SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay 10. D 2023/4511 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2023/4511

Karar Tarihi

18 Eylül 2023

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10557 E. , 2023/4511 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No : 2019/10557

Karar No : 2023/4511

DAVACI : … Yapı ve Sağlık Hizm. Eğ. Tur. San. Tic. A.Ş.

VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı / …

VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. …,

Huk. Müş. …

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (r) bentlerinin, 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle yürürlükten kaldırılmasına dair düzenlemelerin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI_ :Davacı tarafından, 22 yataklı ... Hastanesinin sahipliklerinde olduğu, dava konusu Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin yürürlükten kaldırılması ile hastanelerde kadrolu olarak çalışan doktorların il dışında başka hastanede çalışmasının engellendiği, bu hususun kamu yararına aykırı olduğu, ülkemizde doktor açığından kaynaklı sorunların üst seviyede olduğu, Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendinde, özel hastanenin kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla izin verilebilecek hususlardan biri olarak yatak sayısının ve doktor kadrolarının arttırılmasından bahsedildiği, davacıya ait hastanenin 50-60 yıl önce yapılmış eski bir hastane olduğu, günümüzün ileri teknoloji ve fiziki koşullarını sağlayamadığı, yürürlükten kaldırılan bu bentle hastane sahiplerine binasını yönetmeliğe uygun hale getirmesi veya uygun bir binaya taşınması şartıyla yatak sayısını 75’e, kadro sayısını da 25’e kadar yükseltme hakkı verildiği ve bu hak için herhangi bir süre verilmediği, yeni binaya taşınmaya hazırlanan ya da binasını yönetmeliğe uygun hale getirmeye çalışan hastanelerin bu bendin yürürlükten kaldırılması ile mağdur duruma düştükleri, bu hükümler yürürlükteyken davacı hastane gibi hastanelerde haklı beklenti oluştuğu, bu beklentilerinin korunmadan dava konusu hükümlerin yürürlükten kaldırılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Ek 5. maddenin 1. fıkrasının (o), (p), (r) ve (s) bendinde yer almakta olan hükümlerin dava konusu Yönetmelik değişikliği ile özel hastane statüsünde birleşme ve taşınmalar ile ilgili 68. maddeye alındığı, birleşme ve taşınma ile ilgili bütün düzenlemelerin bu maddede toplanarak uygulama kolaylığının sağlandığı, bahse konu hükümlerle, gerek cihaz ve malzeme temini gerekse sağlık personeli istihdamı hususlarında ekonomik ve sair nedenlerle sağlık tesislerinin işletilmesinde zorluk çekilen sağlık kuruluşlarının kapatılarak hizmetten çekilmeleri yerine gelişerek sistemde devamlılıklarını sağlamanın amaçlandığı, anılan hükümlerin sağlık kuruluşlarının sağlık insan gücü başta olmak üzere bina ve tıbbi cihaz kapasitelerine yönelik mevcut kaynaklarının daha verimli kullanılması ve böylece vatandaşlarımızın daha nitelikli hizmet almasını sağlamak amacıyla planlama gereğince ihdas edildiği, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 68. maddesinde 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesinin de değiştirildiği, bu düzenleme ile ayrıca 75 yatağın altında olan özel hastanelerin birleşmelerini teşvik edici olarak %20 yatak sayısı ve %10 uzman hekim kadro sayısı ilavesinin getirildiği, özel hastaneler ve diğer özel sağlık kuruluşları açısından birleşme talep tarihi itibarıyla aktif olma zorunluluğunun kaldırıldığı, davacının, iptalini talep ettiği maddeler kapsamında dava konusu değişiklik öncesinde veya bu maddelerin yürürlükte olduğu dört yıllık süre zarfında Bakanlığa ulaşan herhangi bir talebinin olmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ :Dava; 31/05/2019 tarihli, 30790 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasıyla “Özel hastanenin kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla izin verilebilecek hususlar” başlıklı Ek-5. maddenin 1. fıkrasının (i) ve (r) bentlerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 9. maddesinin c) fıkrasında: “Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.” kuralı yer almış, bu düzenleye dayanılarak 27/03/2002 tarihli, 24708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği çıkarılmıştır.

Ana Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasına 23/09/2010 tarihli, 27708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesiyle (i) bendi eklenmiş; bu bent 22/03/2017 tarihli, 30015 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle "Hekimlerin başka bir ildeki hastanede veya tıp merkezinde hizmet vermek istemeleri halinde;

  1. Hizmet verilecek hastanenin/tıp merkezinin tıbbi ve fiziki şartları ile personel özelliklerinin uygun olması,

  2. Tedavi edilen hastaların sonraki bakım ve destek hizmetlerinin aksatılmaması,

  3. Kadrolu çalıştıkları hastane ve hizmet sunacakları hastane/tıp merkezi ile olan sözleşmelerinde bu durumun açıkça belirtilmesi,

zorunludur. Bu durumda hizmet sunacakları hastane/tıp merkezinin bulunduğu İldeki Müdürlükçe tabip adına ek-12’deki personel çalışma belgesi düzenlenir." şeklinde düzenlenmişken dava konusu değişiklik sonucunda yürürlükten kaldırılmıştır.

28/09/2019 tarihli, 30902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesiyle; Yönetmeliğin Ek-5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin 5. alt bendi: "Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında başka bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır. Muayenehaneler hariç planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabip ve diş tabipleri, Bakanlığın istihdam planlamaları gereğince, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla kadrolu çalıştığı özel sağlık kuruluşu dışında planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilir. Bu kuruluşlardan bir tanesi kadrolu çalıştığı il dışındaki planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşu da olabilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabip ve diş tabiplerinin, 1219 sayılı Kanunun 12. maddesine uygun olmak kaydıyla kadrolu çalıştığı özel sağlık kuruluşu dışında planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilmesine ilişkin konuda yeniden düzenleme yapılmıştır.

Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasına 23/01/2015 tarihli, 27708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesiyle (r) bendi eklenmiş; bu bentte:

“Hastane yatak sayısı 75’ten az olan özel hastanelerden bu Yönetmelikte öngörülen bina şartlarının tamamını sağlayanlar ile taşınarak sağlayanların, talepleri halinde hastane yatak sayısı en fazla 75’e ruhsatlandırma aşamasında tamamlanabilir. Bu şekilde yatak sayısı artan özel hastanelerden uzman tabip kadro sayısı 25’in altında olanlara, bu sayıyı aşmamak ve bir defaya mahsus olmak kaydıyla, ilave edilen yatak sayısının 1/6 sına kadar uzman tabip kadrosu ruhsatlandırma aşamasında verilebilir.” şeklinde düzenlenmişken dava konusu değişiklikle birlikte yürürlükten kaldırılmıştır.

Ancak aynı değişiklik kapsamında 7. maddesiyle Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Özel hastane statüsünde birleşme ve taşınmalar başlıklı 68. maddesinde değişikliğe gidilmiş; sağlık hizmetlerinin etkin ve kaliteli sunulması, mevcut kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla ruhsatlı hastanelere izin verilebilmesi hususlarda maddede düzenleme yapılmıştır. Daha sonra, 28/09/2019 tarihli, 30902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesiyle de bu maddenin b) bendinde değişiklik yapılmıştır.

Dava dilekçesinde; davalı idarenin davacının işlettiği hastane ve benzeri hastanelerin tamamına tanıdığı bir hakkın sonradan yürürlükten kaldırılmak suretiyle geri alındığı, 3359 sayılı Kanununun 3. maddesinin a), b), c), g), i) bentlerine aykırı olduğu, herhangi bir planlama ve veriolmaksızın yürürlükten kaldırıldığı, hastane sahiplerine, binasını Yönetmeliğe uygun hale getirme veya uygun binaya taşınmak şartıyla yatak sayısını 75’e, kadro sayısını 25’e kadar yükseltme hakkı verildiği, yürürlükten kaldıran düzenlemelerin haklı beklenti oluşturduğu, korunması gerektiği, dava konusu düzenlemenin kamu yararına aykırı olduğu, özel sektörün hastaneler kurması ve yatak sayısını durdurması, vatandaşların kaliteli hastane yatağına kavuşmasının engellendiği, hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idarenin savunmasında, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Ek-5. maddesinin (o), (p), (r) ve (s) bendinde yer alan kuralların dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle 68. maddede düzenlemeye konu edildiği, davacının Yönetmelik gerek değişikliği öncesinde gerekse yeni maddelerin yürürlükte olduğu dönemde davalı idareye ulaşan talebinin olmadığı, hukuka uygun olduğu belirtilmektedir.

Yönetmelik değişikliğiyle yürürlükten kaldırılan düzenlemelerin konusu oluşturan hususlardan Yönetmeliğin Ek-5. maddesinin (r) bendinin ilişkili olduğu maddelerle birlikte yeniden 68. madde kapsamında ele alınması; tabip ve diş tabibinin kadrolu çalıştığı özel sağlık kuruluşu dışında planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha, 1219 sayılı Kanunun 12. maddesine uygun olmak kaydıyla çalışabilmesinin ortaya çıkan sakıncaları giderecek şekilde sonradan düzenlemeye konu edildiği görülmektedir.

Bu durumda, davacının yürürlükten kaldırılan düzenlemelerin, bir kısmının aynı değişiklik kapsamında yeniden ele alınması, diğer kısmının ise yeniden kurallaştırılması karşısında, dava dilekçesinde temel olarak özel hastanelerin düzenlemeler oluşan haklı beklentilere saygı ilkesine aykırı olduğu, düzenleme yapılmadığı iddiasının hukuki dayanağı bulunmamakta olup, dava konusu değişikliklerin iptalini gerektirecek aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü.

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (r) bentleri, 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, bunun üzerine davacı tarafından bu iki bendin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin düzenlemelerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

Anayasa’nın 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği düzenlenmiştir.

1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesi 2. fıkrasında, "Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:

a) Kamu kurum ve kuruluşları.

b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.

c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası." düzenlemesine yer verilmiş; aynı maddenin 3. fıkrasında, tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabileceği hüküm altına alınmıştır.

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.

Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.

Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak; etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Özel Hastaneler Yönetmeliği hazırlanmış ve 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Anılan Yönetmeliğin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı Ek 4. maddesinin birinci fıkrasında, "Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır:

a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması,

b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması,

c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması,

ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması." düzenlemesine; "Özel hastanenin kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla izin verilebilecek hususlar" başlıklı Ek 5. maddesinin 1. fıkrasında, "Kalite ve verimliliği artırmak amacıyla Bakanlıkça, ek 4 üncü maddedeki planlamadan istisna olarak ruhsatlı hastanelere aşağıdaki hususlarda izin verilebilir: ... i) Hekimlerin başka bir ildeki hastanede veya tıp merkezinde hizmet vermek istemeleri halinde;

  1. Hizmet verilecek hastanenin/tıp merkezinin tıbbi ve fiziki şartları ile personel özelliklerinin uygun olması,

  2. Tedavi edilen hastaların sonraki bakım ve destek hizmetlerinin aksatılmaması,

  3. Kadrolu çalıştıkları hastane ve hizmet sunacakları hastane/tıp merkezi ile olan sözleşmelerinde bu durumun açıkça belirtilmesi,

zorunludur. Bu durumda hizmet sunacakları hastane/tıp merkezinin bulunduğu İldeki Müdürlükçe tabip adına ek-12’deki personel çalışma belgesi düzenlenir. ...

r) Hastane yatak sayısı 75’ten az olan özel hastanelerden bu Yönetmelikte öngörülen bina şartlarının tamamını sağlayanlar ile taşınarak sağlayanların, talepleri halinde hastane yatak sayısı en fazla 75’e ruhsatlandırma aşamasında tamamlanabilir. Bu şekilde yatak sayısı artan özel hastanelerden uzman tabip kadro sayısı 25’in altında olanlara, bu sayıyı aşmamak ve bir defaya mahsus olmak kaydıyla, ilave edilen yatak sayısının 1/6 sına kadar uzman tabip kadrosu ruhsatlandırma aşamasında verilebilir. ..." düzenlemesine yer verilmiş iken; 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 9. maddesi ile, Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (r) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Yukarıda yer verilen 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesi ve bu düzenlemelere dayanılarak çıkarılan Özel Hastaneler Yönetmeliği hükümleri gereği Sağlık Bakanlığının, sağlık kurum ve kuruluşları ile mevcut sağlık insan gücünü, eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu hususu yerleşik Danıştay içtihatları ile sabittir.

  1. Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin yürürlükten kaldırılmasına dair dava konusu değişikliğin incelenmesi:

Davacı tarafından, Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin yürürlükten kaldırılması ile hastanelerde kadrolu olarak çalışan doktorların il dışında başka hastanede çalışmasının engellendiği iddia edilerek anılan değişikliğin iptali istenilmektedir.

Söz konusu düzenlemede, hekimlerin kadrolu çalıştıkları hastaneden başka bir ildeki hastanede veya tıp merkezinde hizmet vermek istemeleri halinde, hasta sağlığının korunması açısından özel sağlık kuruluşlarının standartlarının bu duruma uygun olması kurala bağlanmışken dava konusu değişiklik ile bu düzenleme yürürlükten kaldırılmıştır.

1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, anılan maddenin 2. fıkrasının her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışma hakkına sahip olduğu, bu çalışmada da Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamalarının esas alınacağı, Yönetmeliğin dava konusu Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, hekimin başka bir ilde çalışmak istemesi halinde uyulması zorunlu olan çalışma koşulları ile kuruluş standartlarının belirtildiği ve bunun işin doğasından kaynaklandığı, bu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasının da, Yönetmelikte bu hususu kısıtlayan başka bir hükme de yer verilmemesi karşısında, hekimin başka bir ilde çalışmasının engellendiği anlamına gelmeyeceği anlaşılmaktadır.

Nitekim, 28/09/2019 tarih ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile, Ek 5. maddenin 1. fıkrasının (e) bendinin (5) numaralı alt bendi, "Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında başka bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır. Muayenehaneler hariç planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabip ve diş tabipleri, Bakanlığın istihdam planlamaları gereğince, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla kadrolu çalıştığı özel sağlık kuruluşu dışında planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilir. Bu kuruluşlardan bir tanesi kadrolu çalıştığı il dışındaki planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşu da olabilir.” şeklinde değiştirilmiş, böylece özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabip ve diş tabiplerinin il dışında çalışabilmelerine ilişkin yeni bir kural ihdas edilmiştir.

Bu nedenlerle, dava konusu değişiklikte üst norma, hasta sağlığı ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

  1. Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendinin yürürlükten kaldırılmasına dair dava konusu değişikliğin incelenmesi:

Dava konusu Yönetmeliğin “Özel hastane statüsünde birleşme ve taşınmalar” başlıklı 68. maddesinde, "Özel hastane bulunduğu il içerisinde veya başka bir ile taşınabilir. Ancak bulunduğu ilden başka bir ile taşınma işlemi, Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun bulunması halinde yapılabilir. Taşınma amacıyla başvuran özel hastaneler, taşınma taleplerinin uygun bulunduğu tarihten itibaren en geç iki yıl içerisinde ön izin belgesi ve ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren ise beş yıl içerisinde ruhsat belgesi alarak taşınma işlemlerini sonuçlandırmak zorundadır.

İhtiyaç duyulan sağlık hizmetleri için mevcut kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşları, tek başına veya birleşerek toplam otuzüç uzman tabip sayısını sağlamaları halinde aynı il içerisinde veya başka bir ilde yüz yataklı özel hastaneye dönüşebilir. Ancak, başka bir ilde özel hastaneye dönüşüm Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir." hükmü yer almakta iken; 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesi ile anılan madde, “Sağlık hizmetlerinin etkin ve kaliteli sunulması, mevcut kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla ruhsatlı hastanelere aşağıdaki hususlarda izin verilebilir:

a) Özel hastaneler aynı il içerisinde veya başka bir ildeki 15/2/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte yer alan planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşları ile birleşebilir. Ancak, başka bir ildeki özel sağlık kuruluşuyla birleşme işlemleri Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir.

b) Özel hastaneler aynı il içerisinde veya başka bir ildeki özel hastane ile birleşebilir. Ancak, başka bir ildeki özel hastaneyle birleşme işlemleri Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir. Özel hastanelerin kendi aralarında birleşmeleri halinde ruhsatlarında kayıtlı yatak sayıları ve kadro sayıları toplanarak birleştirilir. Birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının 75 ve altı olması halinde yatak sayısının %15’i; 75 yatak üzerinde olması halinde ise yatak sayısının %5’i oranında yatak ilave edilir. Birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının %5’i oranında uzman hekim kadrosu ilave edilir.

c) Özel hastaneler bulunduğu il içerisinde veya bulunduğu ilden başka bir ile taşınabilir. Taşınmak isteyen özel hastaneler Bakanlığa başvurur.

Bakanlık taşınma ve birleşme taleplerini, planlama ilkeleri çerçevesinde sağlık hizmeti sunulması için öngörülen asgari nüfus ve/veya ilde verilmesi hedeflenen sağlık hizmetleri ile uzman tabip dağılımı yönünden daha az yoğunluklu bölgeleri öncelikle dikkate alarak değerlendirir. Bakanlıkça başvuru uygun görülür ise birleşme veya taşınma işlemine izin verilir.

Birleşme ve/veya taşınma amacıyla başvuran özel hastaneler, taleplerinin uygun bulunduğu tarihten itibaren en geç iki yıl içerisinde ön izin belgesi ve ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren ise beş yıl içerisinde ruhsat belgesi alarak birleşme veya taşınma işlemlerini sonuçlandırmak zorundadır.

Özel hastane ile birleşme işlemi tamamlanan özel sağlık kuruluşlarının yeniden ayrılmasına izin verilmez.

Birleşme veya taşınma talebinde bulunan özel sağlık kuruluşları bu işlemler tamamlanmadan yeni bir birleşme veya taşınma talebinde bulunamazlar.

Bu madde kapsamında alınan ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde ön izne esas adreste değişiklik yapılmak istenmesi halinde ek süre verilmeksizin ön izin adres değişikliğine Bakanlıkça izin verilebilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Yönetmeliğin 68. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, özel hastane ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte yer alan planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarının birleşmesi; (b) bendinde, özel hastanenin diğer bir özel hastane ile birleşmesine yönelik kurallar öngörülmüş, başka illerdeki özel sağlık kuruluşlarının birleşme işlemlerinin Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabileceği kurala bağlanmış; aynı fıkranın (c) bendinde ise, taşınmak isteyen özel hastanelerin Bakanlığa başvurması gerektiği belirtilmiştir.

Anılan fıkranın (b) bendinin, "birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının 75 ve altı olması halinde yatak sayısının %15’i; 75 yatak üzerinde olması halinde ise yatak sayısının %5’i oranında yatak ilave edilmesi" ve "birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının %5’i oranında uzman hekim kadrosu ilave edilmesi" yönündeki düzenlemesinin de, kapasitesi küçük olan hastanelerin birleşerek büyümesini, bu suretle de sağlık hizmeti sektöründe var olmalarını teşvik etmek amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu bentte, hastane yatak sayısı esas alınarak bazı şartları sağlayan özel hastanelere yatak sayısı ve uzman tabip kadrosu ilavesi imkanı tanınmışken, bu istisnai düzenleme dava konusu değişiklik ile yürürlükten kaldırılmış, (r) bendindeki düzenleme, küçük kapasiteli hastanelerin birleşerek büyümelerini sağlama amacına uyarlanarak Yönetmeliğin 68. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aktarılmıştır.

Bu haliyle, özel hastanelerin yatak sayılarını artırmalarının imkansız hale geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalı idarece planlama yetkisinin sağlık hizmet alanının güncel ihtiyaçları gözetilerek kullanıldığı anlaşıldığından, dava konusu değişikliğin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Davacı tarafından önceki düzenlemeden kaynaklanan haklı beklentinin korunmadığı iddia edilmekte ise de, özel hastanelere yatak sayısı ve uzman tabip kadrosu ilavesine yönelik düzenlemenin istisnai nitelikte olması, kamu sağlığını ilgilendirmesi, dava konusu değişikliğin hizmet niteliğinin artırılmasına yönelik öngörülmesi karşısında, bu iddiaya itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVANIN REDDİNE,

  1. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

  3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

  4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim