SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 2. D 2023/4679 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 2. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/4679

Karar Tarihi

12 Ekim 2023

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2559 E. , 2023/4679 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/2559

Karar No : 2023/4679

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava Konusu İstem: Ankara İl Emniyet Müdürlüğü emrinde başkomiser olarak görev yapan davacı, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliği emrinde görev yaptığı dönemde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinde düzenlenen "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama göstermek" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali ile anılan karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş; anılan karar Danıştay Beşinci Dairesinin 20/12/2017 günlü, E:2016/6672, K:2017/24646 sayılı kararıyla bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin anılan bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesinde, memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı yönünde hüküm bulunduğu; dosyanın incelenmesinden, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliği tarafından yürütülmekte olan iletişimin dinlenmesi çalışmaları kapsamında kaydedilen seslerin yedeklenmesinin yapıldığı harici hard disk içerisinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/662 sayısına kayden "TCK'nın 220. maddesi kapsamında haksız ekonomik çıkar sağlamak amacı ile örgüt kurmak, örgüt faaliyetleri kapsamında kasten adam öldürmek" suçlarına yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde teknik takibi yapılan bir şahsın suç unsuru içermeyen bir telefon görüşmesinin, tape formatında imzasız ve bilgi notu başlığı altında saklanarak ortak alana kaydedildiği iddiası ile ilgili olarak yapılan disiplin soruşturması neticesinde, davacının görevin takdir ve ifasında hoşgörü ve savsaklama fiilini işlediği, bu eylemi ile Devletin ve kişilerin zarara uğratıldığının sübuta erdiğinden bahisle eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırıldığı, anılan soruşturma çerçevesinde yapılan teknik takip projesinde davacının büro amir yardımcısı olarak görev yapması nedeniyle, projede görevli personel üzerinde denetim ve gözetim görevinin bulunduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, bu denetim ve gözetim görevi nedeniyle davacının, ortaya çıkabilecek usulsüzlükleri önlemek adına proje kapsamında yapılan dinlemelerle ilgili tüm çalışmaları ve yapılan kayıtları yakından takip etmek ve gerektiğinde müdahale etmekle mükellef olduğu, her ne kadar davacı tarafından, soruşturmanın geniş kapsamlı olması ve ülkemiz için önem arzetmesi nedeniyle soruşturma ile ilgili tüm yetki ve sorumluluğun Cumhuriyet Savcısı K.Ç.'ye ait olduğu ve onun tarafından yürütüldüğü iddia edilmekte ise de, teknik takip ile ilgili asıl sorumluluğun anılan projede büro amir yardımcısı sıfatıyla görevli olan davacıda olduğunun açık olduğu, dolayısıyla davacının, teknik takibi yapılan bir şahsın suç unsuru içermeyen bir telefon görüşmesinin tape formatında imzasız ve bilgi notu başlığı altında saklanarak ve ortak alana kaydedilmesi fiili ile ilgili olarak doğrudan bir talimatının olduğu hususunda tanık ifadesi veya başka bir delil olmamakla birlikte, yukarıda açıklandığı üzere anılan projede büro amir yardımcısı sıfatıyla görevli olması sebebiyle denetim ve gözetim görevini yerine getirmediği, ayrıca davacı, aynı olay nedeniyle "gizliliğin ihlali" suçundan dolayı yapılan ceza yargılaması sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla beraat etmiş ise de, ceza yargılamasında gizliliğin ihlali suçundan tahkikat yapıldığı, dava konusu disiplin cezasının ise görevin takdir ve ifasında hoşgörü ve savsaklama fiiline dayandığı, dolayısıyla fiillerin örtüşmediğinin anlaşıldığı; kaldı ki, ceza hukuku ile disiplin hukukunun ilke ve esasları ile koruduğu menfaatlerin farklılık arzettiği, ceza kanunlarına göre suç teşkil etmeyen bir fiilin disiplin mevzuatına aykırılık teşkil etmesi ve cezalandırılmasının mümkün olduğu, bu nedenle, davacının fiilinin ağırlığı ve niteliği gereği Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi kapsamında değerlendirilerek, "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği, anılan beraat kararına karşı şikayetçi tarafından temyiz yoluna başvurulmuş ise de sonradan müşteki/katılan vekilince dosyaya sunulan dilekçe ile davadan ve temyiz başvurusundan feragat edildiği, bu nedenle eyleminin gerek ceza soruşturması gerekse disiplin soruşturması yönünden suç teşkil etmediği, kendisinin teknik büroda görev yapmadığı, dava konusu disiplin cezasına ilişkin işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, bozma ilamının (vekilin) eski adresine tebliğ edildiği, usulüne aykırı yapılan tebligat nedeniyle karar düzeltme yoluna başvuru hakkının engellendiği, adil yargılanma hakkının gözetilmeksizin verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan; davacı vekilince Danıştay Beşinci Dairesince verilen bozma ilamının vekilinin eski adresine tebliğ edildiği, usulüne aykırı yapılan tebligat nedeniyle karar düzeltme yoluna başvuru hakkının engellendiği ileri sürülmekte ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, tebligatın, tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılacağı; 21. maddesinde, kendisine tebligat yapılacak kimsenin gösterilen adreste bulunmaması veya tebellüğden imtina etmesi durumunda tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı; 35. maddesinde ise kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimsenin, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğunun hüküm altına alındığı; dosyanın incelenmesinde, davacı vekilince dosyaya adres değişikliğini bildiren dilekçe sunulmadığı gibi tebligatın belirtilen hükümlere göre usulüne uygun şekilde yapıldığı anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,

  1. . . . İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,

  2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karar kesinleştiğinde davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,

  3. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

  4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim