Danıştay 13. D 2023/5779 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/5779
13 Aralık 2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2810 E. , 2023/5779 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2810
Karar No:2023/5779
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kıymetli Madenler Kuyumculuk
Telekomünikasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. İflas İdaresi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, şirketin bağımsız yönetim kurulu üyesi olan ...'ın istifasına yönelik özel durum açıklamasının, istifa dilekçesinin kendisine tebliğ edildiği 06/12/2016 tarihinde derhal yapılması gerekirken, açıklamanın II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 23. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak 08/12/2016 tarihinde (gecikmeli) yapılması nedeniyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 26.049,00-TL ve 08/12/2016 tarihli özel durum açıklamasında söz konusu yönetim kurulu üyesinin istifa süreciyle ilgili olarak kamuya duyurulan tarihlerin II-15.1 sayılı Tebliğ'in 24. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak hatalı olması nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca 26.049,00-TL olmak üzere toplam 52.098,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; şirket payları ... AŞ'de işlem gören davacı şirketin bağımsız yönetim kurulu üyesi olan ...'ın 30/11/2016 tarihli olup davacı şirketin eline 06/12/2016 tarihinde geçen istifa dilekçesi üzerine 08/12/2016 tarihinde "şirketimizde bağımsız yönetim kurulu üyesi ... olan Sn. ... 06/11/2016 tarihinde kişisel sebeplerden dolayı istifa ettiğini yazılı olarak beyan etmiştir. Yönetim Kurulumuz 08/11/2016 tarihli ve 2016/12/01 sayılı kararıyla istifasını kabul etmiş ..." şeklinde Kamu Aydınlatma Platformu'nda yapılan özel durum açıklamasının davalı idarece belirlenen içsel durumlar rehberinde yönetim kurulu üyesinin ayrılması hususunun derhal yapılacak özel durum açıklaması olarak sayılmasına rağmen hatalı ve geç yapıldığından bahisle her iki ihlâl için de ayrı ayrı olmak üzere toplam 52.098,00-TL idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı;
...'ın istifa dilekçesinin tarihinin 30/11/2016 olduğu, söz konusu istifanın 06/12/2016 tarihinde bizzat ... tarafından elden davacı şirkete ulaştırılmasıyla 07/12/2016 tarihinde ... ile görevine devam etmesi hususunda yapılan görüşmelerin sonuç vermemesi üzerine ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararıyla istifanın onaylanarak aynı gün KAP'ta açıklamasının yapıldığı, 21/12/2016 tarihli savunma istem yazısı neticesinde davacı şirket tarafından özel durum açıklamasındaki tarihlerin yanlış yazıldığının fark edilmesi üzerine 21/12/2016 tarihinde, doğru tarihleri içerecek şekilde yeni özel durum açıklaması yapıldığı;
Dava konusu işlemin özel durum açıklamasının gecikmeli yapılmasından kaynaklı verilen 26.049,00-TL'lik idari para cezasına ilişkin kısmında, mevzuatta dava konusu işlemin tesis edilmesine sebep teşkil eden duruma yönelik özel bir açıklama süresi getirilmeyerek "derhal" ibaresinin kullanıldığı, söz konusu bu boşluğun Kurulca hazırlanan tebliğ ve rehberler ile de açığa kavuşturulmadığı gibi, her ne kadar istifa hukuken karşı tarafın kabulüne ihtiyaç bırakmayan bir irade beyanı olsa da iki gün sonra yapılan açıklamanın makul sürede yapıldığı gözetildiğinde hukuka uygunluk bulunmadığı,
Dava konusu işlemin özel durum açıklamasının hatalı yapılmasından kaynaklı verilen 26.049,00-TL'lik idari para cezasına ilişkin kısmında ise, davalı idarece davacı şirketin yönetim kurulu karar defteri de istenilmek suretiyle yapılan incelemede 21/12/2016 tarihli savunma istem yazısı üzerine gerek Kamuyu Aydınlatma Platformunda gerekse de yönetim kurulu karar defterine yazılan tarihlerin yanlış yazıldığının ortaya çıktığı, basiretli tacir olarak özen yükümlülüğü geniş olan davacı şirketin ekonomi piyasasına ilişkin kamuya yapacağı açıklamada gereken özeni göstermeyerek yanlış tarihler belirttiği sabit olduğundan, hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu Kurul kararının özel durum açıklamasının gecikmeli yapılması gerekçesiyle 26.049,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım bakımından dava konusu işlemin iptaline; özel durum açıklamasının hatalı yapılması gerekçesiyle 26.049,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım bakımından davanın reddine karar verilmiş; kararın iptale yönelik kısmına karşı davalı idarece istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ...'ın 06/12/2016 tarihinde istifa ettiği ve istifanın tek taraflı bir irade beyanı olması nedeniyle davacı şirkete tebliğ edildiği andan itibaren hüküm ve sonuçlarını doğurduğu dikkate alındığında, söz konusu hususa ilişkin özel durum açıklamasının 06/12/2016 tarihinde yapılması gerektiği, Kurul'un özel durum açıklamalarına ilişkin düzenlemelerinde, açıklamaların ne zaman yapılması gerektiğinin açıklıkla belirlendiği, kamuyu aydınlatma yükümlülüklerinin "makul süre" içerisinde yerine getirilmesi değil, düzenlemelerde belirlenen sürelerde yerine getirilmesinin hukuken zorunluluk arz ettiği, Tebliğ'de özel durum açıklamalarının niteliğine göre bu sürelerin kimi zaman iki iş günü olarak düzenlenmişken kimi zaman üç iş günü olarak düzenlendiği, Tebliğ'in 23. maddesinin ikinci fıkrasında ise, aksi belirtilmedikçe açıklamaların derhal yapılmasının esas olduğunun kurala bağlandığı, derhal kelimesinin, 'çabucak', 'bir an evvel', 'hemen', 'mümkün olan en hızlı şekilde', 'beklenmeksizin', 'en seri' ve 'en hızlı biçimde' gibi anlamlar barındırdığı, tereddüt oluşmasının önüne geçilmesi amacıyla açıklama yapılması gereken iki ve üç gün olarak belirlenen durumlar haricindeki tüm açıklamaların derhal yapılacağı kurala bağlanarak açıklamaların aynı iş günü içinde yapılmasının amaçlandığı, iki gün sonra yapılan açıklamanın makul sürede yapıldığı ve "derhal" kavramı içinde değerlendirildiğinin kabulü durumunda Tebliğ'de öngörülen iki/üç günlük sürelerin bir anlamının kalmayacağı, sermaye piyasalarını ilgilendiren bir bilginin duyulması hâlinde ilgili pay piyasasının değerinin bir anda değişebildiği, bu sebeple yatırımcıların bir günde hatta saatler içinde dahi zarara uğramalarının mümkün olduğu, açıklamanın derhal yapılmasının öneminin de burada olduğu, zira şirket paylarının açıklama yapılmasında sonra düştüğünün tespit edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket payları ... A.Ş. Yakın İzleme Pazarı'nda işlem görmekte olup faaliyet konusunu, her türlü kıymetli maden ve kuyumculuk işleri oluşturmaktadır.
Davacı tarafından 08/12/2016 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP)'nda yapılan açıklamada özetle, şirket bağımsız yönetim kurulu üyesi olan ...'ın 06/12/2016 tarihinde istifasını yazılı olarak beyan ettiği, … tarih ve … sayılı yönetim kurulu kararıyla istifasının kabul edildiği belirtilmiştir.
Kurulca söz konusu hususa ilişkin olarak davacı şirketten istenilen savunma ile davacı tarafından sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, ...'ın istifa dilekçesinin 30/11/2016 tarihinde imzalandığı ve davacı şirkete 06/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ... tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararıyla istifanın kabul edildiği anlaşılmıştır.
... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, davacı şirket tarafından, şirketin bağımsız yönetim kurulu üyesi olan ...'ın istifasına yönelik özel durum açıklamasının, istifa dilekçesinin kendisine tebliğ edildiği 06/12/2016 tarihinde derhal yapılması gerekirken, açıklamanın II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 23. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak 08/12/2016 tarihinde yapılması nedeniyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 26.049,00-TL ve 08/12/2016 tarihli özel durum açıklamasında söz konusu yönetim kurulu üyesinin istifa süreciyle ilgili olarak kamuya duyurulan tarihlerin II-15.1 sayılı Tebliğ'in 24. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak hatalı olması nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca 26.049,00-TL olmak üzere toplam 52.098,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından söz konusu idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Sermaye piyasası araçları, bu araçların ihracı, ihraççılar, halka arz edenler, sermaye piyasası faaliyetleri, sermaye piyasası kurumları, borsalar ile sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü diğer teşkilatlanmış piyasalar, piyasa işleticileri, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, merkezî takas kuruluşları, merkezî saklama kuruluşları, Merkezî Kayıt Kuruluşu ve Sermaye Piyasası Kurulu bu Kanun hükümlerine tabidir. Halka açık olmayan anonim ortaklıkların halka arz edilmeyen pay ihraçları, bu Kanun kapsamı dışındadır.
..."; "Kısaltmalar ve tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, (1) Bu Kanun'un uygulanmasında; ... k) Kamuyu Aydınlatma Platformu: Mevzuat uyarınca kamuya açıklanması gerekli olan bilgilerin elektronik imzalı olarak iletildiği ve kamuya duyurulduğu elektronik sistemi, ..., ş) Sermaye piyasası araçları: Menkul kıymetler ve türev araçlar ile yatırım sözleşmeleri de dâhil olmak üzere Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer sermaye piyasası araçlarını, ... ifade eder.";
"Kamunun aydınlatılmasında özel durumlar" başlıklı 15. maddesinde, "(1) Sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmeler, ihraççılarca veya ilgili taraflarca kamuya açıklanır. (2) Birinci fıkrada belirtilen bilgi, olay ve gelişmelerin kamuya açıklanması, ilgili ihraççıya bildirimi, istisnai hâllerde açıklamanın ertelenmesi veya açıklama yapılmamasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
";
"Genel esaslar" başlıklı 103. maddesinde, "(1) Bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, yükümlülüğe aykırılık dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz. ...";
"İdari para cezalarının uygulanması" başlıklı 105. maddesinde, "(1) İdari para cezalarının uygulanmasından önce ilgilinin savunması alınır. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma verilmemesi hâlinde, ilgilinin savunma hakkından feragat ettiği kabul edilir. ...";
"Kurul'un görev, yetki ve sorumlulukları" başlıklı 128. maddesinde, "Kurul'un görev ve yetkileri şunlardır: ..., ğ) Kamuyu Aydınlatma Platformunun işletim ve çalışma esasları ile bu Kanun kapsamında Kurula yapılacak bildirim ve başvuruların usul ve esaslarını belirlemek" kuralı bulunmaktadır.
23/01/2014 tarih ve 28891 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğin amacı, yatırımcıların zamanında, tam ve doğru bilgilendirilerek sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişini sağlamak amacıyla sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmelerin kamuya açıklanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Tebliğ, 06/12/2012 tarih ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 15. maddesine dayanılarak düzenlenmiştir."; "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ'de geçen; ... e) İçsel bilgi: Sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek henüz kamuya açıklanmamış bilgi, olay ve gelişmeleri, ..., ı) Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP): Mevzuat uyarınca kamuya açıklanması gerekli olan bilgilerin elektronik imzalı olarak iletildiği ve kamuya duyurulduğu elektronik sistemi, ..., n) Özel durumlar: Sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek içsel veya sürekli bilgileri,..., ö) Sermaye piyasası araçları: Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde tanımlanan sermaye piyasası araçlarını, ..., ifade eder.
"İçsel bilgilerin açıklanması" başlıklı 5. maddesinde, "(1) İçsel bilgiler ve bu bilgilere ilişkin daha önce kamuya açıklanan hususlardaki değişiklikler ortaya çıktığında veya öğrenildiğinde ihraççılar tarafından açıklama yapılır. ...
(5) Kurul'un finansal tablolara ilişkin düzenlemelerinde yer alan tanımlar çerçevesinde ihraççının ana ortaklığı ve bağlı ortaklıklarının faaliyetlerinde, finansal yapılarında ve yönetim/sermaye ilişkilerinde bir değişikliğin ortaya çıkması ve bu değişikliğin ihraççının faaliyetlerinde, finansal ve yönetim/sermaye yapısında önemli bir değişiklik meydana getirmesi durumunda; ihraççı tarafından bu madde hükümleri çerçevesinde kamuya açıklama yapılır.";
"Özel durum açıklamalarının bildirim şekli" başlıklı 23. maddesinde, "(1) Açıklamaların dili Türkçedir.
(2) ... bu Tebliğ'in ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümleri kapsamındaki açıklamalar KAP’ta yer alan ilgili form kullanılarak KAP’ta yapılır. ... bu Tebliğ'de aksi belirtilmedikçe açıklamaların derhal yapılması esastır. Yapılacak açıklamada; açıklamanın bu Tebliğde yer alan esaslara uygun olduğu, bu konuda ihraççıya ulaşan bilgileri tam olarak yansıttığı, bilgilerin ihraççının defter, kayıt ve belgelerine uygun olduğu, konuyla ilgili bilgileri tam ve doğru olarak elde etmek için gerekli tüm çabaların gösterildiği ve yapılan bu açıklamalardan sorumlu olunduğu beyan edilir.
(3) 12 ve 22. maddeler kapsamında yapılacak açıklamalar, bu Tebliğ'in ekindeki form kullanılarak en geç işlemin gerçekleşmesini izleyen üçüncü iş günü saat 08.00’e kadar yapılır.
(4) İhraççı dışındaki gerçek veya tüzel kişiler tarafından yapılacak açıklamalar veya bu açıklamalara konu bilgilerdeki değişiklikler, açıklamayı yapan tarafın kimlik bilgisi doğrulanacak şekilde KAP’a aktarılmak üzere derhal KAP işleticisine gönderilir. Bu bildirimlerin KAP işleticisine iletilmesine ve KAP işleticisi tarafından KAP’ta duyurulmasına ilişkin usul ve esaslar KAP işleticisi tarafından belirlenir.
(5) Açıklama yükümlülüğü, bilgiye hızlı erişimi sağlayacak ve yatırımcılar arasında eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil etmeyecek şekilde yerine getirilir. Kurul, gerekli gördüğü takdirde açıklamalara ilişkin olarak bu Tebliğ'de belirtilenler dışında esaslar belirleyebilir. ..."; "Açıklamaların kapsam ve özellikleri" başlıklı 24. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ kapsamında yapılacak açıklamaların; yatırımcıların karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde, zamanında, doğru, tam, dolaysız, anlaşılabilir ve yeterli olması gerekir. Açıklamaların doğru bir şekilde değerlendirilebilmesi için gerekliyse, açıklamaya konu durumun ilgili olduğu karşı taraf belirtilir; değişikliklerin veya etkilerinin miktar veya tutar olarak ifade edilebilmesi hâlinde, yapılacak açıklamalarda miktar ve tutara yer verilir. ...
(3) Açıklamalar yanlış, yanıltıcı, temelsiz, abartılı veya eksik olamaz ve ihraççının mevcut koşullarına ilişkin olarak yatırımcıların yanlış fikir edinmelerine neden olmayacak şekilde yapılır. Bu kapsamda ihraççılar, özel durum açıklamalarını faaliyetlerinin pazarlanması ve reklam amacıyla kullanamazlar.
(4) ... ihraççılar, özel durum açıklamalarını en geç kamuya açıklama yapıldıktan sonraki iş günü içinde KAP’ta ihraççıya ilişkin genel bilgilerde belirtilen İnternet sitesinde ilan etmek ve söz konusu açıklamaları beş yıl süreyle bu İnternet sitesinde bulundurmak zorundadır. Bu yükümlülük, ortaklığın İnternet sitesinde KAP’ta yer alan açıklamalara bağlantı verilmesi suretiyle de yerine getirilebilir. ..." kuralı yer almaktadır.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu, davacı şirket tarafından, şirketin bağımsız yönetim kurulu üyesi olan ...'ın istifasına yönelik özel durum açıklamasının, istifa dilekçesinin kendisine tebliğ edildiği 06/12/2016 tarihinde derhal yapılması gerekirken, açıklamanın II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 23. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak 08/12/2016 tarihinde yapılması nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca 26.049,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararının iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının incelenmesinden;
6362 sayılı Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinin gerekçesinde, "Kanun'un amacına ilişkin bu madde hükmünde, uluslararası piyasalardaki gelişmeler dikkate alınarak ve ülkemiz sermaye piyasasının yıllar içinde gösterdiği değişim paralelinde öne çıkan piyasa işleyiş esasları daha anlaşılır ve kapsamlı bir şekilde sayılmıştır. Diğer yandan piyasanın işleyişinin yanı sıra gelişmesinin sağlanması hususu da Kanunun amaçları arasına dâhil edilerek, ülkemiz sermaye piyasasının uluslararası anlamda rekabet gücünün artırılması amaçlanmış ve uluslararası finans merkezi olma hedefi desteklenmiştir. Yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla piyasanın düzenlenmesi ve denetlenmesi hususu ise temel vizyon olarak korunmuştur." açıklamalarına yer verilmiştir.
6362 sayılı Kanun'un amacı, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, âdil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi olup, Kurul'un düzenleme alanı özellik arz ettiğinden, Kurul'a görev alanına giren konularda, kanunların gösterdiği sınırlar içerisinde ve kamu yararı çerçevesinde kullanılabilecek, hukukun genel ilkelerine ve yazılı üst hukuk kurallarına uygun olarak yürürlüğe konulacak ikincil düzenlemeler ihdas edebilme yetkisini de barındıran takdir yetkisi tanınmış; anılan Kanun'un "Kamunun aydınlatılmasında özel durumlar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasında, sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmelerin ihraççılarca veya ilgili taraflarca kamuya açıklanacağı kurala bağlandıktan sonra maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada belirtilen bilgi, olay ve gelişmelerin kamuya açıklanması, ilgili ihraççıya bildirimi, istisnai hâllerde açıklamanın ertelenmesi veya açıklama yapılmamasına ilişkin usul ve esasları belirleme hususunda Kurul'a yetki verilmiştir.
Sermaye piyasalarının güven, kararlılık ve açıklık içinde çalışmasında kamuyu aydınlatma ilkesi büyük önem arz etmektedir. Söz konusu ilkenin ilk amacı, halka arz edilecek menkul kıymetler ve menkul kıymetleri ihraç eden ortaklıklar hakkında doğru, tam ve ayrıntılı bilgi vermek ve yatırımcıların bu bilgileri değerlendirerek yatırım yapması, münferit hissedarların bilgi alma hakkının, yöneticilerin ve/veya yönetimde etkin olabilecek miktarda hisseye sahip kişilerin bilgi verme yükümlülüğüne dönüşerek bilgide eşitlik prensibinin gerçekleştirilmesinin sağlanmasıdır. Bir diğer amacı ise, yatırımcıların aldatılmasının önlenmesi olup, bu ilke sadece menkul kıymetlerin halka arzında değil, daha sonraki gelişmelerde de önemli rol oynamaktadır.
Yatırımcıların piyasaya girme ve piyasadan çıkma, belli bir sermaye aracına yatırım yapıp yapmama veya alım-satım yapma kararı verebilmeleri için piyasaya, ihraçcılara, sermaye piyasası araçlarına ve bu araçların fiyatını etkileyebilecek nitelikteki tüm bilgilere eşit, tam, doğru ve zamanında ulaşabilmeleri gereklidir. Aksi hâlde yatırımcıların kendi mâli durumları ve risk getiri tercihleri doğrultusunda karar almaları mümkün olmayacak ya da bir kısım yatırımcılar bilgiye ulaşırken diğerlerinin ulaşamaması veya aynı zamanda ulaşamaması gündeme geleceğinden yatırımcılar arasında fırsat eşitliği bozulacaktır. Kamuyu aydınlatma ilkesinin amacı, yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgilerden yatırımcıların zamanında, tam ve doğru olarak yararlanmalarının sağlanması olup, bu sayede yatırımcılar ortaklıklara ilişkin değişiklikleri değerlendirerek yatırım kararlarını daha sağlıklı verebileceklerdir.
Bu amaçlarla, Kurul'a verilen görev ve yetki çerçevesinde özel durum açıklamalarına ilişkin usul ve esaslara yönelik olarak aktarılan Tebliğ hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Aktarılan Tebliğ kurallarına göre sermaye piyasası aracının değerini ve yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek henüz kamuya açıklanmamış nitelikteki bilgi, olay ve gelişme niteliğinde olan içsel bilgiler ile içsel bilgileri ve sürekli bilgileri doğuran olayları ifade eden özel durumların, özel durumlar veya özel duruma konu bilgilerdeki değişikliklerin ortaya çıktığı veya öğrenildiği anda, ihraççılarca veya ilgili taraflarca, açıklamadan yararlanacak kişi ve kuruluşların karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde, zamanında, doğru, tam, dolaysız, anlaşılabilir ve yeterli şekilde ve değişikliklerin veya etkilerinin miktar veya tutar olarak ifade edilebilmesi hâlinde, açıklamalarda miktar ve tutara yer verilerek derhal Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP)'nda kamuya açıklanacağı anlaşılmaktadır.
Kamuyu Aydınlatma Platformu, sermaye piyasası ve Borsa mevzuatı uyarınca kamuya açıklanması gerekli bildirimlerin elektronik imzalı olarak iletildiği ve kamuya duyurulduğu elektronik sistemdir. İşletimi Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş (MKK) Yatırımcı ve Kurumsal Yönetim Hizmetleri Direktörlüğü tarafından yürütülmekte olan sistem, 7/24 esasına göre çalışmaktadır. KAP'a bildirimler, elektronik sertifikalar kullanılmak suretiyle gönderilmektedir. Bu bağlamda ortaklıklar, bildirimlerin yapılmasını aksatmayacak sayıda, geçerli elektronik sertifika bulundurmakla yükümlüdürler. (www.kap.org.tr)
"Derhal" kelimesi, 'hiç beklemeden', 'hiç zaman yitirmeden', 'hemen şimdi', 'çabucak' anlamlarında kullanılmaktadır.
Bu kapsamda her ne kadar İdare Mahkemesince, mevzuatta özel bir açıklama süresi getirilmeyerek "derhal" ibaresinin kullanıldığı, söz konusu bu boşluğun davalı idarece hazırlanan tebliğ ve rehberler ile de açığa kavuşturulmadığı, istifa hukuken karşı tarafından kabulüne ihtiyaç bırakmayan bir irade beyanı olsa da iki gün sonra yapılan açıklamanın makul sürede yapıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de kamuyu aydınlatma ilkesinin gereklerinin özel durum açıklaması yapılarak yerine getirileceği, bu durumda, söz konusu ilkenin amaçları, KAP'ın 7/24 esasına göre çalıştığı ve bildirimlerin elektronik sertifikalar ile kolayca yapılabildiği ve "derhal" kelimesinin anlamları da dikkate alındığında, Tebliğ'in "Bu Tebliğ'in ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümleri kapsamındaki açıklamalar KAP’ta yer alan ilgili form kullanılarak KAP’ta yapılır. Bu Tebliğ'de aksi belirtilmedikçe açıklamaların derhal yapılması esastır." şeklindeki 23. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre özel durum açıklamalarının aynı gün yapılması gerektiğinden, söz konusu 06/12/2016 tarihli istifanın iki gün sonra 08/12/2016 tarihinde ilan edilmesi suretiyle ilgili mevzuata aykırı davranıldığı, kamuya gecikmeli bildirim yapıldığından bahisle tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu Kurul kararının, davacı şirket tarafından, şirketin bağımsız yönetim kurulu üyesi olan ...'ın istifasına yönelik özel durum açıklamasının gecikmeli olarak yapılması nedeniyle 26.049,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık, bu kısım bakımından dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
Davalının temyiz isteminin kabulüne;
-
Kısmen davanın reddi, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının iptale yönelik kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 13/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı