Danıştay 13. D 2023/4613 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/4613
8 Kasım 2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3935 E. , 2023/4613 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3935
Karar No:2023/4613
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … (…) Kurumu Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … (…) Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nce gerçekleştirilen kullanılmış su sayaçlarının trampa usulü ile yenilenmesine ilişkin 07/03/2016 tarihli ihalenin iptali ile ihaleye konu sayaçların MKE Kurumu'na satılması talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 19/12/2019 tarih ve E:2016/4341, K:2019/4503 sayılı kısmen onama (ihalenin iptali istemi yönünden), kısmen bozma (başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden) kararı üzerine, bozulan kısım yönünden verilen kararda; resmi daire ve idareler ile iktisadi devlet teşekkülleri ve bunlara ait müessese ve iştiraklerinin malik oldukları her çeşit maden hurdalarının öncelikle MKE Kurumuna devrini öngören 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın ekinde "hurda tarifi"nin yapıldığı, bu tarife uyarınca kullanılma imkânı kalmayan, kullanılmasında ekonomik yarar bulunmayan/sağlanmayan malzemelerin hurda mahiyetinde olduğu, dava konusu ihale işlemi ile yeni sayaçlarla değiştirilmesi düşünülen su sayaçlarının, bu suretle değişime tabi tutulmasının ekonomik olarak davalı kuruma daha yüksek bir gelir ve avantaj sağlaması durumunda anılan sayaçların ekonomik değeri olmayan hurda olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu bağlamda, Mahkemelerinin 16/07/2020 tarihli ara kararıyla, "BUSKİ'ye ait kullanılmış su sayaçlarının trampa usulü ile yenilenmesi işine ilişkin ihale gerçekleşmiş olsaydı, ne kadarlık bir tasarrufta bulunulacağının" açıklanmasının davalı idareden istenildiği, idarenin 27/07/2020 tarihinde kayda giren cevabi yazısı ve eki BUSKİ Genel Müdürlüğü'ne ait kullanılmış su sayaçlarının MKE Kurumuna verilmesi yerine trampa ile satış yapılması halinde kurum lehine ortaya çıkacak kazancın tespitine ilişkin belgenin incelenmesinden, "2016 yılında BUSKİ Genel Müdürlüğü'nce gerçekleştirilen trampa ihalesi için verilen en uygun teklif bedelinin 875.000,00-TL (100.000 X 8,75 TL/kg) olduğu, 2016 yılında MKE Kurumuna ihalesiz satış gerçekleştirilmiş olsaydı elde edilecek gelirin 160.000,00-TL (100.000 X 1,60 TL/kg) olacağı, BUSKİ Genel Müdürlüğü lehine oluşan kazanç tutarının 715.000,00-TL" olduğunun görüldüğü, idarenin kullanılmış su sayaçlarını yenisi ile değiştirmeye (trampa etmeye) yönelik olarak gerçekleştirdiği ihalenin, yürüttüğü kamu hizmetinde kullanılacak sayaçların yenisini elde etmesini sağlayacağı ve bu yolla önemli bir ekonomik kâr elde edeceği görülmekte olduğundan, davalı idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin özelliğine uygun olarak ekonomik değer sağladığı anlaşılan kullanılmış su sayaçlarının 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın ekinde tanımı yapılan "hurda tarifi" kapsamında olmadığı, bu durumda davacı kurumun ön alım hakkından söz edilemeyeceğinden, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, kullanılmış su sayaçlarının ekonomik ömrünü tamamlamış hurda malzeme olduğu, hurda malzemeleri toplama tekel yetkisinin kendilerine ait bulunduğu, davalı tarafça yargılama giderlerine yönelik bir harcama yapılmadığı hâlde Mahkeme kararında, yargılama giderinin bir kısmının kendilerinden alınarak davalıya verilmesi yönünde kurulan hükmün hatalı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
BUSKİ Genel Müdürlüğü'nce kullanılmış su sayaçlarının trampa usulü ile yenilenmesine yönelik 07/03/2016 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına ilişkin ihale ilanı üzerine davacı tarafından 01/03/2016 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunularak, anılan ihalenin iptali ile ihaleye konu malzemelerin ilgili Bakanlık tarafından belirlenen hurda alım fiyatları üzerinden Kurumlarına satışı talep edilmiştir.
Davacının başvurusu, ihaleye konu malzemelerin hurda niteliğinde olmadığından bahisle … tarih ve … sayılı işlemle reddedilmiştir.
Bunun üzerine 07/03/2016 tarihli ihalenin ve … tarih ve … sayılı sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dava süreci devam ederken 07/03/2016 tarihinde gerçekleştirilen dava konusu ihalenin, 17/06/2016 tarihli ihale komisyonu kararı ile iptaline karar verilmiştir.
Bunun üzerine ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, anılan kararın Dairemizin 19/12/2019 tarih ve E:2016/4341, K:2019/4503 sayılı kararıyla, ihalenin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanmasına, ihale konusu malzemelerin davacı Kuruma satışı talebinin reddine yönelik işlemin iptali istemi yönünden hüküm kurulmadığından, hüküm kurulmayan kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Demir, bakır, kurşun, kalay, tutya, aleminyum, antimuvan ve nikel hurdalar ile bunların hurda hâlindeki halitalarının ve kullanılamayacak bir hâle gelmiş bilümum muharrik veya müteharrik vasıtaların memleket dışına çıkarılmasını yasak etmiye Cumhurbaşkanı salahiyetlidir. Bu maddelerin memleket içinde satılması serbesttir."; 2. maddesinde, "Resmî daire ve müesseselerde birinci maddede yazılı mevaddan kendi ihtiyaçlarından fazla olanlar, 2490 sayılı Kanun'un 66'ncı maddesine göre askeri fabrikalara devredilir." kuralı yer almıştır.
Mülga 5591 sayılı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Kanunu'nun 18. maddesinde, Askerî Fabrikalar Genel Müdürlüğü ve grup müdürlüklerinin bütün menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve borçlarının ve çeşitli kanun ve tüzüklerle Askerî Fabrikalara tanınmış olan bütün hak ve yetkilerin Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu'na intikal edeceği kurala bağlanmıştır.
03/07/2021 tarih ve 31530 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7330 sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun'un "Görev ve yetki" başlıklı 4. maddesinin 4. fıkrasında, “Şirket ikili veya çok taraflı anlaşmalar gereği yabancı ülkeler tarafından Türkiye’de bırakılanlar ile kamu idareleri, kamu iktisadi teşebbüsleri ve sermayesinin en az yüzde ellisi kamuya ait olan bağlı ortaklıklarca ihtiyaç fazlası ve kullanım dışı bırakılan veya niteliğini kaybetmiş olan her türlü hava, deniz ve kara taşıtları, makine ve teçhizat ile tehlikeli veya tehlikesiz metal/metal bileşim atıkları, ekonomik değer taşıyan metal dışı (evsel nitelikte olmayan) mal ve malzemeleri; birinci fıkrada belirtilen faaliyetleri gerçekleştirmek için gerekli olan malzemelerin üretilmesinde ham madde olarak kullanmak ve gerektiğinde piyasada değerlendirmek üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen birim fiyatlarından satın alabilir veya devralabilir. Bu fıkrayla ilgili hususlar hakkında 17/12/1937 tarihli ve 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
28/10/1984 tarih ve 18559 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Ana Statüsü'nün "Teşekkülün Amaç ve Faaliyet Konuları" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının yedinci bendinde, resmî daire ve idareler, iktisadi devlet teşebbüsleri, müesseseler ve bağlı ortaklıklar, uluslararası ikili anlaşmalara giren kuruluş ve teşekküllerin hurdaya ayırdıkları her türlü maden, malzeme, araç ve gereçleri toplamak, değerlendirmek ve kullanmak, MKE Kurumu'nun faaliyet konuları arasında sayılmıştır.
20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda, resmî daire ve idareler ve iktisadi devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerinin malik oldukları her çeşit maden hurdaları ile bunların hurda hâlindeki halitalarının ve kullanılmayacak bir hâle gelmiş bulunan muharrik ve müteharrik araçlarının kendi ihtiyaçlarından fazlalarının, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından altı ayda bir piyasa etütlerine dayanılarak yapacağı tespit ve teklif ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca kabul edilecek fiyatlarla adı geçen Kuruma satış suretiyle devredileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, 19/03/2001 tarih ve 2001/15 sayılı Genelge'de, 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri çerçevesinde her türlü hurda malzemenin, kamu kurum ve kuruluşlarınca Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu … Sanayi İşletmeleri A.Ş.'ye (… A.Ş.) satış suretiyle devri öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
7330 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasında, kamu idareleri, kamu iktisadi teşebbüsleri ve sermayesinin en az yüzde ellisi kamuya ait olan bağlı ortaklıklarca ihtiyaç fazlası ve kullanım dışı bırakılan veya niteliğini kaybetmiş olan her türlü hava, deniz ve kara taşıtları, makine ve teçhizat ile tehlikeli veya tehlikesiz metal/metal bileşim atıkların, ekonomik değer taşıyan ve evsel nitelikte olmayan metal dışı mal ve malzemelerin, … Anonim Şirketi tarafından, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen birim fiyatlardan satın alınabileceği veya devralınabileceğinin kurala bağlandığı, ancak, Kanunda, belirtilen mal ve malzemelerin anılan şirket tarafından satın alınması veya devralınması yönünde bir zorunluluk bulunmadığı gibi kamusal yükümlülüğe tâbi olan idareler yönünden de aynı mal ve malzemelerin davacıya satış veya devir zorunluluğunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
7330 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesinde bu fıkrayla ilgili hususlar hakkında 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olup, anılan Kanun'da demir, bakır, kurşun, kalay, tutya, aleminyum, antimuvan ve nikel hurdalar ile bunların hurda hâlindeki halitalarının ve kullanılamayacak bir hâle gelmiş muharrik veya müteharrik vasıtaların memleket dışına çıkarılmasının yasaklanabileceği, bu maddelerin memleket içinde satılmasının serbest olduğu, ayrıca, resmî daire ve müesseselerin de bu madde ve malzemelerden kendi ihtiyaçlarından fazla olanları askeri fabrikalara devredeceği, askeri fabrikalar teşkilatına arz ve teklif olunan hurda malzemenin de Kanunda belirlenen fiyat ve şartlara göre satın alınmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.
3284 sayılı Kanun ile 7330 sayılı Kanun ve diğer mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, resmî daire ve idareler ve iktisadî devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerin … A.Ş.'ye devretmekle yükümlü oldukları maden hurdalarının, 3284 sayılı Kanun'da belirtilen maden hurdaları ve bunların hurda hâlindeki halitaları ile kullanılamayacak bir hâle gelmiş muharrik veya müteharrik vasıtalarla sınırlı olduğu, başka bir anlatımla, resmî daire ve idareler ve iktisadî devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerin 3284 sayılı Kanun'da belirtilenlerin dışındaki mal ve malzemeleri davacı şirkete devretme zorunluluğunun bulunmadığı, yine, davacı şirketin de kamu idarelerine ait olup 3284 sayılı Kanun kapsamında kalan mal ve malzemeleri satın alarak devir alma zorunluluğu olduğu hâlde, anılan Kanun kapsamında olmayan emtiayı devralma zorunluğunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
. Dairemizin 15/06/2023 tarihli ara kararı ile dava konusu ihalenin iptal edilmesinden sonra söz konusu sayaçlar için yeniden ihale yapılıp yapılmadığı ve uyuşmazlık konusu malzemelerin hurda niteliğinde olup olmadığı davalı idareden sorulmuş; dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, dava konusu 07/03/2016 tarihli ihalenin iptali akabinde anılan sayaçların 10/01/2017 tarihinde tekrar ihale edildiği, ancak bu ihalenin de 16/05/2017 tarihli ihale komisyonu kararı ile iptal edildiği, 07/03/2016 ve 10/01/2017 tarihlerinde ihalesi yapılan ve daha sonra iptal edilen 200.000 kg su sayaçlarından 40.000 kg'nin hurda vasfında sayaç olmasına binaen MKE Hurda İşletme Müdürlüğü'ne 04/04/2018 tarihinde teslim edildiği, hurda vasfında olmayıp tamir edilerek yeniden kullanılabilecek nitelikte olan diğer sayaçların ise muhtelif tarihlerde gerçekleştirilen tamir, bakım ve onarımının yaptırılmasına yönelik hizmet alımı işi ihaleleri kapsamında tamir ettirilerek yeniden kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ilgili mevzuat uyarınca ekonomik değer taşıyan metal dışı mal ve malzemelerin davacı şirket tarafından satın alınabileceği veya devralınabileceği açık olmakla birlikte; davalı idarenin hurda niteliği taşımayan, dolayısıyla 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan kullanılmış su sayaçlarını davacı şirkete devretmeye zorlanamayacağı açıktır.
Bu itibarla, söz konusu mal ve malzemelerin davalı idarece ihale yoluyla satışında hukuki bir engel bulunmadığından, davacı şirketçe ihalenin iptal edilerek ihale konusu malzemelerin kendilerine satılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işleme karşı açılan davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı ilk kararında, davacı şirketçe uyuşmazlığa konu su sayaçlarının satışının kendilerine yapılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem ile ihalenin iptali istemlerine yönelik olarak karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiş, akabinde davacı tarafça yapılan temyiz başvurusu neticesinde Dairemizin 19/12/2019 tarih ve E:2016/4341, K:2019/4503 sayılı kararı ile dava konusu işlemin ihalenin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, davacının başvurusunun reddine ilişkin kısmının ise hüküm kurulmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla Mahkeme kararının, ihalenin iptaline ve bu işlem yönünden davalı aleyhine hükmedilen yargılama giderlerine ilişkin kısmı Dairemizin anılan kararı neticesinde kesinleşmiştir.
Ancak, yargılama süreci boyunca tüm giderlerin davacı tarafça karşılanmasına rağmen temyize konu Mahkeme kararında, davanın kısmen ret kısmen karar verilmesine yer olmadığı kararı ile sonuçlandığından bahisle, tarafların haklılık durumu değerlendirmesi yapılarak yargılama giderlerinin yarısının davacı üzerinde bırakılması, diğer yarısının ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesi yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir.
Dairemizin kısmen onama kısmen bozma kararı üzerine bozulan kısım yönünden yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği görülmekte olup, bu durumda Mahkemece, yalnızca daha önce kesinleşmeyen ve hakkında hüküm kurulmayan yargılama giderinin kalan kısmının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, sehven yargılama giderinin yarısı olan 220,13-TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine yönelik hüküm kurulmasında usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "440,25-TL yargılama giderinin yarısı olan 220,13-TL'nin davacı tarafından davalı idareye verilmesine" ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
Davacının temyiz isteminin reddine,
-
Davanın reddi yolundaki . . . İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
-
Temyize konu kararın, hüküm fıkrasında yer alan "…-TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL'nin davacı tarafından davalı idareye verilmesine" ilişkin kısmının ise hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle DÜZELTEREK ONANMASINA,
-
Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
-
Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
-
Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
-
2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı