Danıştay 5. D 2023/15682 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/15682
8 Kasım 2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/702 E. , 2023/15682 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/702
Karar No : 2023/15682
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında, mahkumiyete ilişkin yeterli, kesin ve her türlü şüpheden uzak, inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verildiği, Ağır Ceza Mahkemesi kararında tanık olarak dinlenen E.E.'nin ifadesinde geçen ... isimli sanık benim uzaktan akrabam (üvey kardeşimin gelini) olur, B.A. isimli şahıs ...'in eşidir, ... ve B.A. öğretmen olarak görev yapmakta idiler ancak nerede çalıştıklarını bilmiyorum, B.A. ve ... evlendiğinde kendilerini FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün evlendirdiğini duymuştum ancak şuanda kimden duyduğumu hatırlamıyorum, bu şahıslar hakkında örgütsel herhangi bir faaliyetlerde bulunduklarına ilişkin başka bir şey duymadım, zaten kendilerine gidip gelmeyiz, kendilerini fazla tanımayız ve samimiyetimiz yoktur..." yönündeki beyanın, görgüye dayalı olmayan ikincil nitelikte bir anlatıma dayalı olduğu, nitekim Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında da tanık beyanının soyut olduğunun vurgulandığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankadaki mevduatını 01/01/2014 tarihinden itibaren artırdığı ileri sürülmüşse de, Mahkemelerinin 09/01/2019 tarihli ara kararı üzerine TMSF'den gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, davacının ilgili Banka'dan 2012 yılı içerisinde kullandığı taşıt kredisinin ödemesi sebebiyle rutin şekilde her ayın 17. gününde hesabına para yatırdığının ve yine her ayın 17. gününde yatırılan paradan krediye ilişkin taksit tutarı kadar paranın eksildiğinin, açıklamanın da "proje geri ödemesi" şeklinde olduğunun görüldüğü, davacının bahsi geçen hesabı 26/08/2010 tarihinden itibaren aktif olarak kullandığı, taşıt kredisinin taksitlerinin ödemesi devam etmesine rağmen 28/01/2014 tarihinde 8.458,10-TL ödeme yaparak kredi borcunu kapattığı, 22/02/2014 tarihli işlem ile de vadesi dolmamasına rağmen katılım hesabındaki parayı çekerek örgüt liderinin talimatının aksine Banka'daki ilişkisinden uzaklaşma yönünde eğilim gösterdiği, bu doğrultuda davacı tarafından Bank Asya'ya yatırdığı para miktarı ve sebebi ile hesap hareketlerinin hayatın olağan akışına uygun ve makul olduğu, ayrıca davacının Bank Asya'da bulunan hesabında rutin bankacılık işlemlerini aşar nitelikte bir işlemin tespit edilemediği, hesap hareketlerinin davacı açısından FETÖ/PDY terör örgütüne destek sağlama niteliğinde olmadığı belirtilmiş ve davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı Bank Asya'ya yatırdığı para miktarı ve sebebi ile hesap hareketlerinin hayatın olağan akışına uygun ve makul olduğu, davacı açısından FETÖ/PDY terör örgütüne destek sağlama niteliğinde bulunmadığı, ByLock programının davacı tarafından kullanılmadığının Ağır Ceza Mahkemesince tespit edildiği, Komisyon kararında davacının çocuğunun FETÖ/PDY ile bağı olduğu gerekçesiyle kapatılan … Ortaokulunda 2015-2016 eğitim ve öğretim dönemine ilişkin kaydının olduğu tespitine yer verilmiş ise de, veli kaydına ilişkin tespitin tek başına davacı ile FETÖ/PDY terör örgütü arasında normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ teşkil etmediği anlaşıldığından, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine ilişkin eksik ve yetersiz verilere dayalı dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının Bank Asya'dan kullandığı ve vadesi dolmamış olan kredi borcunu kapatması eyleminin terör örgütüne finansal destek olarak değerlendirilmesi gerektiği, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan eğitim kurumunda çocuğunun 2015-2016 eğitim öğretim yılına ilişkin okul kaydının bulunduğu, yine kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasında 2012 yılının Haziran ayı ile 2013 yılının Nisan ayı arasındaki dönemde üyeliğinin bulunduğu, eşinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği, davacının yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesinde tanık olarak dinlenen şahsın beyanına göre evliliğinin örgüt yönlendirmesi ile gerçekleştirildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
01/09/2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Davacı, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru, 23/01/2018 tarih ve 2018/2614 sayılı işlem ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak ve örgüt mahremiyetini ileri seviyede korumak için, mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir.
Davacının eşi B.A., Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, göreve iade talebiyle yaptığı başvuru, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun … tarih ve … sayılı işlemiyle reddedilmiş, söz konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan dava ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmiş, davacının eşinin anılan karara karşı yaptığı istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmiş ve bu karar Dairemizin 08/02/2022 tarih ve E:2020/1135, K:2022/309 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Öte yandan, davacı ve eşi B.A. Hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararında, " ....Türk Telekomünikasyon A.Ş nin 13.10.2017 tarihli ADSL aboneliği hakkındaki yazı içeriğinde; B.A.(davacının eşi) adına kayıtlı, kendisi tarafından belirlenen ve 0532....27@ttnet kullanıcı adı verilen … ADSL hizmet numaralı sabit hat numarası olan 0 352 ..... 51 numarayı 22.08.2014 tarihinde sona erdirdiği, Semra ATİK tarafından aynı adrese 23.08.2014 tarihinde, … ADSL numarası ile 0 352 ..... 63 numaralı sabit hat aboneliğinin yapıldığı, belirtilen sabit hat numarasının 10.11.2016 tarihinde sona erdirildiği, ...' in @ttnet kullanıcı adının belirtilmediği, B.A.'nın kullanmış olduğu GSM hattında ByLock Iplerine ilk bağlanma kaydının 16.08.2014 günü saat 00:34:18 olduğu ve 0532....27@ttnet aboneliğini ise 22.08.2014 tarihinde iptal ettirdiği bu neden ile ByLock tespit edilen @ttnet aboneliğinin, B.A. adına kayıtlı 0532 ..... 27@ttnet kullanıcı adı verilen … ADSL numarası üzerinden yapılmasının kuvvetle muhtemel olduğu değerlendirilmesi ve söz konusu hattın ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında kullanıcı bilgileri bölümünde şifre olarak bkr38. rumuzunun kullanılması, HTS kaydında görüşme yapılan kişilerden sadece M.P. ile Bylock programı üzerinden sesli görüşmenin olması birlikte değerlendirildiğinde 0532.....27@ttnet ADSL aboneliği üzerinden Bylock uygulamasını B.A.'nın kullandığı kanaatine varılmıştır..." gerekçesine yer verilerek davacı hakkında beraat kararı verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu … Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, … sayılı kararı ile esastan reddedilerek, beraat kararı kesinleşmiştir.
Anılan Ağır Ceza Mahkemesi kararında, davacının eşi B.A. Hakkında ise, "...Sanık B.A.'nın(davacının eşi) 0 532 ... 27 nolu GSM hattının kullanıcısı olduğu, 16/08/2014 (ilk tespit günü) tarihinden itibaren FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca kullanıldığı yargısal kararlarca hüküm altına alınan ByLock tabir edilir kriptolu haberleşme programını kullandığı ve böylelikle de üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği anlaşılmış, mahkememizce oluş ve sübut bu şekilde kabul edilmiştir. Mahkememizce söz konusu 0532 .... 27@ttnet isimli ADSL hattına ait ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı (içerik) celp edilerek incelenmiştir. Bunun üzerine mahkememizce aynı hatta ilişkin HTS ve HIS kayıtlarının temini ile bu kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması yoluna gidilmiştir. Bilirkişi M.B. tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen ve bir örneği dosyada bulunan 08/01/2018 tarihli raporda; 0 532 ...... 27 nolu GSM hattının HTS kayıtlarına göre sanık B.A.'nın kullanımında olduğu, ilki 16/08/2014 günü sonuncusu ise 10/12/2014 günü olmak üzere toplamda 18.962 kez ByLock tabir edilir kriptolu haberleşme programına ait olan ve Baltık Servers isimli hostta barındırılan siteye …, … ve … nolu IP üzerinden ulaşıldığının rapor edildiği görülmüştür..." gerekçesine yer verilerek, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin … tarih ve E:.., … sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmiş, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkûmiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Dava dosyasının, yukarıda yer verilen tespit ve açıklamalar ışığında incelenmesinden; FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ile aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin (yargı kararıyla tespit edilen) FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının anılan örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından, eşine ilişkin söz konusu tespitin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
-
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
-
Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı