SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 10. D 2023/6770 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/6770

Karar Tarihi

13 Kasım 2023

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/12974 E. , 2023/6770 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No : 2019/12974

Karar No : 2023/6770

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ: 1. Huk. Müş. Yrd. V.

KARŞI TARAF (DAVACILAR):

  1. Kendi adına asaleten …, …, … ve …'e velayeten …

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, 26/05/2017 tarihinde Batman ili, Kozluk ilçesi, … köyü yakınlarında, seyir halindeyken daha önceden yola döşenmiş el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi neticesinde araçta bulunan yakınları ...'in vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık müteveffanın eşi … için 500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuklarının her biri için 500,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 854.000,00 TL tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, uyuşmazlık konusu olayda, insanların sürekli kullandıkları bir yola el yapımı patlayıcının yerleştirilmiş ve patlatılmış olması ile telsiz kayıtlarına göre Jandarma Karakol Komutanlığı'na sürekli giriş-çıkış yapan aracın sürekli takip ediliyor olması, davalı idarenin sunduğu güvenlik hizmetinin gereği gibi yürütülmediğini gösterdiğinden, davacıların eşinin/babalarının vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, davanın, 4.000,00 TL maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden, 5233 sayılı Kanunun amacı, gerekçesi ve 12. madde metninin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, sulhnamenin imzalanmasından sonra dava açılmasına hukuki olanak bulunmadığı, olayda, davacılar tarafından dosyada bir örneği bulunan sulhnamenin imzalanmak suretiyle sulh yoluna gidilerek belirlenen meblağın kabul edildiği görülmekle davacıların uğradığı zararların tazmin edilmek suretiyle uyuşmazlığın ortadan kalktığı anlaşıldığından, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddi gerektiği, davanın, 850.000,00 TL manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden, olayın meydana geliş şekli, zararın niteliği, idarenin kusuru ve davacıların murisinin söz konusu olay neticesinde vefat ettiği hususları göz önünde bulundurularak duyduğu elem ve acının kısmen de olsa giderilmesi için davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren eş … için 40.000,00 TL, çocuklar …, …, …, …, …, …, …'in her biri için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 215.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacıların 4.000,00 TL maddi tazminat isteminin reddine, 850.000,00 TL manevi tazminat isteminin 215.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 25/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, bakılan davada, davacıların destekten yoksunluk zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuru sonucu önerilen tutarın kabul edilmesi ve sulhname imzalanmış olması nedeniyle artık dava konusu edilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesince reddine karar verilmiş ve bu karar Dairelerinin yerleşik uygulamalarına aykırı görülmüş ise de, aleyhe hüküm yasağının istinaf aşamasına yönelik yansımasının aleyhe kaldırma yasağı olacağı ve davalı idarenin mahkeme kararına karşı kanun yollarına başvurması nedeniyle daha ağır bir durumla karşı karşıya kalmasına yol açacak şekilde mahkeme kararı hakkında hüküm kurulmasına ve kararın kaldırılmasına olanak bulunmadığı kuşkusuz olduğundan, anılan mahkeme kararına karşı davacıların istinaf yoluna başvurmamış olması ve idarenin istinaf başvurusu sonucu söz konusu kararın verilmesi halinde idarenin daha ağır bir durumla karşılaşacak olması nedeniyle bu hususun kaldırma sebebi olarak değerlendirilmediği, yine Dairelerinin yerleşik uygulamaları çerçevesinde mahkemenin takdir ettiği manevi tazminat miktarları çocuklar yönünden düşük bulunmakla birlikte aleyhe bozma ve kaldırma yasağı nedeniyle bu hususlarda hüküm kurulmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararı sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğundan, davalı idarenin istinaf başvurusunun belirtilen açıklama eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gereken uyuşmazlıkta manevi tazminat taleplerinin karşılanmasına olanak bulunmadığı, hizmet kusurunun bulunmadığının açıkça anlaşılması karşısında 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca değerlendirme yapılamayacağının açık olduğu iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Terör olayları nedeniyle meydana gelen zararların tazminini öngören 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun, terör olaylarından doğan zararların tazminine yönelik tam yargı davalarında idari yargı yerlerince 5233 sayılı Kanun dışında sosyal risk ilkesinin uygulanması olanağını ortadan kaldırmıştır. Sosyal risk ilkesinin, terör olaylarına ilişkin olarak 5233 sayılı Kanunla kanunlaşması karşısında, sosyal risk ilkesine dayalı tazmin istemlerinin anılan Kanun ile yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde karara bağlanması zorunludur. Ancak, 5233 sayılı Kanun, sosyal risk ilkesi dışında, nedensellik bağına dayalı, hizmet kusuru sorumluluk sebepleri nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesine göre tam yargı davası açılmasına engel oluşturmamaktadır.

Bu halde öncelikle terör olayı olduğu kabul edilen dava konusu olayda; idarenin hizmet kusuru sorumluluk halinin bulunup bulunmadığının araştırılıp bu haller yok ise maddi tazminat istemi yönünden sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında ve manevi tazminat istemi yönünden genel hükümler kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince olayın değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, olay öncesi terör eylemi hakkında istihbarat alındığına dair bilgi ve belge bulunmadığından, davalı idarenin terör olayının meydana gelmesinde hizmet kusurunun bulunduğunu söylemeye olanak bulunmamaktadır.

Ayrıca idari eylem ile davacının uğradığı zarar arasında illiyet bağı bulunmaması; bir başka ifadeyle zararın, idareye tümüyle yabancı üçüncü kişiler olan terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilmesi karşısında; davalı idarenin kusursuz sorumluluğundan da söz edilemeyeceği görülmektedir.

Bu nedenle yaşanan terör olayı nedeniyle ortaya çıkan maddi tazminat isteminin sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında ve manevi tazminat isteminin genel hükümler kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince değerlendirilmesi, sulhname imzalandığı için maddi tazminat isteminin reddine ve sosyal risk ilkesi kapsamında manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan hareketle karar veren İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,

  2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

  3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,

  4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim