Danıştay 2. D 2023/5276 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 2. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/5276
8 Kasım 2023
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/8875 E. , 2023/5276 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8875
Karar No : 2023/5276
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olan davacının Hatay İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/32. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesinin uygulanması sonucu bir alt ceza olan 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Hatay Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının (11-a maddesindeki fiili nedeniyle) iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 08/11/2018 günlü, E:2016/23641, K:2018/17356 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünde öngörülen ve davacı hakkında önerilen "meslekten çıkarma" cezasının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzüğün 15. maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde bir derece aşağı cezanın uygulanması kararının da, meslekten çıkarma cezasında olduğu gibi, 3201 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince Valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerektiğinden, bu kurala uyulmaksızın doğrudan İl Polis Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak, Valinin onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların da idarece tazmini gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; tazmin isteminin kabulüne, işlemden kaynaklı davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 01/10/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nda meslekten çıkarma cezası dışındaki kararların Valinin Onayı ile kesinleşeceğinin öngörüldüğü, davaya konu disiplin cezasının usule ve mevzuata uygun olarak yetkili kurulca tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının Hatay İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 2-3 Mart 2013 tarihinde Ankara İli'nde yapılan ve 12/10/2012 tarihinde tüzel kişilik kazanmış olan … isimli sendikanın Genel Kuruluna katılması nedeniyle, hakkında düzenlenen soruşturma raporundaki teklife dayalı olarak davaya konu disiplin kurulu kararıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/32. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecyizesi gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesine istinaden bir alt ceza olan 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması üzerine, bu cezanın iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 5. maddesinde; "Disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar aşağıda gösterilmiştir.
A) İl Polis Disiplin kurulları, kuruldukları il emniyet kadrosundaki:
1. Polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile atanması il makamlarına ait personele bütün disiplin cezalarını,
2. Komiser muavini, komiser ve başkomiserlere meslekten çıkarma cezası dışında kalan öteki disiplin cezaları,
.....
Verebilir.
....." hükmüne, Ek 7. maddesinde de; "Disiplin Kurulunca verilen kararlardan:
A) İl Polis Disiplin Kurulunun polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları Valinin; polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kararları Valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile;
.....
Kesinleşir.
....." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyasının incelenmesinden; yapılan soruşturma sonucunda İl Polis Disiplin Kurulunca, davacıya isnat edilen fiilin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/32. maddesinde yer aldığı ve karşılığının meslekten çıkarma cezası olduğu sonucuna varılmakla birlikte, aynı Tüzüğün 15. maddesi uyarınca alt ceza uygulanarak davacının, 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ilgili hükümlerinde, il polis disiplin kurullarının, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurlarına ait bütün disiplin cezalarını verebileceği, ancak nihai ceza olarak meslekten çıkarma cezası uygulanması durumunda ek bir usulü güvence kapsamında bu cezanın Valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulu görüşü ve Bakan onayı ile kesinleşeceği hüküm altına alınmıştır.
Başka bir anlatımla, Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 5. ve Ek 7. maddeleri incelendiğinde; kanun koyucu tarafından İl Polis Disiplin Kurulunca cezanın teklif edildiği ve Bakanlık Makamınca cezanın verildiği bir sistemin öngörülmediği, ceza verme yetkisinin doğrudan il polis disiplin kuruluna ait olduğu, ancak bu noktada sonuç cezanın, meslekten çıkarma cezası olması durumunda, polis memurları bakımından ikinci bir incelemeden sonra bu yaptırımın uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Nitekim, 19/02/1980 günlü, 2261 sayılı Kamu Güvenliğine ve Kolluk Hizmetlerine İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bunlara Yeni Hükümler Eklenmesi Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Kanun'a "Ek Madde 2" olarak eklenen ve daha sonra 11/09/1987 günlü, 291 sayılı KHK ile "Ek Madde 5" olarak teselsül edilmiş olan maddenin gerekçesinde; "Emniyet örgütünde kurulacak disiplin kurullarının ceza verebilecekleri personel ve uygulayacakları cezalar bakımından yetki sınırlarını belirlemektedir. Maddeye egemen olan görüşe göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki, disiplin kurullarını ceza vermek için sadece görüş bildiren bir yer kabul eden ve ceza verme yetkisini merkezdeki atamaya yetkili amire bırakan sistem bırakılmakta ve disiplin kurulları, gösterilen yetki sınırları çerçevesinde disiplin cezası vermede birer karar yeri durumuna getirilmektedir. Böylece 657 sayılı Kanuna göre bugüne kadar uygulamada karşılaşılan, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilecek ve disiplin işleri büyük bir hız kazanmış olacaktır." şeklinde ifade edilen hususlar ile de, bu duruma işaret edilmekte ve işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilerek, disiplin işlerine hız kazandırılması hedeflenmektedir.
Olayda, meslekten çıkarma cezası yerine alt ceza uygulanmak suretiyle verilen ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezası bakımından İl Polis Disiplin Kurulunun bu cezayı vermeye yetkili makam olduğu, ceza verme yetkisine sahip olan kurulun alt ceza uygulaması konusunda da yetkisinin bulunduğu ve nihai cezanın meslekten çıkarma cezası olmaması nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakan onayı ile değil, 3201 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesi uyarınca Valinin onayıyla kesinleşeceği sonucuna varıldığından, belirtilen usulde tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetkili makam tarafından tesis edilmediği gerekçesiyle iptali ve tazmin isteminin kabulü yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/03/2022 günlü, E:2021/1718, K:2022/1034 sayılı kararı da bu yöndedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
-
… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
-
Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
-
2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı