Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/930 E. 2024/83 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/930
2024/83
17 Ocak 2024
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO : 2023/930
KARAR NO : 2024/83
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... -TC Kimlik no- ...
VEKİLİ : Av. ... - [15573-75689-...] UETS
DAVALILAR :1- ... -TC Kimlik no-...
Ahmetvefikpaşa Mahallesi Bursa Cadddesi N:88/C Castel Ağız Ve Diş
Sağlığı Polikliniği Kestel/ BURSA
2. .... TC Kimlik no. ....
Ahmetvefikpaşa Mahallesi Bursa Cadddesi N:88/C Castel Ağız Ve Diş Sağlığı
Polikliniği Kestel/ BURSA
VEKİLİ : Av. ... - [16280-82131-06860] UETS
DAVA : Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 17/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diş teknisyeni olan ve Kestel ilçesinde tanınan biri olan müvekkil-davacı ...’a, kendisinin diş hekimi olduğunu söyleyen ... tarafından diğer diş hekimi davalı ... ile diş kliniği açarak ortak işletme teklif edildiğini, verilen vaatte müvekkilinin ortaklığa sermaye vererek kliniğin inşa faaliyetlerini kendi cebinden gerçekleştireceği, davalılar Muhammet ile ...'nın ise yasal prosedürler gereği kliniğin hekimlik işlemlerini yapacakları, kurulacak olan klinikte tek sermaye koyucu ve müşteri sağlayıcı olarak müvekkil-davacının yönetici-ortak olarak bulunacağını ve klinik açıldıktan sonra müvekkilce klinik inşası için harcanan paranın davalılara düşen payının (2/3'ü) geri ödenerek klinik karından da 3 ortağın eşit pay alacağı kararlaştırıldığını, taraflar arasında şifahen yapılan adi ortaklık anlaşmasına göre ve mesaj kayıtları ile de sabit olduğu üzere müvekkil-davacı ve davalılar, adi ortak olarak 2021/Haziran ayından itibaren ortak klinik açma girişimlerine başladığını, müvekkil-davacının klinik için yer bulduğunu ve kiralama işlemini yaptığını, klinik mimari projesini çizdirdiğini, gerekli tüm teçhizat ve mobilyayı satın aldığını ve bu teçhizatlar ile devam edecek faaliyetler için depo ile diş laboratuvarı anlaşmalarını gerçekleştirdiğini, klinik inşası için ustalarla anlaşıldığını ve imarı-tadilatı sağladığını, teknisyen ve diş hekimi personel alımlarını yaptığını ve açılış-reklam-basın gibi tüm ayrıntıları birfiil kendisi gerçekleştirdiğini, bu ortak klinik işletmesi açılışı için kendisine ait araba ile hisseli tarlasını satan müvekkilinin tüm bu işlemler için sadece banka hesabından yapılan ödemeleri yazılı-belgeli olarak tutabildiğini, esnafa yaptırılan tüm işlemlerin nakit olarak ödendiğini, tüm inşa işlemlerini kendisi yapan müvekkil-davacının taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan ve 2021/Haziran ayı itibari ile girişimi başlayan kliniğin sıfırdan inşa edilmesi ve kullanımı ticari faaliyet devam ederken yapılan kira, depo gibi masraflarını kapsayan uzun bir döneme ilişkin maliyet ve gelir hesaplamaları sonucu belirlenebilecek miktardaki harcamaları yaptığını, yapılan bu harcamalar sonucunda 2021/Ekim'de tamamlanan klinik ile ortaklık fiilen müvekkil-davacının belirlediği “CASTEL Diş Sağlığı Kliniği” ismiyle işletmeye dönüştüğünü, müvekkil-davacının işbu ticari işletmenin ismini kendisinin belirlediğinin de mesaj kaydıyla sabit olduğunu, kliniğin açılışı yapılmış olup yerel gazetelerde ve tüm müşterilere karşı müvekkil-davacının Kestel'de tanınırlığı kullanılarak kurucu-şirket ortağı olarak gösterildiğini, ortaklığın reklamı yapıldığını, bu durumun yerel basında yer alan açılış haberleri ile de sabit olduğunu, taraflar arasındaki adi ortaklık anlaşmasına göre davalılar tarafından gerçekleştirilmesi planlanan resmi işlemler sonucu davalı ... adına 08.10.2021 tarihinde Castel Ağız ve Diş Sağlığı Ltd. Şti. ticari unvanıyla açılan şirketin ticaret sicilinde müvekkiline kurucu veya ortak olarak yer verilmediğini, müvekkil-davacının anlaşmaya gizli ortak olarak, iç ilişkide ve çalışanlara-müşterilere karşı ortak gibi görünse de resmi işlemlerde ortak olarak gösterilmediğini ve klinikte asgari ücretle çalışan gibi gösterildiğini, adi ortaklığın faaliyete başlaması ile kazanç elde edilmeye başlandığını ve vergi yükünü azaltmak için peşin çalışma gerçekleştirilen işletmede kliniğin tüm gelir ve giderleri "macrodental.com" isimli program ile kayıt altına alındığını, adi ortaklığın ilk senesinde 2022/Ekim'e kadar davalılarca, kliniğin ticari faaliyetine başlaması sonrası müvekkil-davacıya ödenmesi kararlaştırılan klinik inşası için harcanan para geri ödenmediğini ve bir sene boyunca gelir-gider kayıtlarına erişimine izin verilmeyen müvekkil-davacıya "henüz kar elde etmiyoruz" denilerek kar payı verilmediğini, müvekkil-davacının asgari ücret kazanan yönetici gibi çalıştırıldığını, 2022/Kasım'da macrodental.com isimli programda aylık cironun 375.660,00.-TL olduğunu gören müvekkil-davacının, taraflar arasındaki adi ortaklık anlaşmasına binaen klinik açılış masraflarının iadesi ile ve kar payını istemişse de davalılardan herhangi bir ödeme alamadığını, aksine davalılar tarafından, işten çıkışı verilerek klinikle-adi ortaklıkla tüm ilişiğinin kesildiğini, işten çıkarıldığı gibi sermaye katkısı iade edilmeyen ve adi ortaklığın devam ettiği dönemlerdeki kar payını alamayan müvekkil-davacının; adi ortaklık anlaşması gereği kliniğin açılması için yapmış olduğu tüm masraflar ile ticari işletmenin ortağı olarak kliniğin ticari faaliyette bulunduğu süredeki kar payının davalılardan tahsili için bu davanın açılması gerektiğini, taraflar arasında yapılan ve yazılı delil veya mahkeme kanaatine göre delil başlangıcı sayılacak mesaj kayıtları ve tanık anlatımları ile de ispatlanacağı üzere Castel Diş Kliniği'nin ticari faaliyetine yönelik adi ortaklık sözleşmesi gereği müvekkilin kliniğin kuruluşu, açılışı ve işletilmesi için yapmış olduğu harcamaların tamamı ile ticari faaliyetten payına düşen üçte bir oranında kazancın fazlaya ait hakkı saklı kalarak şimdilik 100.000-TL'sinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesi gerekmekte olduğunu, üzerlerine kayıtlı herhangi bir malvarlığı bulunmayan davalılar tarafından müvekkil-davalının alacak talebinin karşılanmaması için adi ortaklığa ait kliniğin devredilmek üzere olduğunu, davalıların mal kaçırma saikinin bulunması nedeniyle davalı ... adına kayıtlı şirkete ve kliniğe ihtiyati tedbir konulması gerekmekte olduğunu, ticari çevrede işletmenin sahibi olarak bilinen müvekkil-davacı, klinik ve ortaklıkla ilişiği kesilmesi ve sermaye katkısının ödenmemesi sonrası her aşamasında kendi emeği olan iş yeri Castel'i devralmak için girişimlerde bulunduğunu, bu girişimleri esnasında diş hekimi olarak bilinen ve klinikte görev yapan ortak davalı Muhammet'in diş hekimliği diplomasının bulunmadığının tespit edildiğini ve ilgili makamlarca inceleme başlatılarak adi ortaklığa konu kliniğin mühürlendiğini, kliniğin mühürlenmesi, kliniğin sahibi olarak bilinen müvekkil-davacının klinikten çıkarılması, davalıların müvekkilin klinikle ilişiğini kesmelerinden sonra kira ödemelerinin aksatması nedeniyle klinik için kiralananın tahliye davası ikame edilmesi, işletmenin bulunduğu ilçenin davacının doğup büyüdüğü yer ve müşterilerin tamamının davacının çevresinden olması gibi nedenlerden ticari itibarlarını kaybeden davalıların; talep edilen alacakları ödemeden kliniği devrederek kaçma teşebbüsleri mevcut olduğunu belirterek müvekkili ile davalılar arasında mevcut olan adi ortaklıktan kaynaklı işbu davanın kabulü ile; adi ortaklığa ait kliniğin kuruluşu ve açılışı için müvekkilce yapılmış masrafların tespiti ile yapılan bu masrafların bedeli, ticari faaliyete başlanılan günden adi ortaklığın mahkeme kararı ile biteceği tarihe kadar olan sürede karın müvekkilin payına düşen kısmına her yıl için ayrı ayrı yasal faiz işletilerek hesaplanacak miktarı için fazlaya ait haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL'nin işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline ve davacıya ödenmesine, adi ortaklığın feshedilerek mahkememizce tasfiye edilmesine, müvekkilin alacağının teminat altına alınması ve davalıların mal kaçırma amaçlı devir işlemlerinin engellenerek alacağın tahsilinin imkansız hale gelmemesi için varsa davalıların üzerine kayıtlı taşınmazlara ve görünürde davalı ...'a ait Castel Ağız ve Diş Sağlığı Ltd. Şti.'ye ve şirkete ait kliniğe teminat olmaksızın ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... yönünden cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde her iki davalı açısından tek bir alacak kalemi belirlemesinin hatalı olduğunu, adi ortaklıkta tarafların pay ve pay oranlarının ayrı olduğunu, müştereken ve müteselsilen ilişkisi olmayacağı için her davalı açısından ayrı ayrı alacak kalemi belirtmesi gerekmekte olduğunu, tek bir alacak kalemi olarak 100.000 TL belirlenmesinin hatalı olduğunu, süre verilmesini talep ettiklerini, davacı dilekçe içeriğinde ciro hesaplaması yapıp alacağını belirlediğinden belirsiz alacak davası olarak açılmayacağı olduğunu, kısmi dava olarak davasını ıslah edebildiğini, taraflar arasında adi ortaklık olmadığını, davacının dilekçesinde ifade edildiği üzere Ahmet Vefik Paşa, Bursa Cd. 88C, 16100 Kestel/Bursa adresinde bulunan Castel Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Limited Şirketi 2030756043 olduğunu, şirketin yetkilisi ... olduğunu, şirketin hissedarları bulunmakta olduğunu, davacı taraf şirketin hissedarları arasında olmadığını, şirkette çalışan olarak çalıştığını, taraflar arasında adi ortaklık olmadığını, diğer davalı ..., Castel Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Limited Şirketinde Sağlık yöneticiliği-müdür görevi bulunmakta olduğunu, şirket çalışanı olup hissesi olmadığını, şahsın aynı zamanda Diş Hekimliği mezunu olduğunu, davacının da bir dönem çalışan olarak çalıştığını, ortak olmadığını, kendisinin hekim de olmadığını, davacı çalışana (işçi-işveren) fazladan ödenen bedeller davacı çalışan tarafından kötüniyetli olarak şirkete yapılan ödemeler gibi gösterilmeye çalıştığını, davacı çalışan tarafından fazla ödenen bedeller Castel şirketine iade edildiğini, dava dilekçesinde ise iş bu iadeleri; şirkete para ödediğini iddia ederek savunduğunu, resmi banka kayıtları ile kötüniyeti anlaşıldığını, buna ilişkin ...'in yetkilisi olduğu Castel'e ilişkin dekontlar sunulduğunu, 15.11.2021 tarihinde gönderilen paraların davacı tarafca aynı gün iade edildiğini, davacının yerel basında yer alan haberlerle ortaklık ilişkisini ispat etmeye çalışması mümkün değildir. Yerel Basında şirket sahibinin sadece ... olduğunu gösterir haberler olduğu gibi; sadece ... ve ...'nın şirket sahibi olduğunu gösterir haberler olduğu gibi üç kişiyi gösterir haber de vardır. Teyit edilmeyen haber niteliği taşıyan bilgilerin delil olarak gösterilmesi mümkün değildir. Ayrıca şirket hissedarlarından ...'ın isminin olmadığı da görülmektedir. Ancak fotoğraflar da görülmektedir. Davacının sunduğu haber fotoğraflarında çalışan müdür ...'ın olduğu görülmektedir. Bu mantıkla çalışan müdür ...'ın da şirket sahibi olduğu varsayılacaktır. Ayrıca davacının kötüniyetli olarak kuruluş aşamasında ...'ın olduğunu bile bile davayı yöneltmemesi davalılara karşı artniyet beslediğini göstermektedir. Buna ilişkin açıklama yapılacağını, şirketin hissedarları olduğu; ortakların gösterildiği anlaşılmasına rağmen davacının resmiyete bilerek geçirilmediği; gizli ortak olduğu iddiasının yersiz olduğunu, buna ilişkin bir delil de olmadığını, şirketin ortağı olduğunu iddia eden şahsın herhangi bir kayıt bilgi belge sunamadığının açık olduğunu, gayri resmi programın en azından bilgilerinin kendinde olması beklenmesi gerektiğini, müvekkilin tüm gelir giderleri resmi muhasebe tutularak yapıldığını, tüm ödemelerin resmi işlemler üzerinden alındığını, banka kayıtlarının açık olduğunu, onun dışında herhangi bir programa itibar edilmeyeceğinin açık olduğunu, Whatsapp kayıtlarının kabulünün mümkün olmadığını, HTS, BTK veya SMS kaydı gibi teyitli olmadığını, teyit edilebilecek bir kurum olmadığını, programların aracılığıyla konuşuyormuş gibi yazışmaların yapıldığı herkesce bilinen bir gerçek olduğunu, ayrıca konuşmaların başı ortası sonu gelişi-güzel olduğundan ortaklığın olduğuna karine olmadığını, delil başlangıcı olmadığını, delil başlangıcı kriterlerinin açık olduğunu, davacı diğer davalı ...'nın diş hekimliği diplomasının bulunmadığını iddia ettiğini, ... Bosna Hersek Federasyonu Travnik Üniversitesinde 03.11.2019 tarihinde Diş Hekimliği diplomasını aldığını, Yök tanımlı olduğunu, davacının yaptığı 2023/99280 Sorş. Sayılı dosyasından takipsizlik kararı verildiğini, müvekkil dinlenmediğini, savcılık hukuki ihtilaf sebebiyle verdiğini, davacının iddiaları yalan beyana dayalı olduğunun açık olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, müvekkiller açısından ayrı ayrı olmak üzere yargılama giderleri ve nisbi avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... yönünden; dava dilekçesinde her iki davalı açısından tek bir alacak kalemi belirlemesinin hatalı olduğunu, adi ortaklıkta tarafların pay ve pay oranlarının ayrı olduğunu, müştereken ve müteselsilen ilişkisi olmayacağı için her davalı açısından ayrı ayrı alacak kalemi belirtmesi gerekmekte olduğunu, tek bir alacak kalemi olarak 100.000 TL belirlenmesinin hatalı olduğunu, davacının dilekçesinde ifade edildiği üzere Ahmet Vefik Paşa, Bursa Cd. 88C, 16100 Kestel/Bursa adresinde bulunan Castel Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Limited Şirketi 2030756043 olduğunu, şirketin yetkilisinin ... olduğunu ve hissedarlarının Ticaret Sicilde açık olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık olmadığını, müvekkil davalı ..., Castel Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Limited Şirketinde Sağlık yöneticiliği-müdür görevi bulunmakta olduğunu, şirket çalışanı olup hissesi olmadığını, şahsın aynı zamanda Diş Hekimliği mezunu olduğunu, davacının da bir dönem çalışan olarak çalıştığını, ortak olmadığını, davacının hekim de olmadığını, davacı taraf davasını ispat etmek zorunda olduğunu, dava dilekçesinde ispata yarar delil olmadığını, miktar olarak HMK.200 anlamında yasal miktarı geçtiği için senet kuvvetinde ispat delilini sunması gerektiğini, tanık dinlenme yasağı kapsamında olduğunu, tanık dinlenmesine muvafakatleri olmadığını, açıklanan sebeplerle taraflar arasında husumet olduğunu, yalancı tanık dinletilmesi olası olduğunu, organize olarak çalışma olduğunu, davacının iddia ettiği dekontların davalı ... ile ilgisi olmadığını, davacı ile Castel Şirketi arasında olduğunu, buna ilişkin ...'in cevap dilekçesinde ayrıntılı olarak resmi delillerle anlatıldığını, davacıya fazladan ödenen bedellerin iadesi işlemine ilişkin dekontları şirkete yapılan ödemeler gibi dava dilekçesine anlattığını, öncelikle şirket tarafından kendisine gönderilen paraları dekontları sunulduğunu, aynı güne ait olduğunu, 15.11.2021 tarihli olduğunu, davacının yerel basında yer alan haberlerle ortaklık ilişkisini ispat etmeye çalışmasının mümkün olmadığını, yerel basında şirket sahibinin sadece ... olduğunu gösterir haberler olduğu gibi; sadece ... ve ...'nın şirket sahibi olduğunu gösterir haberler olduğu gibi üç kişiyi gösterir haber de olduğunu, teyit edilmeyen haber niteliği taşıyan bilgilerin delil olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca şirket hissedarlarından ...'ın isminin olmadığının da görülmekte olduğunu, ancak fotoğraflarda görülmekte olduğunu, davacının sunduğu haber fotoğraflarında çalışan müdür ...'ın olduğunun görülmekte olduğunu, bu mantıkla çalışan müdür ...'ın da şirket sahibi olduğu varsayılacağını, ayrıca davacının kötüniyetli olarak kuruluş aşamasında ...'ın olduğunu bile bile davayı yöneltmemesinin davalılara karşı artniyet beslediğini göstermekte olduğunu, buna ilişkin açıklama yapılacağını, Whatsapp kayıtlarının kabulünün mümkün olmadığını, HTS, BTK veya SMS kaydı gibi teyitli olmadığını, teyit edilebilecek bir kurum olmadığını, programların aracılığıyla konuşuyormuş gibi yazışmaların yapıldığı herkesce bilinen bir gerçek olduğunu, ayrıca konuşmaların başı ortası sonu gelişi-güzel olduğundan ortaklığın olduğuna karine olmadığını, delil başlangıcı olmadığını, delil başlangıcı kriterlerinin açık olduğunu, davacı diğer davalı ...'nın diş hekimliği diplomasının bulunmadığını iddia ettiğini, ... Bosna Hersek Federasyonu Travnik Üniversitesinde 03.11.2019 tarihinde Diş Hekimliği diplomasını aldığını, Yök tanımlı olduğunu, davacının yaptığı 2023/99280 Sorş. Sayılı dosyasından takipsizlik kararı verildiğini, müvekkil dinlenmediğini, savcılık hukuki ihtilaf sebebiyle verdiğini, davacının iddiaları yalan beyana dayalı olduğunun açık olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, müvekkiller açısından ayrı ayrı olmak üzere yargılama giderleri ve nisbi avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; adi ortaklıktan kaynaklanan alacakla ilgili olduğu, mahkememizin görevli olup olmadığına ilişkindir.
Talep, taraflar arasında kurulan adi ortaklığın haklı nedenle fesihte tasfiyesine ilişkin olup, konu ile ilgili yasal düzenleme gereği tasfiye 6099 sayılı Borçlar Kanununun 642 ve devamı hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, bu konuda Türk Ticaret Kanununun ticaret şirketlerinin tasfiyesi hükümlerine göre görülmesi mümkün değildir.
Konu ile ilgili düzenlemelere kısaca bakılacak olur ise;
Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK 620/1.madde)
Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639. Maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Bu nedenle adi ortaklığa karşı açılan dava, ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir.
Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak-verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yolu ile ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Tasfiye usulünü düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 644. Maddesine göre; Ortaklığın sona ermesi halinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklarda dahil olmak üzere, bütün ortakların el birliği ile yapılır. Ancak ortaklık sözleşmesi de ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür.
Ortaklar tasfiye işlerini yürütmek üzere bir tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları halinde ortaklardan her biri tasfiye görevlisinin hakim tarafından atanmasını isteyebilirler.
Tasfiye usulü veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hakim tarafından çözüme bağlanır.
Aynı yasanın kazanç ve zararın paylaşımı başlıklı 643. Maddesinde ise " Ortaklığın borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra birşey artarsa, bu kazanç ortaklar arasında paylaşılır.
Ortaklığın borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır." hükmü yer almaktadır. Katılım payı olarak bir şeyin mülkiyetini koyan ortak, ortaklığın sona ermesi üzerine yapılacak tasfiye sonucunda o şeyi olduğu gibi geri alamaz ancak koyduğu katılım payına ne değer biçilmişse, o değeri isteyebilir. Bu değer belirlenmemişse geri alma o şeyin katılım payı olarak konduğu zamandaki değeri üzerinden yapılır. (TBK 642.madde)
Aynı yazının kazanç ve zarara katılma başlıklı 623. Maddesine göre de; '' Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir.''
Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirlenen değerdeki payı da iade eder.
Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına dair anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeği koymuş olan ortak için geçerlidir." hükmünü ihtiva etmektedir.
Mahkemece, yukarıdaki yasa hükümlerine göre öncelikle, ortaklık sözleşmesinde bu hususta hüküm bulunup bulunmadığına bakmak, sözleşmede tasfiyeye ilişkin hüküm bulunması halinde tasfiyenin bu hükümlere göre yapılmasını sağlamak, hüküm bulunmaması halinde, ortakların anlaşarak tasfiye memuru belirlemelerini istemek, bu konuda anlaşamamaları halinde ise hakim tarafından tasfiye işlemlerini gerçekleştirecek, ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman tasfiye memurunu resen atayarak tasfiye işlemlerini 3 aşamalı olarak yerine getirmek olmalıdır.
Birinci aşamada, ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm mal varlığı (aktif ve pasifi ile birlikte) belirlenmeli, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabına gösterir hesap istenmeli, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı taktirde tarafların delilleri sorularak toplanmalı, tasfiye memurunun belirlediği malvarlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmeli, bu konudaki itirazlar toplanarak mevcut delillere göre karara bağlanmalıdır.
İkinci aşamada, ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakde çevirme işlemi (TMK'nun 634. Maddesinde düzenlenen resmi tasfiyelerini kıyasen uygulanmak suretiyle) gerçekleştirilmeli, şayet bu mallar mevcut değilse, değerleri bilirkişi marifetiyle saptanmalıdır.
Üçüncü ve son aşamada ise yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerler öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan herbirinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, buradan sonra bir şey artarsa bu kazanç veya (ortaklığın borçları, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse) zararda belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlemeli ve;
Bu aşamalardan sonra ise tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hakim, tarafların hak ve yükümlülüklerini saptamalı tasfiye işlemini buna göre sonlandırmalı ve buna göre hüküm oluşturmalıdır. (Y. 3.HD 2014/5281 E 2014/10738 K)
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2013/363 esas 2013/6712 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere diş hekimi tacir sıfatı taşımaz. Dolayısıyla eldeki davada tacir olmayan kişiler arasındaki adi ortaklığın tasfiyesinde de görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Bütün bu açıklamalar ışığında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin olduğu kabul edilerek yukarıda belirtilen kanun ve uygulama örneklerinde olduğu gibi adi ortaklığın tasfiye davasına bakma görevinin genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girip TTK'nun 4,5 maddelerinde yasal mutlak ticari dava da söz konusu olmadığı anlaşılmakla, mahkememizin Görevsizliğine ve dosyanın görevli Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle; HMK'nun 20.maddesi uyarınca dosyanın kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde; dosyanın görevli Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Yargılama harç ve giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 331/2. Maddesi uyarınca görevli mahkemece dikkate ALINMASINA,
-
Kararın birer örneğinin davacı gider avansından karşılanmak üzere taraflara TEBLİĞİNE,
-
Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/01/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29