Danıştay 10. D 2023/6671 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/6671
8 Kasım 2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/413 E. , 2023/6671 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/413
Karar No : 2023/6671
DAVACI :... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. … ,
Huk. Müş. Av. …
DAVANIN KONUSU : 21/03/2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 4. fıkrasının eksik düzenleme nedeniyle; 9. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 51. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "...ayrıntılı dökümünü ve..." ibaresinin, 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 1. fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesinin, 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 3. fıkrasındaki "Yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin, 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 5. fıkrasının, 13. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin sonuna eklenen iki cümlenin, 13. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (n) bendinin, 14. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 6. maddesinin 2. ve 4. fıkralarının, 18. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Geçici 9. maddesinin, 20. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin eki Ek-2 “Özel Hastaneler Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 39. satırının (a) ve (b) bentlerinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Ek 5. maddenin (e) bendinin 3. fıkrasının bu koşullarda olmayan diğer emekliler ve kamu görevinden ayrılanlar için kadro dışı çalışabilme haklarını ortadan kaldırdığı, emekliler arasında ayrım yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu hakkın istisna olmaksızın bir hak olarak düzenlenmesi gerektiği, idarenin hekim istihdam açığı bulunduğunu sık sık vurgulaması karşısında, mesleki birikim ve tecrübesi bulunan hekimlerin istihdam dışına çıkartılmasının kamu yararına olmadığı, planlama ve istihdam komisyonunun yapısı yeniden belirlenirken kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan Türk Tabipleri Birliğine komisyonda yer verilmemesinin hukuk aykırı olduğu, 3359 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (i) bendi uyarınca birlikleriyle koordinasyon yapılmasının yasal zorunluluk olduğu, tabiplik mesleğini ve hekimlerin çıkarlarını korumak yükümlülüğü bulunan ve Bakanlıkça ihtiyaç duyulacak konularda görüş bildirme sorumluluğu olan Türk Tabipler Birliğinin de komisyonda yer alması gerektiği ileri sürülerek dava konusu düzenlemelerin iptali istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, üniversitelerde eğitim kadrolarında görev yapan öğretim üyelerinin çoğunluğunun yaş ortalamasının 55 olması nedeniyle, üniversitelerin eğitim kadrolarının boşalmasına sebebiyet verilmemesi ve tıp eğitiminin aksamaması için bu yöndeki özel sağlık kuruluşlarının da talepleri dikkate alınarak kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra emekli olan tabiplerin istisnai olarak çalışmaları yolunda düzenleme yapıldığı, halihazırda hekimlerin, özel sağlık kuruluşlarının boş kadrosu yoksa istihdam edilemedikleri, hekimlere kadro şartı aranmaksızın çalışma imkanı verildiği, düzenlemenin tamamen hekimlerin lehine olduğu, planlama ve istihdam komisyonuna, özel hastaneler ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamındaki derneklerden temsilcilerin katıldığı, Türk Tabipler Birliğini doğrudan ilgilendiren bir konu olmadığından komisyona katılmasının öngörülmediği, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 3. fıkrasındaki "Yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin iptaline, 14. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 6. maddesinin 2. ve 4. fıkraları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 21.03.2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 51.maddesinin 1.fıkrasının 2.cümlesinde yer alan "...ayrıntılı dökümünü ve..." ibaresinin, 13.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin (e) bendinin 1.fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesinin, 13.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin (e) bendinin 3.fıkrasındaki "Yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin, 13.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin (e) bendinin 4.fıkrasının; 13.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin (e) bendinin 5.fıkrasının, 13.maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendinin sonuna eklenen iki cümlenin, 13.maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin 1.fıkrasına eklenen (n) bendinin, 14.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 6.maddesinin 2. ve 4.fıkralarının, 18.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Geçici 9.maddesinin, 20.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin eki Ek-2 “Özel Hastaneler Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 39.satırının (a) ve (b) bentlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
21.3.2014 tarih ve 27807 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu edilen Geçici 9. maddesi ile Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-2. maddesi ,1.7.2014 tarih ve 29047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelikle başlığıyla birlikte değiştirildiğinden; Ek 5.maddesinin (e) bendinin 3.fıkrasındaki "Yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra..." ibaresi ise 23. 1.2015 tarih ve 29245 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değiştirildiğinden, davanın, 18.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Geçici 9.maddesinin, 20.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin eki Ek-2 “Özel Hastaneler Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 39.satırının (a) ve (b) bentlerinin ve 13.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin (e) bendinin 4.fıkrasına yönelik kısımlarının esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Dava konusu yönetmeliğin diğer maddelerinin incelenmesine gelince;
Anayasanın 56. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; üçüncü fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; dördüncü fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği; hükmüne yer verilmiştir.
Sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin olarak Devlete verilmiş olan görevler, 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve bu Kararnameyi yürürlükten kaldıran 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı (1. Mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yapılandırılarak, görev ve yetkileri belirlenen Sağlık Bakanlığınca yürütülmektedir. 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda yer alan hükümler uyarınca, davalı Bakanlığın, çıkaracağı yönetmeliklerle, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırmasını değiştirme ve öngörülen amaçlara uygun olarak teşkilatlanmalarını sağlayabilme konusunda görevli ve yetkili olduğu tartışmasızdır.
Sağlık Bakanlığı tarafından, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye (181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye) dayanılarak, etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Özel Hastaneler Yönetmeliği yayımlanmıştır.
Dava konusu, Yönetmeliğin 9.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 51.maddesinin 1.fıkrasının 2.cümlesinde yer alan "...ayrıntılı dökümünü ve..." ibaresinin incelenmesi:
Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin "Hastane faturalarının düzenlenmesi" başlıklı 51.maddesinin dava konusu yönetmelikle değişik birinci fıkrasında, özel hastanelerde ayakta veya yatarak tedavi edilen bütün hastalar için ilgili mevzuatına göre satış fişi veya fatura düzenlenmesinin zorunlu olduğu, satış fişi veya fatura ekinde hastaya sunulan sağlık hizmetinin ayrıntılı dökümünü ve birim fiyatlarını gösteren belge düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
Davacı tarafından dava konusu düzenlemede yer alan "...ayrıntılı dökümünü ve..." ibaresinin subjektif uygulamalara açık bir düzenleme içerdiği, hastaların sağlığına ilişkin bilgiler başta olmak üzere pek çok bilginin faturada yer alacağı ve bunun da kişisel verilerin korunmasına ilişkin hakları ihlal edeceği ileri sürülmekle birlikte, dava konusu düzenlemeyle tedavi sonrasında ilgili kişiye düzenlenecek satış fişi veya fatura ekindeki belgede, sunulan sağlık hizmetine ilişkin birim fiyatları içeren unsurların yer alacağı, ödenecek bedelin konusunu oluşturmayan bilgiler ile kişisel sağlık verilerinin ortaya koyacak unsurları içermeyeceği açık olduğundan, bu maddeye yönelik davacı iddiaları yerinde görülmemiştir..
Dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 1. fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi yönünden,
Dava konusu, 21.03.2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13.maddesi ile değişik esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendinin 1 numaralı alt bendinde, "Özel hastanelerde kadrolu olarak çalışan tabip ve diş tabipleri, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla bulunduğu ilde planlama kapsamındaki diğer özel sağlık kuruluşlarında kadro dışı geçici olarak çalışabilir. Diğer sağlık çalışanları ise planlama kapsamındaki en fazla bir özel sağlık kuruluşunda görev alabilir. Tabiplerin kadrolu olarak çalıştığı kuruluştan ayrılmaları halinde, tabip planlamasının bozulmaması amacıyla azami üç ay daha kadro dışı geçici olarak çalışmaya devam edebilir. Bu sürenin sonunda planlama kapsamındaki herhangi bir özel sağlık kuruluşunda kadrolu olarak çalışmaya başlayamaması halinde düzenlenmiş olan personel çalışma belgesi iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasanın 56.maddesi, 3359 sayılı Yasa ve 663 sayılı KHK hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sağlık kuruluşlarının ve sağlık insan gücünün ülke genelinde dengeli dağılımının sağlanması amacıyla davalı idarece planlama yapılmasının yasal gereklilik olduğu; planlama ile sağlık hizmetlerinin kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması amaçları doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde sağlık hizmetlerinin dengeli sunulabilmesinin amaçlandığı, bu amaçların gerçekleştirilebilmesinin en önemli araçlarından birinin ise özel sağlık kuruluşlarının kadrolarının mükerrerliğe de yol açmadan tespit edilmesi ve planlama yapılırken bu kadrolara ilişkin elde edilen verilerinin kullanılması olduğu, dava konusu hükümle de bu amacın gerçekleştirmesinin hedeflendiği anlaşılmakla,anılan düzenlemede dayandığı mevzuat hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 4. fıkrası yönünden;
Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin Ek 5.maddesinin (e) bendinin dava konusu yönetmelikle değişik 4. fıkrasında, Özel hastanelerin, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu kadro sayılarının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentleri 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamında üniversite ile sözleşme yaparak kadro dışı geçici olarak çalıştırabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı tarafından , söz konusu maddede tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının mesai dışında özel hastane veya vakıf üniversitesi hastanesinde çalıştırılabilmeleri için ilgililerin muvafakatinin aranacağına ilişkin düzenlemeye yer verilmemesinin eksiklik olduğu ileri sürülerek anılan maddenin iptali istenilmektedir.
2547 sayılı Yasanın 36. Maddesine 6514 sayılı Yasayla eklenen fıkrada, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının mesai dışında özel hastane veya vakıf üniversitesi hastanesinde çalıştırılabilmeleri için ilgililerin muvafakati gerektiği düzenlemesine yer verilmiş olup, ayrıca yönetmelikte bunun belirtilmemiş olması bu tür görevlendirmelerde ilgililerin muavafakatının aranmayacağı anlamına gelmeyeceğinden, bu ifadenin maddede yer almaması anılan maddenin iptalini gerektirecek nitelikte eksiklik olarak görülmemiştir. Belirtilen nedenle anılan maddeye yönelik davanın reddi gerekmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 5. fıkrası yönünden;
Dava konusu 21/03/2014 günlü, 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 5. Fıkrasında, muayenehanesi bulunan tabiplerin, resmi çalışma saatleri dışında özel hastanelerde sadece nöbet tutabilirlecekleri, bu tabiplerin nöbet listesinin aylık olarak düzenleneceği ve müdürlükçe onaylanacağı kuralına yer verilmiştir.
Söz konusu maddede, muayenehanesi bulunan tabiplerin, resmi çalışma saatleri dışında özel hastanelerde sadece nöbet tutabilecekleri düzenlenmiş olup; bu haliyle söz konusu düzenlemenin, muayenehane işleten tabiplerin 1219 sayılı Yasanın 12. maddesinin üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca, anılan maddenin ikinci fıkrasının her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla ve başka bir sınırlama olmadan sahip oldukları birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilme hakkını engeller nitelikte olduğu anlaşılmakta olup, uygulamada belirsizliğe yol açacak nitelikte olan dava konusu maddenin iptali yolunda karar verilmesi gerekmektedir
Yönetmeliğin 13. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin sonuna eklenen iki cümle yönünden;
Söz konusu düzenlemede, özel hastanede kadrolu olarak çalışan tabiplerin, başka ildeki A ve B tipi tıp merkezlerinde kadro dışı geçici çalışabileceği, bu durumda kadro dışı geçici çalışılan ildeki Müdürlükçe tabip adına EK-12 deki personel çalışma belgesi düzenlenieceği kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu düzenlemeyle hekimlere başka ildeki A ve B tipi tıp merkezlerinde kadro dışı geçici çalışabilme olanağı sağlanmış olup dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin 13. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 13.maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin 1.fıkrasına eklenen (n) bendinde, özel hastaneler bünyesinde, kendi kadrolarında bulunan tabiplerle estetik amaçlı sağlık hizmetlerini sunmak amacıyla estetik birimi kurulabileceği ve estetik biriminde Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin geçici 4.maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan işlemlerin yapılabileceği belirtilmiştir.
Anılan maddeyle atıfta bulunulan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin Geçici 4.maddesin 4. fıkrasında da, 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelikte sayılan tıbbî işlemlerin tamamının, sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak unvanlarda, “estetik” veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini icra yetkisi sahasına göre tabip veya uzman tabiplerin tıbbi uygulaması şeklinde yürütüleceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda, dava konusu yönetmeliğin atıfta bulunduğu yönetmeliğin Geçici 4. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen işlemlerin, bu fıkrada belirtilen tabipler tarafından sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak unvanlarda, “estetik” veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini yapacağı yetki alanına göre tabip veya uzman tabiplerce yapılması gerektiği açık olup, dava konusu düzenlemeyle de ancak bu koşulları taşıyan özel hastaneler bünyesinde estetik birimi kurulmasının mümkün kılındığı sonucuna ulaşılmakla, anılan düzenlemede hukuka ve dayanağı mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır..
Dava konusu Yönetmeliğin 14.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 6.maddesinin 2. ve 4. fıkralarının iptali isteminin incelenmesi:
Dava konusu 21.03.2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 14.maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 6.maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, “Komisyon, Bakanlık Müsteşarı veya görevlendireceği bir yetkili başkanlığında:
a) Genel Müdür veya yardımcısı,
b) Bakanlık Hukuk Müşavirliğinden bir temsilci,
c) Bakanlık Strateji Geliştirme Başkanlığından bir temsilci,
ç) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumundan bir temsilci,
d) Türkiye Halk Sağlığı Kurumundan bir temsilci,
e) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Sağlık Kurumları Meclisinden bir temsilci,
f) Özel hastanelere ait derneklerden en çok tüzel kişi üyesi olan dernek temsilcisi,
g) Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarına ait derneklerden en çok tüzel kişi üyesi olan dernek temsilcisi, olmak üzere dokuz üyeden kurulur.”... Hükmüne yer verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan komisyonda Türk Tabipleri Birliği'ne yer verilmemesinin eksiklik olduğu ileri sürülerek anılan maddenin eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmektedir.
6023 sayılı Kanun ile kurulmuş ve Türkiye sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icraya yetkili olup, sanatını serbest olarak yapan veya meslek diplomasından istifade etmek suretiyle resmi veya özel görev yapan tabiplerin katıldığı, tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı korumak, tabipliğin kamu ve kişi yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan ve anılan Kanun uyarınca halk sağlığı alanında çalışma yapmak ve bu konuda resmi makamlarla işbirliğinde bulunmakla yükümlü olan Türk Tabipleri Birliği'nin bu niteliği ve görevleri göz önüne alındığında, sağlık kuruluşlarının ve sağlık insan gücünün ülke genelinde dengeli dağılımının sağlanması amacıyla davalı idare tarafından yapılacak çalışmaları sağlamak üzere kurulduğu anlaşılan Planlama ve İstihdam Komisyonunda yer almasının bir gereklilik olduğu açıktır.
Belirtilen nedenlerle eksik düzenlendiği sonucuna varılan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiş olup Ek-6. Maddenin 2.fıkrasının iptali gerektiği düşünülmektedir.
Anılan maddenin 4. fıkrasında ise hukuka aykırılık görülmediğinden bu fıkraya yönelik davanın reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle 21.3.2014 tarih ve 27807 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 20.maddesi ile değiştirilen esas yönetmeliğin Ek-2 “Özel Hastaneler Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 39.satırının (a) ve (b) bentlerinin, 18.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Geçici 9. Maddesinin, 13.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin (e) bendinin 3.fıkrasındaki "Yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu Yönetmeliğin 9.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 51.maddesinin 1.fıkrasının 2.cümlesinde yer alan "...ayrıntılı dökümünü ve..." ibaresinin, Ek 5.maddesinin (e) bendinin 1.fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesinin,13.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin (e) bendinin 4.fıkrasının;13.maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendinin sonuna eklenen iki cümlenin, 13.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin 1.fıkrasına eklenen (n) bendi ile 14.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 6.maddesinin 4.fıkrasına yönelik davanın reddine,13.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5.maddesinin (e) bendinin 5.fıkrası ile 14.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 6.maddesinin 2. fıkrasının iptali yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 17/02/2016 tarih ve E:2014/3859, K:2016/951 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/03/2019 tarih ve E:2016/3498, K:2019/1186 sayılı kararıyla kısmen onanıp kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 21/03/2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin üzerine, davacı tarafından, anılan Yönetmeliğin bazı düzenlemelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 17/02/2016 tarih ve E:2014/3859, K:2016/951 sayılı kararı ile; dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 1. fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesinin, 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 5. fıkrasının, 13. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin sonuna eklenen iki cümlenin, 13. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (n) bendinin, 14. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 6. maddesinin 2. ve 4. fıkralarının, 18. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Geçici 9. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki "31/12/2013" ibarelerinin iptaline, Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 51. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "...ayrıntılı dökümünü ve..." ibaresinin, 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 3. fıkrasındaki "Yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin, 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 4. fıkrasının, 20. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin eki Ek-2 “Özel Hastaneler Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 39. satırının (a) ve (b) bentlerinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/03/2019 tarih ve E:2016/3498, K:2019/1186 sayılı kararı ile; Daire kararının dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 3. fıkrasındaki "Yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra..." ibaresi, 14. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 6. maddesinin 2. ve 4. fıkralarına ilişkin kısımlarının bozulmasına, dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesi ile esas Yönetmeliğie eklenen Ek 5. maddenin 1. fıkrasının (n) bendine ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanmasına, diğer maddelere ilişkin kısımlarının onanmasına karar verilmiştir.
Tarafların karar düzeltme istemleri Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/10/2020 tarih ve E:2020/270, K:2020/1980 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 3. fıkrasındaki "Yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra..." ibaresi, 14. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 6. maddesinin 2. ve 4. fıkralarına ilişkin kısımları yönünden İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT :
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde; kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu, 2. maddesinde; Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı, 3. maddesinin (a) bendinde; sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği, (c) bendinde; bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, (e) bendinde; tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı, (i) bendinde; sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla, bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinde; herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamanın Bakanlığın görevi olduğu; bu kapsamda Bakanlığın, a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi, b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi, c)Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesinin önlenmesi, ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerinin geliştirilmesi, d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasada bulunması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi, e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması, f)Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yöneteceği ve politikaları belirleyeceği; Bakanlığın bu amaçla; a) Strateji ve hedefleri belirleyeceği, planlama, düzenleme ve koordinasyon yapacağı, b) Uluslararası ve sektörler arası işbirliği yapacağı, c)Rehberlik, izleme, değerlendirme, teşvik, yönlendirme ve denetleme yapacağı, müeyyide uygulayacağı, ç)Acil durum ve afet hallerinde sağlık hizmetlerini planlayacağı ve yürüteceği, d) Bölgesel farklılıkları gidermeye ve herkesin sağlık hizmetine erişimini sağlamaya yönelik tedbirler alacağı, e) İlgili kurum ve kuruluşların insan sağlığını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen faktörler ve sosyal belirleyicilerle ilgili uygulamalarına ve düzenlemelerine yön vereceği, bunu teminen gerekli bildirimleri yapacağı, görüş bildireceği ve müeyyide uygulayacağı, f) Görevin ve hizmetin gerektirdiği her türlü tedbiri alacağı belirtilmiş, 40. maddesinde ise; Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idarî düzenlemeler yapabilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Sağlık Bakanlığı tarafından, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak, etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına ve sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılması ve açılmasına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla Özel Hastaneler Yönetmeliği yayımlanmıştır.
6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanununun 1. maddesinde; Türkiye sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icraya yetkili olup da sanatını serbest olarak yapan veya meslek diplomasından istifade etmek suretiyle resmi veya özel görev yapan tabiplerin katıldığı Türk Tabipleri Birliğinin; tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı korumak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluş olduğu belirtilmiş; 4.maddesinde de Birliğin, a) Halk sağlığına ve hastalara fedakarlık ve feragatle hizmeti ideal bilen meslek geleneklerini muhafaza ve geliştirmeye çalışmak, b) Azalarının maddi ve manevi hak ve menfaatlerini korumak ve bunları halkın ve Devletin menfaati ile en iyi bir şekilde denkleştirmeye çalışmak, c) Halkın sağlığını korumaya, azalarını muayyen refah seviyesine ulaştıracak gerekli iş sahaları bulmaya, İş Kanunu ile sosyal kanunların ve ilgili diğer mevzuat hükümlerinin tatbikatında meslek ve meslektaşların hak ve menfaatlerini korumaya ve her türlü iş tevziinin adilane bir surette düzenlenmesine çalışmak, d) Halk sağlığı ve tıp meslekleri ile ilgili meseleler için resmi makamlarla karşılıklı işbirliği yapmak, e) Halk sağlığını ve tıp mesleğini ilgilendiren işlerde resmi makamlardan yardım sağlamak hizmetlerini yapmakla mükellef olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu Yönetmeliğin 14. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 6. maddesinin 2. ve 4. fıkraları yönünden;
Dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle Özel Hastaneler Yönetmeliğinin “Planlama ve İstihdam Komisyonu" başlıklı Ek 6. maddesinin 2. ve 4. fıkralarında; "Komisyon, Bakanlık Müsteşarı veya görevlendireceği bir yetkili başkanlığında:
a) Genel Müdür veya yardımcısı,
b) Bakanlık Hukuk Müşavirliğinden bir temsilci,
c) Bakanlık Strateji Geliştirme Başkanlığından bir temsilci,
ç) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumundan bir temsilci,
d) Türkiye Halk Sağlığı Kurumundan bir temsilci,
e) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Sağlık Kurumları Meclisinden bir temsilci,
f) Özel hastanelere ait derneklerden en çok tüzel kişi üyesi olan dernek temsilcisi,
g) Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarına ait derneklerden en çok tüzel kişi üyesi olan dernek temsilcisi,
olmak üzere dokuz üyeden kurulur.”,
“İkinci fıkranın (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen Komisyon üyeliği için, asgari Daire Başkanı seviyesinde bir yetkili görevlendirilir. (f) ve (g) bendindeki üye için derneklerin her yıl temmuz ayı itibarıyla üye sayıları esas alınır.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
Sağlık hizmetlerinin kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması amaçları doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılması, yapılacak planlamaların ilandan önce değerlendirilmesi, planlama çerçevesinde yürütülen uygulamalara yapılacak itirazların değerlendirilmesi ve Bakanlıkça ihtiyaç duyulacak diğer konularda görüş alınması amacıyla oluşturulan Planlama ve İstihdam Komisyonu'nun bu görev ve yetkileri değerlendirildiğinde; bu Komisyonda tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı korumak, tabipliğin kamu ve kişi yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş bir kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Türk Tabipleri Birliği'nin temsilcisinin yer almasını gerektirecek bir görev alanının mevcudiyetinden söz etmek mümkün bulunmamaktadır.
Bu nedenle anılan düzenlemede davacının iddiaları bağlamında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, Planlama ve İstihdam Komisyonunu düzenleyen dava konusu Ek 6.madde hükmü, 25/08/2016 tarih ve 29812 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle yürürlükten kaldırılmış olup, planlama, Yönetmeliğin güncel haliyle, Bakanlık birimleri tarafından yapılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 3. fıkrasındaki "Yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra..." ibaresi yönünden;
Dava konusu degişiklikle; yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra emekli olan tabiplerin bu maddenin ikinci fıkrasında sayılan kadrolu tabiplerin çalışma şekline uygun olarak kadro dışı geçici olarak çalışabilecekleri belirlenmiştir.
Davacı tarafından; maddedeki koşullarda olmayan diğer emekliler için kadro dışı çalışabilme haklarının ortadan kaldırıldığı, emekliler arasında ayrım yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu hakkın istisna olmaksızın bir hak olarak düzenlenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Kadro dışı geçici çalışmayı kadrolu bir özel sağlık kuruluşunda çalışmaya bağlayan asıl düzenleme olan Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 1. fıkrasının, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen kararda belirtilen gerekçeyle hukuka aykırı bulunduğu ve kararın bu kısmının onandığı dikkate alındığında; bazı emekliler için öngörülen kadro dışı geçici çalışma hakkının, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesine uygun olmak koşuluyla, her tabip için geçerli olduğu; bu nedenle anılan düzenlemede yer alan sınırlamanın uygulanamaz nitelikte ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu düzenlemenin, bu haliyle, maddede belirtilen durumlarda olmayan emekli tabiplerin kadro dışı geçici çalışma hakkını engellediği sonucuna varıldığından; düzenlemede davacı iddiaları açısından hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
-
21/03/2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 6. maddesinin 2. ve 4. fıkraları yönünden DAVANIN REDDİNE,
-
21/03/2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 3. fıkrasındaki "Yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra. . . " ibaresinin İPTALİNE,
-
Sonucu itibarıyla dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin takdiren yarısı olan … TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan … TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
-
Davanın kısmen retle sonuçlanan kısmı için ilk kararda davalı idare lehine hükmedilen vekâlet ücretinin kaldırılarak, işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
-
Davanın kısmen iptalle sonuçlanan kısmı için ilk kararda davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin kaldırılarak, işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen … TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
-
Posta gideri avansından artan tutar varsa kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
-
Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı