SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 10. D 2023/6700 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/6700

Karar Tarihi

8 Kasım 2023

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/11664 E. , 2023/6700 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No : 2019/11664

Karar No : 2023/6700

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Kurumu / …

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Teknoloji Sistemleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılarak, aynı Dairece verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU: Davacı şirket vekili tarafından, piyasaya arz edilen "…" marka … model telsiz niteliğindeki cihazlara yönelik olarak gerçekleştirilen piyasa gözetimi ve denetimi sonucunda, cihazların güvensiz olduğundan bahisle, ürünlerin piyasaya arzının durdurulmasına, piyasaya arz edilmiş ürünlerin toplatılmasına, arz yasağı ve toplatma kararının televizyon ve gazetede ilan edilmesine, müvekkili şirkete 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun uyarınca 123.914,00 TL idari para cezası verilmesi ve 3.684,00 TL muayene masrafı tahakkuk ettirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ:

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; başvurulan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda ürünün güvensiz olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, rapora yapılan itirazların da yerinde görülmediği, bu nedenle dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 4703 sayılı Kanun uyarınca davacı şirket hakkında uygulanan idari yaptırımların, 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesi kapsamında yer aldığı ve 4703 sayılı Kanun'da kanun yoluna ilişkin bir hükme yer verilmediği de dikkate alındığında; idari para cezası ve idari tedbirlerden oluşan idari yaptırımlara, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun genel hükümlerinin uygulanması ve bu yaptırımlara karşı açılan davanın sulh ceza mahkemesinde görülmesi gerektiği, bu nedenle bakılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Anılan kararın davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyize konu kararıyla, temyizi istenen kararın kesin olduğu gerekçesiyle, davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak; uyuşmazlığın temyize tabi uyuşmazlıklardan olduğu, esasa ilişkin olarak; uyuşmazlıkta idari yargı yerinin görevli olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dava konusu uyuşmazlığın temyize tabi olduğu görüldüğünden temyiz isteminin reddi yolunda verilen … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararı kaldırılarak gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacı şirket vekili tarafından, piyasaya arz edilen "…" marka … model telsiz niteliğindeki cihazlara yönelik olarak gerçekleştirilen piyasa gözetimi ve denetimi sonucunda, cihazların güvensiz olduğundan bahisle, ürünlerin piyasaya arzının durdurulmasına, piyasaya arz edilmiş ürünlerin toplatılmasına, arz yasağı ve toplatma kararının televizyon ve gazetede ilan edilmesine, müvekkili şirkete 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun uyarınca 123.914,00 TL idari para cezası verilmesi ve 3.684,00 TL muayene masrafı tahakkuk ettirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari dava türleri; idari işlemlere karşı açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı açılacak tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak belirlenmiştir.

Dava konusu uyuşmazlık derdest iken, 05/03/2020 tarihinde kabul edilip 12/03/2020 tarih ve 31066 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının, ürünlerin güvenli ve ilgili teknik düzenlemelere uygun olmasını sağlamak; piyasa gözetimi ve denetiminin esasları ile yetkili kuruluşların görevlerini ve iktisadi işletmeciler ile uygunluk değerlendirme kuruluşlarının yükümlülüklerini belirlemek olduğu hükmüne yer verilmiş; 4. maddesinde, ürünlerin, teknik düzenlemesine uygun olmasının zorunlu olduğu, bu hükmün kullanılmış olmakla birlikte değişiklik yapılarak piyasaya tekrar arz edilen veya arz edilmesi hedeflenen ürünler ile Avrupa Birliği üyesi ülkeler dışındaki ülkelerden ithal edilen eski ve kullanılmış ürünlere de uygulanacağı, teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünlerin, uygunsuzlukları giderilmeden piyasaya arz edilemeyeceği, piyasada bulundurulamayacağı veya hizmete sunulamayacağı kurala bağlanmış; 5. maddesinde, ürünün güvenli olmasının zorunlu olduğu belirtilmiş; 22. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulabileceği; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı; 2. fıkrasında, mevzuatta 4703 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanuna yapılmış kabul edileceği; 26. maddesinde ise, Kanun'un yayımı tarihinden bir yıl sonra 12/03/2021 tarihinde yürürlüğe gireceği hükmüne yer verilmiştir.

10/11/2008 tarih ve 27050 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (ee) bendinde Kurum'un Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunu ifade ettiği düzenlenmiş; 53. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanun kapsamındaki cihazların Kurum tarafından yayımlanacak teknik düzenlemelere ve ilgili güvenlik koşullarına uygunluğu, bu konularda üretici ve dağıtıcıların yükümlülüğü, bu cihazların piyasa gözetimi ve denetiminde Kurumun yetki ve sorumluluğu ile Kurum tarafından belirlenecek onaylanmış kuruluşların sorumlulukları hususunda 4703 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uygulanır." hükmü ile; "Kurumun yetkisi ve idarî yaptırımlar" başlıklı 60. maddesinin 6. fıkrasında, "Bu Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırılık hallerinde, 4703 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde dağıtıcı, üretici ve onaylanmış kuruluşlar bakımından öngörülmüş bulunan idarî para cezaları bir katından dört katına kadar artırılarak uygulanır.

" hükmü yer almıştır. 5809 sayılı Kanun'un "İdarî para cezalarının uygulanması ve tahsili" başlıklı 61. maddesinde, "(1) Kurum tarafından verilen idarî para cezaları, 6183 sayılı Kanun hükümlerine tabi olup, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde Kurum hesaplarına ödenir. Bu süre içerisinde ödenmeyen idarî para cezaları, Kurumun bildirimi üzerine ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. (…) (2) Tahsil olan idarî para cezalarının tamamı Kurum hesaplarına aktarılır." hükmüne ve "Dava hakkı" başlıklı 62. maddesinde, "(1) İdarî yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Kurum kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Kurulun kararları, Kurumun idarî denetimi sırasında yerindelik denetimine tabi tutulamaz. (2) Kurum tarafından açılacak davalarda teminat aranmaz." hükmüne yer verilmiştir.

07/04/1983 tarih ve 18011 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun'un "Kuruluş" başlıklı 5. maddesinde, "...(Değişik beşinci fıkra: 5/11/2008-5809/67 md.) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, Kurumun karar organıdır. Kurul, biri başkan olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Kurul Başkanı Kurumun da başkanıdır. (Değişik birinci cümle: 5/11/2008-5809/67 md.) Kurul Başkanı Kurumun en üst idarî amiridir. Kurumun yönetim ve temsil yetkisi Başkana aittir. Başkan gerektiğinde temsil yetkisini yazılı olarak devredebilir..." hükmü ve "Personel nitelikleri" başlıklı 8. maddesinde, "... (Ek fıkra: 5/11/2008-5809/67 md.) Kurul bu Kanun ve diğer mevzuatta belirtilen görevler yanında aşağıdaki görevleri yapar ve yetkileri kullanır: a) Elektronik haberleşme sektörüyle ilgili uluslararası ilke ve uygulamaları da dikkate alarak ikincil düzenlemeleri yapmak ve kanunlarla Kuruma verilen görevlere ilişkin hususları görüşüp gereken kararları almak. ... d) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak. (Ek fıkra: 5/11/2008-5809/67 md.)Kurul sınırlarını ve gerekçesini belirlemek suretiyle görevlerinden bir kısmını Kurul Başkanına devretmeye yetkilidir. (Ek fıkra: 5/11/2008-5809/67 md.) Başkanın görev ve yetkileri şunlardır: ... b) Kurul kararlarının gereğinin yerine getirilmesini teminen gerekli işlemleri yapmak ve uygulanmasını izlemek. c) Hizmet birimlerinden gelen önerilere son şeklini vererek Kurula sunmak..." hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdari işlem; idarenin, hukuk âleminde değişiklik, yenilik doğuran idare açıklaması olup, bir tasarruf veya kararın idari işlem sayılabilmesi için, idari makamca verilmiş olması ve idarenin, idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyete ilişkin olması gerekmektedir.

İdari makamların, idari faaliyetin görülmesi sırasında kullandıkları kamu gücü ise, söz konusu makamlara, bireyler ile girdikleri ilişkilerde, onların iradesinden bağımsız bir şekilde, hatta karşıt iradelerine rağmen, tek yanlı olarak hukuki sonuçlar ve etkiler yaratabilecek işlemler yapabilme yetki ve yeteneği tanıdığından, kamu gücünün kullanılmasından doğan uyuşmazlıkların idari yargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır.

Başka bir ifadeyle, idare hukuku kuralları içinde kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade beyanıyla tesis edilen idari işlemlerden doğan uyuşmazlıklar nedeniyle açılan davaların görüm ve çözümü, idari yargının görev alanında bulunmaktadır.

Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince; 5326 sayılı Kanun'un kanun yoluna ilişkin 27. maddesinin 1. fıkrasının tüm idari tedbirleri kapsadığı, 4703 sayılı Kanun'da idari yaptırım kararlarına karşı itiraz ve dava yolunun da gösterilmediği, incelenen uyuşmazlıkta sulh ceza mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun, 4703 sayılı Kanun hükümleri uyarınca piyasa gözetimi ve denetimi kapsamında aldığı idari yaptırım kararları ya da diğer kanunlar uyarınca aldığı idari yaptırım kararlarına karşı açılan davaların, 5809 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince ayrım gözetilmeksizin idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Ayrıca, 12/03/2020 tarihli ve 31066 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 12/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7223 sayılı Kanun'un 25. maddesinde, 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun'un yürürlükten kaldırıldığının ve mevzuatta 4703 sayılı Kanuna yapılan atıfların bu Kanuna yapılmış kabul edileceğinin; 22. maddesinin 2. fıkrasında ise, 7223 sayılı Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulabileceğinin belirtilmesi karşısında, usul hükümlerinin derhal uygulanır nitelikte olması gereği anılan Kanun'un yürürlüğünden sonra bakılan davanın görüm ve çözümünde İdare Mahkemelerinin görevli olduğu açıktır.

Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın görev yönünden reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi'nce davacının istinaf başvurusunun esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,

  2. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyiz istemi ret kararının kaldırılarak, aynı Dairece verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın BOZULMASINA,

  3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim