SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 12. D 2023/4488 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 12. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/4488

Karar Tarihi

26 Eylül 2023

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2040 E. , 2023/4488 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2022/2040

Karar No : 2023/4488

TEMYİZ İSTEYEN TARAFLAR :

1- DAVACI : …

VEKİLİ : Av. …

                      2.  DAVALI          : …Genel Komutanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Kastamonu 5. Jandarma Eğitim Alay Komutanlığında uzman erbaş adayı olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 31/07/2019 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda, …Asliye Ceza Mahkemesince verilen …tarih ve E:…K:…sayılı kararıyla kasten yaralama suçundan davacının mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; ayrıca babasının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir iken olağanüstü hal döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararname kapsamında kapatılan Bankasya'da 2013 yılı Ocak ayından itibaren artış seyreden ve 2015 yılı Ağustos ayında bakiyesi kapatılan hesabının bulunduğu; erkek kardeşi S.A.'nın FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir iken olağanüstü hal döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararname kapsamında kapatılan Güneydoğu Kültür ve Gençlik Derneğine üye olduğu ve 02/02/2013 tarihinde anılan derneğin yönetim kurulu üyeliğine seçildiğinin anlaşıldığı; bu durumda, uzman erbaşlığa kabul edilmenin şartlarından birisinin de, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde aranan güvenlik soruşturmasının uygun olması gerektiği koşulu olduğu; davacıyla ilgili elde edilen bilgilerin mahiyeti dikkate alındığında, icra edilecek görevin Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde milli güvenliğin tesisi amacına yönelik askerlikle ilgili bir görev olduğu, hassasiyeti, vasfı ve niteliği göz önünde bulundurulduğunda, anılan Yönetmeliğin 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde aranan "güvenlik soruşturması uygun olmak" koşulunu taşımayan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle uzman erbaşlık sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, işlem hukuka uygun olduğundan, yoksun kalınan özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı; öte yandan dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği; öte yandan, davacı hakkında verilen işbu iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davacı tarafından; İptal edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, tazmin istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının tazmin istemi yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından; Anayasa'nın 152. maddesinde, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin kurala bağlandığı; işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI :

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

Davalı idare tarafından, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kısmının onanması; davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın, "yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davacının temyiz istemi yönünden;

Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve Tam Yargı Davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir.

2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanımış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri belirtilmiştir.

İdarenin hukuki sorumluğu ilkesi, kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında idari işlem veya eylemlerden doğan zararların giderilmesi veya tazmin edilmesi şeklinde tanımlanmakta olup; bu kapsamda, idare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen tüm zararları idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru (hizmet geç veya kötü işlemesi yahut hiç işlememesi) veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazminle yükümlüdür.

Uyuşmazlıkta; Bölge İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre; yukarıda yer verilen Anayasal ve yasal düzenlemeler ile idarenin hukuki sorumluluğu ilkesi uyarınca; Bölge İdare Mahkemesi tarafından hukuka aykırılığı saptanan ve iptal edilen dava konusu işlem nedeniyle, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği açıktır.

Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptali ile birlikte, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine de karar verilmesi gerekirken, davacının tazmin istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,

  2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının BOZULMASINA,

  3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/09/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim