Danıştay 10. D 2023/4446 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2023/4446
13 Eylül 2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/11429 E. , 2023/4446 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11429
Karar No : 2023/4446
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1) … 2) … 3) … 4) … 5) … 6) … 7) … 8) … 9) …10) …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murisleri ...'in 22/03/1992 tarihinde Nusaybin’de yasadışı terör örgütü yandaşlarınca gerçekleştirilen gösterilerde polis panzerinin altında kalarak yaşamını yitirmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği … Nolu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 31/01/2018 tarih ve E:2014/8739, K:2018/1065 sayılı bozma kararına uyularak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, müteveffanın kanunsuz gösteriye katıldığı ve terör örgütü lehine slogan attığı düşünüldüğünde terör örgütü sempatizanı olduğu, panzerin olay yerinden ayrılmasına mani olmak üzere panzerin önüne oturduğu, roket saldırısı nedeniyle hayati tehlikede olan panzerdeki personelin manevra yapması neticesinde olayın meydana geldiği, müteveffanın %100 kusurlu olduğu, bu nedenle olayın 5233 Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi ile temyize konu kararın ... ve ... dışındaki davacılara yönelik kısmının onanması; kısmen kabulü ile anılan davacılara yönelik kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava, davacılar tarafından, murisleri ...'in 22/03/1992 tarihinde Nusaybin’de yasadışı terör örgütü yandaşlarınca gerçekleştirilen gösterilerde polis panzerinin altında kalarak yaşamını yitirmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği ... Nolu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesince Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
UYAP sisteminden davacılardan ...'in "Nüfus Kayıt Örneği"nin incelenmesi neticesinde 14/07/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, dava, davacılar adına Av. ... tarafından açılmış ve takip edilmiş olmasına karşın davacılardan ..., ..., ... ve ... adına anılan avukata kendi adlarına dava açma ve takip etme yetkisi veren vekaletnamenin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla Dairemizin 26/04/2023 tarihli ara kararı ile Av. ...'den bahsi geçen davacılar adına vekaleten dava açmaya yetkili olduğunu gösterir vekaletnamenin istenilmesine; davacılardan ..., ..., ... ve ...'den ise Av. ... tarafından bu aşamaya kadar dava dosyasında yapılan işlemlere icazet verilip verilmediğinin sorulmasına; davanın bundan sonraki aşamalarının kendileri tarafından mı yoksa vekil Av. ... tarafından mı takip edileceğinin sorulmasına; eğer anılan avukat tarafından takip edilecekse bu avukata verilecek, adlarına vekaleten dava açmaya yetkili olduğunu gösterir vekaletnamenin baro pulu yapıştırılmış aslı veya suret olması halinde ayrıca harçlandırılmış onaylı bir örneğinin dosyaya sunulmasının istenilmesine karar verilmiş, ara kararına cevap olarak ..., ..., ... tarafından Av. ...'e kendi adlarına dava açma ve takip yetkisi veren vekaletnamenin dosyaya sunulduğu, bunun yanında da şu aşamaya kadar anılan vekil tarafından dosyada yapılan işlemlere icazet verildiği belirtilmesine karşın ... tarafından anılan avukata dava açma ve takip yetkisi verildiğini gösterir vekaletnamenin dosyaya sunulmadığı ve bu aşamaya kadar yapılan işlemlere de icazet verilip verilmediği noktasında beyanda bulunulmadığı, 03/07/2023 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile Av. ... tarafından ... adına tarafına vekaletname çıkarılmadığı, bu sebeple ibraz edemeyeceği beyanında bulunduğu anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından, tam yargı davaları ise idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinde, "1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçıları aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. 2. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir..." hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin "yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal olunur" hükmünden kastedilen münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyize Konu Kararın ... ve ... Dışındaki Davacılara Yönelik Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın anılan kısmı Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 31/01/2018 tarih ve E:2014/8739, K:2018/1065 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın ...'e Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı ...'in, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararından sonra 14/07/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, anılan davacının vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar anılan davacı yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
C) Temyize Konu Kararın ...'e Yönelik Kısmının İncelenmesi
Dosyanın incelenmesinden, Av. ...'e ... tarafından dava açma ve takip etme yetkisi verildiğini gösterir vekaletname bulunmamasına rağmen anılan avukat tarafından ... adına da dava açıldığı ve davanın takip edildiği ve akabinde Mahkeme tarafından ...'in de davacılar arasında gösterilerek hüküm kurulduğu görülmektedir.
İdari yargıda ehliyet müessesesi subjektif ehliyet ve objektif ehliyet olmak üzere ikili görünüm arz etmektedir. ...'in dava konusu işlemin iptali isteminde menfaati bulunduğundan işbu davada sübjektif ehliyete sahip olduğu açık olmakla birlikte öncelikle objektif ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususu irdelenmelidir.
Bu itibarla, ...'in vekaletname ile yetkilendirilmiş bir avukat vasıtasıyla ya da bizzat kendi tarafından dava açması ve davayı takip etmesi gerekirken, ... adına yetkisiz vekil Av. ... tarafından dava açılmasında ve takip edilmesinde usul hükümlerine uyarlık bulunmamakta olup, ... açısından davanın ehliyet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken ...'in davacılar arasında gösterilerek hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
-
Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
-
Dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu . . . İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının . . . ve . . . dışındaki davacılara yönelik kısmının ONANMASINA, . . . 'e yönelik kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen BOZULMASINA, . . . 'e yönelik kısmının BOZULMASINA
-
Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
-
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı