Danıştay 5. D 2023/14597 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/14597
25 Ekim 2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/6741 E. , 2023/14597 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6741
Karar No : 2023/14597
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : Ad..alet Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının zabıt katibi olarak görev yapmakta iken 7145 sayılı Kanunla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının teklif edilmesine ilişkin … tarih ve … karar numaralı 7145 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararında; dava konusu edilen … tarih ve … karar numaralı Kurul kararı ile davacının kamu görevinden çıkarılmasının teklif edildiği, terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen personeli kamu görevinden çıkarma yetkisinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının (9) numaralı bendindeki düzenlemeyle ilgili Bakana bırakıldığı, dava konusu Kurul kararının ise kamu görevinden çıkarma işleminin oluşturulmasına esas alınacak hazırlık işlemi niteliğinde olduğu, bu haliyle idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliği taşımadığı, diğer yandan, nihai olarak kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesi halinde davacı tarafından ayrı bir dava açılabileceği gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:.. sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu Kurul kararının tebliğinden sonra ilgili Bakan onayının ve herhangi bir bilgi veya belgenin tarafına tebliğ edilmediği, dava konusu Kurul kararının hukuki ve fiili sonuç doğurduğu, bu nedenle kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliğinde olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı idare bünyesinde 7145 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan Kurulun … tarih ve … karar numaralı kararıyla; davacının Manisa ili, Turgutlu Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken "...Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek ... 375 sayılı KHK'nın geçici 35 inci maddesinin (B) fıkrasının birinci bendinin dokuzuncu cümlesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasının teklif edilmesine" karar verildiği belirtilmiş ve kararın devamında ayrıca "Kararın ilgiliye tebliğine, bu karara karşı 375 sayılı KHK'nın geçici 35 inci maddesinin (B) fıkrasının dördüncü bendi gereğince Kurul nezdinde itiraz edebileceğine veya tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde yetkili idare mahkemesinde dava açma hakkı bulunduğuna,..." ifadelerine yer verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, söz konusu Kurul kararının kendisine 27/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği belirtilerek 27/04/2020 tarihinde kayda giren dilekçeyle anılan Kurul kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, "İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmış; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde, dava dilekçelerinin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (d) bendinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin B fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
...
- 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır." düzenlemesi yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemler; idari makamların kamu gücü ve kudreti kullanarak idare işlevine ilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran tek yanlı irade açıklamalarıdır. Bir idari işlemin iptal davasına konu olabilmesi için kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması gerekmektedir. İdari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemler, idarenin kamu gücüne dayanarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis ettiği, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir deyişle ilgililerin hukukunu etkileyen işlemlerdir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 27/04/2020 tarihinde kayda giren dava dilekçesiyle, zabıt katibi olarak görev yapmakta iken kamu görevinden çıkarılmasının teklif edilmesine ilişkin 23/01/2020 tarih ve 38 karar numaralı 7145 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan Kurul kararının iptalinin istenildiği, dava dilekçesinin içeriğinde, … tarih ve … karar numaralı Kurul kararının kendisine 27/02/2020 tarihinde tebliğ edildiğini belirttiği ve dilekçe ekinde söz konusu Kurul kararını dosyaya sunduğu, davacının dosyaya sunduğu Kurul kararında davacının kamu görevinden çıkarılması teklifinin 7145 sayılı Kanunla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasının 9. bendi gereğince yapıldığının belirtildiği, yukarıda yer verilen 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 9. bendi uyarınca terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen personelin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan Bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili Bakanın onayıyla tesis edilmesi gerektiği, davacnın dava dosyasına sunduğu dava konusu … tarih ve …. karar numaralı Kurul kararında ise ilgili Bakan Olur'unun bulunmadığı, öte yandan Mahkemece davalı idarenin savunması alınmadığından dava konusu Kurul kararının davalı idarece dosyaya sunulmuş bir örneğinin ya da davalı idarece dava konusu Kurul kararına ilişkin olarak yapılmış herhangi bir açıklamanın bulunmadığı gibi Mahkemece dava konusu işlemin ara kararıyla davalı idareden istenilmediği ve söz konusu Bakan Olur'unun bulunup bulunmadığının araştırılmadığı görülmüştür.
Bu durumda, Mahkemece, ilk incelemeye esas ara kararı ile davalı idareden, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin istenilmesi ve davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin ilgili Bakan Olur'u ile tesis edilip edilmediğinin ya da davacının kamu görevinden çıkarılması yönünde tesis edilen başkaca bir işlem bulunup bulunmadığının araştırılması gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmaksızın yalnızca dava konusu Kurul kararının davacı tarafından sunulan örneği dayanak alınıp Kurul kararının kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliği taşımadığı sonucuna ulaşılarak karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, Mahkemece yapılacak araştırma sonucunda şayet davacı hakkında kamu görevinden çıkarılması yönünde tesis edilmiş başka bir işlem bulunmadığının, davacının kamu görevinden çıkarılmasının dava konusu Kurul kararıyla yapıldığının ve dava konusu Kurul kararının ilgili Bakan Olur'u olmaksızın tesis edildiğinin tespit edilmesi durumunda, dava konusu Kurul kararının son kısmında "kararın ilgiliye tebliğine, bu karara karşı 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının dördüncü bendi gereğince Kurul nezdinde itiraz edilebileceğine veya tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde yetkili idare mahkemesinde dava açma hakkı bulunduğuna, oybirliği ile karar verildi" şeklinde ifadelerin yer aldığı da dikkate alındığında, davacının kamu görevinden çıkarılması sonucunu doğuran bu Kurul kararının davacının hukukunu etkileyen bir işlem olduğunun kabulü gerektiği açıktır.
Bu nedenle, yukarıda belirtildiği üzere herhangi bir araştırma yapılmadan, eksik incelemeye dayalı olarak, dava konusu Kurul kararının idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliği taşımadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
-
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
-
Davanın incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin . . tarih ve E:. . , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı