Danıştay 10. D 2023/4367 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/4367
11 Eylül 2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2067 E. , 2023/4367 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2067
Karar No : 2023/4367
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : Davacı tarafından, Şırnak ili, Merkez, … (…) köyünde ikamet etmekte iken yörede meydana gelen terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığı ve halen köye dönemediğinden bahisle malvarlığına ilişkin olarak uğradığını ileri sürdüğü zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle 11/07/2013 tarihinde yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin 11/12/2019 tarih ve E:2019/2335, K:2019/10205 sayılı kararı ile davanın kısmen reddine ilişkin kısmının gerekçeyle onanması, dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmının bozulması üzerine bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin 11/07/2012 tarihinden başvuru tarihi olan 11/07/2013 tarihine kadar olan zararların tazmini isteminin zımnen reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin 30/05/2007 tarihinden 11/07/2012 tarihine kadar olan zararların tazmini isteminin zımnen reddine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin 28/07/2022 tarih ve 2021/11655 Başvuru Numaralı kararı ile mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmedildiği, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı ve usul ekonomisi ilkesi göz önünde bulundurularak İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu köye ilişkin olarak 5233 sayılı Kanun kapsamında malvarlığına ulaşamama durumunun olmadığına dair komisyon kararı ve mahkeme kararı bulunmasına rağmen bu durumun İdare Mahkemesince dikkate alınmadığı, davacının isminin mahalli bilirkişiler tarafından hazırlanan listede bulunmadığı ileri sürülerek Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının açıklamalı onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacının temyiz isteminin incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, "(...) Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir."; 7. fıkrasında ise, "(...) temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi kapsamında uygulanmasına devam eden 46. maddesinde özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebileceği belirtilmiş, 48. maddesinin 2. fıkrasında, "temyiz dilekçelerinin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmesi gereklidir, düzenlenmemiş ise eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlatılması hususu, kararı veren Danıştay veya mahkemece ilgiliye tebliğ olunur. Bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına Danıştay veya mahkemece karar verilir." kuralına, 6. fıkrasında, "temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; mahkeme veya Danıştay daire başkanı tarafından verilecek onbeş günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme, ilk derece mahkemesi olarak davaya bakan Danıştay dairesi, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde de kararı veren mahkeme, ilk derece mahkemesi olarak davaya bakan Danıştay dairesi, temyiz isteminin reddine karar verir. Mahkemenin veya Danıştay dairesinin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." kuralına, 7. fıkrasında, "temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu,dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği ve temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı hususlarının dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hallerinde de 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar daire ve kurulca verilir." kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, aynı Kanun'un 31. maddesinin, "elektronik işlemler" konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Elektronik işlemler" başlıklı 445. maddesinde;
"(1) Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP), adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan bilişim sistemidir. Dava ve diğer yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hâllerde UYAP kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır.
(2) Elektronik ortamda, güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabilir, harç ve avans ödenebilir, dava dosyaları incelenebilir. Bu Kanun kapsamında fizikî olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgeler güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabilir ve gönderilebilir. Güvenli elektronik imza ile oluşturulan tutanak ve belgeler ayrıca fizikî olarak gönderilmez, belge örneği aranmaz.
(3) Elektronik ortamdan fizikî örnek çıkartılması gereken hâllerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanır ve mühürlenir.
(4) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.
(5) Mahkemelerde görülmekte olan dava, çekişmesiz yargı, geçici hukuki koruma ve diğer tüm işlemlerde UYAP’ın kullanılmasına dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.",hükmü yer almaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/a maddesinin 4. fıkrasında; " Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu İdare Mahkemesi kararının davacı vekilinin sistemde kayıtlı UETS adresine 08/12/2021 tarihinde ulaştığı, izleyen beşinci gün olan 13/12/2021 tarihi itibariyle kararın tebliğ edilmiş sayıldığı, davacı vekili tarafından 10/10/2022 tarihinde UYAP üzerinden temyiz dilekçesinin mahkemeye gönderildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı vekili tarafından en geç temyize konu kararın tebliğini izleyen 30 gün içinde, 12/01/2022 tarihi gün sonuna kadar temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra yapılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Nitekim, bakılan uyuşmazlıkla aynı konuda Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine verilen Anayasa Mahkemesinin 28/07/2022 tarih ve 2021/11655 Başvuru Numaralı kararında, "...Somut olayda zarar konusu olay başvurucunun mülküne ulaşmasına izin verilmemesidir. Mülke ulaşamama süregelen bir müdahale niteliğindedir. Diğer bir ifadeyle mülke erişimin kısıtlanması devam ettiği sürece başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahale de varlığını koruyacaktır. Anlık müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahale tarihinden itibaren başlatılması makuldür. Buna karşılık süregelen müdahalelerde müdahale için spesifik ve tek bir tarihten söz edilemez. Süregelen müdahale -kesinti söz konusu olmadıkça- her an devam eden müdahaledir. Bu sebeple süregelen müdahalede zarar konusu olay için somut bir tarih belirlenemez (demir yolu hattından kaynaklanan titreşimler sebebiyle evde hasar oluşmasına ilişkin olarak yapılan benzer bir değerlendirme için bkz. Atay Elden, B. No: 2019/16301, 3/2/2022, § 53). Dolayısıyla bu tür müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahalenin kesildiği tarihten itibaren başlatılması gerekir." denilmektedir.
Buna göre, süregelen müdahale (uyuşmazlık bakımından davacının mülküne ulaşmasına izin verilmemesi) ile bu müdahale nedeniyle uğranılan zarar kesintiye uğramadığı sürece, zararın tazminine yönelik başvuru için nihai bir tarih bulunduğundan söz edilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, süregelen müdahaleler sonucu oluşan ve buna bağlı olarak süregelen nitelik arz eden zararlarda, 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin (60 gün - 1 yıl) uygulanması, ancak kesinti meydana gelmesi halinde mümkün olabilecek; başka bir anlatımla, müdahale ve zarar devam ettiği sürece başvuru süresinin geçirildiğinden bahisle süre aşımı söz konusu olmayacaktır.
Bu çerçevede yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından, davalı idareye yapılan 11/07/2013 tarihli başvuru ile, 1994 yılında meydana gelen terör olayları nedeniyle köyünü terk etmek zorunda kaldığı, 1994-2004 yılları arasında oluşan zararlarının davalı idare tarafından tazmin edildiği belirtilerek halen köyüne geri dönemediğinden bahisle 2004 yılı ve sonrasında oluşan zararlarının da 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmininin istenildiği; dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacının mal varlığına ulaşamama durumunun başvuru tarihi itibarıyla devam ettiği, diğer bir ifadeyle davacının mülküne ulaşmasına izin verilmemesine yönelik müdahalenin kesintiye uğramadığı, dolayısıyla davacının talep ettiği zararın devam eden / süregelen zarar olduğu dikkate alındığında; söz konusu zararının tazminine yönelik başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bununla birlikte, İdare Mahkemesince, davacının komisyona başvurduğu 11/07/2013 tarihinden geriye doğru 30/05/2007 tarihine kadar bir değerlendirme yapılmış ve 11/07/2012 tarihinden davacının idareye başvuru yaptığı tarih olan 11/07/2013 tarihine kadar olan kısmın zararlarının tazmini gerektiğine, kalan kısımlar yönünden reddine karar verilmiş olup, her ne kadar anılan gerekçe süre sınırlaması içermesi yönünden Dairemizin ve Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda aktarılan içtihadına uygun bulunmamakta ise de; davacı tarafından bu karara karşı temyiz isteminde bulunulmadığı dikkate alındığında, aleyhe bozma yasağı gereğince bozma kararında belirtilenden fazlasına hükmedilemeyeceği de açıktır.
Bu durumda, dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine karar veren İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
Davacının temyiz isteminin SÜREAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
-
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmının yukarıda yer verilen açıklamayla ONANMASINA,
-
Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde iadesine,
-
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı