SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 13. D 2023/4209 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/4209

Karar Tarihi

18 Ekim 2023

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4655 E. , 2023/4209 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No:2022/4655

Karar No:2023/4209

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Döviz ve Altın Sınırlı Yetkili Müessese A.Ş. (Eski Unvan: … Döviz ve Altın Ticaret A.Ş.)

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirketin, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin (Tebliğ No:2018-32/45) Tebliğ'in 4. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak ... ile vadeli işlemlerde bulunduğundan bahisle aynı Tebliğ'in 29. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca faaliyet izninin iptal edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Bakanlık Oluru'nun iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin iş ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı İnceleme Raporu'nda yer alan öneriye istinaden dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;

Dosyadaki bilgi, belge ve İnceleme Raporu'nun tetkikinden, davacı şirketin 2015, 2016 ve 2017 yıllarındaki döviz alım ve satım işlemlerinden tutarı 20.000,00-TL ve üzeri olan işlemleri gösteren listelerin incelendiği, bu yıllarda ... Bankası, ... ve ...'ın Kuşadası'ndaki şubeleri ile yüksek tutarda ve çok sayıda işlem yapıldığının tespit edildiği, bankalarla yapılan yazışmalarda ... ve ...'tan alınan cevabî yazılarda, davacı ile vadeli döviz işlemlerinin yapıldığının bildirildiği, mevzuata göre döviz kurlarında meydana gelen hareketlenmelere karşı Türk Lirası'nın değer kaybını önlemek için 2018 yılında yapılan değişikliklerle döviz piyasasındaki işlemlerden biri olan vadeli işlem yapılmasının yasaklandığı ve davalı idare tarafından dosyaya sunulan belgelerden de davacının ... ve ... ile vadeli işlem sözleşmesi yaptığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 14/02/2022 tarih ve E:2020/3455, K:2022/399 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 4. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan yetkili müesseselerin vadeli işlem yapamayacakları yönündeki kuralın, bu konuya ilişkin davalı idarenin ve Sermaye Piyasası Kurulu'nun görüş yazıları ile Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin ara kararına verilen cevapla birlikte değerlendirildiğinde, Tebliğ'de yetkili müesseselerin kendi nam ve hesaplarına vadeli işlem gerçekleştirmelerinin yasak olduğuna ilişkin açık bir kuralın yer almadığı, İnceleme Raporu'nda da bahse konu vadeli işlemlerin davacı şirketin ortakları ya da müşterileri nam ve hesabına gerçekleştirildiğine ilişkin bir tespitin bulunmadığı, dosyada mevcut olan vadeli işlemler dökümü incelendiğinde ise, işlemlerin, davacı şirket nam ve hesabına gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı; öte yandan, Hazine Kontrolörleri Kurulu Raporu'nda, davacı şirketçe vadeli işlemlerin ticarî faaliyetinin bir parçası olarak ve kâr amacıyla yapıldığı belirtilmekle birlikte söz konusu yorumun yeterli bir gerekçeye dayandırılmadığı, kaldı ki ticarî varlığın nakdî değerinin korunması amacıyla vadeli işlemler gerçekleştirilmesinin kâr elde etme amacını da içerdiği ve bu hususun da Tebliğ'in 4. maddesinin dördüncü fıkrasında açıkça yasaklanmadığı, ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğü ile Hazine Kontrolörleri Kurulu arasında da görüş birliği bulunmadığının anlaşıldığı, diğer taraftan Tebliğ'in dava konusu işleme dayanak 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, 12/10/2021 tarihinde yapılan değişiklik ile yetkili müesseselerin müşterileri namına ve/veya hesabına vadeli işlem gerçekleştiremeyeceği, yalnızca kendi namları ve/veya hesabına bankalarla vadeli işlem gerçekleştirebileceklerinin belirtildiği dikkate alındığında, davacı şirketin faaliyet izninin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nin davanın reddi yolundaki kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, fiilen gerçekleşmiş olayların amacı konusunda varsayıma dayalı karar verildiği, davaya konu vadeli işlemler ticarî kâr amacıyla gerçekleştirildiğinden şirketin sermayesinin ve ticarî mal varlığının korunmasının söz konusu olamayacağı, Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğü ile Hazine Kontrolörleri Kurulu arasında görüş ayrılığının bulunmadığı, 12/10/2021 tarihli değişiklikle Tebliğ'in 4. maddesinin dördüncü fıkrasının açıklığa kavuşturulduğu, davacının banka ile vadeli işlem gerçekleştirdiği günlerde, kullandığı vadeli günlük kurlardan belirgin şekilde farklı ve vadeli işlem kuruyla uyumlu kurlar üzerinden müşterileriyle işlem gerçekleştirdiği, şirketin sadece kendi nam ve hesabına vadeli işlem gerçekleştirmediği, banka ile gerçekleştirilen vadeli işlemlerin kurları ve vade tarihleri ile bu tarihlerdeki diğer işlemler analiz edildiğinde başka müşteriler ile de vadeli işlem gerçekleştirildiği değerlendirildiğinde dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği, mevzuatta faaliyet izninin iptaline yönelik işlemlerin tespit edilmesi hâlinde ilgili raporun yetkili müesseseye tebliğ edilerek savunma hakkı verilmesinin gerekmediği, 1567 sayılı Kanun'un 1. maddesinin verdiği yetkiye istinaden çıkarılan 32 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın esasa ilişkin hükümleri tespit ettikten sonra ihtisasa ve idarî tekniğe dair konuları Bakanlık düzenlemesine bıraktığı, dolayısıyla yetki gasbının söz konusu olmadığı, Tebliğ'de dava konusu işleme ilişkin yetkili müessese uyarılmadan işlem yapılamayacağına dair bir hüküm bulunmadığı, önceki Tebliğ'de yer alan bir hükme dayanılmasının imkânsız olduğu ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usûl ve hukuka uygun olduğu, davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usûl ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.

Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davalının temyiz isteminin reddine,

  2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak esastan incelenen davada dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,

  3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

  4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,

  5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın . . . İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim