Danıştay 4. D 2024/71 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2024/71
9 Ocak 2024
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/49 E. , 2024/71 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/49
Karar No : 2024/71
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :.. Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Avcılar ilçesi, ... (... ) Caddesi üzerinde kurulan semt pazarının öncelikle taşınması, mümkün olmaması halinde kaldırılması talebi ile yaptığı 25/04/2022 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararda; semt pazarlarının, yörede oturan semt sakinlerinin bazı ihtiyaçlarının ilk elden ve ucuza sağlanması amacıyla ortaya çıkan ve belediyelerce denetlenip yürütülen bir uygulama olduğu, nitekim bu konuda çeşitli düzenlemeler yapıldığı, ancak belde içindeki bir yerin semt pazarı olarak belirlenirken, çevreye, belde sakinlerinin günlük yaşamına ve diğer kamu hizmetlerine olan etkisinin de gözönünde bulundurulması gerektiği, pazarın kurulduğu semtin sakinlerinin çoğunluğunun bu faaliyetten yakınmaları halinde, esasen başka bir gerekçe aranmasına da gerek bulunmayıp, belediyenin halkın huzur ve refahı açısından bu yakınmaların dikkate alınması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda pazarın kurulduğu semtte ikamet eden semt sakinlerinin bu uygulamadan rahatsız olduklarını belirterek dilekçeler verdikleri, talebin reddine karşı dava açtıkları, semt sakinlerinin evlerine giriş çıkışlarının, esnafın ise işlerinin kurulan bu pazardan dolayı etkileneceğinde hiç bir kuşku bulunmadığı, her hafta aynı şekilde günlük yaşamları bu olaydan etkilenen semt sakinlerinden uzun süreli olarak bu fedakarlığa katlanmalarının beklenemeyeceği, öte yandan bilirkişi raporunda, semt parazının E-5 bağlantı yoluna kadar uzandığı, yoğun bir ulaşım ve yapılaşmanın bulunduğu cadde üzerinde kurulduğu, pazar tezgahlarının bu caddede kurulmasının gerek ulaşımı gerekse diğer bazı belediye hizmetlerini olumsuz olarak etkilediği belirtildiğinden bütün bu tesbitler dikkate alındığında bu caddede oturan halkın sağlık, güvenlik gibi temel hizmetlerden yararlanmasını engellediği, ulaşım problemlerine neden olduğu anlaşıldığından, anılan semt pazarının öncelikle taşınması, mümkün olmaması halinde kaldırılması talebi ile yapılan 25/04/2022 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; ... mirasçıları davacı ... , ..., ... ve ... tarafından; İstanbul-Avcılar ... Mah. ... (... ) Caddesi üzerinde pazar günleri kurulan semt pazarının kaldırılmasına yönelik başvurunun reddine ilişkin ... tarihli,... sayılı Avcılar Belediyesi işleminin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... , K:... sayılı dosyasında açılan davada; 03/03/2020 havale tarihli dilekçeyle tüm davacılar tarafından davadan feragat edildiğinin bildirildiği anlaşıldığından "feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı" yönünde karar verildiği, bu durumda, davacının konusu ve tarafları aynı olan davadan feragat ettiği ve ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararıyla feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu şekilde kesin hüküm oluştuğu görüldüğünden, aynı istemle açılan davanın incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf talebinin kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; iradelerinin fesada uğratılarak feragatta bulundukları bu nedenle feragatın geçersiz olduğu, dava konusu pazarın kaldırılmasında sadece davacının değil kamunun menfaatinin bulunduğu, temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Makamların Sükutu" başlıklı 10. maddesine " 1- İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “kesin hükmün” şartları ve hukuksal sonuçlarına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı gibi, aynı Kanun'un 31. maddesinde "kesin hüküm" konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na herhangi bir atıf da bulunmamaktadır.
Bu anlamda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "kesin hüküm" koşulları ve hukuksal sonuçlarına yönelik düzenlemelerinin, kıyas yoluyla da olsa idari yargı yerlerince de kabul edilmesi gerekmektedir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde ise; "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmüne yer verilmek suretiyle "kesin hüküm" doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış, Kanunun 115. maddesinde; mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış, 303. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir" hükmüne yer verilmiştir.
Hukuk düzeninde istikrarı ve hukuk güvenliğini sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, doktrinde, şekli ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere iki başlıkta ele alınmaktadır.
Şekli anlamda kesin hüküm, yargı yerince verilen karara karşı olağan kanun yollarına başvurulamayacağını ifade etmektedir. Dolayısıyla söz konusu terim ile, görülmekte olan davanın şeklen sona ermesi kastedilmektedir.
Maddi anlamda kesin hüküm ise; uyuşmazlığın esasını çözen nihai yargı kararlarının, kimse tarafından değiştirilememesini ve daha sonra açılan dava bakımından bağlayıcı olmasını; diğer bir anlatımla taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir daha dava konusu yapılamamasını ifade etmektedir. Buna göre, bir kararın maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıması halinde; tarafları, sebebi ve konusu aynı olan yeni bir dava açılması hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Avcılar ilçesi, ... Mah., ... (... ) Caddesinde ikamet eden davacının murisi semt sakini olarak Pazar günleri kurulan semt pazarının kaldırılması istemiyle davalı idareye başvurdukları, ancak başvurularının ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddi üzerine bu işleme karşı ... İdare Mahkemesinde açılan davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, ... Odası tarafından 03/03/2020 tarihli taahhütname ile; davacıların davalarından feragat etmeleri şartıyla, söz konusu pazarın feragat tarihinden 18 ay sonra boşaltılacağının taahhüt edilmesi üzerine davacılar tarafından davadan feragat edildiği, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, söz konusu kararın kesinleştiği, davacı tarafından davalı idareye ve ... Odasına 30/03/2022 tarihli ihtarnameyle, ... Odası tarafından 03/03/2022 tarihli taahhütname ile; davacıların davalarından feragat etmeleri şartıyla, söz konusu pazarın feragat tarihinden 18 ay sonra boşaltılacağının taahhüt edilmesi sebebiyle 03/03/2020 tarihinde davadan feragat ettiklerini ancak ihtar tarihi itibariyle feragattan 7 ay geçmesine rağmen taahhüdün yerine getirilmediğinden bahisle taahhüdün yerine getirilmesi aksi halde yeni idari başvuruda bulunularak dava yoluna gidileceğinin ihtar edildiği, ihtar üzerine herhangi bir işlem tesis edilmemesi sonucunda, davacının, anılan semt pazarının öncelikle taşınması, mümkün olmaması halinde kaldırılması talebi ile yaptığı 25/04/2022 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için idari yargı yerlerince verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıyıp taşımadığının irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre kesin hükümden bahsedilebilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebepleri ile ilk dava hüküm fıkrası ve ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekmekte olup, olayda ise davaya konu işlemlerin, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında ayrı ayrı başvuruların reddi işlemlerinin iptali isteminden kaynaklandığı, iki ayrı işlemin söz konusu olduğu dolayısıyla ilk işlem için verilen feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı yönündeki kararın sonuçlarının temyize konu dava hakkında kesin hüküm oluşturmayacağı açıktır.
Bu durumda, işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
Temyiz isteminin kabulüne,
-
Temyize konu . . . Bölge İdare Mahkemesi . . . İdare Dava Dairesinin . . . tarih ve E:. . . , K:. . . sayılı kararının BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/01/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı