Danıştay 3. D 2024/134 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 3. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2024/134
29 Ocak 2024
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5517 E. , 2024/134 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5517
Karar No : 2024/134
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2004 ve 2005 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerince verilen ara kararıyla davalı idareden dava konusu ödeme emirleri içeriği borçlara ait ihbarnamelerin tebliğine ilişkin belgelerin istenildiği, savunma dilekçesi eki belgelerden söz konusu borçlara ait ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği ancak ihbarnamelerle ilgili tebliğin mutat usulde yapılamadığını gösteren belgelerin dava dosyasına sunulmadığının anlaşıldığı olayda 2004 ve 2005 yıllarına ilişkin amme alacaklarına ilişkin ihbarnamelerin 213 sayılı Vergi usul Kanunu'nun 114. maddesinde belirtilen beş yıllık zaman aşımı süresi içerisinde tebliğ edilemediği ve alacakların zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ortak sıfatıyla dava konusu ödeme emrine konu borçtan sorumlu olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Tasfiye Halinde ... Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınamadığından bahisle 2004 ve 2005 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, Vergi Mahkemesince verilen ara kararıyla dava konusu ödeme emirlerine konu amme alacaklarına ilişkin asıl borçlu şirket hakkında tanzim olunan ödeme emirleri ile tebliğine ilişkin belgelerin istenildiği, davalı idarece dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin 28/08/2016 tarihinde, … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin ise 02/12/2010 tarihinde ilanen tebliğ edildiğine ilişkin bilgisayar çıktısının dosyaya sunulduğu ancak söz konusu ödeme emirlerinin ilanen tebliği öncesinde mükellefin bilinen adresinde tebliğ edilemediğini gösterir tebliğ alındıları imha edildiğinden dosyaya ibraz edilemediğinin bildirildiği, Danıştay Üçüncü Dairesinin E:2023/5444 sayılı dosyasının incelenmesinden ise aynı amme borçlusu şirketin dava konusu ödeme emirlerine ait amme alacağının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla tanzim olunan ödeme emirlerine karşı açılan davada davalı idarece asıl amme borçlusu şirketin adresinden taşındığı yönünde muhtar imzalı 08/08/2008 tarihli adres tespit tutanağı, şirketin adresinde başka mükellefin faaliyet gösterdiği yönünde beyanda bulunan mükellefin imzası ile 01/09/2008 tarihli yoklama tutanağı, 12/12/2006 tarihinde tasfiyeye girdikten sonra tasfiye memurunun adresinde bulunmadığına dair muhtar imzası bulunan 17/09/2008 ve 27/10/2009 tarihli yoklama tutanaklarının sunulduğu, ardından vergi ve cezaları ihtiva eden ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 4369 sayılı Kanunun 21. maddesiyle değişik 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Vergi Usul Kanunu kapsamındaki vergi ve buna bağlı alacaklarda limited şirket ortaklarının 6183 sayılı Yasanın 35. maddesine göre takibi gerekmekte olup, bir tüzel kişinin ortağının sorumlu tutularak, sözü edilen hüküm uyarınca takip edilebilmesi için kamu alacağının sorumlu sıfatıyla kendisinden tahsil edileceğinin ortağa duyurulmasından önce borcun tüzel kişiye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşmiş bulunmasına rağmen vadesinde ödenmemiş olması, bu nedenlerle tüzel kişinin 6183 sayılı Yasa'nın 54, 55 ve müteakip maddeleri uyarınca takip edilmesi ve bütün bunlara rağmen kamu alacağının tüzel kişinin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilememiş olmalıdır.
Danıştay Üçüncü Dairesinin E:2023/5444 sayılı dosyasına idarece ibraz edilen asıl amme borçlusu şirket ile tasfiye memuruna ait yoklama ve adres tespit tutanakları dikkate alındığında, dava konusu ödeme emirlerine konu amme alacağının tarh zamanaşımına uğradığı neticesine varılamamakla birlikte Vergi Mahkemesince verilen ara kararı üzerine dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiğine ilişkin bilgisayar çıktısının idarece dosyaya sunulduğu ancak söz konusu ödeme emirlerinin ilanen tebliği öncesinde mükellefin bilinen adresinde tebliğ edilemediğini gösterir tebliğ alındılarının imha edildiğinden dosyaya ibraz edilemediğinin bildirildiği, bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliği öncesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen şekilde tebliğlerine çalışıldığı davalı idarece ortaya konulamadığından dolayısıyla sözü edilen ödeme emirleri içeriği borçlarla ilgili olarak ortada şirket tüzel kişiliği nezdinde kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden ödeme emirlerini yazılı gerekçeyle iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
-
Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/01/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı