Bursa BAM 5. HD 2023/1417 E. 2023/1334 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2023/1417
2023/1334
21 Eylül 2023
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1417
KARAR NO : 2023/1334
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/03/2023
NUMARASI : 2022/1246 Esas (Ara Karar)
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... [16123-21079-07586] UETS
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ :Av....[16604-06065-91802] UETS
Av....[16131-31181-02356]
DAVA : Ticaret Ünvanın Sicilden Terki
TALEP : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 21/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/09/2023
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1246 Esas sayılı dosyasında verilen 05/05/2023 tarihli Ara Kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili, müvekkil şirketin 25/06/2013 tarihinde “... Makina İnşaat Pazarlama San. Ve Tic. Ltd. Şti.” unvanı ile kurulduğunu, 02/04/2019 tarih, 9800 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ve müvekkil şirketin eski müdürü Şevket Etyemez'in oğlu Furkan Etyemez adına kurulan "..." ticaret unvanından anlaşılacağı üzere, müvekkil şirket ile iltibas yaratacak şekilde benzerlik taşıdığını, her iki şirketin iştigal alanlarının ile iltibas yaratacak düzeyde benzerlik taşıdığını, ticaret unvanını önceden tescil ettiren müvekkili şirketin rüçhan hakkının bulunduğunu ileri sürerek ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabet halinin tespiti ve men’ini ile ticaret unvanındaki ibarenin sicilden terkinine, ihtiyati tedbiren müvekkil şirkete karşı haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına,müvekkil şirket aleyhine tespit edilen tescili ünvanının kullanıldığı ürün, reklam ve malzemelerinin toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, tarafların ticaret unvanlarında karıştırılma ihtimalini doğuracak herhangi bir unsurun bulunmadığını, her iki şirketin faaliyet alanları ve müşteri porföyünün farklı olduğunu, müvekkil şirket kurulmasından bu yana yaklaşık 4 yıl geçtiğini, ticaret sicilinin aleniliği gereği davacı şirketin bundan haberdar olduğunu, 4 yıllık süre zarfında sessiz kaldığını, bu sürede müvekkili şirketin sözde fiiline rıza göstermediğini ispata yarar herhangi bir fiilinin de bulunmadığını, davacının talepleri hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN ARA KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince, doğrudan hüküm sonucunu doğuracak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin amacına aykırı olacağı gibi tedbirde ölçülülük ilkesine de aykırı olacağı, ayrıca, davalının ticaret unvanını iltibas yaratacak şekilde kullandığı iddiası ile ilgili bilirkişi incelemesi gibi tahkikata dair işlemler yapılacak olduğundan, talebin aynı zamanda yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Bu ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvurusunda özetle; dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddia ve vakıaları yenileyerek ifa amaçlı olarak da ihtiyati tedbire hükmedilebileceğini, müvekkil şirketin lehine ihtiyati tedbirlerin alınmasında, acil menfaatinin bulunduğunu, müvekkil şirket ile ayırt edilemeyecek benzerlikte ticaret unvanı kullanan ve faaliyet alanları aynı olan davalı şirketin, müşteriler nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiği, ticari itibarını zedelediği ve müvekkil şirketi kasti bir zarara uğratarak haksız kazanç sağladığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabet halinin tespiti ve men’ini ile ticaret unvanındaki ibarenin sicilden terkini istemli davada ihtiyati tebdir istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, haksız tecavüzün işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası ile davacıya ait ticaret unvanının kullanıldığı ürün, reklam ve malzemelerinin toplatılması tedbir mahiyetinde talep edilmektedir.
İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Haksız rekabet davasında ihtiyati tedbiri düzenleyen TTK'nın ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1.maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56.maddenin birinci fıkrasının b ve c bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, hukuk usulu muhakemeleri kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir '' düzenlemesi yer almaktadır.
Davacının tedbir talebi TTK'nın 61. maddesi kapsamında, HMK'nın tedbire ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle çözümlenmelidir. Yani tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 ve 390. maddelerinden yararlanmak gerekmektedir.
HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "
Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir. Ayrıca, eğer tedbir alınmazsa hakkın kullanılmasının önemli ölçüde zorlaşması veya imkansız hale gelmesi ihtimalinin de bulunması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında; dosyanın mevcut durumu itibariyle haksız rekabet koşullarının mevcudiyeti, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların sabit olup olmadığı, bu eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı gibi konular ispata muhtaç olup, istinafa konu ara karar tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararı isabetli olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
-
Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
-
Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 21/09/2023
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye*
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:04:46