğurabilmesi için gerekli olan tüm aşamaların gerçekleşmiş olması, başka bir makamın onayına ihtiyaç göstermeksizin hukuk düzeninde değişiklikler meydana getirmesine bağlıdır. Bu bağlamda düzenleyici işlem niteliğinde bulunan imar planlarının değiştirilmesine istemiyle yapılan başvurunun da mevzuatta belirlenen usule uygun olarak yapılması ve bir başka ifadeyle hukuk aleminde sonuç doğuracak bir işlem tesis edilmesine elverişli olması gerekir. Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, hissedarı bulunduğu davaya konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapılmak suretiyle tekrar eski kullanımı olan ağaçlandırılacak alana dönüştürülmeleri istemiyle yapılan başvurular Etimesgut Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işlemi ile Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Planlama Şube Müdürlüğü işlemleri ile reddedilmiştir. Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşik içtihatlarında da sabit olduğu üzere ilgililerce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi uyarınca taşınmazları ile ilgili olarak mülkiyet hakkı kapsamında her zaman plan değişikliği isteminde bulunabilecekleri ve istemlerinin reddi üzerine dava açma süresi içinde bu işlemlerinin reddine ilişkin işlem ile birlikte veya ayrı olarak imar planına karşı dava açılabileceği açıktır. Ancak yukarıda yer verilen Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca imar planı tekliflerinin ancak taşınmaz maliki veya maliklerinin yasal vekilleri tarafından sunulabileceği açıktır. Yukarıda yer verilen Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca imar planı tekliflerinin ancak taşınmaz maliki veya maliklerinin yasal vekilleri tarafından sunulabileceği açıktır. Hissedar olan davacı tarafından belirtilen usule aykırı olarak tek başına yapılan imar planı değişikliği başvurusunun tüm maliklerin iradesini yansıtan, usulüne uygun bir başvuru olmadığından belediye meclisine sunulmadan imar ve şehircilik müdürlüğünce reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan; hissedar olan davacı tarafından belirtilen usule aykırı olarak tek başına yapılan imar planı değişikliği başvurusunun tüm maliklerin iradesini yansıtan, usulüne uygun bir başvuru olmadığından belediye meclisine sunulmadan başkanlık işlemiyle reddedilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığından, hukuk aleminde sonuç doğuracak bir işlem tesis edilmesine elverişli olmayan, üçüncü kişinin başkası taşınmazı hakkında imar planı değişikliği başvurusunda bulunmasından farksız olarak değerlendirilebilecek böyle bir başvurunun reddine ilişkin işlemin 2577 sayılı Kanunun 7. Maddesinin 4. Fıkrasında yer verilen anlamda bir uygulama işlemi olmadığından kesinleşen imar planlarına karşı dava açma süresini ihya etmeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle dava konusu imar planınlarının son askı ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle imar şehircilik müdürlüğü işlemleri yönünden davanın reddine, imar planları yönünden davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken, dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.