SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 12. D 2023/4192 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 12. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/4192

Karar Tarihi

19 Eylül 2023

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1959 E. , 2023/4192 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2022/1959

Karar No : 2023/4192

TEMYİZ İSTEYEN TARAFLAR :

1- DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ...

                           2.  DAVALI      : ...  Bakanlığı 	  

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Kara Kuvvetleri Komutanlığında sözleşmeli subay (mühendis) olarak olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 23/08/2017 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararla; davacının ''FETÖ/PYD'nin 15-16/07/2016 tarihli darbe girişimi sonrasında gözaltına alındığı, bilahare adli kontrol şartıyla serbet bırakıldığı'' şeklinde istihbari bilginin bulunduğu, bu hususa ilişkin olarak 13/12/2018 tarihli ara kararına cevaben ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının anılan Mahkemenin E:... sayılı dosyasında yargılamasının devam ettiğinin belirtildiği görüldüğünden, kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılan davacının sözleşmesinin yenilenmemesi konusunda davalı idarece takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığı ve bu yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 08/06/2021 tarih ve E: 2020/714, K:2021/3654 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesince iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı ve aynı tarihte yürürlüğe girdiği, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği, diğer yandan, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Güvenlik soruşturmasının dayanağı olan Kanunun Anayasa Mahkemesince iptali edilmesi nedeniyle Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararının davacının "işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALI İDARENİN İDDİALARI: Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca yapıldığı, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapacak personelin seçiminde diğer kamu görevlilerine nazaran daha titiz davranılması gerektiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının onanması, davacının temyiz isteminin kabulü ile davacının mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ilk derece Mahkemesince davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildiği görüldüğünden ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının adli yardım istemi hakkında yeniden bir karar alınmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davacının temyiz istemi yönünden;

MADDİ OLAY:Kara Kuvvetleri Komutanlığında sözleşmeli subay (mühendis) olarak olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 23/08/2017 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve Tam Yargı Davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

2577 sayılı Kanunun yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanımış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri belirtilmiştir.

Uyuşmazlıkta; davacının dava konusu işlemle birlikte işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı, Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle mahrum kalınan özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle davacının işlem nedeniyle mahrum kalınan özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, anılan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve davacının mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu . . . Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin . . . tarih ve E:. . . , K:. . . sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının ONANMASINA,

  2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının BOZULMASINA,

  3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere . . . Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/09/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim