Danıştay 10. D 2023/4594 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/4594
19 Eylül 2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/11511 E. , 2023/4594 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11511
Karar No : 2023/4594
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): …'e velayeten, kendi adlarına asaleten … ve …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU: Davacılar tarafından, 25/08/2014 tarihinde Çerkezköy Devlet Hastanesinde gerçekleşen doğumda müşterek çocukları …'in omzunda sakatlık meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla aylık 500,00,00 TL tedavi masrafının, hatalı doğum sebebiyle uğranılan 3.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL (… için 100,000,00 TL, … için 50.000,00 TL, … için 50.000,00 TL) manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Genel Kurulu Raporuna göre, doğum öncesi doğumun normal koşullar dışında gerçekleşebileceğine dair herhangi bir tıbbi bulguya rastlanmadığının, miadında normal doğum olarak hastaneye yatırılan annenin doğum öncesi muayenesinin ilgili hekim tarafından yapıldığının, doğumun vaginal yoldan sonlandırıldığının, mevcut tıbbi belgelerde bebeğin fiziksel gelişiminin normal olduğunun, söz konusu bulguların normal yoldan doğum yaptırılma sınırları içinde olduğunun, sezaryen endikasyonunun bulunmadığının, doğum eyleminde uzama ya da aksaklık bildirilmediğinin, söz konusu bulgularla kişiye normal doğum yaptırılmasının doğru bir yaklaşım olduğunun, küçükte saptanan brakial pleksus lezyonunun normal doğum eylemi sırasında tüm özenin gösterildiği durumlarda dahi bebeğin vaginal yoldan çıkartılması sırasındaki manevralara bağlı olarak görülebildiğinin ve öngörülemeyen, önlenemeyen bir komplikasyon olduğunun anlaşılmış olması karşısında doğum eylemi sırasında bebekte brakial pleksus lezyonu oluşması yönünden davalı idareye atfı kabil bir kusur tespit edilmediğinin anlaşılmış olması karşısında doğum sonrasında bebek ...'de meydana gelen rahatsızlıklarda davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; olay kapsamında alınan bilirkişi raporları ile dava dosyasında yer alan diğer tüm belgeler değerlendirildiğinde, bebek ...'in kolunda oluşan "brakial pleksus" yaralanmasından kaynaklı sakatlığın doğum esnasında uygulanan müdahalelerden kaynaklandığı, hizmetin yürütülmesinde sağlık personeline atfedilebilen somut bir kusur tespit edilmemekle beraber yürütülen kamu hizmetinin sonucu itibarıyla bir zarara yol açması, meydana gelen zararın doğrudan hastanın anatomik yapısından veya hizmet dışı etkenlerden kaynaklandığının açıkça ortaya konulamaması, ayrıca tıbbi müdahalede gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği yönündeki endişe ve şüphelerin giderilememesi hususları dikkate alındığında olayda manevi tazminat ödenmesini gerekli kılan şartların oluştuğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacılardan ... için 70.000,00 TL, anne ... için 40.000,00 TL, baba ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğu, davanın tamamının reddedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI: Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile sonucu itibarıyla hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden, daha önce bir normal yolla doğum yapan ve sağlıklı bir çocuğu olan, 1984 doğumlu anne ...’in 25/08/2014 tarihinde saat 12.25 sıralarında Çerkezköy Devlet Hastanesine miadında suları gelen ağrılı gebe olarak başvurduğu, saat 13.25'de normal yolla doğum ile apgarı 4-8 olan 4940 g ağırlığında canlı bir bebeğin ebe tarafından doğurtulduğu, doğan bebeğin daha sonra sol brakial pleksus zedelenmesi tanısı ile tedavi gördüğü, 25/08/2014 tarihteki doğumdan 18 gün önce 07/08/2014 tarihinde yapılan son kontrolde bebeğin tahmini fetal ağırlığının 3920 g olarak ölçüldüğü, bu tarihten sonra bebeğin fetal ağırlığının belirlenmesine yönelik olarak bir ölçüm yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında hazırlanan Doğum ve Sezaryen Eylemi Yönetim Rehberinin 49. ve 50. sayfalarında, fetusun doğum ağırlığının 4000 gram ve üzerinde olmasının fetal makrozomi olarak tanımlandığı, ultrasonografik yöntemlerin dahi kilogram başına ± 125-150 gram hata payı taşıdığı, 4000-4500 gram tahmini fetal ağırlığı olan nondiyabetik (diyabet hastalığı bulunmayan) gebelerde normal vajinal yolla doğumun denenebileceği (anne ile bütün riskler ve yararlar tartışıldıktan sonra), tahmini fetus ağırlığının 4000 gramdan fazla olduğu diyabetik anne adaylarına sezeryan önerildiği belirtilmektedir.
Uyuşmazlıkta, doğumdan önce yapılan en son kontrolde bebeğin tahmini fetal ağırlığının 3920 g olarak, bebeğin iri bebek niteliğinde olması açısından sınırda bir değerde ölçülmesine rağmen doğumdan önceki süreçte veya en geç doğumdan hemen önce bebeğin tahmini fetal ağırlığının bir kez daha ölçülmeksizin normal yolla doğum kararının alınmasının sağlık hizmetinin işleyişinde bir eksiklik olduğu açıktır.
Bu nedenle, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun varlığı nedeniyle davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin değerlendirilmesi gerekmekle birlikte davacıların temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz talebinde bulunmadıkları görüldüğünden manevi tazminatın kısmen kabulü yolunda verilen ve gerekçesi itibarıyla hukuki isabeti bulunmayan Bölge İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olduğu görüldüğünden dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
-
Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
-
Davanın reddine ilişkin . . . İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
-
Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi . . . İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın . . . İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı