SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 12. D 2023/5588 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 12. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/5588

Karar Tarihi

6 Kasım 2023

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3957 E. , 2023/5588 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2020/3957

Karar No : 2023/5588

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Manisa ili, Turgutlu Tapu Sicil Müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığının … tarih ve Gündem No: …, Karar No: … sayılı işleminin iptali ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması teklifinde bulunulmuş olması hususu gözetilerek, raporun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 126. maddesi uyarınca getirilen ceza teklifi ile ilgili olarak karar verme yetkisi bulunan disiplin kuruluna gönderilmesi gerekirken, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca davacının resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiği anlaşıldığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca ''Devlet memurluğundan çıkarma'' cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek dosyasının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığı yazısıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği ve Yüksek Disiplin Kurulunca; davacının resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiği ve memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici eylemlerde bulunduğu anlaşıldığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca ''Devlet memurluğundan çıkarma'' cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığı, bu durumda, disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi halinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturma sonucunda olayın değerlendirilmesi ile hazırlanacak soruşturma raporunda; adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan hakkında soruşturmacı kanaat teklifinin de yer alması gerektiği, soruşturmacı tarafından soruşturmaya konu eylemin sübut bulup bulmadığı ve mevzuatta hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünde getirilen teklif doğrultusunda, disiplin dosyasının disiplin amiri, disiplin kurulu veya Yüksek Disiplin Kurulu tarafından değerlendirileceği, ancak disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri ve disiplin kurullarının soruşturmacının teklifi ile bağlı olmadığı, söz konusu merciler tarafından, önlerine gelen dosyalarda, hakkında soruşturma yürütülen kişinin veya kişilerin fiilleri ile ilgili olarak soruşturmacı tarafından yapılan nitelendirmeye katılmak zorunluluğunun bulunmadığı gibi isnat edilen fiillerin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği kanaatine ulaşması durumunda dosyayı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilebileceği açık olmakla birlikte, uyuşmazlıkta soruşturmacı tarafından getirilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını vermeye yetkili olan disiplin kurulu tarafından bir değerlendirme yapılmadan doğrudan yüksek disiplin kurulunca; davacının eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında kaldığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı nitekim; benzer bir uyuşmazlıkta Danıştay Onikinci Dairesince verilen 16/03/2017 tarih ve E:2016/7428, K:2017/830 sayılı kararın da bu yönde olduğu; öte yandan, Anayasanın 125. maddesinde yer alan; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü gereğince, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının en erken dava tarihi olan 04/04/2019 tarihi olmak üzere hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının tazminat isteminin kabulüyle, dava konusu edilen işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının en erken dava tarihi olan 04/04/2019 tarihi olmak üzere hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Temyize konu kararın, "dava konusu edilen işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının en erken dava tarihi olan 04/04/2019 tarihi olmak üzere hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" ilişkin hüküm fıkrasına gelince;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarında düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.

Öte yandan; yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, yargı mercilerinin, açılan davalarda davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek biçimde karar veremeyeceği tartışmasızdır.

Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmadığı halde, İdare Mahkemesince, dava konusu edilen işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının en erken dava tarihi olan 04/04/2019 tarihi olmak üzere hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verildiği anlaşılmakta olup, davacının talebi aşılarak yasal faize hükmedilmesinde usul kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.

Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan ''...dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 02/12/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine..." ibaresinin, "....dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların davalı idarece davacıya ödenmesine..." şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

  2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının tazminat isteminin kabulüyle, dava konusu edilen işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının en erken dava tarihi olan 04/04/2019 tarihi olmak üzere hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının "dava konusu edilen işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının en erken dava tarihi olan 04/04/2019 tarihi olmak üzere hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" kısmı yönünden "dava konusu edilen işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının davalı idarece davacıya ödenmesine" şekilde düzeltilerek ONANMASINA,

  3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

  4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın . . . İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2023 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Uyuşmazlıkta kurum müfettişi tarafından yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen raporda davacı hakkında kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması teklifinde bulunulmuş, ancak raporu inceleyen Teftiş Kurulu Başkanlığınca davacının resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet Memurluğundan Çıkarılma cezası ile tecziyesi talebiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek, Genel Müdürlük Makamından onay almak suretiyle dosyanın Yüksek Disiplin Kuruluna sevki sağlanmıştır.

Mahkemesi kararında ise, disiplin dosyasının soruşturmacı tarafından getirilen teklif doğrultusunda ilgili disiplin amir veya kurulu tarafından değerlendirilmesi gerektiği görüşüyle işlemin iptali hükmü kurulmuştur.

Hukukumuzda disiplin soruşturmalarının disiplin amiri tarafından görevlendirilen muhakkik eliyle yürütülmesi mümkün olup; müfettiş tecrübe, bilgi ve tekniğini gerektiren işler için kamu kurum ve kuruluşlarında Teftiş Kurulu Başkanlıkları da kurulmuştur. Böylece konulara göre uzmanlaşma, raporların tekrar değerlendirilerek hataların giderilmesi, daha nitelikli raporların hazırlanması gibi hedefler öngörülmüştür. Nitekim Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin "Raporlar üzerine yapılan işlemler" başlıklı 88. maddesinde raporların Başkan, Başkan Yardımcıları veya görevlendirilen müfettişlerce yeniden incelenmesi, hata, eksiklik ya da tereddütlü hallerin giderilmesi, hatta başka müfettişlerce konunun tekrar değerlendirilmesi gibi usuller düzenlenmiştir. Bunun da ötesinde aynı Yönetmeliğin 8/6 bendinde müfettiş raporlarını "Başkanlık görüşü ile birlikte" Genel Müdürlük Makamına sunmak, Teftiş Kurulu Başkanlığının görevleri arasında sayılmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 126/2. maddesinde "Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine memurun bağlı bulunduğu Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilir." denilmektedir. Kanun hükmünden anlaşılacağı üzere soruşturma raporunu değerlendirerek Yüksek Disiplin Kuruluna sevkine karar vermek amirin görev ve yetkisindedir. Müfettiş düşüncesini, Teftiş Kurulu Başkanlığı, hatta yetkili amir iradesinin üzerinde değerlendirilmesini gerektiren bir düzenleme bulunmamaktadır.

Olayımızda, Teftiş Kurulu Başkanlığının müfettişten farklı bir görüşe sahip olması ve bunu görev gereği Genel Müdürlük Makamına sunması, bu görüşün Genel Müdürlük tarafından uygun görülerek dosyanın Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmesi mevzuata uygun olup, Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasına ilişkin işlemin esasının incelenmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim