Danıştay 2. D 2024/119 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 2. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2024/119
9 Ocak 2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7098 E. , 2024/119 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7098
Karar No : 2024/119
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde ... isimli şahsın iletişiminin dinlenilmesi olayı ile ilgili olarak "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek ya da ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu disiplin cezasına konu eylem nedeniyle davacı ve diğer ilgililer hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, belgede sahtecilik suçlarından dolayı başlatılan adli soruşturma sonucu, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen …günlü, … sayılı kararla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, anılan karar içeriğinde "önleme dinlemesine esas bilgilerin açıktan alınan bilgiler, gazete ve yerel basından alınan bilgiler, ishitbarat elemanları vasıtası veya başka yapılan dinlemeden dolayı ya da görevli memurun yaptığı çalışmalardan elde edildiği, ... isimli şahıs hakkında BİMER'e yapılan müraacat sonucu yazı geldiği, Aydın Valiliğine ihbar mektubu geldiği, vali tarafından konunun araştırılması için talimat verildiği, ...'nin bağlantılı olduğu belirtilen ... hakkında KOM Şube Müdürlüğü tarafından işlem yapıldığı ve planlı çalışma başlatıldığı, müşteki ...'nin şüpheliler tarafından dinlenilmesi işleminde, organize suçların önlenmesi maksadına yönelik emarelerin bulunduğu, suç ve suçlu ile mücadele yöntemi olarak teknik takibin kullanıldığı, dinlenilme işleminde mevzuata aykırılık tespit edilmediği bu nedenle kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçu ve kayda almak suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun hukuka aykırılık unsuru oluşmadığı" hususlarına yer verildiği; anılan karar ile dosyada yer alan disiplin soruşturma raporu ve diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu ... isimli şahsın mahkeme kararı ile dinlenilmesi işleminin organize suçlarla mücadele kapsamında yapıldığı görülmekle ve her ne kadar dava konusu işleme dayanak davacı eylemi kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek şeklinde nitelendirilmişse de olayda kasıt unsurunun gerçekleşmediği ve eylemin nitelendirilmesinde hata olduğu kanaatine varıldığından dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının davacıya iadesine, yoksun kalınan parasal haklarının ise dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; dinlenen kişinin organize suç örgütü üyesi gibi gösterilmek suretiyle dinlenildiği, suç emaresi olmaksızın suç isnat edilmek suretiyle gerçeğe aykırı evrak düzenlenerek ve kayıtlar üzerinde vatandaşların değişik yasadışı örgüt üyeleri gibi gösterilmek suretiyle iletişimlere müdahale edildiği, dinlemenin iletişimin dinlenilmesini gerektirecek bilgiler olmaksızın yapıldığı görüldüğünden, davacının eylemine uyan dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf incelemesine konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, işin esasına geçilerek davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; cezaya esas iletişimin tespitine yönelik evrakın usul ve yasaya uygun olduğu, dinlemelerin ilgili mevzuata uygun olarak ve hakim kararıyla yapıldığı, savunma hakkının kısıtlandığı, işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde terör örgütleri ve organize suçlarla mücadele kapsamında usulsüz dinlemeler yapıldığı iddialarının araştırılmasına yönelik İçişleri Bakanlığının 30/06/2014 günlü onayı doğrultusunda aralarında davacının da bulunduğu personel hakkında başlatılan soruşturmada; ... isimli şahsın 11/10/2012-10/04/2013 tarihleri arasında (üçer aylık dönemler halinde iki kez) … nolu GSM hattı üzerinden "... isimli şahıs liderliğindeki suç örgütü içerisinde yönetici konumunda yer alan ... isimli şahsın birlikte tefecilik, çek-senet tahsilatı, zorla senet imzalatma, ... türlü eylemler içerisinde bulundukları, ..., oluşturmaya çalıştıkları organize suç örgütü bünyesinde tehdit, baskı, cebir ve şiddet uygulayarak menfaat temin eden grup içerisinde faaliyet yürüttüğü" gerekçesiyle iletişiminin dinlenmesine esas bilgi notu/iletişime müdahale talep formlarında davacının da imzasının bulunduğu, davacının iletişimin dinlenmesi ile ilgili hakim kararlarına gerekçe teşkil eden bilgi notu/iletişime müdahale talep formunu imzalaması şeklindeki davranışıyla "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediği kanaatine varılarak getirilen teklif doğrultusunda İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararıyla Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacı anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/6/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1. maddesiyle bu Tüzüğün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 8/12 maddesinde yer alan "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin, 6. fıkrasının (h) bendinde, "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Belirtilen hususlarla birlikte; Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun, Karar Tarihi:02/07/2020, Başvuru Numarası:2016/14253 olan "Barış Baş" dosyasında verdiği kararın 56. paragrafında; "Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, § 30)."; 57. paragrafında; "Cezai sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş veya ceza sorumluluğu ortadan kalkmış olsa dahi aynı olaylar nedeniyle -daha hafif bir ispat külfeti temelinde- kişi hakkında başka tür bir sorumluluğun tesis edilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Bu bağlamda ceza yargılamasına konu maddi olay ve olguların disiplin hukuku esasları çerçevesinde diğer kamu makamlarınca (idari/adli) ayrıca değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda ulaşılacak kanaate göre işlem/karar tesis edilmesi mümkündür (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, § 25; Kürşat Eyol, § 30, Galip Şahin, § 48)."; 58. paragrafında ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken ise kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50). Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47)." değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.
Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; dava konusu işleme esas ... isimli kişinin dinlenmesi ile ilgili olarak, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturma dosyası üzerinden
verilen 08/07/2015 günlü kararla; "... isimli şahsın ifadesinde; ... isimli şahsı tanıdığını, işyerine gelip gittiğini, engelli kızına başkalarının yardımda bulunduğunu beyan ettiği; … , … , … , … ve … isimli şüphelilerin ifadelerinde, açıktan alınan bilgilerin, gazete ve yerel basından alınan bilgilerin, istihbarat elemanları vasıtasıyla, başka dinleme sırasında ya da görevli memurların yaptığı çalışmalardan elde edilen bilgilerin önleme dinlenmesine esas alındığı; ... isimli şahıs hakkında Başbakanlık İletişim Merkezine (BİMER) yapılan müracaat sonrası yazı geldiği, o dönemin valisi … isimli şahıs tarafından konunun araştırılması için talimat verildiği; ... isimli şahsın bağlantılı olduğu belirtilen ... isimli şahıs hakkında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü tarafından işlem yapıldığı, dinlemenin usulüne uygun olduğu hususlarının beyan edildiği, Aydın Valiliği tarafından gönderilen … günlü, … sayılı yazının ekinde ... isimli şahıs hakkında Aydın Valiliğine hitaben yazılan 12/01/2012 tarihli ihbar mektubu bulunduğu, … isimli şahıs tarafından 03/12/2012 tarihinde BİMER'e ihbarda bulunulduğu, Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından ... isimli şahıs hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, … Değişik İş sayılı kararıyla 12/02/2012 tarihinde planlı çalışma başlatıldığı ve 08/05/2013 tarihinde planlı operasyon kapsamında düzenlenen tahkikat evrakının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiğinin bildirildiği; ... isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi işleminde organize suçların önlenmesi maksadına yönelik emarelerin bulunduğu, suç ve suçluyla mücadele yöntemi olarak teknik takibin kullanıldığı, müşteki ...'nin dinlenilmesi işleminde mevzuata aykırılık tespit edilmediği, bu nedenle ... isimli şahsın dinlenmesiyle ilgili olarak kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçu ve kayda almak suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun hukuka aykırılık unsuru oluşmadığı" gerekçesiyle davacı/şüpheli hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve yukarıda bahsedilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar gözönüne alındığında davacının, üzerine atılı "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk; dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının davacıya iadesine, yoksun kalınan parasal haklarının ise dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
-
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı