SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 5. D 2023/15681 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/15681

Karar Tarihi

8 Kasım 2023

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/6691 E. , 2023/15681 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No : 2020/6691

Karar No : 2023/15681

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı ile ilgili olarak Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1305 sayılı soruşturması kapsamında 08/08/2016 tarihinde ifadesi alınan N.Ç.'nin, davacının FETÖ örgütüyle bağlantısının olabileceği yönünde beyanının bulunduğu, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün HSYK'da etkin olduğu dönemde bu kurumda çalıştığı ve en son görev yaptığı kurum tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı olduğu yönünde değerlendirme bulunduğu tespitlerine yer verilerek, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, davacı aleyhine verilen beyanın somut bir bilgiye ve görgüye dayalı olmadığı, tamamen varsayıma dayandığı, anılan iddianın somut verilerle desteklenmediği ve ara kararı üzerine gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğunu gösterir somut bilgi ve belgeye rastlanmadığı, diğer taraftan, davacının en son görev yaptığı kurum tarafından, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığınca yapılan tetkik ve müzakere neticesinde, davacı hakkındaki iddiaların somut verilerle desteklenmemesi ve Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazılarında davacının adının beyaz listede bulunması karşısında, davacı hakkında yapılan bu tespitin de dayanağının olmadığı belirtilmiş ve bu durumda davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı, iltisaklı ve/veya irtibatlı olduğunun somut bilgi ve belge ile ortaya konulmadığı anlaşıldığından, varsayıma dayalı tanık beyanına ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde bu kurumda çalıştığına istinaden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, davacının mahrum kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de kabulü gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, dava konusu işlemin iptaline, davacının kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının dava açma tarihi olan 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; kamu görevinden çıkarma işlemlerinin Devletin görevi ve vatandaşlarına karşı yükümlülüklerinin gereği, terör örgütleriyle mücadele ve yeni bir darbe girişimini önlemeye yönelik, zorunlu ve orantılı bir tedbir niteliğinde olduğu, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamede, söz konusu tedbirin uygulanması için mutlaka terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle ve darbe teşebbüsüyle ilgilinin arasında bağ kurulmasının aranmadığı, davacının mahalinde yapılan araştırmaya göre FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir kişilerden olabileceği, 2011 yılı sonrasında terör örgütünün HSK'da etkin olduğu yıllarda bu kurumda çalıştığı, memuriyete alındığı esnada mülakat heyetinde bulunan iki komisyon üyesinin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra HSK tarafından görevden çıkarıldığı, söz konusu örgüt ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ içerisinde olduğu, davacının örgüt ile iltisak veya irtibatının varlığına kanaat getirilmesine yeter düzeyde verinin dosyada mevcut olduğu, davacının Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, örgüt ile ilişkisi ortaya konulan davacının kamu görevinden çıkarılmasına yönelik tesis edilen işleme karşı yapılan itirazın reddine dair Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NÜN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:

Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.

Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.

MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.

08/07/2018 tarih ve 30472 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E:2018/164, K:2022/134 sayılı kararıyla 7150 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.

Davacı, Adalet Bakanlığı bünyesinde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru … tarih ve …. sayılı işlem ile reddedilmiştir.

Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığını iddia ettiği parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.

Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının …. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği, dosyanın Yargıtay'da temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.

AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).

Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.

Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.

Bu açıklamalar çerçevesinde, iltisak ve irtibatın varlığının tespitinde; ceza mahkemesi kararlarında, Cumhuriyet Savcılıklarınca düzenlenen iddianamelerde ya da kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlarda, tanık ve gizli tanık ifadelerinde yahut idari soruşturma dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerin dikkate alınması ve incelenmesi gerektiği açıktır. Zira suç isnadına yönelik incelemede maddi gerçekliği (subutiyeti) ortaya konulmuş olmasına karşın suçun işlenmiş sayılması için yeterli görülmeyen kimi maddi olay, olgu ve tespitlerin, iltisak ve irtibat değerlendirmesi yönünden yeterli görülmesi mümkündür.

Uyuşmazlıkta, İdare ve Bölge İdare Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinden bahisle yürütülen bir adli soruşturma ve kovuşturma bulunmadığı görülmekte ise de, Dairemizce temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibarıyla UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği, dosyanın Yargıtay'da temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturmasındaki tespitlerin, örgütle irtibat ve iltisak noktasında değerlendirilmesi suretiyle yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının dava açma tarihi olan 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1.  2577 sayılı  Kanun’un  49.  maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 

2. Dava konusu işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının dava açma tarihi olan 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda özetlenen gerekçeyle BOZULMASINA,

  1. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim