SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 10. D 2023/4413 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/4413

Karar Tarihi

13 Eylül 2023

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4189 E. , 2023/4413 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No : 2023/4189

Karar No : 2023/4413

DAVACI : …

VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA

DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, eksik düzenleme içerdiğinden bahisle Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliği ile Harçlar Kanunu’nun iptali ile ödenen 30.914,00 TL çalışma izni harcının iadesi istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış; 2. fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükümlerine yer verilmiş; 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.

Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.

Bu çerçevede, bir düzenleyici işleme karşı açılan iptal davasında, idari işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin belirli maddelerin iptali istenebileceği gibi, düzenleyici işlemin tamamının iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak her durumda iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.

Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı tarafından, eksik düzenleme içerdiğinden bahisle Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliği ile Harçlar Kanunu’nun iptali ile ödenen 30.914,00 TL çalışma izni harcının iadesinin istenildiği görülmektedir.

Öncelikle, davacı tarafından, eksik düzenlemenin Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin hangi maddesinden veya maddelerin hangi kısımlarından kaynaklandığı belirtilmek suretiyle, Yönetmeliğin hangi maddelerinin veya maddelerin hangi kısımlarının dava konusu edildiği açıkça gösterilerek bu kısım ya da kısımlara yönelik iptal isteminde bulunulması gerekirken, Yönetmeliğin tamamına karşı bir hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadan, eksik düzenleme içerdiğinden bahisle Yönetmeliğin tamamının iptalinin istenildiği görüldüğünden, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Öte yandan, davacı tarafından, ödediği 30.914,00 TL çalışma izni harcının iadesi istenilmiş ise de, söz konusu talebin yargı merciinden idari işlem tesisi talebi niteliğinde olduğu anlaşılmakta olup, idari yargı yerlerince idari işlem niteliğinde karar verilmesi mümkün olmadığından, dava dilekçesinin bu yönden de 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Ayrıca, davacı tarafından, Harçlar Kanunu’nun da iptali istenilmiş ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 148. maddesi uyarınca kanunların hukuka uygunluğunun denetlenmesi görev ve yetkisi Anayasa Mahkemesi'ne ait olduğundan, idari yargı yetkisi dışında kalan bu istemin incelenmesi de hukuken mümkün değildir. Buna karşın, davacı tarafından Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde yer alan düzenlemelere karşı açılacak davada, Harçlar Kanunu’nun Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülen madde veya maddelerinin ilgili kısımları da belirtilmek suretiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istenebilecektir.

Bu durumda; idari yargı yetkisinin sınırları içerisinde olmayan istemlerde bulunulmadan ve idari işlem veya eylem niteliğinde hüküm kurulması talep edilmeden, ayrıca dava konusu edilmek istenilen Yönetmelik hükümleri tereddüte mahal vermeyecek biçimde belirtilmek suretiyle, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle yeniden davanın açılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,

  2. Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,

  3. Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 13/09/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim