Danıştay 12. D 2023/4966 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 12. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/4966
16 Ekim 2023
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/1243 E. , 2023/4966 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1243
Karar No : 2023/4966
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'i temsilen … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şanlıurfa ili, Siverek ilçesi, ... İlkokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacıya disiplin soruşturmasında isnat edilen fiillerin; terör örgütü PKK ve aynı çizgide hareket eden HDP-BDP propagandası yapmak ve yasaklanmış birtakım kitap ve dergileri bulundurmak olduğu, anılan fiillere istinaden her ne kadar davalı idare tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde yer alan fiili işlediğinden bahisle devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması yönünde karar alınmış ise de söz konusu fiillerin anılan madde kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; ancak isnat edilen suçlamaların niteliği, isnat edilen suçun davacının görevi sırasında işlendiği, Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaların "terör örgütü propagandası yapmak, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme ve bunların hareketlerine katılma" suçuna ilişkin ciddi iddialara dayalı olduğu, sanığın sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımları ile terör örgütü MLKP ve PKK/YPG'nin şiddet ve cebir içeren eylemlerini meşru gösterdiği ve özendirdiği, bu fiillerin teşvik edilmesinin ve övülmesinin düşünce hürriyeti kapsamında sayılamayacağı, davacının sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu bu tür paylaşımlar ile birçok kişiye ulaşabildiği, ülkemizdeki terör eylemlerinin yoğunluğu da dikkate alındığında bu minvaldeki paylaşımların ülkenin başta birlik ve bütünlüğü olmak üzere kamu güvenliğine de zarar verebileceği, sosyal medya hesabı üzerinden yapılan söz konusu paylaşımların kamu görevlisi sıfatı ve onuruyla bağdaştırılamayacağı, emsal kararlar ışığında şiddeti ve bölücülüğü teşvik edici nitelikte olan paylaşımların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceği, Türkiye Cumhuriyetine ve Türk milletine hizmet etmek üzere atanan kamu görevlilerinin, ülkenin birlik ve bütünlüğüne saldırıda bulunan bölücü örgütlerin propagandalarını yapmasının katiyen kabul edilemeyeceği görüldüğünden, kamu görevlisi sıfatına ve onuruna halel getiren davacıya isnat edilen fiillerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hükmüne tekabül ettiği ve bu fiilin de "devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektirdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde sonucu itibarıyla hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; olayda, … Sulh Ceza Hakimliğinin … tarih ve … sayılı arama kararına istinaden davacının evinde yapılan arama sonucunda bulunan deliller ile sübut bulan fiillerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan yüz kızartıcı ve utanç verici hareket fiilleri kapsamında bulunmadığı, söz konusu fiillerin davalı idarece yapılan değerlendirme doğrultusunda davacının mesleği ve branşı dikkate alınarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde düzenlenen "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant veya benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiillerinin nitelik ve ağırlığı itibariyle benzeri kapsamında olduğu, bu nedenle davacının sübuta eren söz konusu fiilerinin Devlet Memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiler arasında yer aldığı dikkate alındığında dava konusu işlem ile bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İşlendiği iddia edilen fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği, müfettişin soruşturmayı taraflı yürüttüğü, söz konusu sosyal paylaşım sitelerinde yaptığı paylaşımların Mahkeme tarafından delil olarak kabul edilmesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığı, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan "belirlilik" esasına dikkat edilmesi gerektiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırılık teşkil ettiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Şanlıurfa ili, Siverek ilçesi, ... İlkokulunda rehber öğretmen olarak görev yapan davacı hakkında, Siverek İlçe Emniyet Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısında belirtilen, sosyal paylaşım sitesi olan (Facebook) internet sitesinde terör örgütü propagandası içeren paylaşımlar yaptığı iddiasına ilişkin olarak Siverek Kaymakamlığının … tarih ve … sayılı oluruna istinaden disiplin soruşturmasına başlanılmış, … Sulh Ceza Hakimliğinin … tarih ve … sayılı arama kararına istinaden ikametinde arama faaliyeti gerçekleştirilmiş, ikametinde toplatma kararı veya el koyma kararı olan yahut satışa sunulması yasaklı şerhi bulunan yayınlar ele geçirilmiş, ayrıca bölücü terör örgütü ve sözde liderini öven bilgisayar ortamında basılmış bir şiirin bulunduğu tespit edilmiş, bunun üzerine Siverek Kaymakamlığının … tarih ve E… sayılı oluruna istinaden anılan hususlar da soruşturma kapsamına dahil edilmiş, davalı idare tarafından düzenlenen … tarih ve E… sayılı soruşturma raporunun tamamlanması neticesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına yönelik teklif getirilmiş, söz konusu idari teklife istinaden Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir."; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken, memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu, ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu durumda, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
-
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı