Danıştay 10. D 2023/4448 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/4448
13 Eylül 2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2865 E. , 2023/4448 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2865
Karar No : 2023/4448
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …2- …3- …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: 1. Huk. Müş. Yrd. V. …
2. … Valiliği
VEKİLİ: Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Garında meydana gelen bombalı terör eylemi neticesinde ...'ın yaralanması sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini amacıyla yapılan 29/09/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık ... için 500,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi; ... için 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi ve 180.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının terör nedeniyle meydana gelen patlamada yaralanması sebebiyle bedensel gücünün %10'nu kaybettiği anlaşıldığından Ankara Garında meydana gelen bombalı patlamada yaralanması sebebiyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın tazmini için yapılan 29/09/2016 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu sebeple uğramış olduğu maddi zararın 81.743,38 TL olarak hesaplandığı, ek bilirkişi raporunun davacı vekiline 03/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna yapılan itiraz üzerine 25/03/2020 tarihinde bilirkişi raporuna itirazın reddine dair karar alındığı, bu kararın 12/04/2020 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği ancak davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen miktarın artırılmadığı anlaşıldığından maddi tazminat isteminin sosyal risk ilkesi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince dava dilekçesinde talep edilen davacı … yönünden 500,00 TL'nin kabulü ile davalı idareye başvuru yaptığı 29/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, baba … yönünden ise somut uyuşmazlığın niteliğine göre her iptal edilen işlemin tazminat ödenmesi sonucunu doğurmayacağı, idarelerin zarar tazmin borcuyla sorumlu tutulabilmeleri için zararın belirlenebilir olması, diğer bir deyişle muhtemel zarar olmaması gerektiği, dolayısıyla ancak gerçekleşmiş zararların tazmin edilebileceği açık olduğundan, davacı babanın maddi tazminat isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varıldığı, davanın manevi tazminat talebi yönünden incelenmesinden, "sosyal risk ilkesi" ve yapılan açıklamalar çerçevesinde takdiren davacı … için 30.000,00 TL, davacı baba … için 10.000,00 TL, davacı kardeş ... için ise 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru yaptığı 29/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacıların 1.000,00 TL maddi tazminat isteminin davacı … yönünden olan 500,00 TL'lik kısmının kabulü ile idareye başvurunun yapıldığı 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacı ...'e ödenmesine, toplam 180.000,00 TL manevi tazminat isteminin takdiren davacı ... için 30.000,00 TL'lik kısmının, davacı baba ... için 10.000,00 TL'lik kısmının, davacı kardeş ... için 10.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvurunun yapıldığı 29/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Ankara Tren Garında meydana gelen terör olayı neticesinde oluşan zararda idarenin/idarelerin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir işlem ya da eyleminin olmadığı görülmekte olup, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında, davalı idarenin/idarelerin olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen ve idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı terör olaylarının, anılan Kanun kapsamında değerlendirilmesi ve maddi zararlara ilişkin tazminat miktarlarının da 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliği'nin 21. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun 9. maddesi ve çıkarılan Yönetmeliğin 21.maddesi gereğince, yetkili makam olan Valinin veya Bakanın onay tarihi olan "2016" yılının "ikinci" yarısında geçerli olan gösterge ve katsayılar esas alınarak hesaplama yapıldığında; onay tarihi "2016" yılının "ikinci" yarısında olması nedeniyle kanunda belirtilen oran hesaplanarak 2.611,25 TL maddi zarar bulunduğu, bu durumda, Ankara Tren Garında meydana gelen terör olayı neticesinde yaralanan ve %10 oranında kazanma gücünü kaybeden davacıya 2.611,25 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, diğer taraftan davacıya sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiğinden meydana gelen olay nedeniyle yaşadığı elem ve acı karşılığı olmak üzere takdiren davacı ...'a 6.000,00 TL, ...'a 4.000,00 TL, ...'a 3.000,00 TL olmak üzere toplam 13.000,00 TL manevî tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı istinaf isteminin reddine, davalı idarelerin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararın kaldırılmasına, davacıya 2.611,25 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, takdiren ...'a 6.000,00 TL, ...'a 4.000,00 TL, ...'a 3.000,00 TL olmak üzere toplam 13.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olay sebebiyle idarenin hizmet kusuru bulunduğu, mahkemece miktar artırım dilekçesi sunma hakkının kullandırılmadığı, Bölge İdare Mahkemesince de rapor alınmayarak bu hakkın kullandırılmadığı, ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerinin karşılanmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, kusur veya kusursuz sorumluluklarının bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından ise idarelerinin olayda hasım sıfatının bulunmadığı, olayda kusurlarının bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu, manevi tazminatın 5233 sayılı Kanunda düzenlenmediğinden karşılanamayacağı, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz taleplerinin reddi gerektiği savunulmakatdır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava, davacılar tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Garında meydana gelen bombalı terör eylemi neticesinde ...'ın yaralanması sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini amacıyla yapılan 29/09/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık ... için 500,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi; ... için 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi ve 180.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu 26/02/2020 tarihinde kayıtlara giren maddi zararın hesabına ilişkin bilirkişi raporunda davacı ...'ın maddi zararı 81.743,38 TL olarak belirlendiği, raporun davacılara tebliğ edildiği, davacılar tarafından 13/03/2020 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile rapora itiraz edildiği, İdare Mahkemesince 25/03/2020 tarihli ara kararla bilirkişi raporuna yapılan itirazların reddine karar verildiği ve bu kararın davacılara tebliğ edildiği, buna karşın davacılar tarafından miktar artırım talebinde bulunulmadığından taleple bağlı kalınarak davacılardan ...'ın 500,00 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin ise reddine karar verildiği, akabinde Bölge İdare Mahkemesince istinaf istemleri hakkında karar verilmeden önce 26/04/2021 tarihinde kayıtlara alınan dilekçe ile davacı tarafça miktar artırım talebinde bulunularak davacı ... için istenen maddi tazminat miktarının 81.743,38 TL'ye artırıldığı, bunun yanında artırılan miktar yönünden harç yatırıldığı, ancak Bölge İdare Mahkemesince anılan dilekçenin davalı idarelere tebliğ edilmediği, bununla birlikte Bölge İdare Mahkemesince davacı ...'ın dava dilekçesindeki maddi tazminat istemi olan 500,00 TL'nin üzerinde 2.611,25 TL maddi tazminata hükmedildiği görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Uusulü Kanununun 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarıldığı üzere miktar artırım talebinde bulunulması üzerine öncelikle miktar artırım talebini içeren dilekçe karşı tarafa tebliğ edilerek karşı tarafın miktar artırım talebine yönelik itiraz ve beyanda bulunma hakkı sağlanmalı, sonrasında miktar artırım talebi değerledirilerek karar verilmelidir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince miktar artırım dilekçesinin karşı tarafa tebliğ sağlanmadan ve anılan dilekçe değerlendirilmeden verilen kararda usul hükümlerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından anılan eksikliğin giderilmesini teminen temyize konu kararın bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE,
-
Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
-
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/09/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı