SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 10. D 2023/8137 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/8137

Karar Tarihi

12 Aralık 2023

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2404 E. , 2023/8137 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No : 2023/2404

Karar No : 2023/8137

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1) … Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ : Av. …

  1. … Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA

(… Bakanlığı)

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMLERİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 03/03/2011 tarihinde … Aile Mahkemesinde ölümle tehdit, hakaret ve dayak sebepleriyle açtığı boşanma davasında Mahkemece koruma kararının 09/05/2011 tarihinde verildiği, kararın infazı için aynı gün … İlçe Emniyet Müdürlüğüne gönderildiği, ancak kararın infazı kapsamında gerekli önlemlerin alınmaması ve koruma kararının yerine getirilmemesi nedeniyle, boşanma aşamasında olduğu eşinin 26/05/2011 tarihinde ikamet ettiği eve gelerek silahla kendisini yaralayıp annesini öldürmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 10.000,00 TL (04/11/2013 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 150.000,00 TL) maddi, 10.000,00 TL (14/10/2015 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 100.000,00 TL) manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının kendisine ve çocuklarına karşı, boşanma davası açtığı eşi tarafından ölüm tehditleri geldiği hususunun delilleri ile birlikte ortaya konularak ilgili makamlara başvurulduğu ve bu tehdidin ciddi kabul edilerek davacı ve çocuklarının mahkeme kararı ile koruma altına alındığı, söz konusu eş hakkında gerekli tedbirlerin uygulanmasının istenilmesine rağmen son derece hassas olan bu konuda gerekli özenin gösterilmediği, … Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/05/2011 tarihinde İlçe Emniyet Müdürlüğüne bildirilen yazıda tedbir uygulanacak şahsın tehdit eden ... yerine mağdur davacı Cevriye Balta'nın olduğunun belirtildiği ve davacı hakkında tedbir işlemlerinin yürütüldüğü, bu nedenle Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığının, dolayısıyla davalı Adalet Bakanlığının olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, öte yandan, tehditlerin devam etmesi üzerine davacı tarafından emniyet birimlerine 17/05/2011 tarihinde başvuru yapıldığı, bu nedenle emniyet birimlerince asıl sorumlunun kim olduğunun anlaşılmasına rağmen, koruma kararına uymaması halinde yaptırımların ne olduğunun ...'ya tebliğ edilmemesi nedeniyle, Emniyet Müdürlüğü personelince de görevin savsaklandığı ve yeterli ihtimamın gösterilmediği, nitekim davalı İçişleri Bakanlığınca konu hakkında yürütülen inceleme sonucu düzenlenen raporda da bu durumun açıkça ortaya konulduğu, dolayısıyla olayın meydana gelmesinde İçişleri Bakanlığının da sorumluluğunun bulunduğu, davacıda oluşan iş gücü kaybının tespiti için bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda, davacının silahla yaralanmaya bağlı olarak iş gücü kaybının %18,2 oranında olduğu, geçici iş gücü kaybının ise 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, iş gücü kaybı ve defin masraflarından oluşan maddi zarara yönelik olarak bilirkişi marifetiyle yaptırılan hesaplama sonucu davacının maddi zararının 84.925,00 TL olduğunun anlaşıldığı, buna göre, davalı idarelerin hizmet kusuru sonucu oluşan zararları davacıya ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebinin 84.925,00 TL'lik kısmı ve 100.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat talebinin kabulü ile toplam 184.925,00 TL tazminatın, davalı Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin tazminat istemlerinin reddine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

  1. Davacı tarafından, dava konusu olayın yaşanmasında davalı idarelerden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının üzerine düşen koruma hizmetini yerine getirmemesinin de neden ve tesiri olduğu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının da hizmet kusuru bulunduğu, bu idare yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yolunda hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

  2. Davalı Adalet Bakanlığı tarafından, dava konusu olayda Mahkeme ve Savcılık tarafından yapılması gereken tüm hukuki işlemlerin gecikmeksizin ve eksiksiz olarak yerine getirildiği, idarelerinin herhangi bir ihmalinin ve kusurunun bulunmadığı, olay tarihi dikkate alınarak Mahkeme kararının geç uygulanması nedeniyle ortaya çıkan zarar nedeniyle idarelerine husumet yöneltilemeyeceği, davanın İçişleri Bakanlığının husumetiyle karara bağlanması gerektiği, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının zenginleşmeye sebebiyet verecek derecede yüksek olduğu ileri sürülmektedir.

  3. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, dava konusu zarara sebebiyet veren olayın dava dışı üçüncü şahıs olan davacının boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından gerçekleştirildiği, üçüncü kişinin kasten işlediği suç neticesinde gerçekleşen olayla idari faaliyet arasındaki illiyet bağının kesildiği, davacının zararının tazmini istemiyle adli yargıda olayın failine karşı tazminat davası açması gerektiği, Mahkemece idareleri aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının zenginleşmeye sebebiyet verecek derecede yüksek olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından usul ve hukuka uygun olan Mahkeme kararının onanması ile davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı ve diğer davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının onanması, manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Davacı tarafından, 03/03/2011 tarihinde … Aile Mahkemesinde ölümle tehdit, hakaret ve dayak sebepleriyle açtığı boşanma davasında Mahkemece koruma kararının 09/05/2011 tarihinde verildiği, kararın infazı için aynı gün Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğüne gönderildiği, ancak kararın infazı kapsamında gerekli önlemlerin alınmaması ve koruma kararının yerine getirilmemesi nedeniyle, boşanma aşamasında olduğu eşinin 26/05/2011 tarihinde ikamet ettiği eve gelerek silahla kendisini yaralayıp annesini öldürmesinde Adalet Bakanlığı, mülga Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle 27/10/2011 tarihinde adı geçen idarelere başvurulduğu, başvurularının zımnen reddedilmesi üzerine önce 20/02/2012 tarihinde anılan idareler aleyhine adli yargı yerinde maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle dava açıldığı, bu davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla yargı yolu nedeniyle usulden reddedilmesi üzerine aynı hasımlara karşı idari yargıda 10.000,00 TL (04/11/2013 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 150.000,00 TL) maddi, 10.000,00 TL (14/10/2015 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 100.000,00 TL) manevi tazminatın ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına 11/04/2013 tarih ve 6459 sayılı Kanunun 4. maddesi ile eklenen hüküm ile, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kuralı getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlıkta, dava konusu olay nedeniyle davacı tarafından açılan davada 10.000,00 TL maddi tazminat istemi 04/11/2013 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 150.000,00 TL'ye 10.000,00 TL manevi tazminat istemi 14/10/2015 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 100.000,00 TL'ye yükseltilmiş, İdare Mahkemesince de davacı tarafından verilen her iki miktar artırım dilekçesi de gözetilerek maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 84.925,00 TL ve manevi tazminat isteminin kabulü ile 100.000,00 TL olmak üzere toplam 184.925,00 TL tazminatın, davalı Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin tazminat istemlerinin reddine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Miktar artırım müessesi davanın görülmesi sırasında tarafların kusurlarında, zararı doğuran nedenlerin ve olayların tespitinde ve uğranılan zararın miktarında bir değişiklik olması durumunda maddi tazminat için işletileceği gibi; zararı doğuran olayın meydana geliş biçiminin yeni ortaya çıkan bulgu ve tespitler sonucu, kişilerin manevi yönden çok daha fazla etkilendiğinin saptanması halinde manevi tazminat için de uygulanabilir. Ancak bu durumun istisnai bir durum olduğu ve manevi zararın sonradan gerçekten artmış olduğunun tespiti halinde işletilebileceği kuşkusuzdur.

Ayrıca manevi tazminat talepleri açısından konunun manevi tazminatın amacı ve niteliğinin dikkate alınması suretiyle ele alınması gerektiğinde de duraksama bulunmamaktadır.

Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıztırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıztırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Manevi zararın niteliği gereği sonradan gelişen veya öğrenilen yeni bir olgu olmadığı sürece kişinin manevi varlığında oluşan zararın arttığından bahsedilemez.

Bakılan uyuşmazlıkta, dava açıldıktan sonra ilk talep edilen manevi tazminat miktarının artmasına neden olabilecek nitelikte yeni bir hukuki veya maddi durumun ortaya çıktığını, başka bir ifadeyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararın artmasına neden olabilecek yeni bir hususun bulunduğunu gösterir bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden, İdare Mahkemesi kararının, davacının 10.000,00 TL olan manevi tazminat istemine ilişkin verdiği 14/10/2015 tarihli 90.000,00 TL miktar artırım dilekçesi gözetilerek toplam 100.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,

  2. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,

  3. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısımının ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,

  4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

  5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim